Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3260, sondan 2977. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 8. ayetidir. Kasas Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 63 ve toplam ebced değeri ise 2829 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (2) س (0) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
فالتقطه ال فرعون ليكون لهم عدوا وحزنا ان فرعون وهامان وجنودهما كانوا خاطـين
Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.
Hz. Mûsâ’nın annesine yapılan vahiy muhtemelen peygamberlere yapılan vahiy değil, seçkin kulların kalbine doğan ilham anlamındadır. Sıkı bir şekilde uygulanan bu katliamdan Mûsâ’yı kurtarması için Allah tarafından annesine, onu bir süre emzirmesi, çocuğun hayatının tehlikeye düştüğünü hissettiği anda onu bir sandukaya koyup Nil nehrine bırakması ilham edilmiş, bunun üzerine annesi hiç tereddüt etmeksizin Mûsâ’yı nehre bırakmıştı. Çünkü Allah ona, “Korkup kaygılanma, biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız” diye ilham etmişti. Nitekim sonunda ilâhî takdir tecelli etmiş, Firavun ailesi, İsrâiloğulları’na yapmış olduğu zulmün karşılığı olarak ileride kendilerine düşman ve üzüntü sebebi olacak bebeği Nil kıyısında bularak Firavun’a getirmişlerdir. Âyette Firavun ve beraberindekilerin gerek Allah’a karşı nankörlüklerinin gerekse İsrâiloğulları’na uyguladıkları zulmün yanlışlığına, dolayısıyla Hz. Mûsâ’nın ileride bunlara karşı vereceği mücadeleye işaret edilmektedir. Yüce Allah Mûsâ’nın korunup kollanması ve kendi gözetiminde yetiştirilip olgunlaşması için onu katından bir sevgi ile kuşatmış, kezâ ona karşı insanların kalbine de sevgi yerleştirmiştir (bk. Tâhâ 20:39). Bundan dolayı Firavun’un eşi Asiye (Râzî, XXIV, 228), çocuğun hayatına kıyılmaması ve kendisinde kalması için Firavun’a ricada bulunmuş; “O, senin ve benim göz aydınlığımız, muradımız olsun!” diyerek bir sevinç ve mutluluk kaynağı olduğuna işaret ettikten sonra ondan faydalanabilecek veya onu evlât edinebileceklerini söyleyip kocasını razı etmiştir. “Onlar işin farkında değillerdi” cümlesi Firavun ve adamlarının ileride Hz. Mûsâ sebebiyle başlarına gelecek olanları bilmediklerine işaret etmektedir (Razî, XXIV, 229).
Mehmet Okuyan
Firavun ailesi (sonunda) kendilerine bir düşman ve bir üzüntü kaynağı (olacağını bilmeden) onu (Musa’yı) bulup almışlardı. Şüphesiz ki Firavun, Haman ve askerleri suçlu insanlardı.
Benzer bir kalıpta ([yeltekıt]) bir kez de Yûsuf 12:10’da geçen [iltekata] fiili “bir şeyin tesadüfen bulunması” veya “yitik olarak bulunması” demektir.
Bayraktar Bayraklı
Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak nehirden aldı. Çocuk, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Çünkü Firavun, Hâmân ve askerleri yanılıyorlardı.[400]
[400] Hâmân hakkında kısa bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 294-295.
Erhan Aktaş
Derken Firavun ailesi, kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak olan onu, buluntu olarak aldı. Firavun, Hâmân ve askerleri yanılgıya düştüler.
Nihayet Firavun'un ailesi, onu kendileri için (ileride) bir düşman ve üzüntü konusu (olacağını ve zulüm saltanatlarını yıkacağınıbilmeksizin) sahipsiz görüp alarak (saraylarına götürmüşlerdi) . Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir gaflet ve yanılgı içindeydi.
Kendilerine düşman olması, onları tasalandırması için Firavun'un adamları, onu buldular; şüphe yok ki Firavun ve Haman'la askerleri, yanlış hareket etmedeydiler.
Firavun'un taraftarları O'nu suya atılmış sahipsiz bir çocuk olarak bulup, güya kurtardılar, ama ileride kendileri için bir düşman ve üzüntü olacağının farkında değillerdi. Bu çocuğu alıp saraya koymalarında, Firavun, Hâmân ve orduları yanlış hareket etmekteydiler, veya Firavun, Haman ve yandaşları, gerçekten günaha batıp giden kimselerdi.
Nihayet, Firavun ailesi onu buluntu bir çocuk olarak aldı. Sonradan, Mûsâ, onlar için bir düşman, bir üzüntü konusu olacaktı. Belli ki Firavun, Hâmân ve kurmayları yanılıyorladı.
Nihayet Firavun'un adamları, kendilerine bir düşman ve üzüntü (sebebi) olması için onu bulup aldılar. Doğrusu Firavun, Haman ve askerleri yanılgı içindeydiler.
Nihayet Firavun'un ailesi, onu (ileride bilmeksizin) kendileri için bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir yanılgı içindeydi.
Bunun üzerine (Mûsa bir müddet emzirilip Nil nehrine atıldıktan sonra), Firavun'un adamları onu bulup aldılar. Çünkü, ileride kendilerine bir düşman ve bir üzüntü olacaktı. Doğrusu Firavun, (veziri) Hâmân ve askerleri hep günahkârdılar.
(Musa’nın anası onu atınca,) Firavun ailesi onu (denizde) buldu. Nihayet o, onlar için düşman ve üzüntü kaynağı oldu. Çünkü Firavun, Haman ve askerleri yanlış bir yolda idiler. [İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürüyorlardı.]
Kendileriyçin, hem düşman kesilecek, hem de kaygı getirecek bulunan Musa'yı Firavun ailesi bulup götürdü, hem Firavun, hem Hâman, hem dahi orduları, yanılmış bulundular!
Nihayet (annesi Musa'yı Nil Nehri'ne bırakınca) Firavun ailesi kendilerine düşman ve dert kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri (kendileri için) hata yapıyorlardı.
Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak (nehirden) aldı.O, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanlış yolda idiler.
Nihayet Firavun ailesi onu yitik olarak aldı. Çünkü o, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanılıyorlardı.
Bunun üzerine âli Fir'avn onu lekıyt olarak aldı, çünkü ileride kendilerine bir düşman, bir gamm olacaktı Doğrusu Fir'avn de Hamân de, askerleri de hep cânîlerdiler
Bunun üzerine Fir'avnın adamları onu yitik olarak aldı (lar). Çünkü o, aakıbet kendileri için bir düşman ve bir tasa olacakdı. Çünkü Fir'avn da, Hâmân da, bunların orduları da suçlu (insan) lardı.
Derken onu Fir'avun âilesi bul(arak al)dı ki, tâ (bunun netîcesi) kendilerine bir düşman ve bir üzüntü olsun! Gerçekten Fir'avun, (vezîri) Hâmân ve orduları (bütün işlerinde) hatâ etmekte olan kimseler idiler.
Firavun/un adamları bilâhare kendilerine düşman kesilecek, üzülmelerine bais olacak olan Musa/yı, alıp beslediler. Çünkü Firavun, Haman ve askerleri suçluydular.
Nihayet Firavun'un ailesi, onu kendileri için (ileride bilmeksizin) bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun da Hâmân da ve askerleri de bir yanılgı içindeydi.
Mûsâ’nın içinde bulunduğu sandık, ilâhî kudretin koruması altında, akıntıyla birlikte suda süzülmeye başladı. Nehrin ilerisinde, Firavun ve askerleri kamp kurmuşlardı. Firavunun adamlarından biri, onu buldu ve Firavunun son derece dürüst ve iyi kalpli olan hanımına verdi. Çünkü ilâhî plâna göre, bu çocuk ileride onlara başkaldırıp düşmanlık edecek ve zâlimler için büyük bir üzüntü kaynağı olacaktı.Böylece, bir diktatörün daha yıkılış süreci başlamış oluyordu. Gerçekten Firavun, baş danışmanı Haman ve askerleri, tepeden tırnağa günaha batmış kimselerdi.
Derken, onlara bir düşman ve dert olması için Firavun’un ailesi, onu sahipsiz buluntu bir çocuk olarak aldı.
Gerçekten Firavun, Hâmân ve askerleri, yanlış yapmakta / suç işlemekteydi.
(Sonunda) Firavun’un ailesi onu, ileride kendilerine bir düşman ve başlarına dert olmak üzere yitik olarak bulup aldı. Şüphesiz Firavun, Hâmân ve orduları hep cânî kimseler idi.
Ve (sonunda) Firavun ailesi[nden biri] 9 o'nu buldu [ve kurtardı]: çünkü [Biz] o'nun ileride, Firavun'un, Hâmân'ın ve onların maiyetindekilerin gerçekten yanlış yolda olduklarını görerek karşılarına bir düşman ve bir üzüntü [kaynağı] olarak çıkmasını [dilemiştik]!
Firavun’un ailesinden biri, ileride kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak o bebeği bulup aldı. Çünkü Firavun, Haman ve orduları bu konuda büyük bir hata yapmaktaydılar. 79/15...26
Derken, Firavun’un ailesi[3374] onu buldu; sonunda kendileri için bir düşman ve bir hüzün kaynağı olacak (bu bebeği) sahiplendiler. Belli ki Firavun, Hâmân ve onların askerleri yanılgı içindeydiler.[3375]
[3374] Arkadan gelen âyetten bu kişinin Firavun’un karısı olduğu anlaşılmaktadır. Bazı müfessirler bu kraliçenin, 66:11’de örnek gösterilen kişi (Asiye) olduğunu söylerler (Taberî).
[3375] Veya: “..yanlış yoldaydılar”. Hasan Basri’nin yorumuna dayanan tercihimizin açılımı şöyledir: ‘kendi elleriyle kendilerini iktidardan edecek süreci başlatan bir yanılgıya düşmüşlerdi’ (Râzî).
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık O'nu Fir'avun'un adamları bulup aldılar, tâ ki, kendileri için bir düşman ve bir üzüntü olsun. Şüphe yok ki Fir'avun ile Haman ve orduları, hata eden kimseler olmuşlardı.
Firavun'un ailesi onu, kendilerine ileride bir düşman ve başlarına bir dert olması için ırmakta bulup yanlarına aldılar. Doğrusu Firavun da, Haman da, askerleri de yanılıyorlardı.
Son cümleye: "Fir'avn ve askerleri suçlular idiler" şeklinde de mânâ verilmiştir ama bu mânâ, kanâatimize göre sözgelimine uygun düşmüyor. Önceki cümlede belirtildiği üzere Fir'avn ve askerlerinin, Mûsâ'yı almakla yanıldıkları, böylece Allah'ın takdirinin gerçekleşmesine yardımcı oldukları anlatılıyor.
Süleymaniye Vakfı
(Anası onu nehire bırakınca) Firavun’un ailesi bulup aldılar ki, kendileri için düşman ve üzüntü kaynağı olsun. Çünkü Firavun, Haman ve her ikisinin ordusu suçlu durumdaydılar.
Derken onu, kendilerine düşman etmek ve başlarına dert açmak için Firavun'un adamları buldu. Doğrusu Firavun da, Hâmân da, askerleri de günahkâr kimselerdi.
Nihayet, Firavun ailesi onu kayıp bir şey olarak bulup aldı. O, kendileri için bir düşman ve tasa olacaktı. Gerçek olan şu ki Firavun, Hâmân ve bunların orduları yanlış yoldaydılar.