Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3255, sondan 2982. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 3. ayetidir. Kasas Suresi 3. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 39 ve toplam ebced değeri ise 1767 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) م (4) bulunuyor.
Bazı sûrelerin başında bulunan bu tür harflere “hurûf-ı mukattaa” adı verilmektedir (bilgi için bk. Bakara 2:1). Müfessirlerin çoğunluğu bu ve benzeri yerlerdeki kitaptan maksadın Kur’an olduğunu ifade etmişlerdir (Râzî, XXIV, 118; Şevkânî, IV, 91; İbn Âşûr, XIX, 92; ayrıca krş. Ra‘d 13:1; Hicr 15:1). “Apaçık” diye tercüme ettiğimiz mübîn kelimesi “açıklayıcı” anlamına da gelmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de 136 yerde adı geçen Mûsâ aleyhisselâm, Kitâb-ı Mukaddes’te de kendisine en geniş yer verilmiş olan peygamberdir. Tevrat’a göre Mûsâ, Ya‘kub’un oğlu Levi’nin soyundandır. Babası Amran (İmrân), annesi Yokebed’dir (Çıkış, 6:18-20). Kur’an’da Hz. Mûsâ’nın hayat hikâyesine bazan kısa bazan da geniş bir şekilde yer verilmiştir. Kasas sûresinde de konu oldukça ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Mûsâ dünyaya geldiği sırada Mısır’ın yönetimini elinde bulunduran Firavun, ülkesinin sınırlarını genişletmiş, bu durum onu şımartmıştı. O, Kur’an’da değişik yönlerden eleştirilmekle birlikte asıl eleştirilen yönü tanrılık taslaması, kendini herkesten üstün görmesidir. Firavun, halkını tabakalara bölmüş, 4. âyette de işaret buyurulduğu üzere özellikle İsrâil asıllı olanlara insanlık onuruna yakışmayacak şekilde muamele etmiştir. Bu sebeple aynı âyetin son cümlesinde onun fesad çıkaranlardan olduğu ve normal düzeni bozduğu ifade edilmektedir. Mısır’da çoğalıp kendisine isyan edeceklerinden kaygılandığı için İsrâil asıllı olanların erkek çocuklarına kıyım uyguladı. Ayrıca insanları ağır işlerde çalıştırıp özellikle yaşlıların ölümüne sebep oldu (bilgi için bk. Bakara 2:49; A‘râf 7:103).
Mehmet Okuyan
İman edecek bir toplum için Musa ile Firavun’un haberinden bir kısmını sana bir amaç ile [tilavet] etmekteyiz (okuyup aktarmaktayız).
Ayette yer alan [min nebei] ifadesindeki [min] edatı, En‘âm 6:34, A‘râf 7:101; Hûd 11:120 ve Tâhâ 20:99’da da olduğu gibi anlatılan kısmın kıssanın sadece bir bölümü olduğunu, olayların bütününün anlatılmadığını göstermektedir.
Bayraktar Bayraklı
Sana, Firavun ile Mûsâ arasında geçen olayların bir bölümünü, inanacak olanlar için bütün gerçeği ile anlatacağız.[399]
(Ey Nebim!) Mü'min olan bir kavim için, Hakk olmak (ölçü alınmak ve ders çıkarılmak) üzere; Musa ve Firavun'un (ibretli) haberinden (bir bölümünü) Sana okuyacağız.
Ey şanlı Elçi! Şimdi Biz, inananlara yol gösterici bir örnek ve ibret verici bir ders olması için, Mûsâ ile Firavun arasında geçen olaylardan bir kısmını sana bütün gerçekliğiyle anlatacağız:
[3366] Kur’an kıssaları haber formunda aktarılmış olsalar da, inşâ edici bir amaç güderler. Muhatabının şahsiyetini inşâ ettiği gibi, onlardan toplumsal bir kimlik oluşturmalarını da ister.
[3367] Bi’l-hak ibâresini çevirimizin gerekçesi için bkz: 18:13, not 15.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sana Mûsa ile Fir'avun'un kıssasından bihakkın peyderpey okuyacağız, imân edenler olan bir kavim için.
[*] Ümmet: Toplum. Bir lideri olan ve marufa uygun değerler ile o lider etrafında toplanma bilincini irade eden topluluk. "Kavim" ve "ümmet" kelimelerinin aynı cümle içerisinde kullanıldığı bu ayetten anlaşılacağı üzere marufa uygun değerler etrafında, en az bir liderden oluşan ve onun etrafında kendi iradeleri ile bir araya gelip hareket edenler, ümmettir. Bu kavimin(topluluğun) bir arada olma bilinciyle hareket eden kısmı artık topluluk olma durumundan toplum olma durumuna geçerler. Bu nedenle Türkçe Meal çalışmasının tamamında 'ümmet' geçen ayetlere 'TOPLUM', 'kavim' geçen ayetlere 'TOPLULUK' veya 'HALK' manası tercih edilmiştir. Bu manalar, aşağıdaki Türk Dil Kurumu Sözlük manalarına en uygun olanlarıdır. Toplum: Bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü Topluluk: Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, aynı yerde bulunan insan kalabalığı, aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme
Şaban Piriş
Sana, Musa ve Firavun'un haberlerinden, inanan bir toplum için hakkıyla okuyacağız.