Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2674, sondan 3563. ayet; 23. sure ve Mü'minûn Suresinin 1. ayetidir. Mü'minûn Suresi 1. ayetinin kelime sayisi 3, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 446 olarak hesaplanmıştır. Mü'minûn Suresinin toplam ebced değeri 343363 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bu bölümdeki on bir âyette İslâm’ın ibadet ve ahlâk alanlarında vazgeçilmez saydığı ilkelerin yanı sıra mümin kavramının içeriği özetlenmekte, kadın olsun erkek olsun “Ben müminim, müslümanım” diyen her insanın, bu ifadesinin anlamlı hale gelebilmesi için kendisinden beklenen yaşama modeli ortaya konmaktadır. Sûrenin ileriki âyetlerinde âhireti inkâr edenlerin iddiaları geniş olarak ortaya konup bunların eleştirildiği dikkate alındığında buradaki “kurtuluş”un öncelikle âhiret kurtuluşu ve esenliği olduğu anlaşılır. Nitekim 11. âyet ile yukarıda sûrenin fazileti dolayısıyla aktardığımız hadisteki “... Kim bu âyetlerin gereğini yaparsa cennete girecektir” ifadesi de bunu göstermektedir. Ayrıca doğru inanç ve düzgün yaşayışın sadece âhiret için değil aynı zamanda dünya mutluluğu ve esenliği için de gerekli olduğunu gerek naklî deliller gerekse insanlığın tecrübesi gösterdiğine göre bu âyetlerin dünyadaki kurtuluşun bir reçetesini verdiği de muhakkaktır.
Abdullah Parlıyan Mü'minûn Suresi 1. Ayet Açıklaması
Sûre mü’minlerin imanlarının gereği olan emirleri yerine getirmeleri durumunda hak kazanacak-ları cennet güzelliklerinden müjdelerle başlar ve devamla insanlığın yaratılışı, yeryüzü ve gökyüzü nimetlerini sergilerken ilâhî davete çağrı yapılır. Daha sonra önceki rasûllerin kavimleri ve akıbetleri hakkında tekrar hatırlatmalar yapılarak hem Allah Rasûlünü teselli eder, hem de bakın bu da aynı Allah’ın indirdiği diğer se-mâvî dinler gibi bir din ama siz yine karşı çıkıyorsunuz mesajı verilir.Rasûllerin kıssaları anlatıldıktan sonra şu temel bir ilke olarak ortaya konur. Bazı kişilerin dünya-da güçlü, zengin ve refah içinde olmaları o kişilerin Allah’ın sevdiği kişiler olduğu anlamına gelmediği gibi bazılarının da yoksul ve güçsüz olmaları ve başlarına felaketlerin gelmesi o kişilerin Allah’ın sevmediği kişiler olduğu anlamına gelmediği de anlatılarak gerçek ölçünün iman ve küfür olduğu bildirilmiş olur.
Ahmet Tekin
Şuurlu ve kâmil mü'minler, ebedî nimetlerle mutluluğa ermişlerdir.
(Mekke’de nazil olmuştur ve 118 ayettir. Özellikle ilk ayetlerinde kurtuluşa eren müminlerin ibadetlerinden, ahlâki yaşayışlarından ve nail olacakları uhrevî nimetlerden bahsedildiği için sure “el-Mü’minûn” adını almıştır. Nitekim Abdullah b. Abbas’tan rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.a), bu ayetlerin inişinden sonra, “Bana on ayet indi ki durumu bunlara uyan kimse mutlaka cennete gidecektir” buyurmuş ve bu surenin ilk on ayetini okumuştur.)
Mahmut Kısa
Müjdeler olsun: İnananlar, dünyada da âhirette de kesinlikle kurtuluşa ermişlerdir!
1 Felah: Arzu edilen şeye ulaşmak veya sonsuz hayır, İflah; sonsuz hayra, cennete ulaşmak (yani bizim ta'birimizle felâh bulmak ma'nâsına da gelir) demektir. 2 Ömer (r.a)’den: “Bir gün Rasûlüllah’a vahiy indi, bir saat bekledik, açılınca kıbleye dönüp ellerini kaldırdı, dua etti, sonra da: ‘Bana on âyet indirildi; bunları yerine getiren cennete girecektir.’ dedi ve Mü’minûn sûresinin ilk on âyetini okudu.” (Tirmizî, Neseî)
Muhammed Esed
KESİN OLAN ŞUDUR Kİ, inananlar kurtuluşa erişeceklerdir:
Mustafa İslamoğlu Mü'minûn Suresi 1. Ayet Açıklaması
[2887] Mazi fiilin başında gelen kad, ya bir beklentiye cevap ya da haksız bir ithamı red içindir.
[2888] el-Mu’minûndaki belirlilik, anlama “gereği gibi” ifadesiyle yansıtılmıştır.
[2889] Lafzen: “kurtuluşa ermişlerdir”. Kur’an’da örneğine çokça rastlanan dil kuralına göre gerçekleşmesi kesin olan bir olay hakkında, muhatabın inancını pekiştirmek için, geçmiş zaman kipi kullanılır. Sûrenin ilk âyeti “inananlar kurtuluşa erecekler” derken, sondan bir önceki 117. âyeti “inkârda ısrar edenler asla kurtuluşa eremeyecekler” der.