Kasas Suresi 48. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3300, sondan 2937. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 48. ayetidir. Kasas Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 26, harf sayısı 106 ve toplam ebced değeri ise 6132 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (3) م (10) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فلما جاءهم الحق من عندنا قالوا لولا اوتي مثل ما اوتي موسى اولم يكفروا بما اوتي موسى من قبل قالوا سحران تظاهرا وقالوا انا بكل كافرون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فلماجاءهمالحقمنعندناقالوالولااوتيمثلمااوتيموسىاولميكفروابمااوتيموسىمنقبلقالواسحرانتظاهراوقالواانابكلكافرون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Felemmâ câehumu-lhakku min ‘indinâ kâlû levlâ ûtiye miśle mâ ûtiye mûsâ(c) eve lem yekfurû bimâ ûtiye mûsâ min kabl(u)(s) kâlû sihrâni tezâherâ ve kâlû innâ bikullin kâfirûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Onlara katımızdan gerçek gelince, “Mûsâ’ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi” dediler. Onlar daha önce Mûsâ’ya verilen (mucize)leri inkâr etmemişler miydi? Onlar, “İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor” dediler. “Biz hepsini inkâr ediyoruz” dediler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kendilerine tarafımızdan hakikat gelince “Musa’ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilmeli değil miydi?” demişlerdi. Daha önce Musa’ya verileni de inkâr etmemişler miydi? “Birbirine arka çıkan iki büyü(cü)” demişlerdi. (Sözlerine devamla) “Doğrusu biz hepsini inkar edenleriz.” demişlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Ama onlara katımızdan gerçek gelince, “Mûsâ'ya verildiği gibi buna da mucize verilmesi gerekmez mi?” derler. Daha önce Mûsâ'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? “Yardımlaşan iki sihirbaz” demişlerdi; “hepsini inkâr edenleriz” demişlerdi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ne var ki onlara hakk gelince: “Mûsâ'ya verilen gibi¹ ona da verilseydi olmaz mıydı?” dediler. Oysaki Mûsâ'ya verilenleri de daha önce inkâr etmediler mi? “Bunlar, birbirine destek olan iki sihir.” dediler. Biz hepsini inkâr edenleriz.” dediler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Fakat onlara Kendi katımızdan Hakk (Peygamber ve Kur’an-ı Kerim) geldiği zaman: “Musa'ya verilenlerin bir benzeri buna da verilmeli değil miydi?” dediler. (Oysa) Onlar, daha önce Musa'ya verilenleri inkâr edip “İki büyü (sahibi Musa ve Harun) birbirine arka çıktı” dememişler miydi? Ve: “Gerçekten biz hepsini inkâr edenleriz” deyip (karşı gelmemişler miydi) ?
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat katımızdan o gerçek gelince de Musa'ya verilen mucizeler gibi mucizeler verilseydi ona derler; önce Musa'ya verilen mucizeleri de inkar edip iki büyü, birbirini desteklemede bunlar demediler mi ve şüphesiz biz, hepsini de inkar ediyoruz demediler mi?
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Buna rağmen yine de onlara tarafımızdan gerçek dolu mesajlarımız ve mucizelerimiz gelince: “Musa'ya verilenlerin bir benzeri buna da verilmeli değil miydi” dediler. İyi ama daha önce Musa'ya verilen gerçekleri de örtbas etmemişler miydi? “Bunlar, yani Musa ve Muhammed, birbirine yardım eden iki büyücüdür veya Tevrat ve Kur'ân birbirini destekleyen iki büyü kitabıdır. Biz de onların hiç birini tanımıyoruz” demişlerdi.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Fakat onlara tarafımızdan o hak peygamber, o hak kitap Kur'ân gelince: “Mûsâ'ya verilen mûcizelerin, uygulamakla sorumlu tutulduğu emir ve hükümlerin benzeri ona da verilmeli değil miydi?” dediler. Peki, daha önce Mûsâ'ya verilen mûcizeleri, uygulamakla sorumlu tutulduğu emir ve hükümleri de inkâr etmemişler miydi? “Birbirini destekleyerek aklı etki altına alan büyüleyici iki kitap, birbirini destekleyen iki sihirbaz!” dediler. “Doğrusu biz hiçbirine inanmıyoruz.” dediler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Fakat onlara bizim katımızdan hak gelince: "Musa'ya verilenin benzeri ona da verilmeli değil miydi!" dediler. Daha önce Musa'ya verileni inkar etmemişler miydi? "İki büyü birbirine destek oldu!" dediler. Yine: "Biz hepsini inkar edenleriz" dediler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Fakat onlara kendi katımızdan hak geldiği zaman: 'Musa'ya verilenlerin bir benzeri buna verilmeli değil miydi?' dediler. Onlar, daha önce Musa'ya verilenleri inkar etmemişler miydi? 'İki büyü birbirine arka çıktı' dediler. Ve: 'Gerçekten biz hepsini inkar edenleriz' dediler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Fakat, şimdi onlara tarafımızdan hak (Kur'an'la peygamber) gelince: “- Mûsa'ya verilenler (mucizeler), aynen ona verilse ya!” dediler. Ya bundan evvel Mûsa'ya verileni (Tevrat'ı ve mucizelerini) inkâr etmediler mi? (Mekke kâfirleri, Tevrat ve Kur'an için): “- İki sihir birbirine destek oldu.” dediler. Bir de: “- Biz hepsini inkâr ediciyiz.” söylediler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Kendi katımızdan onlara hak ve doğru din geldiği zaman: “Neden, Musa’ya verilenler gibi buna da (mucizeler) verilmedi?” dediler. Acaba daha önce Musa’ya verilenleri yalanlamadılar mı? (Musa ve Muhammed için:) “Birbirini destekleyen iki büyücüdürler” dediler. (“Ne Kur’anı ne Tevratı) hiçbirini kabul etmiyoruz” dediler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlara, katımızdan hak vardığında: «Musa'ya gelmiş olan, bize de gelseydi!» diye söylerler; önceden Musa'ya geleni dahi: «Bunlar iki büyücü, birbiriyle arkadaş!» diye küfretmemişler miydi?; «Hiç birine inanmayız!» dediler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Fakat onlara katımızdan hakikat geldiği zaman “Niçin ona da Musa'ya verilmiş olan (mucize)lerin bir benzeri verilmedi?” derler. Fakat böyleleri, bundan önce, Musa'ya verilen (bütün mucizeler)i de inkâr etmemişler miydi? (Nitekim şimdi de) “Birbirini destekleyen iki aldatmaca örneği! Biz topunu birden reddediyoruz!” diyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Ama onlara katımızdan gerçek gelince: "Musa'ya verildiği gibi buna da mucize verilmesi gerekmez mi?" dediler. Daha önce Musa'ya verileni de inkar etmemişler miydi? "Yardımlaşan iki sihir (Tevrat ve Kuran); hepsini inkar edenleriz" dediler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Fakat onlara tarafımızdan o hak (Peygamber) gelince: «Musa'ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilmeli değil miydi?» dediler. Peki, daha önce Musa'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? «Birbirini destekleyen iki sihir!» demişler ve şunu söylemişlerdi: Doğrusu biz hiçbirine inanmıyoruz.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Tarafımızdan kendilerine gerçek ulaştığında, "Keşke Musa'ya verilen (mucizeler) in bir benzeri bize de getirilseydi!" dediler. (Aynı kafa yapısına sahip olanlar) daha önce de Musa'ya verilenleri inkar etmemişler miydi? "Birbirini destekleyen iki büyü (kitabı) dır. Biz ikisini de reddediyoruz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat onlara tarafımızdan o hak (peygamber) gelince, "Musa'ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilmeli değil miydi?" dediler. Peki daha önce Musa'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? "Birbirini destekleyen iki sihir" demişler ve şunu söylemişlerdi: "Doğrusu biz hiçbirine inanmıyoruz."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
47,48. Ellerinin takdim eylediği günahlar yüzünden başlarına birer musîbet gelib de o vakıt «ya rabbenâ bize bir Resûl gönderseydin de âyetlerine uyup verilse ya!» Dediler, ya bundan evvel Mûsâya verilene küfretmediler mi? İki sihir tezâhür etti dediler ve biz hiç birisine inanmayız dediler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Fakat) şimdi onlara tarafımızdan o hak (peygamber) gelince: «Musâya verilenler gibi ona da verilmeli değil miydi?» dediler! Onlar (ın ataları) daha evvel Musâya verileni (inkâr ile) kâfir olmadılar mı (sanki)? «iki sihir birbirine destek oldu dediler, «Doğrusu biz hepsini (inkâr edici) kâfirleriz» dediler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Fakat onlara katımızdan hak gelince: “Mûsâ'ya verilenin benzeri (bir mu'cize, ona da) verilmeli değil miydi?” dediler. (Onlar) daha önce Mûsâ'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? “(Tevrât ve Kur'ân) birbirini destekleyen iki sihirdir” deyip; “Şübhesiz biz hepsini inkâr eden kimseleriz” demişlerdi.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Katımızdan Hak (Kur’an) onlara geldiğinde “Musa’ya verilenin bir benzeri verilseydi ya” derler. O zaman, daha önce Musa’ya verilenleri inkâr etmediler miydi? “(Tevrat ve Kur’an) Birbirlerini destekleyen iki aldatmaca sihirdir. Biz hepsini de reddediyoruz” dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara nezdimizden hak peygamber gelince onlar dediler ki Musa/ya verilen mucizeler [⁶] ona da verilmeliydi. Bunlar [⁷] daha evvel Musa/ya verilenleri tanıdılar mıydı? Onlar hem «— Birbirine yardım eder iki büyücüdür [⁸]» dedilerdi, hem «— Biz her birini [⁹] tanımıyoruz» dedilerdi.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Fakat onlara kendi katımızdan hak geldiği zaman, “Musa'ya verilenlerin bir benzeri de buna verilmeli değil miydi?” dediler. Onlar, daha önce Musa'ya verilenleri inkâr etmemişler miydi? “İki büyü birbirine arka çıktı” diye söylemişler ve de “Gerçekten biz hepsini inkârcılarız” demişlerdi.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Fakat katımızdan hakîkat bilgisini getiren bir Peygamber onlara gelince, “Madem ki Muhammed Peygamber olduğunu iddia ediyor, o hâlde, ona da Mûsâ’ya verilen mûcizelerin bir benzeri verilseydi ya!” dediler. Oysa onlarla aynı mantığı paylaşan geçmişteki putperestler, Mûsâ’ya verilmiş olan bütün mûcizeleri ve ona vahyedilmiş olan Tevrat’ı vaktiyle inkâr etmemişler miydi? Geçmiştekilerin inkâr ettiğine, günümüz kâfirlerinin iman edeceğini mi sanıyorsunuz? Hayır! Nitekim onlar, Kur’an ve Tevrat hakkında, “Bunlar, birbirini destekleyen iki büyülü sözden, göz boyayıcı aldatmacadan ve insanı uyuşturan masallardan başka bir şey değildir!” dediler. Ve eklediler: “Doğrusu biz, ister Kur’an olsun, isterse Tevrat veya Zebur ya da İncil bizi bir tek Allah’a kul olmaya çağıran ve omzumuza ahlâkî sorumluluklar yükleyen kutsal kitapların hiçbirini kabul etmiyoruz!”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onlara bizim katımızdan Hakk geldiğinde: -“Musa’ya verilen şeylerin benzeri verilseydi ya?” dediler. Önceden, Musa’ya verileni inkâr etmediler mi? -“Birbirine arka çıkan iki sihirbaz!” dediler. “Biz, hepsini inkâr etmekteyiz” de dediler.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Fakat onlara katımızdan o hak (Peygamber)1 gelince: “Mûsa’ya verilen (mûcizeler) gibi ona da verilse olmaz mıydı?” dediler. Ama daha önce, Mûsa’ya verilen (mûcizeleri) de “birbirini destekleyen iki büyü!” deyip “kesinlikle biz, hiçbirine inanmıyoruz.”2 diyerek, inkâr etmemişler miydi?
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Buna rağmen, yine de kendilerine katımızdan hakikat geldiği zaman “Niçin ona da Musa'ya verilenin bir benzeri verilmedi?” 47 derler. Fakat böyleleri, bundan önce, Musa'ya verileni de inkar etmemişler miydi? [Nitekim] “Birbirini destekleyen iki aldatmaca örneği!” 48 diyorlar ve ekliyorlar: “Biz topunu birden reddediyoruz!”
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Ama kendilerine, tarafımızdan hakkı getiren elçi geldiğinde bu sefer de: – Musa’ya verilenin bir benzeri sana da verilseydi ya? Dediler. Oysa bunlar, daha önce Musa’ya verilene de inanmamışlardı? Ve onlar için: – Bunlar birbirine destek veren iki sihirbaz ve biz bunların getirdiğine inanmıyoruz, demediler mi? 17/59
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ama, kendilerine Bizim katımızdan gerçeğin ta kendisi geldiğinde, “Musa’ya verilen (mucizeler)in bir benzeri ona da verilseydi ya!” derler. Peki ama, onlar bundan önce Musa’ya geleni de inkâr etmemişler miydi? (Bu kez de) “Birbirini destekleyen iki sihirbazlık işte!” diyorlar ve ilave ediyorlar: “Zaten biz, tamamını inkâr ediyoruz.”[3420]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, onlara tarafımızdan hak geldi, dediler ki: «Mûsa'ya verilenin misli (buna da) verilmeli değil mi idi?» Evvelce Mûsa'ya verilmiş olanı da inkâr etmiş olmadılar mı? Dediler ki: «İki sihir, birbirine yardım ettiler» ve dediler ki: «Biz şüphe yok hepsini de münkirleriz.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Buna rağmen yine de kendilerine tarafımızdan hakikat, (yani Kur'ân ve Peygamber) gelince: “Mûsa'ya verilen mûcizelerin benzeri ona da verilse ya! ” diyorlar. Oysa daha önce Mûsâ'ya verilen vahyi de inkâr etmemişler miydi? Ve hatta: “Bunlar, birbirini destekleyen iki sihir (aldatmaca) biz hepsini reddediyoruz! ” demişlerdi. [10, 78; 23, 48; 74, 24]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Fakat onlara katımızdan hak gelince: "Musa'ya verilenin eşi, buna da verilmeli değil miydi?" dediler. Daha önce Musa'ya verileni de inkar etmemişler miydi? "Birbirine destek olan iki büyü", dediler. "Biz hepsini inkar ederiz", dediler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Fakat onlara katımızdan, bütünüyle gerçek olan (Kur’an) gelince şöyle dediler: “Musa’ya verilenin bir benzeri (mucize) ona da verilseydi, olmaz mıydı!”. Bu anlayışta olanlar daha önce Musa’ya verileni görmezlikten gelip de (Musa ile Harun için) “Bunlar birbirinin destekçisi iki büyücü; biz onların getirdiği hiçbir şeyi tanımıyoruz” dememişler miydi?
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlara, katımızdan hak geldiği zaman:-Musa'ya verilenin bir benzeri de ona verilmeli değil miydi? dediler. Daha önce Musa'ya verileni inkar etmemişler miydi?-Birbirini destekleyen iki sihirbaz, biz, onların hiç birini tanımıyoruz, demediler mi?
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onlara tarafımızdan hak geldiğinde, “Musa'ya verilenin benzeri verilse ya!” dediler. Bunlar daha önce Musa'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? “İki büyü birbirine arka çıktı” dediler.(5) Yine dediler ki: “Biz bunların hepsini reddediyoruz.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Fakat hak, katımızdan kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Mûsa'ya verilenin aynısı buna da verilseydi ya!" Bunlar daha önce Mûsa'ya verileni inkâr etmemişler miydi? Şöyle demişlerdi: "Birbirini destekleyen iki büyü/sırt sırta iki büyücü." Ve dediler: "Biz bunların ikisine de inanmıyoruz."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes ol vaķt kim geldi anlara ḥaķ muḥammed daħı ķur’ān bizüm ķatumuzdan eyittiler “virinilmedi muḥammed ancılayın kim virinildi mūsā ?” ya'nį 'aśā daħı aķ el. kāfir olmadılar mı aña kim virinildi mūsā ilerüden? eyittiler “iki cādūdur arķa birıķdürdiler. daħı eyittiler “bayıķ biz dükeline kāfirlerüz.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes ol vaḳt ki ḥaḳ geldi anlara bizüm ḳatumuzdan, eyitdiler: Niçün viril‐medi aña, Mūsāya virilgen gibi. Kāfir olmadılar mı Mūsāya virilen kitābadaḫı andan burun? Eyitdiler: İki cāẕūdur, biri birine yardım[cı] olmuşlar. Daḫıeyitdiler: Biz barçasına kāfirler‐biz, didiler.