Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3246, sondan 2991. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 87. ayetidir. Neml Suresi 87. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 5215 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) bulunuyor.
Arapça Metin
ويوم ينفخ في الصور ففزع من في السموات ومن في الارض الا من شاء الله وكل اتوه داخرين
Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler.
Sözlüklerde “üflendiğinde ses çıkaran boynuz biçiminde bir boru” diye açıklanan sûr, geleneksel İslâmî inanca göre dört büyük melekten biri olan İsrâfil’in kıyamet gününde biri bütün canlıların ölmesi, diğeri ise tekrar dirilip kabirlerden kalkması için iki defa üfleyeceği çok güçlü ve alışılmadık bir ses çıkaran borudur. Sûrun iki defa üfleneceği kanaatinde olan müfessirlere göre bu âyette haber verilen üfleme birinci, yani bütün canlıların ölmesini sağlayacak olan üflemedir. Üç defa üfleneceği kanaatinde olanlara göre ise bu üfleme, korkutma üflemesidir; bundan sonra öldürme üflemesi, onun ardından da yeniden diriltme üflemesi gelecektir (krş. Zümer 39:68; Elmalılı, V, 3708; sûr ve kıyamet sahneleri hakkında bilgi için ayrıca bk. En‘âm 6:73).
Mehmet Okuyan
Sûr’a üfleneceği gün, –Allah’ın diledikleri hariç– göklerde ve yerde bulunanlar şiddetli bir şekilde korkacaktır. Hepsi boynu bükük olarak O’na gelecekler.
Sûra üfürüldüğü gün, Allah'ın diledikleri müstesna, gökte olanlar da yerde olanlar da dehşet içinde kalırlar. Hepsi Allah'a boyunları bükülmüş olarak gelirler.
Sur'a üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılmıştır ve her biri “boyun bükmüş” olarak O'na gelip (hesap vermek için huzuruna toplanmıştır).
Ve o gün Sur üfürülür de göllerde kimler varsa ve yeryüzünde kimler varsa, Allah'ın dilediğinden başka hepsi, pek şiddetli bir korkuya kapılır ve hepsi de horhakir bir halde onun tapısına gelir.
Ve o gün sûr'a üflenecek ve böylece Allah'ın istediği kimseler dışında, göklerde ve yerde var olan herkes, pek şiddetli bir korkuya kapılır ve başları önlerine düşmüş olarak, herkes O'nun huzuruna gelir.
Sûra üfürüldüğü gün, Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi olanlar müstesna, göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıklar hep dehşete kapılırlar. Hepsi boyunları bükük olarak ona gelirler.
Sur'a üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılmıştır ve her biri 'boyun bükmüş' olarak O'na gelmişlerdir.
O günü hatırla ki, Sûr'a üfürülüpte göklerde ve yerde olanlar (meleklerle insanlar) korkudan ölecekler; ancak Allah'ın dilediği (bazı melekler) müstesna... Onların her biri küçülmüş olarak Allah'ın huzuruna varacaklardır.
Sur’a üfürüleceği, (dolayısıyla) Allah’ın dilediği hariç, göklerdeki ve yerdeki herkesin dehşete kapılacağı günü hatırla! O gün, herkes boyun eğerek, zelil olarak O’na gelirler.
(Diriliş için) Sur'a (ikinci kez) üflendiği gün, Allah'ın dilediği (mü'min) kimseler dışında göklerde ve yerde bulunan herkes dehşete kapılır ve her biri boyun eğerek O'nun huzuruna gelir.
Sura üfürüldüğü gün, Allah'ın diledikleri bir yana, göklerde olanlar da yerde olanlar da, korku içinde kalırlar. Hepsi Allah'a boyunları bükülmüş olarak gelirler.
Hele Sûr üfürüleceği, üfürülüb de bütün Göklerdeki kimseler, Yerdeki kimseler, Allahın dilediği müstesnâ olmak üzere hepsi feza' ile ürperdiği ve her biri ona hor, hakır geldikleri gün ne müdhiştir?
«Suur» a üfürüleceği gün (ü) de (hatırla) ki (o gün) — Allahın diledikleri müstesna olmak üzere — artık göklerde kim var, yerde kim varsa dehşetle korkmuşdur. Her biri hor ve hakıyr Ona gelmişlerdir.
Ve sûra üfürüldüğü gün, artık Allah'ın diledikleri dışında, göklerde olanlar ve yerde bulunanlar dehşete kapılır. Ve hepsi boyun eğen kimseler olarak O'na gelirler.
Sura üfürüldüğü gün, göklerde ve yerde olanlardan, Allah’ın dilediklerinin dışındakiler korku çığlıkları atacaklar ve insanların hepsi (Rablerinin huzuruna) başları önlerine eğik olarak gelecekler.
O gün ki kıyamet borusu üfürülür, Allah/ın dilediklerinden [⁵] başka göklerde, yerde kim varsa hepsi korkudan bayılırlar ve her biri boyunlarım eğerek Huzur-u İlâhi/ye çıkarlar.
İsmail Hakkı İzmirli Neml Suresi 87. Ayet Açıklaması
[5] Melâike-i mukarrebîn veya şüheda.
Kadri Çelik
Sur'a üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği kimseler dışında, göklerde ve yerde olan herkes artık korkuya kapılır ve onların her biri boyun bükmüş olarak O'na gelirler.
Evet, diriliş için sura üflendiği Gün, Allah’ın dilediği mümin kimseler hariç, göklerde ve yerde bulunanlar dehşet içinde kalacak ve hepsi, boyunları bükülmüş bir hâlde O’nun huzuruna çıkacaktır.
Sûr’a üfürüleceği gün, Allah’ın dilediği kimseler dışında, Gökler’deki kimseler ve Yer’deki kimseler şiddetli bir korku ile ürperdi.
Hepsi, O’na boynu bükük olarak geldiler.
Ve o Gün sûra üflenecek ve böylece Allah'ın istediği kimseler dışında, göklerde ve yerde var olan herkes (tarifsiz bir) korkuya kapılacak; ve başları önlerine düşmüş olarak herkes O'nun huzuruna çıkacak.
O gün Sur’a üflenecek Allah’ın diledikleri dışında göklerde ve yerde kim varsa dehşetten korkuya kapılacak ve hepsi, o gün başı önde eğik bir şekilde huzura gelecekler. 23/101, 39/68...70, 50/19...35
Ve o gün sura üflenecek; bunun üzerine, Allah’ın tercih ettiği kimseler hariç, göklerde ve yerde bulunan herkes dehşetten paniğe kapılacak;[3359] nihayet herkes, başı önde, O’nun huzuruna varacaktır.
O gün ki, sûra üfürülür. Artık göklerde olanlar da ve yerde olanlar da şiddetli bir korkuya tutulur. Allah'ın dilediği müstesna. Ve hepsi de ona zelilane bir halde gelirler.
Gün gelecek sûra üflenecek, Allah'ın dilediği dışında, göklerde ve yerde olan herkes müthiş bir korkuya kapılacak. Hepsi boynu bükük vaziyette O'nun huzuruna varacaklar. [17, 52; 30, 25; 70, 43]
Sur'a üfleneceği gün, Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde bulunan kimselerin hepsi, korku içinde kalır (bayılır). Hepsi boyun bükerek O'na gelirler.
Sura üfleneceği gün, Allah’ın güven verdikleri dışında yerde ve göklerde kim varsa korkudan kaskatı kesilecek, hepsi başlarını kaldıramayacak halde gelirler.
Sûra üfürüldüğü gün, Allah'ın dilediklerinden başka göklerde kim var, yerde kim varsa hepsi dehşete düşer. Hepsi de boynu bükük halde Onun huzuruna gelir.
Sûra üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği dışında herkes, göklerdekiler, yerdekiler dehşet içinde kalacaktır. Hepsi boynunu bükmüş bir halde O'nun huzuruna gelir.