Kasas Suresi 13. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3265, sondan 2972. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 13. ayetidir. Kasas Suresi 13. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 3789 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فرددناه الى امه كي تقر عينها ولا تحزن ولتعلم ان وعد الله حق ولكن اكثرهم لا يعلمون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فرددناهالىامهكيتقرعينهاولاتحزنولتعلمانوعداللهحقولكناكثرهملايعلمون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Feradednâhu ilâ ummihi key tekarra ‘aynuhâ velâ tahzene velita’leme enne va’da(A)llâhi hakkun velâkinne ekśerahum lâ ya’lemûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah’ın va’dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Böylelikle gözü aydın olsun, (daha fazla) üzülmesin ve insanların çoğu bilmeseler bile Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye biz onu annesine geri vermiştik.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz onu, anasına “Gözü aydın olsun, gam çekmesin, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin” diye, geri verdik. Fakat onların çoğu bilmezler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Derken gözü aydın olsun, üzülmesin diye onu annesine kavuşturduk. Ve Allah'ın sözünün gerçek olduğunu fakat onların çoğunun bunu anlamadığını bilsin.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Böylelikle gözünün aydın olması (ferahlanıp sevinmesi), üzülmemesi ve gerçekten Allah'ın va'adinin Hakk olduğunu bilmesi için, onu (Musa’yı) annesine geri vermiş (ve ikisini bir araya getirmiştik) . Ancak onların (inkârcıların ve akılsızların) çoğu (bu hikmetleri ve mucizeleri) bilmeyen (gafiller ve cahillerdi.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken, gözü aydın olsun, ışıklansın ve mahzun olmasın ve Allah'ın vaadettiği şeyin, şüphesiz gerçek olduğunu bilsin diye tekrar anasına verdik onu, fakat insanların çoğu bilmez.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
İşte böylece, O'nu annesine kavuşturduk ki, gözü gönlü aydınlansın, artık üzülmesin ve insanlardan çoğu bu gerçeği bilmeseler bile, O Allah'ın verdiği sözün, mutlaka gerçekleşeceğini bilsin.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Böylelikle biz onu, gözü aydın olsun, mutlu olsun, hüzünlenmesin, Allah'ın va'dinin doğru, gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. Fakat yine de onların pek çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Böylece onu, gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri çevirdik. Ancak onların çoğu bilmezler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Böylelikle, gözünün aydın olması, üzülmemesi ve gerçekten Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilmesi için, onu annesine geri vermiş olduk. Ancak onların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
İşte böylece onu annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun, kederlenmesin ve Allah'ın vaadinin şüphe götürmez hak olduğunu bilsin. Fakat (Mısır halkının) çoğu bunu bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Böylece onu annesine geri çevirdik. Ki annesinin gözü dinsin, üzülmesin ve insanların çoğunun bilmemesine rağmen, Allah’ın va’dinin hak ve doğru olduğunu bilsin (görsün.)
Besim Atalay
Besim Atalay
«Anasının gözü aydın olsun, kaygılanmasın, Allahın sözü hak olduğun anlasın» diye, onu geri verdik biz anasına, birçokları bilmezler!
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Böylece) onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun, tasalanmasın ve Allah'ın vadinin gerçek olduğunu, fakat insanların çoğunun bunu anlamadığını öğrensin.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Böylece onu, annesinin gözü aydın olsun, üzülmesin, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin diye, ona geri çevirdik. Fakat çoğu bilmezler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Böylelikle biz onu, anasına, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vâdinin gerçek olduğunu bilsin diye geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Böylece onu annesine döndürdük ki gözü aydınlansın, üzülmesin ve ALLAH'ın sözünün gerçek olduğunu bilsin. Ne var ki çokları bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Böylelikle biz onu, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin, diye anasına geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bu suretle onu anasına iâde eyledik ki gözü aydın olsun da huzünlenmesin ve bilsin ki Allahın va'di muhakkak haktır ve lâkin çokları bilmezler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
İşte (böylece) onu anasına iaade etdik. Tâki gözü aydın olsun, tasalanmasın, Allahın va'dinin şübhesiz bir hak olduğunu bilsin. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Böylece onu annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun, üzülmesin ve şübhesiz, Allah'ın va'dinin gerçek olduğunu bilsin! Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Böylece, Musa’nın annesi sevinsin, üzülmesin diye ve sizinde Allah’ın vaadini mutlaka yerine getireceğini bilmeniz için, o bebeği annesine geri iade ettik. Fakat İsrailoğullarının çoğu bunları bilmiyor.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Bunun üzerine onu tekrar anasına döndürdük ki onunla gözü aydın olsun, ayrılığıyle gam çekmesin, Allah/ın vaadi doğru olduğunu [⁷] bilsin. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Böylelikle gözünün aydın olması, hüzne kapılmaması ve gerçekten Allah'ın vaadinin hak olduğunu bilmesi için, onu annesine geri vermiş olduk. Ancak onların çoğu bilmezler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Böylece onu yeniden annesine kavuşturduk ki, kadıncağızın yüreği sevinçle dolsun, çektiği üzüntülerden kurtulsun ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu görsün. Evet, elbette Allah verdiği sözü yerine getirecekti, ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Böylece gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye onu annesine geri verdik; ama çoğu bilmez.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Böylece Biz onu anasına, gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin diye, geri verdik. Fakat (insanların) çoğu, bunu hâlâ bilmiyorlar.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
İşte böylece, o'nu annesine kavuşturduk ki gözü gönlü aydınlansın, artık üzülmesin ve onların çoğu bunu bilmeseler bile o, Allah'ın verdiği sözün mutlaka gerçekleşeceğini bilsin!
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
İşte böylece onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun, gönlü ferah olsun daha fazla üzülmesin ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu anlasın. Gel gör ki insanların çoğu bunu bilmez. 28/7
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ve sonunda onu annesine döndürdük ki, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye… Dahası insanların çoğu bunu bilmese de, kendisi Allah’ın vaadinin kesin bir gerçek olduğunu bilsin…[3378]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık O'nu validesine döndürdük ki, gözü aydın olsun ve mahzun olmasın ve bilmiş olsun ki, Allah'ın vaadi şüphe yok ki haktır, velâkin onların çoğu bilmezler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Böylece onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun, tasalanmasın ve Allah'ın vâdinin gerçek olduğunu, fakat insanların çoğunun bunu anlamadıklarını öğrensin.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Böylece biz onu, annesine geri verdik ki gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın va'dinin gerçek olduğunu bilsin. Fakat çokları bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Böylece onu anasına geri getirdik ki, gözü aydın olsun ve üzülmesin . Bir de bilsin ki Allah’ın verdiği söz yerine getirilir. Ancak onların çoğu bunu bilmezler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Böylece onu; gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. Fakat, onların çoğu bilmezler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onu annesine böylece kavuşturduk—tâ ki annesinin gözü aydın olsun, tasalanmasın ve bilsin ki Allah'ın vaadi haktır; lâkin insanların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet Mûsa'yı öz anasına geri çevirdik ki, o ananın gözü aydın olsun, kederlenmesin ve Allah'ın vaadinin hak olduğunu bilsin. Fakat çokları bunu bilmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes girü döndürdük anı anasındın yaña tā aydın ola gözi daħı ķayurmaya daħı tā bile kim bayıķ Tañrı va'desi ŧoġrudur velįkin eyregi anlaruñ bilmezler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes dönder‐ dük anı, Mūsāyı anasına, ḥattā ki sevine, gözi nūrlana. Daḫıḳayġurma[ya]. Daḫı bilmeg‐içün ki Tañrı Ta‘ālā va‘desi girçekdür, lākin anlaruñ çoġı bilmezler.