Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2668, sondan 3569. ayet; 22. sure ve Hacc Suresinin 73. ayetidir. Hacc Suresi 73. ayetinin kelime sayisi 29, harf sayısı 122 ve toplam ebced değeri ise 10009 olarak hesaplanmıştır. Hacc Suresinin toplam ebced değeri 364750 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الناس ضرب مثل فاستمعوا له ان الذين تدعون من دون الله لن يخلقوا ذبابا ولو اجتمعوا له وان يسلبهم الذباب شيـا لا يستنقذوه منه ضعف الطالب والمطلوب
Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de.
İnsanların tek bir tanrısı bulunduğunu ikna edici biçimde ortaya koyan ve Allah’tan başkasına ibadet etmenin boş bir davranış olduğunu hatırlatan delillerden, öğüt ve uyarılardan sonra burada da, sahte tanrıların ve onlara tapanların durumunu özlü biçimde anlatan bir misal getirilmiştir. Bu temsilî anlatımda, öncelikle muhataplar bir an için, aklî muhâkemelerini kısıtlayan önyargılardan ve esiri oldukları alışkanlıklardan sıyrılıp akıllarını kullanmaya, verilen örneği can kulağıyla dinlemeye davet edilmektedir. Örnek şudur: Allah’tan başka kendilerine tapılan, yalvarılan bütün varlıklar birleşseler yine de bir sinek dahi yaratamazlar, hatta onlar sineğin kapıp götürdüğünü bile geri alma kudretine sahip değildirler. Kendinden istenen âcizdir, çünkü temizliği ve bakımı için dahi başkasına muhtaçtır; isteyen de âcizdir, çünkü yalvardığı varlığın kendisine bile hayrı yoktur, o halde isteyen de eli boş kalmaya mahkûmdur.
Buradaki misalin kimin tarafından verildiğine dair değişik yorumlar yapılmış olmakla beraber (bk. Taberî, XVII, 202-203; Şevkânî, III, 529), genellikle bunun Allah tarafından getirilmiş bir misal olduğu kabul edilir. Yine, müfessirler arasındaki genel kanaate göre, “Allah’tan başka kendilerine yalvarılıp yakarılanlar”dan maksat, müşriklerin tapındıkları putlardır. Bazılarına göre burada, insanları Allah’a itaatten alıkoyan lider kesimi kastedilmiştir; bazılarına göre ise maksat, Allah’a âsi olmaya teşvik eden şeytanlardır (Şevkânî, III, 529). “İsteyen” (tâlip) ve “kendisinden istenen” (matlûp) kelimeleriyle kastedilenler hakkında da değişik yorumlar yapılmıştır: Bir görüşe göre sineği yaratmak veya onun kaptığını kurtarmak isteyen konumunda olduğu için tâlipten maksat putlar, matlûptan maksat sinektir; diğer bir yoruma göre tâlipten maksat putlara tapanlar, matlûptan maksat putlardır (Taberî, XVII, 203; Şevkânî, III, 529).
“Allah’ı gereği gibi tanımamaları”, O’na gereğince kulluk etmemeleri ve O’na lâyık olduğu biçimde tâzimde bulunmamaları, Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini bilmemeleri, putlara ve süflî arzulara kulluk etmeleri gibi anlamlarla açıklanmıştır (ayrıca bk. En‘âm 6:91).
Mehmet Okuyan
Ey insanlar! (Size) bir örnek verildi; (şimdi) onu dinleyin: Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınız bunun için bir araya gelseler bir sivrisinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa bile bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, kendinden istenen de!
Bu ve benzer ayetlerde geçen [min dûnillâhi] ifadesi, muhataplar müşrik oldukları için “Allah’ın peşi sıra” şeklinde tercüme edilmelidir
Burada verilmek istenen temel mesaj, putların ne kadar güçsüz olduğunu kendilerine yalvarmakta olan müşriklere kavratmaktır.,Bu ayet Bakara 2:26. ayetle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Ey insanlar! Size bir örnek verilmektedir; onu dikkatle dinleyiniz! Allah'tan başka taptıklarınız bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri alamazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de.
Ey insanlar! Verilen örneği dikkatle dinleyin: Allah'ın yanı sıra kulluk ettikleriniz bir araya gelseler, kesinlikle bir sineği bile yaratamazlar. Değil yaratmak, sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile kurtaramazlar. İsteyen de kendisinden istenen de ne kadar acizdir.
Ey insanlar, (size şöyle) bir misal-örnek verilmektedir; şimdi onu (can kulağıyla) dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- kesinlikle bir sinek bile yaratamazlar. (Hatta) Eğer sinek onlardan bir şey kapıp kaçacak olsa (bir sinek ilahlaştırdığınız şahıslardan bir damlacık kan ısırıp uçsa), bunu bile ondan geri alamazlar. (Yani) İsteyen de güçsüz ve çaresizdir, kendisinden istenen de (acizdir).
Ey insanlar, bir örnek getirilmede, dinleyin onu: Allah'ı bırakıp da taptığınız putlar yok mu, onlar, bir sineği bile yaratamazlar kesin olarak, hatta hepsi bir araya gelse bile ve sinek, onlardan bir şey kapıp gitse onu da tekrar geri alamazlar ondan; isteyen de acizdir, istenen de.
Ey insanlar! İşte size bir örnek veriliyor, onu dinleyin şimdi. Sizin Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız bütün o düzmece varlıklar, hepsi bir araya gelseler dahi, asla bir sinek bile yaratamazlar. Hatta bir sinek, onlardan birşey kapacak olsa, onu bile geri alamazlar. İsteyen, yani puta tapanda aciz ve güçsüz, istenen put veya putlaştırılan şahsiyet de, ne kadar güçsüz.
Ey insanlar, konu size bir örnek verilerek anlatılıyor. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin, Allah'ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıklarınız, yalvardıklarınız, bir araya da gelseler, asla bir sinek bile yaratamayacaklar. Sinek onlardan bir şey kapıp kaçsa, onu da sineğin ağzından kurtarıp alamazlar. Almaya çalışan da, ağzından alınmaya çalışılan da ne kadar âcizdir.
Ey insanlar! Bir örnek verildi. Şimdi onu dinleyin: Sizin Allah'tan başka taptıklarınız hepsi bunun için biraraya gelseler, bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan geri alamazlar. İsteyen de istenen de güçsüzdür.
Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahigerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de.
Ey insanlar! (putlara tapma halini beyan hususunda şöyle) bir misal getirilmiştir, şimdi ona iyi kulak verin: Sizin Allah'dan başka taptıklarınız (putlar), bir sinek bile yaratamazlar, velev ki hepsi bunun için toplansalar... Eğer sinek, o putlardan (üzerlerine sürülen bal gibi şeylerden) bir şey kaparsa, putlar onu sinekten kurtaramazlar. (Kapılan şeyi geri almak isteyecek olan) put da zayıf ve aciz, matlup olan sinek de aciz!...
Ey insanlar! Bir misal verilmiştir, ona kulak verin. Allah’ın dışında çağırdığınız her şey, bir sineği dahi asla yaratamayacaklardır. Onların hepsi o iş için toplansalar da… Şayet sinek onlardan bir şey alıp götürse, o şeyi geri alıp kurtaramazlar. İsteyen de zayıf, istenilen de!
Ey insanlar! Size bir örnek getirildi, onu dinleyesiniz, Allahı bırakarak tapınmış olduklarınız bir araya gelseler de, bir tek sinek bile yaratamazlar, onlardan bir sinek bir şey alırsa, onu kurtaramazlar, zayıftır istiyen de, istenilen de
Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi onu iyi dinleyin: Sizin Allah'la beraber (Allah'ın dışında) taptıklarınız güç birliği yapsalar bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri alamazlar. (Çünkü) isteyen de âciz, (kendisinden) istenen de.
Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi onu dinleyin: Sizlerin Allah'ı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamıyacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu kurtaramazlar; isteyen de, istenen de aciz!
Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah'ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de!
Görüldüğü gibi bu âyet, cahiliye devrinin putperest Araplarına, taptıkları putların, bir sinekten dahi âciz olduğunu ifade buyurmaktadır. Gerçekten, sinek, çok zayıf bir varlık olmakla beraber, yine de bir canlıdır ve bir iş yapma gücü vardır. İşte âyet, bir sineğe karşı dahi kendisini savunamayan cansız putlara dua ve ibadet edip onlardan yardım bekleyen cahiliye devri Araplarının bu davranışlarındaki saçmalığı çok güzel bir misal ile ortaya koymakta, sinek ve putların aciz olduğu gibi, bu âciz putları Allah’a ortak koşup onlara dua eden, onlardan bir şeyler bekleyenlerin de âciz oldukları neticesine varmaktadır.
Edip Yüksel
İnsanlar, işte size, dikkatle dinleyeceğiniz bir örnek: ALLAH'ın yanında taptıklarınız, toplansalar dahi bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa onu ondan geri alamazlar. İsteyen de aciz, istenen de...
Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi ona iyi kulak verin: Sizin Allah'ı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamayacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa onu kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de âcizdir.
Ey insanlar! bir mesel darbedildi, şimdi ona iyi kulak verin, haberiniz olsun ki sizin Allahdan başka taptıklarınız bir sinek yaratamazlar, hepsi onun için toplansalar bile, ve şayed sinek onlardan bir şey kaparsa onu ondan kurtaramazlar, tâlib de zaıyf matlûb da
Ey insanlar, size (şöyle) bir misâl getirildi. Şimdi onu dinleyin: Sizin Allâhı bırakıb da tapdığınız (putlar) hakıykaten bir sinek bile yaratamazlar, hepsi bunun için bir yere toplanmış olsalar dahi. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa bunu ondan geri de alamazlar! İsteyen de aaciz, istenen de!..
Ey insanlar! (Size) bir misâl getirildi; şimdi onu dinleyin! Şübhesiz ki Allah'dan başka (kendisine) yalvarmakta olduklarınız bir sinek dahi yaratamazlar; isterse bunun için hepsi toplansınlar! Sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu ondan geri alamazlar.(Yardım) isteyen de âciz kaldı, kendinden istenen de!(1)
(1)“Yani sineğin hılkati (yaratılması) öyle bir mu‘cize-i Rabbâniyedir ve öyle bir âyet-i tekvîniyedir(yaratılışa âid bir âyettir) ki, ‘Bütün esbab (sebebler) toplansalar, onun bir mislini (benzerini) yapamazlar. Ve o âyet-i Rabbâniyeye muâraza edemezler (karşı çıkamazlar), taklîdini de yapamazlar!’ meâlindeki âyete ehemmiyetli bir mevzû‘ teşkîl eden ve Nemrûd’u mağlûb eden ve Hz. Mûsâ (as) onların ta‘cizlerine(sıkıntı vermelerine) karşı müştekiyâne (şikâyet ederek): ‘Yâ Rab! Bu muacciz (rahatsız edici) mahlûkları ne için bu kadar çoğaltmışsın?’ deyince, ilhâmen cevab gelmiş ki: ‘Yâ Mûsâ! Sen bir def‘a sineklere i‘tirâz ettin. Bu sinekler de çok def‘a suâl ediyorlar ki: Yâ Rab! Bu koca kafalı beşer seni yalnız bir lisân ile zikrediyor. Bazen de gaflet ediyor. Eğer yalnız kafası kadar, kafasından bizleri halk etseydin(yaratsaydın), binler lisân ile seni zikredecek bizim gibi mahlûklar olurlardı’ diye Hazret-i Mûsâ (as)’ın şekvâsına bin i‘tiraz kuvvetinde hikmet-i hılkatini (yaratılışındaki hikmeti) müdâfaa eden sineğin, hem gāyet nezâfetperver (temizlik sever) ve her vakit abdest alır gibi yüzünü, gözünü, kanatlarını temizleyen bu tâifenin elbette mühim bir vazîfesi vardır.” (Lem‘alar, 28. Lem‘a, 286)
İlyas Yorulmaz
Ey İnsanlar! Size anlatılan bu misali dinleyin. Allah’dan başka yalvardıklarınız, hepsi bir araya gelse bir sineği dahi yaratamazlar. Eğer o sinek onlardan bir şey kapsa, kaptırdıklarını ondan kurtaramazlar. O, dua edenler zayıf olduğu gibi, dua edip kulluk ettikleri de zayıf.
Ey nâs! Size bir misal [¹] getirildi. Ona kulak verin: Allah/ı bırakarak taptıklarınız yok mu, onlar hep toplansalar bile hiçbir zaman bir sinek yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa sinekten onu istirdat edemezler. Tâlip de âciz, matlup da âciz [²].
İsmail Hakkı İzmirli Hacc Suresi 73. Ayet Açıklaması
[1] Yani siz de, mâbudunuz da şuna benzetildi veya size garip ve acayip bir nükte irat olundu.[2] Abit de, mabut da veya sinek de, putlar da hep âcizdir.
Kadri Çelik
Ey insanlar! (Size) Bir örnek verildi, şimdi onu dinleyin: Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız hepsi bunun için bir araya gelseler dahi gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de.
O hâlde, ey insanlar, sizi bu acıklı sondan kurtaracak çarpıcı bir örnek veriliyor, ona kulak verin: Allah’ın berisinde kendilerinden medet umup yardıma çağırdığınız ve hayatınıza yön verme yetkisine sahip olduğunu iddia ettiğiniz bütün varlıklar var ya, onların hepsi bir araya gelip güçlerini birleştirseler, bir tek sinek bile yaratamazlar. Hattâ sinek, üzerine bal sürüp kutsadığınız bu putların üzerine konup onlardan bir parça kapıp götürse, onu dahî geri alamazlar! Yâhut sinekler, taşıdıkları tehlikeli mikropları bulaştırarak o ilâhlık taslayan zalimlerin sağlıklı organlardan birini eksiltse, onu asla geri getiremezler! Demek ki, bu sahte ilâhlardan yardım isteyen kimseler de ahmak ve âciz,kendisinden yardım istenen putlar ve benzerleri de! İnsanın bu duruma düşmesinin asıl sebebi şudur:
Ey İnsanlar! Bir misâl verildi; onu dinleyin / anlayın!
-“Allah’tan başka yalvardıklarınız, toplansalar da bir sinek yaratamayacaklardır.
Sinek bir şeyi onlardan kapıp alırsa, onu ondan kurtaramazlar.
İsteyen ve İstenen zayıf düştü”.
Ey insanlar! (Size verilen şu) örneğe kulak verin.1 Sizin, Allah’ın dışında taptıklarınızın tamamı bir araya gelseler dahi asla bir sineği bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu bile ondan kurtaramazlar. (Şu hale bakın) isteyen de istenen de (birbirinden) güçsüz!
1 Âyetin bu bölümü: “...Ey insanlar, size bir örnek verildi, onu dinleyin...” diye de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
EY İNSANLAR! (İşte) size bir misal veriliyor; onu dinleyin şimdi: sizin Allah'tan başka yalvarıp-yakardığınız bütün o (düzmece) varlıklar, hepsi bir araya gelseler dahî, bir sinek bile yaratamazlar (değil mi?); hatta bir sinek onlardan bir şey kapacak olsa, onu bile geri alamazlar! Başvurup isteyen de, başvurulan ve istenen de ne kadar güçsüz!...
– Ey insanlar, bir örnek veriliyor, şimdi iyi dinleyin! Sizin Allah’tan başka dua ile yalvarıp yakardıklarınız var ya onlar hepsi bir araya gelseler bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de. 2/26, 7/191, 16/20, 25/3, 31/11, 35/40
SİZ ey insanlık! Bir misal veriliyor, şimdi onu dinleyin: Allah dışında yalvarıp yakardığınız o varlıkların hiç biri, bir sinek bile yaratamaz; bu iş için hepsi bir araya toplansa dahi… Dahası, eğer sinek kendilerinden bir şey kapıp kaçacak olsa, ondan onu dahi geri alamazlar: (zira) almak isteyen de âciz, kendisinden alınmak istenen de![2881]
[2881] Bu basit ama bir o kadar da harika örnek karşısında hayran olmamak elde değil. Gündelik hayatta hemen herkesin her an yaşayabileceği sıradan bir olay, Allahlı bir okumaya tâbi tutulduğunda, ibretler meşheri olup çıkmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey insanlar! Bir mesel irâd edildi, onu artık dinleyiniz! Şüphe yok ki, Allah'tan başka kendilerine ibadet ettikleriniz, bir sinek bile yaratamazlar, velev ki onun için hepsi de toplansınlar ve eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa onu ondan geride alamazlar. İsteyen de, istenilen de zayıf olmuştur.
Ey insanlar! İşte size bir misal veriliyor, ona iyi kulak verin: Sizin Allah'tan başka yalvardığınız bütün sahte tanrılar güç birliği yapsalar da, bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi kurtarıp geri alamazlar. İsteyen de, kendinden istenilen de, kaçan da kovalayan da ne kadar güçsüz!
Heykel şeklindeki putlar; üzerlerine bulaşan bir yiyeceği almak için konan bir sineğin konmasını bile önleyemezler. Sinek kendilerinden bir şey kapıp götürse onu geri alamazlar. En âciz ve küçük görülen canlılardan birine bile söz ve güç geçiremeyen nesneler nasıl olur da, eşref-i mahlûkat olan insanın ilahı olabilir? Bu, tefsir kitaplarında özetle anlatılan mânadır.Fakat âyet bir başka yöne daha işaret etmektedir. Allah kâinatı öyle bir sistem halinde yaratmıştır ki, en küçük şey, en büyük şeyle irtibatlıdır. Güneş sistemini kim yaratmış ve yönetiyorsa bir sineği, sineğin vücudundaki gözünü yaratıp o sistem içinde dolaşıp görmesinin ortamını yaratan da O’dur. Mesela bir sineği küçük görerek sistem dışında yaratmaya teşebbüs edenler, onun bedenini dünyanın dört bir yanına dağılmış unsurlardan özel ve hassas terazilerle toplamaya mecbur kalırlar. Kaldı ki o cansız zerreleri toplamak yetmez. Zira sineğin vücudundaki bütün hücreler canlı bir organizma teşkil edip her biri onun yaratılış gayesine göre ayarlı olarak çalışırlar. Maddî sebepler bu neticeyi elde edip o cansız zerrelerden böyle hayat dolu ve kâinat sisteminin bütün unsurlarıyla ilişkilerini ayarlamasını bilen, programlayabilen bir sineği yaratmaları mümkün değildir. İşte Kur’ân bu âyetle: “Bütün maddî sebepler toplansa, onların iradeleri de olsa, bir tek sineğin vücudunu ve o vücudu, cihazlarını, sistemlerini özel bir terazi ile ölçü ile toplayamazlar. Toplasalar da o vücudun gerekli mikdarında durduramazlar. Durdursalar da, daima tazelenmekte olan ve o vücuda girip çalışan zerreleri, hücreleri düzenli tarzda çalıştıramazlar. Öyleyse bütün güvenilen maddî sebepler, bir sineğe sahip çıkamazlar”
Süleyman Ateş
Ey insanlar, size bir temsil verildi, onu dinleyin: O Allah'tan başka yalvardıklarınız (var ya), onların hepsi bir araya toplansalar, bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de.
Yani puta tapan da aciz, tapınılan put da veya put da aciz, sinek de. Rivâyete göre putatapanlar, putlarına koku ve bal sürerler, üstlerine kapıları kilitlerlerdi. Sinek duvarın deliğinden girer, balı yerdi. Âyette bu duruma işâret edilmekte ve sinekten dahi kendisini korumaktan âciz olan şeyin tanrı olamayacağı anlatılmaktadır.
Süleymaniye Vakfı
Ey insanlar! Size bir örnek veriliyor; iyi dinleyin. Allah ile aranıza koyduklarınız bir araya gelseler bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa geri alamazlar. İsteyen de acizdir, istenen de.
-Ey insanlar, Bir örnek veriliyor, onu dinleyin! Sizin Allah'tan başka yalvardığınız şeyler birleşseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de..
Ey insanlar! Size bir misal getirildi; şimdi onu dinleyin. Sizin Allah'tan başka dua ettiklerinizin hepsi toplansa bir sineği yaratamazlar. Sinek onlardan birşey kapsa onu da geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de.(20)
(20) Bir sinek, yaratılışıyla bütün âlemlere meydan okuyan bir kudret ve hikmet mucizesidir. Sadece onun uçarken yaptığı olağanüstü manevralara dikkat etmek bile bunu göstermeye yeter. Bu manevralar sırasında vücudun aldığı pozisyonlarla ilgili olarak, kanatlarının arkasındaki iki küçük organ sürekli şekilde ayarlamalar yapar ve sinek bu şekilde dengede kalır. 4 bin petek gözü, saniyede 200 defa çırpılan kanatları, saniyenin 250’de biri kadar zaman içindeki hareketleri belirleyen görüşü, sıçramaya bile ihtiyaç bırakmadan uçabilme ve uçarken geri gidebilme yeteneği, en küçük bir hava akımını sezecek duyarlılıktaki antenleri gibi, üzerinde sergilediği yüzlerce mucize bir yana dursun, sadece üreme kapasitesiyle bile, sinek, insan teknolojisine açıkça meydan okuyabilmektedir. İnsanların sineğe karşı ürettiği hiçbir çözüm, onu belirli bir bölge içinde bile ortadan kaldırabilecek güce sahip değildir. Eğer Allah başka önlemlerle sineğin üremesini denetim altında tutmasaydı, tek bir çift sinek, normal üreme hızıyla, yeryüzünün bütün karalarını birkaç ay içinde yorgan gibi kaplayacak bir nüfusa erişebilir ve buna da hiçbir beşerî güç karşı koyamazdı.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey insanlar! Size bir örnek verildi; onu dinleyin. O Allah'ın yanında yakarıp durduklarınız var ya, hepsi bir araya toplansalar bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu bile ondan geri alamazlar. İsteyen de âciz, istenen de...
İy ādemīler, bir meẟel urıldı, pes ḳulaḳ dutuñuz aña. Ol kimseler ki sizṭaparsız Tañrı Ta‘ālādan özge, bir siñek yaradamazlar, eger birikseler daḫı ve eger siñek anlardan bir nesne ḳapsa, ol nesne[yi] siñekden ḳurta‐ramazlar. Ża‘īf oldı isteyici kimse, istenilmiş nesne.