Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1803, sondan 4434. ayet; 15. sure ve Hicr Suresinin 1. ayetidir. Hicr Suresi 1. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 26 ve toplam ebced değeri ise 2006 olarak hesaplanmıştır. Hicr Suresinin toplam ebced değeri 179814 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (3) ر (2) bulunuyor.
Bu harflerle ilgili olarak Bakara sûresinin ilk âyetinin dipnotuna bakınız.
Diyanet İşleri (Yeni) Hicr Suresi 1. Ayet Tefsiri
Kur’an-ı Kerîm’in bazı sûrelerinin başında yer alan bu harflere “hurûf-ı mukattaa” adı verilir (İslâm bilginlerinin bu harflerle ilgili görüş ve yorumları hakkında bilgi için bk. Bakara 2:1).
Âyetteki “bu” işaret zamiri sûrenin âyetlerini ve onların içerdiği bilgileri gösterir. Taberî’ye göre “kitap” –bugün Kitâb-ı Mukaddes diye anılan– Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplardır; “Kur’an” ise Kur’an-ı Kerîm’in (o zaman henüz tamamlanmadığı için bütününü değil) inzal edilmiş olan kısmını ifade eder (XIV, 1). Zemahşerî hem “kitap” hem de “Kur’an” kelimesiyle konumuz olan sûrenin kastedildiğini belirtir (II, 309). Râzî’ye göre ise her iki kelimeden maksat Kur’an-ı Kerîm’dir; fakat ilki onun yazılı şeklini, ikincisi de okunuşunu ifade eder (XIX, 151). İbn Âşûr da bu görüşü tercih etmiştir (XIV, 8).
Âyetin sonundaki mübîn kelimesi genellikle “açık seçik, anlaşılan” veya kısaca “apaçık” şeklinde çevrilir. Taberî’ye göre kelime burada, “O Kur’an âyetleri, üzerinde düşünüp taşınanlara doğruluk ve hidayet yolunu açıklar” anlamına gelecek bir konumda kullanılmıştır. Bu anlama göre sûrenin başında dinleyici ve okuyucu, sıradan bir sözle değil, insanlığa doğruluk ve hidayet yolunu gösteren, ebedî kurtuluş için gerekli olan inanç ve amel hayatıyla ilgili bilgiler ve dersler veren ilâhî kelâmla karşı karşıya bulunduğu hususunda uyarılmakta; âyetleri bu şuurla, onlardan istifade edecek tarzda dikkatli ve edepli bir şekilde dinlemek veya okumak gerektiğine işaret edilmektedir.
Sonuç olarak sûrenin başında ilâhî vahyin önemine dikkat çekilmekte, onu dikkatle dinleyip aydınlatıcı içeriğinden yararlanarak doğru yolu bulmanın gerekliliği vurgulanmaktadır.
Mehmet Okuyan
[Elif. Lâm. Râ.] İşte şu(nlar), Kitabın ve apaçık Kur’an’ın ayetleridir.
Bu sûrede Allah’ın birliği, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve ceza konuları tekrar anlatılır-ken, peygamberleri yalanlayanların, karşı gelenlerin kötü sonuçları belirtilerek tehdit ve uyarılar sergilenir. Allah’ın gücünü göstermek amacıyla göklerin yaratılmasından başlayarak rüzgarların durumu, hayat, ölüm, dirilme sahnelerine yer verilir. Hz. Adem’in yaratılışı, İblisin karşıt tutumu canlandırılarak anlatılır. Peygamberine ve tüm müs-lümanlara ibret ve teselli amacıyla geçmiş peygamberlerin kıssalarından örnekler verilir. 80 ve 84. ayetlerde Semud kavminin yaşadığı bölgelerden bahsedildiği için bu isim verilmiştir.
Ahmet Tekin
Elif. Lâm. Râ. Bunlar, Allah, insan, kâinat ilişkilerini ve ilâhî düzeni açıklayan açık seçik okunan, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren mükemmel, kutsal kitabın, Kur'ân'ın âyetleridir.
(1)Hicr, Hicaz (Medîne) ile Şam arasında bir yerin ismidir. Semûd kavmi burada yaşamıştır. (Kurtubî, c. 5:10, 46)(2)Bakınız; (Bakara Sûresi, sahîfe 1, hâşiye 1)
İlyas Yorulmaz
Elif. Lam. Ra. Bunlar, içerisinde her şeyin açıkça okunduğu kitabın ayetleridir.
(Mekke’de nazil olmuştur ve 99 ayettir. Hicr bir yer adıdır. 80–84. ayetlerde Hicr’den bahsedildiği için sureye bu ad verilmiştir.)
Mahmut Kısa
Elif, Lâm, Râ. (2. Bakara: 1, 23, 24) Dinle bak, ey insan! Rabb’inden sana bir mesaj geldi: Bunlar, insanlığı aydınlatmak üzere gönderilen son ilâhî Kitabın, yani okunsun, anlaşılsın ve hayata hükmetsin diye gönderilen ve dâimâ gündemde tutulması gereken apaçık ve anlaşılır Kur’an’ın ayetleridir.
Mekke döneminin sonlarında, Yûsuf sûresinin hemen ardından indirilmiştir. Adını, sekseninci ayetinde geçen ve Semud kavminin helak edildiği bölgenin adı olan “Hicr” kelimesinden almıştır. 99 ayettir.
Mahmut Özdemir
Elif Lâm Râ!
Bunlar, açıklayıcı bir kur’ân’ın ve Kitab’ın âyetleridir.
1 Kitab: (كَتَبَ) fiilinin mastarı olan (كَتْبٌ) bir deriyi diğer bir deriye bağlamak demektir. Harf ve seslerin birbirine bağlanarak bir bütün oluşturmaları nedeniyle sözler toplamına da “kitap” denilmiştir. Dini terim olarak, “yazılı veya yazılı olmayan, peygamberlere vahyedilen Allah kelâmına” kitap denir. Bu anlamıyla kitap, genelde vahyi ve vahiy yoluyla indirilmiş tüm ilahi kitapları, özelde de Allah’ın son vahiylerinin oluşturduğu Kur’an’ı Kerim’i ifade eder. Kitap kelimesi Kur’an’da birçok kitabı belirtmek üzere kullanılır. Bunların başında yaş ve kuru hiç bir şeyin eksik bırakılmadan yazıldığı (En’am: 59), Levh-i Mahfuz gelir. Kur’an’da peygamberlere gönderilen vahiy, kitaptan başka “suhuf” ve “zübür” olarak da adlandırılır. Suhuf, sahifenin çoğuludur ve “yazılmış bir şey” demektir. Yazılı sahifelerin toplamına da “Mushaf” denir. “Zübür” kelimesi de “zebur”un çoğuludur ve sahife gibi “yazı ve kitap” anlamındadır. Kelimenin tekili olan “Zebur” ise Hz. Davud’a indirilen kitaba özel ad olarak verilir. Hz. Musa (a.s)’a gönderilen “Suhuf”, “Tevrat”tan önce gelen vahiyleri içerir. Bunun dışında Hz. Musa (a.s)’a Tevrat, Hz. Davud (a.s)’a Zebur, Hz. İsa (a.s)’a İncil ve son olarak Hz. Muhammed (s.a.v)’e de Kur’an gönderilmiştir. İlk üç kitap dönemlerinde asılları bozularak günümüze kadar ulaşamamıştır. Ancak bu gün bu isimlerle anılanlar uydurulmuş insan sözleridir. Kur’an ise vahyedildiği şekilde günümüze kadar ulaşan ve kıyamete kadar da baki kalacak olan tek hak kitaptır.2 Mübîn: (أَبَانَ)’den etken sıfat fiildir. Açık, kendini açıklamaya kendisi kâfi gelen açıklayıcı, lisanı gâyet güzel, muradını yerine göre dilediği gibi anlatan demektir. Bk. (Yusuf: 1)3 Ayet için Bk. (Âlu İmran: 50)
Muhammed Esed
Elif-Lâm-Râ. 1 BUNLAR ilahî kitâbın -kendisi açık olan ve hakkı açıkça gösteren bir ilahî okuma metninin- ayetleridir. 2
[2023] Vavın beyaniyye özelliğine dayanarak.
[2024] Kur’an için tercih ettiğimiz bu karşılıkla ilgili bkz: 10:15, not 26. Mubînin “açık ve açıklayan” olarak çevirisiyle ilgili bkz: 12:1, not 2. Açık anlamı, “okunmak için açık bekleyen kitap” imasını da içerir. Bu âyet, el-Kitab ile vahyin kayıtlı tabiatına atıf yaparken, Kur’an ile vahyin insan algısına açık ve hayatın içerisinde üretilmeye müsait sözlü bir hitap oluşuna atıf yapmaktadır. Yani kitap oluşu kaynağına nisbetle, Kur’an oluşu hedefine nisbetle aldığı isimdir. Vahiy kaynağına nisbetle el-Kitabtır, el-Kur’an olma vasfını insana okununca ve insan okuyunca kazanır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Elif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve Kur'an-ı Mübîn'in âyetleridir.
[*] Levh-i Mahfuz'daki ana kitabın. [2] Kur'ân kelimesi hem son Kitabın isimlerinden biri hem de o kitaptaki hükümlere ulaşmayı sağlayan ayet kümeleri anlamına gelir.
Şaban Piriş
Elif, Lâm, Râ! İşte kitabın ayetleri ve apaçık Kur'an!