Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3258, sondan 2979. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 6. ayetidir. Kasas Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 55 ve toplam ebced değeri ise 3481 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
ونمكن لهم في الارض ونري فرعون وهامان وجنودهما منهم ما كانوا يحذرون
Hâmân, Firavun’un veziri veya saraydaki önemli şahsiyetlerden biri olup adı Kur’an’da altı yerde Firavun’la birlikte anılmaktadır (bk. Kasas 28:6, 8, 38; Ankebût 29:39; Gåfir 40:24, 36; bilgi için bk. Şaban Kuzgun, “Hâmân”, DİA, XV, 436-437). İlâhî irade Firavun’un istediği istikamette tecelli etmedi. Tam tersine Allah Teâlâ, onun zulmü altında ezilen, horlanan, fakir ve muhtaç duruma düşürülmüş olan, yok edilmek istenen İsrâiloğulları’nı zulümden kurtarıp hayırlı işlerde insanlara önderler yapmak, ülkelerinin vârisleri kılıp vaad ettiği topraklara güvenlik içinde yerleştirmek, kendilerine iktidar vermek istiyordu. Nitekim İsrâiloğulları soyundan insanlara din ve dünya hayatında önderlik etmiş olan birçok peygamber gelmiş, onlar Dâvûd ve Süleyman zamanında bölgenin en güçlü devletine sahip olmuşlardı (bk. Neml 27/ 15-44).
Mehmet Okuyan
Ayrıca onları o yerde hâkim kılmak; Firavun, Haman ve ordularına korktukları şeyi göstermek de (istiyorduk).
[Hâmân] kelimesi isim değil de bir “unvan” olarak, yüksek sınıftan rahiplere verilen “Hâ Amen” unvanının Arapça’ya geçmiş şeklidir. hâmân, Firavun’un veziriydi, Kasas 28:38. ayette de yer aldığı üzere tuğla işleri yapmayı bilen birisiydi.
Bayraktar Bayraklı
Onları o yerde iktidara getirelim de Firavun'a, Hâmân'a ve onların askerlerine, ezdikleri gruptan korktukları şeyi gösterelim.
Ve (yine istiyoruz ki) onları (sebat ve sadakat ehli kullarımızı) kuvvet ve hâkimiyet sahibi olarak yeryüzünde (ve iktidar mevkiinde) yerleştirip (onurlandıralım, böylece) Firavun’a, Haman’a ve bunların ordularına (zalim hükümet ve hükümdarlara, hain bürokratlara ve bunların keyfi ve şahsi menfaati için halka baskı ve barbarlık yapan kiralık asker ve polis takımına) korktuklarını gösterip başlarına getirelim. (Ezdikleri ve hıyanet ettikleri mü’min mücahitlerin zafere erdiklerini, kendi devlet ve düzenlerini ele geçirdiklerini) Onlara gösterelim de (intikamımızı alıverelim).
O ülkede onları hâkim kılalım, kudret ve itibar sahibi yapalım; Firavun'a, Hâmân'a ve kurmaylarına onların eliyle, çekinmekte oldukları şeyi gösterelim, istiyorduk.
Ve onları o yerde hakim kılmak; Firavun'a, Haman'a ve o ikisinin askerlerine onlardan [1] sakınmakta oldukları şeyi kendilerine göstermek (istiyorduk).
1.Yani İsrail oğullarından. Çünkü sözü edilenler kahinlerin, İsrail oğullarının içinden bir erkek çocuğun çıkıp Firavun`un saltanatına son vereceği yolundaki haberleri dolayısıyla bir korku içine düşmüşlerdi. Firavun`un İsrail oğullarının erkek çocuklarını öldürmesinin sebebi de buydu.
Ali Bulaç
Ve (istiyorduk ki) onları yeryüzünde 'iktidar sahipleri olarak yerleşik kılalım', Firavun'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan sakındıkları şeyi gösterelim.
Bir de o ezilmekte olan İsrailoğullarına Mısır ve Şam'da kuvvet ve üstünlük verelim de hem Firavun'a, hem (veziri) Hâmân'a ve ordularına, onlardan (Mûsa ve İsrailoğullarından) korktukları şeyi (helâklerini) gösterelim.
Onları memlekete yerleştirip, Firavun ve Haman’a() ve askerlerine, İsrail Oğullarından sakındıkları şeyi (iktidarlarının ellerinden gitmesini) onlara göstermek istiyorduk.
Ve onları güvenlik içinde iktidar sahipleri olarak yeryüzünde yerleştirelim. Firavunu, (veziri) Hâmâ'ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğullarının) eliyle korktukları şeye uğratalım (saltanatlarını onların elinden alalım).
Onlara o yerde kudret (ve haakimiyyet) verelim, Fir'avna, Hâmâne ve bunların ordularına da onlardan kocunmakda oldukları şey'i (başlarına getirib) gösterelim.
Ve onlara (İsrâîloğullarına) o memlekette imkân sağlayalım (oraya hâkim kılalım); Fir'avun ile (vezîri) Hâmân'a ve ordularına da, onlardan (İsrâîloğullarından) sakınmakta oldukları şeyi gösterelim!
İsrail oğullarını yeryüzünde bir mekâna yerleştirdik. Sonra Firavun’un, Haman’ın ve ikisinin ordusunun, İsrail oğullarından neden korktukları (çekindikleri) şeyin ne olduğunu gösterelim istedik.
İsmail Hakkı İzmirli Kasas Suresi 6. Ayet Açıklaması
[1] Mülkünün zevalini, helâklerini.
Kadri Çelik
Ve onları yeryüzünde iktidar sahipleri olarak yerleşik kılmak; Firavun'a, Hâmân'a ve askerlerine, onlardan (İsrail oğullarından yana) sakınmakta oldukları şeyi (devrimi) göstermek (istiyorduk).
Yani istiyorduk ki, onlara yeryüzünde kudret ve egemenlik bahşedelim ve onlar vasıtasıyla, Firavun ile baş danışmanı Haman’a ve onların bütün ordularına korktukları şeyi gösterip saltanatlarını başlarına geçirelim.Bunun için:
1 Hâmân: Bu konudaki âyetlerden anlaşıldığına göre; Firavun’un emri altında, geniş yetkilerle donatılmış, güçlü ve üst düzey bir kimsedir. Bu yüzden, Hâmân’ın Firavun’un vezirlerinden veya komutanlarından birisi olma ihtimâli vardır. Ayrıca Hâmân kelimesi, Hâmân’ın özel isim mi, işgal ettiği makamın ismi mi? olduğu da kesin değildir.2 Yani İsrâil oğullarından birisinin çıkıp, kendi saltanatlarını yıkma korkusu.
Muhammed Esed
ve onları güvenlik içinde yeryüzünde yerleştirelim; Firavun'u, Hâmân'ı 6 ve onların ordularını da onların [İsrailoğulları'nın] eliyle korktukları şeye uğratalım. 7
dahası onları yeryüzünde güvenli biçimde yerleştirelim; Firavun’u, Hâmân’ı[3371] ve bunların ordusunu, berikilerin eliyle korktukları şeye uğratalım.[3372]
[3371] Hâmân için 38. âyetin notuna bkz.
[3372] İndiği hassas zaman göz önüne alınırsa, bu âyetin ilk muhatapların yüreğini nasıl serinlettiği daha iyi anlaşılır. Allah Rasûlü’nün o zor ve kor günlerde ashabına çağın iki imparatorluğunun başkentini vaad etmesinin arkasında, vahyin verdiği bu mesaj yatıyordu. Zımnen: İnancınız uğruna köle edildiğiniz bir ülkeden sürgünü göze alırsanız, efendisi olacağınız bir ülke size ödül olarak sunulur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve yeryüzünde onlara kudret vermek ve Fir'avun ile Haman'a ve ordularına onlardan kaçındıkları şeyi (bizler) göstermek istedik.
5, 6. Biz ise o ülkedeki güçsüzlere ihsanda bulunmak, onları dünyada örnek şahsiyetler yapmak ve ülkeye onları vâris kılmak, onlara dünya hâkimiyeti vermek; Firavun'u, Haman'ı ve onların ordularını ise korktuklarına uğratmak istiyorduk. [7, 137; 26, 59; 29, 39; 40, 24]
Haman, muhtemelen, özel bir isim olmayıp eski Mısır dininde tanrı Amon’a mensup başrahibe verilen Ha Amen ünvanının Arapçasıdır. Bu sûrenin 38. âyeti ile 40,36-37. ayetleri de bunu destekler.
Süleyman Ateş
Ve onları o yerde iktidara getirelim de Fir'avn'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan (ezdikleri zümreden) korktukları şeyi gösterelim.