Mü'minûn Suresi 53. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2726, sondan 3511. ayet; 23. sure ve Mü'minûn Suresinin 53. ayetidir. Mü'minûn Suresi 53. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 1812 olarak hesaplanmıştır. Mü'minûn Suresinin toplam ebced değeri 343363 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
فـتقطـعوا امرهم بينهم زبرا كل حزب بما لديهم فرحون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فـتقطـعواامرهمبينهمزبراكلحزببمالديهمفرحون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Fetekatta’û emrahum beynehum zuburâ(an)(s) kullu hizbin bimâ ledeyhim ferihûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Ne var ki) insanlar, kendi aralarında işlerini parça parça edip kitaplara ayrıldılar. Her grup kendi yanında bulunanla sevinmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Ama insanlar, aralarındaki inanç bağını keserek kendi aralarında parça parça oldular. Her grup kendilerinde bulunan ile sevinip böbürlenmektedirler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Sonra işlerini aralarında parça parça ettiler. Her bir grup kendine olanla yetinmektedir.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Fakat onlar, (buna rağmen din) işlerini kendi aralarında (farklı) kitaplar halinde böldüler; her bir hizip (ekip-parti), kendi ellerinde olanla yetinip (beğenip) sevinmektedir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat din hususunda ayrıldılar ve ayrılanlar, kendi kitaplarından başka kitapları inkar ettiler ve her bölük, kendi elindekine razı oldu, onunla övünmiye koyuldu.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ama ne var ki, gerçek bu olmakla beraber toplumlar dinlerinde ve davalarında bölünüp paramparça oldular ve herbir gurup kendi sahip olduğu ilkelerle övünüp sevinip durmaktadırlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
İnsanlar, geçmiş mülga kitapları sahiplenerek, ideolojik cereyanlara kapılarak, aralarındaki düzenlerini, işlerini, birliklerini, güçlerini, yönetimlerini, ekonomilerini ve dinlerini parçaladılar. Her grup, kendisinde bulunan ile sevinip böbürlendi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Ancak onlar aralarında işlerini (değişik) kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında olanla sevinmektedir.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Ancak onlar, işlerini kendi aralarında (farklı) kitaplar halinde böldüler; her bir grup, kendi ellerinde olanla yetinip sevinmektedir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Nihayet milletler, dinleri hususunda, aralarında parçalara bölündüler. Her fırka kendi din ve mezhebine güveniyor, hak olduğuna inanıyor.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Fakat aralarındaki birliği, değişik kitaplara dayanarak bozdular. Artık her bir grup, kendi yanındaki (kitap ve ayrı fikir) ile seviniyordur.
Besim Atalay
Besim Atalay
Bölük bölük olarak, işlerinde ayrıştılar, her bir bölük kendisinde bulunanla sevinir
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Fakat insanlar bu inanç birliğini yıkarak çeşitli gruplara ayrıldılar. Her grup kendi inanç sistemi ile övündü. 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Ama insanlar din konusunda aralarında bölük bölük oldular. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Ne var ki insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her gurup kendilerinde bulunan (fikir ve davranış) ile sevinip böbürlenmektedirler.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Fakat, onlar işlerini çeşitli kitaplara ayırdılar. Her grup kendi yanında bulunandan hoşnut...
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her grup, kendinde bulunan ile sevinip böbürlendi.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Derken kumandalarını aralarında kitab kitab parçalaştılar, her hızib kendilerininkine güveniyor
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Fakat (o kavmler) dînlerde (muhtelif) fırkalara ayrılmak, her fırka kendi ellerindeki (nezdlerindeki dîn) ile böbürlenmek suretiyle parça parça oldular.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Fakat (insanlar din husûsunda) işlerini kendi aralarında parça parça böldüler. Her kısım kendi yanında bulunan (din) ile memnundurlar.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Kendi aralarında işlerini parçalara ayırıp guruplaşmışlar ve her gurup mensubu oldukları ile övünmektedir.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Ümmetler ise din işlerini kendi aralarında parçalayıp bölük bölük oldular. Her bir bölük kendi dinleriyle sevinir [⁵].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Ne var ki insanlar kendi aralarındaki işlerini (dinlerini) parça parça böldüler. Her gurup kendilerinde bulunan (dinleri) ile ferahlayıp sevinmektedir.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ama gel gör ki, bu Peygamberlerin izinden gittiğini iddia edenler, zamanla tevhidin özünden ayrıldılar ve korkunç bir taassubun pençesine düşerek, aralarındaki bu birliği parçalayıp, Yahudilik, Hıristiyanlık gibi ayrı isimler altında birbirlerine düşman gruplara ayrıldılar! Öyle ki, her grup, kendi kültürü, örf ve âdetleri, hurâfeleri ve dogmalarıyla yoğurup şekillendirdiği öğretinin mutlak hakîkat olduğunu iddia ederek, kendielindeki “dini” ile övünür hâle geldi.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
“İşlerini aralarında zebûrlara / hüküm içermeyen kitaplara böldüler. Her hızip / takım / parti, kendi yanındakilerle sevindi”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Fakat insanlar, din konusunda aralarında bölük pörçük oldular. Her grup da kendi elinde kalanla sevinmeye başladı.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ama [sizi izlediklerini söyleyen toplumlar] aralarındaki bu birliği bozup 29 parça parça oldular; her hizip [ancak] kendi benimsediği [öğretinin dar ve katı kalıpları] içinde rahat soluk alır oldu. 30
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Fakat ümmetler paramparça olup gruplara ayrıldılar, her grup kendi anlayışından memnun ve mutlu! 3/103, 21/92- 93, 30/32
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Bu (emre) karşın, onlar aralarındaki birliği darmadağın edip (hakikati) parçaladılar: Artık her hizip elindeki (parçayla) övünmekte![2933]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat ümmetler, fırka fırka olarak aralarında dinlerini parçaladılar. Her fırka kendi yanlarında olan ile mesrurlardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Ama peygamberleri izlediklerini iddia eden ümmetler fırkalara ayrılıp bölük bölük oldular. Her grup, kendilerine ait görüşten ötürü memnun ve mutludur.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Fakat işlerini aralarında parçalayıp, çeşitli Kitaplara ayırdılar. Her parti, kendi yanında bulunanla sevinmektedir.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Sonra kitaplar yazarak din işlerini aralarında parçaladılar. Her bir cemaatin taraftarı kendinde olanla övünmektedir.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
İşlerini aralarında bölük bölük ayırdılar. Her grup kendi yanında olanla ferahlıyor.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Fakat onlar işlerini parça parça ettiler; her topluluk kendisininkiyle övünüp durur.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere/kutsallaştırılmış hizip kitaplarına ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes kesek kesek eylediler işlerini aralarında bölüklerken; her bölük ķatlarındaġıya sevinicilerdür.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes kesildi işleri, ortalarında bölük bölük oldılar. Her ṭāyife ḳatlarındaġınasevinürler.