Kasas Suresi 64. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3316, sondan 2921. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 64. ayetidir. Kasas Suresi 64. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 3435 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (1) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
وقيل ادعوا شركاءكم فدعوهم فلم يستجيبوا لهم وراوا العذاب لو انهم كانوا يهتدون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وقيلادعواشركاءكمفدعوهمفلميستجيبوالهموراواالعذابلوانهمكانوايهتدون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vekîle-d’û şurakâekum fede’avhum felem yestecîbû lehum veraevû-l’ażâb(e)(c) lev ennehum kânû yehtedûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Onlara, “Haydi ortaklarınızı çağırın!” denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(İnkârcılara) “Ortaklarınızı çağırın!” denecektir. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (karşılarında) azabı göreceklerdir. Keşke (dünyadayken) doğru yola girselerdi!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
“Allah'a koştuğunuz ortaklarınızı çağırınız” denir. Onlar da çağırırlar ama, taptıkları kendilerine cevap vermezler. Cehennem azabını görünce, “Dünyadayken doğru yolda olsalardı!” diye hayıflanırlar.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ve onlara: “Ortaklarınızı çağırın.” denildi. Onlar da çağırdılar. Ancak cevap alamadılar ve azapla karşı karşıya kaldılar. Keşke zamanında doğru yolu seçselerdi.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Tağutların ve sahte ma’budların ardına sığınanlara) Denilir ki: 'Ortaklarınızı (Allah’a şirk koşup peşlerine takıldıklarınızı) çağırın.' Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve (dehşetli) azabı görünce (acı bir pişmanlık içinde kıvranıverirler. Halbuki ;) şayet hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu. (Ama bunlar nasipsizlerdir.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve çağırın şirk koştuğunuz şeyleri denir, onlar da çağırırlar, fakat icabet etmezler onlara ve azabı görürler; ne olurdu doğru yolu bulsalardı.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Sonra onlara: “Çağırın bakalım, tanrısal nitelikler yakıştırarak, Allah'a ortak koştuğunuz varlıkları, ya da güçleri.” Ve onlar da bu sözü geçen varlık ve güçleri yardıma çağıracaklar, fakat onlar cevap veremezler ve sonunda, göre göre sadece azabı görecekler karşılarında. Böyle umutsuz ve çaresiz duruma düşeceklerine, vaktiyle doğru yolu tutsalardı ya.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onlara: “İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak saydığınız varlıkları çağırın” denilir. Onlar da çağırırlar. Fakat, kendilerine cevap vermezler ve karşılarında azâbı görürler. Ne olurdu, dünyada iken doğru yolu tercih etselerdi!
Ahmet Varol
Ahmet Varol
"Ortaklarınızı çağırın" denir. Çağırırlar ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Ne olurdu doğru yolu kabul etselerdi!
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Denir ki: 'Ortaklarınızı çağırın.' Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Müşriklere şöyle denecek: “- (azabdan kurtulmanız için) yalvarın bakalım ortaklarınıza (putlarınıza).” Onlar da yalvaracaklar, fakat kendilerine karşılık vermiyecekler, (hiç bir yardımda bulunamıyacaklardır. Öncüler ve düşükler hepsi) azabı göreceklerdir. Önceden onlar hakkı kabul edib hidayete ereydiler ya!...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ve: “Allah’a eş koştuklarınızı çağırın!” denilir. Onlar, o eş koştuklarını çağırırlar. Fakat o putlar, kendilerine cevap vermezler. İşte o zaman azabı görürler… Keşke daha önce doğru yola gelmiş olsalardı!
Besim Atalay
Besim Atalay
Denilir ki: «Eş koşmuş olduğunuz şeyleri çağırınız»; hemen çağıracaklar, onlara cevap gelmez, azabı gördüklerinde: «Ne olaydı, doğru yolu tutsalardı!» denecek
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Sonra (Allah'tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:) “(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın (da sizi kurtarsınlar)!” denecek. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (işte o anda karşılarında o korkunç) azabı görecekler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola girselerdi!
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
"Koştuğunuz ortaklarınızı çağırın" denir; onlar da çağırırlar ama, kendilerine cevap veremezler; cehennem azabını görünce doğru yolda olmadıklarına yanarlar.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
«(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!» denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Onlara, "Haydi ortaklarınızı (yardıma) çağırın." Bunun üzerine onları çağırırlar, ancak kendilerine karşılık vermezler. Azabı görürler ve doğru yolda bulunmadıklarına yanarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
"(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!" denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bir de haydin yalvarın bakalım şeriklerinize denilmiştir, binaenaleyh yalvarmışlardır fakat kendilerine icabet etmemişler ve azâbı görmüşlerdir, vaktiyle hakkı görselerdi ya
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(O gün onlara): «Çağırın ortaklarınızı» denilmişdir (denilecekdir) de onları çağırmışlardır. Fakat bunlar kendilerine icabet etmemişlerdir ve (onların uğradıkları) azâbı görmüşlerdir. Nolurdu (o müşrikler) hidâyeti kabul etmiş olsalardı.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ve (o gün müşriklere:) “(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!” denilir de onları çağırırlar; fakat kendilerine cevab vermezler ve (karşılarında) azâbı görürler. Ne olurdu, onlar gerçekten hidâyete ermiş olsalardı?
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Müşriklere “Ortaklarınızı çağırın” denilir. Allah’a ortak koşanlar ortaklarını çağırırlar ama, çağrılanlar çağıranlara cevap veremezler. Azabı gördüklerinde ise “Keşke onlar doğru yolda olsaydılar” derler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara şöyle denecek: Sizi azaptan kurtarmak için şerik tuttuklarınız putları çağırın. Onlar da şaşkınlık içinde bunları çağıracaklar, bunlar ise onlara cevap vermeyecekler, azap görecekler, eğer onlar hidayet bulsalardı azap görmeyeceklerdi [²].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
“Ortaklarınızı çağırın” denir. Böylelikle onları çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu!
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Sonra onlara, “Allah’a ortak olduğunu iddia ettiğiniz şu sözde ilâhlarınızı çağırın da, sizi kurtarsınlar bakalım!” denecek; onlar da çağıracaklar, fakat hiçbirisi onların bu çağrısına cevap veremeyecek ve işte o anda, o korkunç azâbı karşılarında görecekler!Yazık; keşke doğru yolu izlemiş olsalardı!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
-“Ortaklarınızı çağırın!” denildi. Derken, onları çağırdılar; onlara cevap vermediler. Azab’ı gördüler. Keşke onlar, doğru yolda gidiyor olsalardı!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(O gün) onlara: “(Allah’ın) ortağı olduğunu iddiâ ettiklerinize yalvarın (da sizi kurtarsınlar bakalım!)” denilecek. Onlar da yalvaracaklar fakat (o putlar) kendilerine cevap vermeyecekler ve (karşılarında sadece) azabı görecekler. Keşke onlar (vaktiyle) hak yolu bulsalardı!
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Sonra onlara: “Çağırın, bakalım” denecek, “tanrısal nitelikler yakıştırarak [Allah'a] ortak koştuğunuz [varlıkları ya da güçleri]!” 68 Ve onlar da bu sözü geçen [varlıkları ya da güçleri] yardıma çağıracaklar, ama berikiler kendilerine herhangi bir karşılık vermeyecekler; ve sonunda, göre göre sadece azabı görecekler karşılarında; [oysa, bu umutsuz, çaresiz duruma düşeceklerine] vaktiyle doğru yolu tutsalardı ya! 69
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Ve kendilerine, “Çağırın ortak koştuklarınızı!” denir. Onları çağıracaklar fakat onların çağrısına cevap veremeyecekler ve azapla yüz yüze gelecekler, keşke dünyadayken doğru yolu tutmuş olsalardı. 2/165...167
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Sonunda onlara: “Çağırın ortak (koştuk)larınızı!” denilecek ve onları yardıma çağıracaklar,[3439] fakat kendilerine asla karşılık verilmeyecek ama azabı görüverecekler.[3440] Ne olurdu sanki, daha önceden doğru yolu bulmuş olsalardı!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve denilmiş (olacak)dır ki, «Ortaklarınızı çağırınız». Artık onları çağırmış olacaklardır. Fakat kendilerine icabet etmiş olmayacaklardır ve azabı görmüş olacaklardır. Eğer onlar hidâyete ermiş olsalar idi (böyle muazzep olmazlardı).
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Bu defa onları putlaştıranlara hitaben: “Haydin, şeriklerinize yalvarın da onlardan yardım isteyin! ” denir. Yalvarırlar ama onlar bunlara cevap veremezler. Fakat cevap olarak, karşılarına çıkan azabı görürler. Ne olurdu yani, dünyada iken bu gerçeği anlayıp hakkı kabul etselerdi! . .
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(Allah tarafından) onlara: "(Bana), koştuğunuz ortakları çağırın!" denir. Onları çağırırlar. Fakat (çağırılanlar), bunların çağrısına cevap vermezler ve (bunlar), karşılarında azabı görürler (sanki çağırdıkları şey, azabın kendisi olmuştur). Ne olurdu (sanki dünyada) yola gelselerdi!
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
(Aldatılanlara) “Eş koştuklarınızı çağırın” denecek; onlar da çağıracaklar ama çağrılarına cevap alamayacaklar. Artık azap önlerindedir. Keşke doğru yola girmiş olsalardı.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
-Ortaklarınızı çağırın, denir. Onları çağırırlar. Fakat onlara cevap veremezler, Çünkü azabı görmüşlerdir, keşke doğru yola girmiş olsalardı.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
“Çağırın ortaklarınızı” denir. Çağırırlar; fakat onlar cevap vermez. Artık azabı da görmüşlerdir. Ne olurdu, vaktiyle doğru yolu tutmuş olsalardı!
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle denilir: "Çağırın ortak koştuklarınızı!" Onlar da çağırırlar. Fakat ötekiler bunlara cevap veremezler; azabı görmüşlerdir. Önceden yola gelselerdi ne olurdu!
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyidildi “oķın ortaķlaruñuzı.” pes oķıdılar anları pes cevāb virmediler anlara daħı gördiler 'aźābı. eger bayıķ anlar olmışlarmıssa ŧoġru yol dutarlar!
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı eyidile anlara ki ḳıġıruñuz şerīklerüñüzi. Pes ḳıġıralar anlara, hīçcevāb virmeyeler kendülere ve ‘aẕābı göreler lāzım olmış. Eger anlar hidāyetüstine olsalardı ‘aẕābı görmezlerdi.