Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3376, sondan 2861. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 36. ayetidir. Ankebut Suresi 36. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 74 ve toplam ebced değeri ise 5215 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (8) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
والى مدين اخاهم شعيبا فقال يا قوم اعبدوا الله وارجوا اليوم الاخر ولا تعثوا في الارض مفسدين
Medyen’e de kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şu’ayb, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın” dedi.
Şuayb aleyhisselâm Hz. Mûsâ’nın çağdaşı olan bir peygamberdir. Kitâb-ı Mukaddes’te bildirildiğine göre (Çıkış, 2:18-22; Resullerin İşleri, 7:29) uzun süre Mûsâ’yı hizmetinde çalıştırdıktan sonra onu kızıyla evlendirmiştir. Kur’an-ı Kerîm’de bu olay Hz. Şuayb’ın ismi zikredilmeden anlatılmakta (bk. Kasas 28:22-28), tefsirlerde ise Hz. Mûsâ’nın kayınpederinin Şuayb aleyhisselâm olduğu bildirilmektedir. Sînâ yarımadasının kuzeyindeki bölgenin adı olan Medyen’de peygamber olmuş; fakat onun bütün gayretlerine rağmen halkı, başka günahları yanında özellikle iş ve ticaret hayatında hukuk ve ahlâk kurallarını çiğnedikleri, insanların yolunu kesip hak dini öğrenmelerine engel oldukları için helâk olmuşlardır (bilgi için bk. A‘râf 7:85-93).
Mehmet Okuyan
Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (elçi göndermiştik). Şöyle demişti: “Ey kavmim, Allah’a kulluk edin! Ahiret gününe ümit bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!”
Medyen'e de kardeşleri Şu‘ayb'ı gönderdik ve Şu‘ayb şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz, âhiret gününe umut besleyiniz, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayınız!”[410]
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik.) Böylece (onlara) dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin ve (bu iman ve ibadetinizle) ahiret gününü(n sevabını ve mükâfatını) umut edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık fesatlık çıkarmayın."
Medyen halkına da, kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O da toplumuna: “Ey halkım!” diye seslendi. “Yalnız Allah'a kulluk edin ve ahiret günündeki mutluluğa umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük işlemeyin.”
Medyen'e de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, soydaşları-kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb:
“Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin. Âhiret gününe, ilâhî himayeye mazhar olma ümidiyle hazırlık yapın. Yeryüzünde, ülkede kurulu nizamı bozmaya soyunarak, bozgunculara katılarak bozgunculuğu, kargaşayı, nankörlüğü, küfrü devam ettirmeyin.” dedi.
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (elçi olarak gönderdik) Böylece dedi ki: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.'
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i peygamber olarak gönderdik de şöyle dedi: “- Ey kavmim! Allah'a ibadet edin ve ahiret gününe ümid besleyin (sevabını umduğunuz işleri yapın). Yeryüzünde fesadçılar olarak isyan etmeyin.”
«Medyen» e de biraderleri Şuaybı (gönderdik) de dedi ki: «Ey kavmim, Allaha ibâdet edin. Âhiret gününe umud bağlayın. Yer yüzünde fesadcılar olarak bozgunculuk yapmayın».
(1)“Umum peygamberler (aleyhimüsselâm) bil-icmâ‘ berâber لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ*[O’ndan başka ilâh yoktur] deyip zikrediyorlar ve parlak ve musaddak (tasdîk edilmiş) olan hadsiz mu‘cizâtlarının(mu‘cizelerinin) kuvvetiyle, tevhîdi (Allah’ın birliğini) iddiâ ediyorlar ve beşeri (insanı), hayvanât mertebesinden melekiyet derecesine çıkarmak için, onları îmân-ı billâha (Allah’a îmâna) da‘vet ile ders veriyorlar. (...) Onların ve o pek ciddî muhbirlerin (haber vericilerin) müsbet (isbât edilmiş) mes’elelerde icmâ‘ları ve ittifakları (fikir birliği etmeleri) ve tevâtürleri (doğruluğu kesin haberleri) ve isbatta tevâfukları(birbirine muvâfık gelmeleri) ve tesânüdleri (dayanışmaları) ve tetâbukları (birbirlerine uygun oluşları) öyle bir hüccettir (delildir) ve öyle bir kuvvettir ki, dünyada hiçbir kuvvet karşısına çıkamaz ve hiçbir şübhe ve tereddüdü bırakmaz.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 109-110)
İlyas Yorulmaz
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı elçi olarak gönderdik. Onlara “Ey Kavmim! Yalnızca Allah’a kulluk edin. Ahiret gününü aklınızdan çıkarmayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak taşkınlık yapmayın” dedi.
Medyen ahâlîsine de, kardeşleri gibi yakından tanıdıkları arkadaşları Şuayb’ı elçi olarak görevlendirdik. Şuayb, “Ey kavmim!” dedi, “Yalnızca Allah’a kulluk edin, âhiret gününe olan inanç ve ümidinizi asla yitirmeyin ve sakın, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!”
Medyen’e1 de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik.) O (da kavmine): “Ey kavmim! Sadece Allah’a kulluk edin, âhiret gününe inanın2 ve bozgunculuk yaparak yeryüzünde fesat çıkarmayın.” dedi.
1 Medyen: Hz. İbrahim (a.s) soyundan gelen Medyen’in neslinden bir kavim olup Şab Denizi civarında onun kurduğu “Medyen” şehrinde yaşamışlardır. Bunlara Şuayb (a.s) Peygamber olarak gönderilmiştir. Bu kavmin en büyük özelliği ölçüyü, tartıyı eksik tutmalarıdır ve onlar da helâk edilmişlerdir. 2 Âyetin bu bölümü: “âhiret gününden korkun...” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
MEDYEN [halkına] da kardeşleri Şuayb[ı gönderdik]. 30 O, “Ey halkım!” diye seslendi, “[Yalnız] Allah'a kulluk edin, Ahiret Günü'nü bekleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük işlemeyin!”
Medyen şehrine de soydaşları olan Şuayb’i elçi olarak gönderdik. O da onlara şöyle dedi: – Ey kavmim, Yalnız Allah’a kulluk edin ki ahiret gününü umutla bekleyebilesiniz, bu memlekette azgınlık ederek fesat çıkarmayın! 7/85...93
Mustafa İslamoğlu Ankebut Suresi 36. Ayet Açıklaması
[3511] Nûh, İbrahim ve Lût için kullanılmadığı halde Şuayb için kullanılan “soydaşları” (ehâhum) nitelemesiyle ilgili ayrıntılı bir tahlil için bkz: 11:61, not 75 Medyen’le ilgili bir açıklama için bkz: 7:85 not 66.
[3512] İki cümlecik arasındaki ve bağlacı “ki” ile karşılanmıştır. Reca için bkz: 25:21, not 30.
[3513] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 2:60, not 106.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a ibadet ediniz, son güne ümitvar olunuz. Ve yeryüzünde müfsitler olarak fesat çıkarmayınız.»
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik, onlara dedi ki: “Ey benim halkım! Yalnız Allah'a ibadet edin, âhiret gününü bekleyin ve ülkede fesatçılık yaparak düzeni bozmayın! ”
Medyen’lilere de kardeşleri Şuayb’ı elçi gönderdik; onlara dedi ki: “Ey halkım! Allah’a kulluk edin; Ahiret günü bir beklentiniz olsun. Huzursuzluk çıkararak Ülkeyi karıştırmayın.”
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey toplumum, Allah'a ibadet edin. Âhiret gününe umut bağlayın. Bozgunculuk yaparak ülkenin huzurunu kaçırmayın."