Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3207, sondan 3030. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 48. ayetidir. Neml Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 2619 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (1) س (2) bulunuyor.
Arapça Metin
وكان في المدينة تسعة رهط يفسدون في الارض ولا يصلحون
Semûd kavmi ve Sâlih peygamber hakkında daha önce ilgili yerlerde bilgi verilmişti (bk. A‘râf 7:73-79; Hûd 11:61-68; Şuarâ 26:141-159). Müfessirler, 45. âyette birbiriyle çekiştiği bildirilen iki gruptan birinin Sâlih peygambere iman eden güçsüzler ve zayıflar, diğerinin ise ona inanmayan güçlü, mağrur kimseler olduğunu belirtmişlerdir (bk. Taberî, XIX, 170; ayrıca krş. A‘râf 7:75). 48. âyette geçen şehirden maksat Hz. Sâlih’in yaşadığı ve peygamber olarak görev yaptığı Hicr şehridir (bk. Hicr 15:80; Taberî, XIX, 172). Bu şehirdeki dokuz elebaşından oluşan bir grup, geceleyin bir baskınla, uğursuz saydıkları Sâlih aleyhisselâm ve ailesini öldürüp yok etmeyi (peygamber ve ona inananların inkârcılar tarafından uğursuz sayılması hakkında bk. A‘râf 7:131); kan davasında bulunacak olan akrabasına da, “Biz Sâlih ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik” veya farklı kıraate göre, “Onun ailesini kimin öldürdüğünü görmedik” demeyi planlamıştır. Onlar bu planları kurarlarken Sâlih kendisine inananlarla birlikte yurdu terkedip kurtulmuş, Semûd kavmi ise şiddetli bir depremle yok olup gitmiştir (bk. A‘râf 7:78; Hûd11:66-67). Bu kıssada Hz. Peygamber için bir teselli, Kureyş müşrikleri için de bir ikaz vardır. Çünkü Semûd kavminin Sâlih peygamber hakkında düşündüklerinin aynını, Kureyşliler Hz. Peygamber hakkında düşünmüşler ve onu yok etme teşebbüsünde bulunmuşlardır (bilgi için bk. Enfâl 8:30).
Mehmet Okuyan
O şehirde bozgunculuk yapan ve ıslah etmeyen dokuzlu çete vardı.
Hûd 11:91 ve 92’de de geçen [raht] kelimesi, sayısı “üçten ona varan veya yedi ile on kişi arası topluluk” için kullanılmaktadır. Bu dokuzlu çetenin dokuz kişiden oluştuğu söylendiği gibi dokuz küçük grup olması ihtimali de elbette vardır. Bu çeteler Yüce Allah’a isyana devam eden, ülkede bozgunculuk çıkaran, hiçbir şekilde düzgün işten yana olmayan insanlardı.
Bayraktar Bayraklı
O şehirde dokuz çete vardı; bunlar ülkede bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
O şehirde (Medine’de ve her Medeniyette ve Memlekette) DOKUZ'LU BİR ÇETE (halkı ezmek ve zulüm düzenini sürdürmek üzere fikren ve fiilen işbirliği yapan dokuz ayrı şebeke) vardı, yeryüzünde (ve ülkelerinde fesat) bozgunculuk çıkarıyorlar (dirlik-düzen bırakmıyorlardı), ıslah (ve iyilik) tarafına hiç yanaşmıyorlardı.
O şehirde dokuz çete reisi vardı ki, ülkede bozgunculuk yapıyorlar, karışıklık çıkarıyorlar, iyilik, ıslah tarafına, din ve dünya işlerinin, sosyal ilişkilerin düzeltilerek, geliştirilerek yaşanmasına hiç yanaşmıyorlardı.
Zulüm düzenini sürdürmek ve halkı sömürmek üzere fikren ve fiilen iş birliği yapan servet ve iktidar sahibi, şehir eşkıyası da denebilecek bu dokuz kişi ya da çete ile ilgili herhangi kesin bir bilgi yoktur.
Diyanet İşleri (Eski)
O şehirde, yeryüzünde bozgunculuk yapan, düzeltmeye uğraşmayan dokuz kişi (çete) vardı.
(1)“Evet fıskla (günahlara dalmakla) bozulan bir adam, bataklığa düşüp çıkamayan bir şahıs gibi çokların da o bataklığa düşmelerini istiyor ki, ma‘ruz kaldığı o dehşetli hâlet, bir parça tahfîf edilsin(hafifletilsin). Çünki musîbet umûmî olursa, hafîf olur.Ve kezâ bir şahsın kalbinde bir ihtilâl, bir fenâlık hissi uyanırsa, o şahsın yüksek hissiyâtı (hisleri) ve kemâlâtı (yüksek sıfatları) sukût etmeye (düşmeye) başlar; kalbinde tahrîbâta (bozgunculuğa), fenâlığa bir meyil, bir zevk peydâ olur. Yavaş yavaş o meyil kalbinde büyür; sonra o şahıs bütün lezzetini, zevkini tahrîbatta, fenâlıkta bulur. İşte o vakit o şahıs, arz üzerinde tam ma‘nâsıyla yırtıcı bir hayvan, ihtilâli çıkarıp büyüten bir belâ, fesâdı durmayıp karıştıran bir âfet kesilir.” (İşârâtü’l-İ‘caz, 225)
İlyas Yorulmaz
Şehirde, doğru işler yapmayan ve bulundukları yerde yalnızca bozgunculuk çıkaran dokuz kişi vardı.
O şehirde, insanlar arasında Allah’a kulluk ve teslimiyeti egemen kılmak yerine, yeryüzünde sürekli bozgunculuk çıkaran servet ve iktidar sahibi dokuz kişilik bir çete vardı.
[3325] Helâk olan bu kavmin mekânları bilindiği için belirlilik takısıyla gelmiştir.
[3326] Raht genellikle sayıları dokuzu aşmayan “gurup” için kullanılır. Aslında Sâlih kavminin “şehir eşkıyası” üzerinden uyarılanlar, Mekke’de Kur’an’a karşı savaşan “çete” idi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve şehirde dokuz kişi var idi ki, yerde fesada çalışıyorlardı, ıslahda bulunmuyorlardı.