Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3245, sondan 2992. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 86. ayetidir. Neml Suresi 86. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 63 ve toplam ebced değeri ise 3134 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) bulunuyor.
Arapça Metin
الم يروا انا جعلنا اليل ليسكنوا فيه والنهار مبصرا ان في ذلك لايات لقوم يؤمنون
Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.
Bu ve devamındaki âyetlerde kıyamet hallerinden bir kesit verilmektedir. Bu âyetlere getirilen yorumlara göre kıyamet gününde mahlûkatın diriltilip mahşer yerinde toplandığı gün her ümmetin içinden dünyada peygamberleri yalancılıkla itham edip Allah’ın âyetlerini inkâr etmiş olanlar (veya bunların liderleri) çıkarılarak başka bir yerde toplanacak ve özel olarak hesaba çekileceklerdir. Dünyada Allah’ın kevnî ve vahyî âyetleri üzerinde düşünmeden O’na ortak koşmaları ve bunun sonucu olarak Allah’a ve kullarına karşı işlemiş oldukları haksızlıklar sebebiyle ağır bir şekilde cezaya çarptırılacaklardır (Râzî, XXIV, 218; Şevkânî, IV, 148; İbn Âşûr, XX, 42). Elmalılı Muhammed Hamdi ise bu âyetlerin dâbbetü’l-arz olayını anlatan âyetin hemen ardından geldiğini dikkate alarak bu olayın kıyâmet-i kübrâdan önce meydana gelecek küçük veya orta bir kıyamet olduğunu söylemektedir (V, 3705).
Mehmet Okuyan
Dinlensinler diye geceyi (karanlık) ve (çalışsınlar diye) gündüzü aydınlık kıldığımızı hiç mi düşünmediler? İman eden bir topluluk için şüphesiz ki bunda dersler vardır.
Geceyi dinlensinler diye karanlık, gündüzü çalışsınlar diye aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Doğrusu bunda inanacak toplum için dersler vardır.
Dinginlik için geceyi nasıl karanlık, iş görmeleri için gündüzü de nasıl aydınlık yaptığımızı görmüyorlar mı? Kuşkusuz bunda inanan toplum için ayetler¹ vardır.
(İbretle ve dikkatle bakıp) Görmediler mi, Biz geceyi onda dinlenip sükûn bulmaları için; gündüzü ise aydınlık(ta rahat iş görsünler) diye yarattık. (Dünya’yı ve Güneş’i buna göre ayarladık.) Şüphesiz, iman eden bir kavim için bunda ayetler vardır.
Görmezler mi ki biz, şüphe yok ki dinlensinler diye geceyi yarattık, gözlerini açsınlar diye de gündüzü; şüphe yok ki bunda deliller var inanan topluluğa.
Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi dinlenmeleri için yarattık, gündüzü de olup biteni görsünler diye aydınlık yaptık. Şüphesiz bunda iman edenler için, çıkarılacak dersler vardır.
Âyetlerimizi yalanlayanlar, uyumaları, dinlenmeleri, sükûnet bulmaları için geceyi, çalışmaları için aydınlık sağlayan gündüzü planlayıp düzenlediğimizi görmüyorlar mı? İman eden bir kavim için bunda Allah'ın birliğini ve kudretini gösteren deliller, dersler vardır.
Bizim geceyi içinde dinlenmeleri için yarattığımızı gündüzü de aydınlık kıldığımızı görmediler mi? Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için ibretler vardır.
Görmediler mi, biz geceyi onda sükun bulmaları için, gündüzü de aydınlık(la görsünler) diye yarattık. Şüphesiz, iman eden bir kavim için bunda ayetler vardır.
Görmediler mi? Biz, içinde sükûn bulsunlar diye geceyi yarattık, görmeleri için de gündüzü... Gerçekten bunda iman edecek bir kavim için şüphe götürmez alâmetler var (öldükten sonra dirilmeye delâlet ederler).
Dinlensinler diye geceyi (karanlık) ve (çalışsınlar diye) gündüzü aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Şüphesiz bunda, inanan bir toplum için önemli deliller (belgeler) vardır.
Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı? İşte bunda, inanan (ve inanmak isteyen) bir toplum için elbette alınacak dersler vardır.
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Doğrusu bunda, inanan millet için dersler vardır.
Dinlensinler diye geceyi (karanlık) ve (çalışsınlar diye) gündüzü aydınlık kıldığımızı görmediler mi? İman eden bir kavim için elbette bunda birçok ibretler vardır.
Görmediler mi ki, dinlensinler diye geceyi yarattık ve (çalışsınlar diye) gündüzü apaydınlık yaptık. İman eden bir kavim için elbette bunda ibretler vardır.
İçinde sükûn (ve istiraahat) bulmaları için geceyi, aydınlıkla gözlerini açmaları için gündüzü yaratdığımızı görmediler mi? Bunda îman edecek bir kavm için elbette kat'î ibretler vardır.
Görmediler mi, gerçekten biz geceyi içinde istirâhat etmeleri için (karanlık), gündüzü ise (çalışmaları için etraflarını) aydınlatıcı yaptık. Şübhesiz ki bunda, îmân edecek bir kavim için nice deliller vardır.
Onlar görmüyorlar mı? Muhakkak ki geceyi onlar için dinlenme zamanı yaptık. Gündüzü de, işlerini görerek yapmalarını sağlamak için var ettik. Böyle olmasında inanan bir toplum için işaretler var.
Onlar görmüyorlar mı ki biz geceyi istirahat bulmaları için yarattık, gündüzü de işlerini görecek bir halde yaptık. Bunda iman eden kavim için ibretler vardır.
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı görmüyorlar mı? Doğrusu bunda, inanan topluluk için (ibret verici) ayetler vardır.
Oysa onlar, geceyi huzur ve güven içinde dinlensinler diye sessiz ve karanlık, gündüzü de çalışıp kazanmaları için aydınlıkyaptığımızı görmüyorlar mıydı? Evrende böyle mükemmel bir düzen kurarak sınırsız kudretini, ilmini, adaletini, hikmetini ortaya koyan Allah’ın, insanı başıboş bırakmayacağını, yapılan her iyiliğin ve kötülüğün karşılığını mutlaka vereceğini düşünmüyorlar mıydı? Hiç kuşkusuz bunda, iman edecek bir toplum için, hakikati gösteren nice işaretler, nice deliller vardır.
Görmeyi sağlayıcı olarak Gündüz’ü ve sükûn bulmaları / dinlenmeleri için Gece’yi yaptığımızı görmediler mi?
İnanacak bir kavim için bunda elbette âyetler vardır.
Dinlenmeleri için geceyi (karanlık) ve (çalışmaları için) gündüzü aydınlık kıldığımızı görmüyorlar mı? İnanan bir toplum için bunda, elbette birçok ibretler vardır.
öyle ya: geceyi, içinde sükûn bulsunlar diye (derin ve kuşatıcı); gündüzü de, (olup biteni) görsünler diye (aydınlık) yaptığımızın farkında değiller miydi? 77 Şüphesiz, bunda, inanmak isteyen insanlar için çıkarılacak dersler vardır!
Hem onlar görmediler mi ki, geceyi dinlensinler diye karanlık; gündüzü de çalışıp kazansınlar diye aydınlık kıldık. İşte bunda inanacak bir toplum için alınacak nice ayetler vardır. 6/96, 28/71...73
Hem onlar, geceyi bağrında dinlensinler diye (karanlık), gündüzü de (hayatın çift kutuplu yasasını) görsünler diye (aydınlık) kıldığımızı hiç mi düşünmediler? Elbet bunda inanacak bir toplum için, alınacak bir ders mutlaka vardır.
Görmediler mi ki, Biz geceyi karanlık kıldık ki, onda rahat dursunlar ve gündüzü de gösterici (kıldık) şüphe yok ki, bunda imân edecek bir kavim için elbette alâmetler vardır.
Onlar anlamıyorlar mı ki Biz, insanların dinlenip sükûnet bulmaları için geceyi, çalışsınlar diye de gündüz aydınlığını yarattık. Elbette bunda iman edecek kimseler için ibretler vardır.
Görmedin mi; biz geceyi, içinde dinlensinler diye, gündüzü de gösterici bir ışık olsun diye oluşturduk. İşte bunda, inanan bir topluluk için elbette ibretler vardır.
ay görmediler mi kim bayıķ biz eyledük giceyi tā döleneler anuñ içinde daħı gündüzi görici ya'nį görileler bayık anuñ içinde [205b] nişānlardur ķavma kim inanurlar.
Görmezler mi ki biz ḳılduḳ giceyi, ya‘nī yaratduḳ anlar andadiñlenmeg‐içün. Gündüzi daḫı göz görmeg‐içün yaratduḳ. Taḥḳīḳ andaāyetler vardur bir ḳavme ki mü’minlerdür.