Neml Suresi 84. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3243, sondan 2994. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 84. ayetidir. Neml Suresi 84. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 55 ve toplam ebced değeri ise 5356 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (1) س (0) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
حتى اذا جاؤ قال اكذبتم باياتي ولم تحيطوا بها علما اماذا كنتم تعملون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
حتىاذاجاؤقالاكذبتمباياتيولمتحيطوابهاعلمااماذاكنتمتعملون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Hattâ iżâ câû kâle ekeżżebtum bi-âyâtî velem tuhîtû bihâ ‘ilmen emmâżâ kuntum ta’melûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Sonunda, (hesap yerine) geldikleri zaman (Allah) kendilerine şöyle soracaktır: “Bilip kavramadan ayetlerimi yalanladınız, öyle mi? (Değilse, bu) yaptığınız neydi?”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Nihayet, hesap yerine geldikleri zaman Allah şöyle buyurur: “Siz benim âyetlerimi iyice anlamadan yalan saydınız, öyle mi? Değilse, yaptığınız ne idi?”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ve geldikleri zaman: “Onu bilgi ile kavramadınız¹ da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?” dedi.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Nihayet (Huzur-u İlahi’ye) geldikleri zaman (Allah onlara) : “Siz Benim ayetlerimi, bilgi bakımından (nelerle uyarıldığınızı düşünüp araştırmadığınız ve) kavramadığınız halde (hikmet ve hakikatini anlamaya çalışmadığınız ve Kur’an üzerinde yoğunlaşmadığınız için) yalanladınız (değil) mi? Yahut (söyleyin), o sizin yapmaya çalıştığınız neydi?” diye (sual edecektir).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonunda, onlar geldi mi, delillerimi bir bilgi edinip kavramadığınız halde yalanladınız mı, neydi o yaptığınız der.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Sonunda mahşer meydanına geldiklerinde, Allah onlara: “Siz ayetlerimizi anlayıp, kavramadığınız halde, yalan mı saydınız, yoksa neydi o yaptığınız?” der.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Nihayet hesap yerine geldikleri vakit Allah: “Âyetlerimin, Kur'ân'ımın ne olduğunu kavramadan, anlama gayreti göstermeden âyetlerimi mi yalanladınız? Yalanlamadınızsa bu amelleriniz ne?” buyurur.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Sonuçda (hesap yerine) geldiklerinde (Allah) der ki: "Siz benim ayetlerimi bilgi yönünden kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?"
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Nihayet geldikleri zaman, (Allah) der ki: 'Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Nihayet hesap yerine geldikleri vakit, Allah buyurur ki: “- Siz benim âyetlerimi ilim bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Nihayet oraya geldikleri zaman, Allah: “Ayetlerim hakkında hiçbir bilgi elde etmeden mi onları yalanladınız? Yoksa başka ne iş yapmakta idiniz?” der.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlar geldiklerinde: «Aklınız ermemişken, benim âyetlerimi yalanladınız mıydı? Yoksa ne yapmıştınız?» denilir
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Nihayet hesap yerine geldiklerinde (Allah şöyle) buyurur: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız, öyle mi? Yoksa yaptığınız, başka neydi ki?”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Geldikleri zaman Allah: "Ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?" der.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Nihayet, (hesap yerine) geldikleri zaman Allah buyurur: Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Değilse yaptığınız neydi?
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Geldikleri zaman, "Ayet ve mucizelerimi bilginizle kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?" der.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: "Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi?"
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Nihayet geldikleri vakıt: siz benim âyetlerimi ılmen kavramadığınız halde tekzib mi ettiniz? Yoksa ne yapıyordunuz
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Nihayet (hesâb yerine) geldikleri zaman (Allah) buyurur ki: «Siz benim âyetlerimi, onları hiçbir bilgi ile kavramadığınız halde (körü körüne), tekzîb mi etdiniz? Ne idi o ısraar ile yapdığınız»?
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Nihâyet (oraya) geldikleri zaman (Allah onlara): “Kendilerini ilmen kavramadığınız hâlde, ayetlerimi yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?” buyurur.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onlar huzura geldiklerinde Allah “Ayetlerimin içeriğini henüz anlamadığınız halde (daha okumadan) peşin olarak mı yalanladınız? Yoksa bu yaptıklarınızın anlamı nedir?” dedi.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Nihayet mahşere geldikleri zaman Allah şöyle diyecek: Siz âyetlerimi ilminiz kavramaksızın defaten yalan saydınız. Öyle mi? Siz ne yapardınız?
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Nihayet (bir araya) geldikleri zaman (Allah) der ki: “Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız halde mi yalanladınız? Değilse ne yapıyordunuz?”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Nihâyet, Yüce Hâkim’in huzuruna çıktıkları vakit, Allah onlara, “Ey zâlimler!” diyecek, “Demek ayetlerimi hiç düşünüp anlamadan öyle körü körüne inkâr ettiniz, öyle mi? Evet, söyleyin bakalım, neydi o yaptıklarınız öyle?”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Nihayet geldikleri zaman dedi ki: -“Bilgi bakımından kavramadığınız halde benim âyetlerimi yalanladınız, öyle mi? Öyle değilse, peki, ne işliyordunuz?”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Sonunda, (Allah’ın huzuruna) geldikleri zaman (Allah onlara): “Siz, Benim âyetlerimi anlamaya çalışmadan yalanladınız öyle mi? (Öyle) değilse (bugüne yarar) ne iş yaptınız?” der.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
öyle ki, [yargı önüne] çıktıkları zaman, Allah, onlara: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince 75 tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız, öyle mi? Peki, bu yaptığınız neydi öyleyse?” diyecek.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Hepsi de huzura geldiklerinde Allah onlara: – Ayetlerimi bilgiyle düşünüp kavramadan onlar karşısında yalana mı sarıldınız? Değilse o zaman yaptığınız neydi? Der. 10/39, 46/11
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ta ki (huzura) geldikleri zaman, (Allah) onlara “Aklınızın kapasitesi onları kavramaya yetmediği için âyetlerimizi yalanlamaya mı kalktınız? Eğer öyle değilse, bugüne dek ne yaptınız?” diyecek.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Nihâyet geldikleri vakit (Hak Teâlâ) buyurur ki: «Benim âyetlerimi ilmen ihata edemez olduğunuz halde onları tekzîp mi ettiniz. Yoksa sizin yapar olduğunuz şey ne idi?»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Nihayet hesap yerine vardıklarında Allah Teâlâ: “Demek siz ayetlerimin ne olduğunu iyice anlamadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa ne yaptınız? ” [75, 32; 77, 34]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(Divanına) Geldiklerinde (Allah onlara) der: "Ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yaptınız?"
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Huzurumuza geldiklerinde de onlara şöyle denir: “Anlayıp dinlemeden ayetlerimiz karşısında yalan mı söylediniz? Ya da neydi o yapıp ettikleriniz?”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Hepsi geldiği zaman:-Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz? der.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Huzuruna geldiklerinde, Allah buyurur: “Hiçbir şeyini kavramadan Benim âyetlerimi inkâr ettiniz, öyle mi? Değilse bu yaptığınız neydi?”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Geldiklerinde Allah onlara: "Ayetlerimizi, ilminiz onları kuşatmadığı halde inkâr mı ettiniz yoksa ne yapıyordunuz?" der.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
tā ķaçan kim geleler eyide Tañrı “iy yalan duttuñuz mı āyetlerimi ol ḥalde kim ķaplamaduñuz anları bilmekdin yaña yā ne nesene olduñuz mı işlerdüñüz?”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ḥattā geldükleri vaḳt ḥaşr yirine, Tañrı Ta‘ālā eyide: Yalanladuñuz sizbizüm āyetlerümüzi, anı siz bilmedügüñüz ḥālde. Yā ne nesne işlerdi‐siz.