Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2816, sondan 3421. ayet; 24. sure ve Nûr Suresinin 25. ayetidir. Nûr Suresi 25. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 49 ve toplam ebced değeri ise 1843 olarak hesaplanmıştır. Nûr Suresinin toplam ebced değeri 414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يومئذ يوفيهم الله دينهم الحق ويعلمون ان الله هو الحق المبين
İftiraya uğrayanlar her zaman Hz. Âişe kadar şanslı olamazlar, kendilerini temize çıkaramaz, iftiranın izini silemezler. Bu sebeple hem iftiraya uğrayıp temize çıkamayanların teselliye ihtiyaçları vardır hem de dünyada ettiklerinin yanlarına kaldığını zannedenlere bir mânevî yaptırım gerekmektedir. Bu dünya fânidir, ebedî âlemde hesap, kitap, mahkeme, şaşmaz adalet, reddi kabil olmayan tanıklıklar, ispat vasıtaları, dünyadaki ile kıyas kabul etmez büyük cezalar vardır. İftira edenlerin imanları varsa bunları ve dünya hayatını lânet içinde geçirdiklerini düşünmeleri gerekir. İftiraya uğrayanlar da bu dünyada mâsum olduklarını ispat edemedikleri için üzülseler bile kendilerini yiyip bitirmesinler; bilsinler ki Allah, dünyada yakalarını kurtaran iftiracılara cezalarının tamamını âhirette verecek, onları cümle âlemin önünde rezil rüsvâ edecektir.
Mehmet Okuyan
O gün, Allah onlara gerçek karşılıklarını tastamam verecektir ve Allah’ın sadece apaçık gerçek olduğunu bilip anlayacaklardır.
O gün Allah, onların hakettikleri cezaları tam olarak verecektir ve onlar, Allah'ın gerçekten bütün hak ve hukukun, gerçek takipçisi olduğunu bileceklerdir.
O gün, Allah onların hesaplarının, hayırlı amellerinin ve itaatlerinin, günahlarının ve isyanlarının karşılığını adâletle hakkaniyetle tamı tamına verecektir. Onlar da, Allah'ın bizâtihî varlığında şüphe olmayan, apaçık Hak, gerçek ve âdil bir ilâh olduğunu anlayacaklar.
O gün Allah, onlar için tahakkuk eden cezalarını tam olarak verecektir. Ve onlar, Allah’ın bütün hak ve hukukun yegâne takipçisi olduğunu bileceklerdir.
Allah hesap günü onlara, hak ettikleri cezayı adil olarak verecektir. Bundan sonra da onlar, kıyamet günü Allah’ın apaçık gerçek bir ilah olduğunu öğrenecekler.
İşte o gün Allah, hak ettikleri cezayı onlara tam olarak verecek ve zâlimler, o zaman anlayacaklar; Allah’ın apaçık ve mutlak doğrunun, adâletin ve hakîkatin ta kendisi olduğunu!Çünkü onlar, bir Peygamberin hanımına dil uzatabilecek kadar azgınlıkta ileri gittiler. Oysa geçerli kıldığımız hukukî, bireysel ve toplumsal yasalara göre:
İşte o gün (âhirette) Allah, onlara hak ettikleri cezâyı eksiksiz verecektir ve onlar da Allah’ın gerçekten (dediğini yapan bir) Hak olduğunu anlayacaklardır.
O Gün Allah, onlara hak ettikleri karşılığı tam olarak ödeyecek ve onlar da [yapılıp edilenlerin gerçek mahiyetini] açığa vuran apaçık 30 ve Nihaî Gerçek'in yalnızca Allah olduğunu (böylece) öğrenecekler.
O gün geldiğinde, Allah onlara hak ettikleri cezayı tastamam verecek; sonunda onlar da, Allah’ın, evet yalnızca O’nun (her şeyi) apaçık ortaya çıkaran mutlak hakikat olduğunu öğrenecekler.[2996]
O gün Allah onlara hak ettikleri karşılığı tam tamına verecek ve onlar da Allah'ın, gerçeği açıklayan, hakkın ta kendisi olduğunu anlayacaklardır. [50, 22]