Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3381, sondan 2856. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 41. ayetidir. Ankebut Suresi 41. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 88 ve toplam ebced değeri ise 8926 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (15) ل (12) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
مثل الذين اتخذوا من دون الله اولياء كمثل العنكبوت اتخذت بيتا وان اوهن البيوت لبيت العنكبوت لو كانوا يعلمون
Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!
Putperestlerin dinlerinin anlamsızlığını, çürüklüğünü; onların tanrı diye inanıp bağlandıkları, sığınıp güvendikleri nesnelerin yararsızlığını anlatan âyet, daha genel olarak Allah’ı bırakıp O’ndan başkasını tanrı tanıyan veya böyle açıkça olmasa bile, tutum ve davranışlarıyla bir fâniye –olağan ve mâkul saygı sınırlarının ötesine geçerek– tanrı gibi bağlanan ve sadece Allah’tan bekleyebileceği yardım ve desteği ondan bekleyen insanın, içine düştüğü büyük yanılgıyı etkileyici bir benzetmeyle anlatmaktadır. 42. âyet, bu tür yanlış inanç ve davranışta olanlara bir uyarıdır. Bir önceki âyette Allah’tan başkasını dayanak edinenlerin ne kadar zayıf bir sığınağa güvendikleri belirtilmişti. Bu âyetin sonunda ise Allah’ın özellikle azîz (sınırsız derecede güçlü) ve hakîm (kusursuz hüküm ve hikmet sahibi) isimlerine vurgu yapılmakla şu gerçeğe işaret edilmiştir: Allah, düzmece tanrıları, fâni varlıkları kendisinin yerine koyarak onlara dayanıp güvenenleri, üstün gücüyle hikmetinin gerektirdiği şekilde cezalandıracaktır. Nitekim önceki âyetlerde kıssalarına değinilen kavimler bu cezayı tatmışlardır (bk. Taberî, XX, 151). Buna karşılık yalnız Allah’ı sığınak ve koruyucu (velî) bilenler, O’na inanıp bağlananlar, başka hiçbir şeyle mukayese edilemeyecek derecede güvenilir ve yararlı bir sığınak seçmişlerdir. Onlar bu seçimi yapmakla, kendilerine eksiksiz güveni, nihaî huzur ve mutluluğu bahşedecek olan bir velînin, sonsuz derecede güç ve hikmet sahibi bir koruyucunun himayesini hak etmişlerdir.
Örümcek ağının, kendisi bakımından sağlam ve yeterli bir yuva olduğu bilinmekte ise de âyette örümcek ağının, hâricî tesirlere karşı zayıf olduğu göz önüne alınmıştır.
Mehmet Okuyan
Allah’ın peşi sıra dostlar edinenlerin örneği, yuva edinen örümceğin örneği gibidir. Şüphesiz ki yuvaların en dayanıksız olanı elbette örümcek yuvasıdır.Keşke bilselerdi!
Ayetteki [el-‘ankebût] sözcüğü “dişi örümcek” anlamına geldiği için, bu durum çok önemli bir Kur’an mucizesine işaret etmektedir. Çünkü örümceklerin ağlarını dişi örümcekler yapmaktadır. Dolayısıyla [el-‘ankebût] sözcüğü bu gerçeğe dikkat çekmektedir.,Burada şirkin ve putperestliğin ne kadar sakat bir inanış biçimi olduğuna dikkat çekilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, dişi örümceğin durumu gibidir. O, bir yuva edinir. Halbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz dişi örümceğin yuvasıdır. Keşke bilselerdi![412]
[412] Şirkin, örümceğin yuvasına benzemesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIV, 475-480.
Erhan Aktaş
Allah'ın yanı sıra veliler¹ edinenlerin² durumu, kendisine ev edinen dişi örümceğin durumu gibidir. Kuşkusuz evlerin en dayanıksızı dişi örümceğin³ evidir. Keşke bunu kavrayabilselerdi.
1- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Çevirilerde “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğüne “dost” olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu sözcük, etik anlamıyla dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetme, koruma, gözetilme anlamına gelmektedir. Kur'an, “dost” deyimi için halil sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin, 2:254; 4:125; 17:73; 25:28) 2- Mürşid, efendi, âlim, mezhep, tarikat, ekol vb. şeyleri veli edinerek müşrik olanlar. 3-“Örümcek” değil de “dişi örümcek” denmesinin nedeni; dişi örümceğin yaptığı evde, çiftleştikten sonra erkek örümceği öldürmesindendir. Bu açıdan bakıldığında, dişi örümcek yuvası en yakın dostu için bile bir felaket, yok oluş yuvasıdır. Allah'ın yanı sıra veli edinenler de, tıpkı bu örnekte olduğu gibi, kendilerine örümcek yuvasına benzer bir yuva edinmiş olmaktadırlar.
Ahmet Akgül
Allah'ın dışında başka veliler (kurtarıcı merkezler ve emri dinlenen sapkın rehberler) edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; keşke bir bilselerdi.
Allah'tan başka dost ve yardımcı edinip onlara bağlananlar, kendisine bir ev edinen örümceğe benzerler. Evlerin en çürük ve zayıfı örümcek evidir, keşke bunu bilselerdi.
Allah'ı bırakıp, kulları durumundakilerden koruyucular, otoriteler edinenlerin durumu, dişi örümceğe sığınanların durumuna benzer. Dişi örümcek bir yuva yapar, bir aile kurar. Evlerin en çürüğü, tehlikeye en açık olanı, ailelerin en çok sıkıntı çekeni, dişi örümceğin evi ve ailesidir. Keşke, anlayabilselerdi.
Allah'tan başka dostlar edinenlerin örnekleri kendine bir ev edinen örümceğin örneği gibidir. Evlerin en dayanaksızı ise şüphesiz örümceğin evidir. Keşke bilselerdi!
Allah'ın dışında başka veliler edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi.
Allah'dan başka dostlar edinenlerin (putlara tapanların) hali, kendine bir ev yapan örümceğin hali gibidir. Halbuki evlerin en zayıfı muhakkak ki örümcek yuvasıdır, eğer bilselerdi...
Allah dışında dostlar (mabutlar) edinenlerin örneği, örümcek örneği gibidir: Kendine bir ev edinmiştir. Hâlbuki evlerin en zayıfı, örümcek evidir. Keşke bilmiş olsalardı!
Allah'tan başka (varlıkları ve güçleri) dost/sığınacak tanrı edinenlerin durumu, kendisine (ağdan) bir ev edinen örümceğe benzer. Hâlbuki evlerin en çürüğü örümcek ağıdır. Keşke bunu bilselerdi!
Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan dişi örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler.
Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, örümceğin durumu gibidir. Örümcek bir yuva edinir; halbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi!
Allah’tan başkasını dost edinerek kendilerine destek arayanların durumu, âyette örümceğe benzetilmiştir. Âyette özlü olarak ifade edildiği üzere, örümcek bütün bütün evsiz değildir, kendine bir yuva edinir; fakat örümcek yuvasının çürüklüğü meşhur meseldir. İşte örümceğin edindiği yuva ne kadar zayıfsa, Allah’tan başkasının destek ve himayesine güvenenlerin tutamağı da öylesine çürüktür.
Edip Yüksel
ALLAH'ın dışında edindikleri velilerin örneği, bir ev edinen dişi örümceğin örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en çürüğü (en az güvenilir olanı) dişi örümceğin evidir, keşke bilselerdi.
41-43 Zooloji konusunda bilgi sahibi olanlar, Black Widow adındaki bir dişi örümcek türünün eşini yediğini bilirler. Putlara ve müritlerine, dişi örümcek ve eşi örneğinin verilmesi ilginçtir. Ayette, örümcek için erkek "ankeb" değil, dişi "ankebut" kelimesinin kullanılmasına dikkat edin. (Ayetin gramatik yapısı 40:20 ayetinin gramatik yapısına benzemektedir.)
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi.
Allahdan başka veliylere tutunanların meseli örümcek meseli gibidir: bir ev edinmiştir fakat evlerin en çürüğü de şübhesiz örümcek evidir, eğer bilselerdi
Allahdan başka velîler edinenlerin sıfatı kendine bir yuva yapan örümcek misâli gibidir. Halbuki, eğer bilmiş olsalar, evlerin en çürüğü her halde örümcek yuvasıdır.
(1)“Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ebû Bekr-i Sıddīk ile küffârın (kâfirlerin) tazyîkından kurtulmak için tahassun ettikleri (sığındıkları) Gâr-ı Sevr (Sevr Mağarası)’nın kapısında, iki nöbetçi gibi iki güvercinin gelip beklemeleri ve örümcek dahi perdedâr (perdeci) gibi, hârika bir tarzda, kalın bir ağ ile mağara kapısını örtmesidir. Hattâ rüesâ-yı Kureyş’ten (Kureyş’in reislerinden), Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın eliyle Gazve-i Bedir’de öldürülen Übeyy İbn-i Halef mağaraya bakmış. Arkadaşları demişler: ‘Mağaraya girelim.’ O demiş: ‘Nasıl girelim? Burada bir ağ görüyorum ki, Muhammed (asm) tevellüd etmeden (doğmadan) bu ağ yapılmış gibidir.’ (...) Sûre-i Ankebût Mekke’de nâzil olduğu için, Kureyş’in îmâna gelmeyen reisleri Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’a sûikasd edeceklerini ve o sûikasdın içinde en zayıf ve en küçük bir hayvan olan bir örümcek o reislerin o şiddetli hücumlarına karşı mukābele edip galebe edecek. Yani örümceğin hânesi olan ağ en zayıf bir perde iken, o kuvvetli reisleri mağlûb edeceğini göstermekle âyet diyor ki: ‘En zayıf bir hayvana mağlûb olacaklarını, faraza bilseydiler, bu cinâyete ve bu sûikasda teşebbüs etmeyeceklerdi.’ ” (Emirdağ Lâhikası-II, 168)
İlyas Yorulmaz
Allah’dan başkasına sığınanların (evliya edinenlerin) misali örümceğin bir ev edinmesi gibidir. Eğer bilseler, evlerin en zayıf ve dayanıksızı, kesinlikle örümceğin evidir.
Allah/tan başka yâr ve mâbut edinenler kendine yuva edinen örümcek gibidir. Halbuki yuvaların en gevşeği örümcek yuvasıdır. Bunu bilselerdi putlara tapmazlardı.
(Ayette geçen “beyt” kelimesi Mu’cem’ul Vesit, Lisan’ul Arab, Kamus-i Muhit ve Sihah kitaplarında da yer aldığına göre “aile” anlamına da gelmektedir. Örümcek ağının en güçlü ağlardan olduğu ve günümüzde balık oltası ve kurşungeçirmez elbiselerin üretiminde kullanıldığı gerçeği ışığında örümcek ağlarının (yuvasının)” en gevşek yuva” olduğunu söylemek doğru değildir. Dolayısıyla “beyt” kavramından maksat; aile ilişkileri geçici maslahatlara dayanan ve maslahatlar bitince birbirini yiyen örümcek ailesidir. Bu yorum esasınca Allah’tan başkasını veli edinenlerin durumu da tıpkı örümcek ailesi gibidir. Aralarındaki maslahat ve menfaatler elde edilince birbirine düşman kesilmekte ve adeta birbirlerini yemektedirler. Nitekim ayetin sonundaki “keşke bilselerdi!” ifadesi de bu ilmi hakikatin nüzul esnasında bilinmediğine işaret etmekte ve Kur’an, bunu ilmi bir mucize olarak gaipten bildirmektedir.)
Mahmut Kısa
Allah’tan başkalarını kendilerine dost ve yardımcı edinenlerin durumu, tıpkı oraya buraya yapıştırdığı ağlarıylakendisine bir yuva yapan örümceğin durumuna benzer ki, en güvensiz, en çürük barınak, örümcek yuvasıdır, keşke bunu bilselerdi!
Allah’tan başka velîler1 edinenlerin durumu, kendi evini kendisi yapan örümcek gibidir.2 Keşke onlar, evlerin en dayanıksızının, örümceğin evi olduğunu bir bilselerdi!3
1 Burada ilâhlar denilmeyip de velîler denilmesi, özellikle gizli şirki işaret içindir. Ayrıca gösteriş yaparak Allah’a ibâdet edenler bu ibâdetlerini, kendileri gibi insanları şeyh, önder, kurtarıcı ve vasıta edinip onları ilâhlaştıranlar da onları, Allah’ın dışında velî edinmiş olurlar. 2 Burada teşbih-i temsili vardır. Yani benzetme yönü tek değildir. Velîler örümceğe değil, kendi ilâhı olan velîyi kendi kafasına göre seçen veya icat eden birisi, kendi eliyle evini yapan örümceğe, bu ilâhlaştırılan velîlerin ilâhî kuvvet ve kudret karşısındaki durumu, örümceğin evinin son derece zayıflığına ve bu velî edinilenlerden gelen menfaatleri de örümceğin evi vasıtasıyla edindiği basit menfaatlere, benzetilmiştir.3 Bu âyet, kendi ilâhı olan velîyi kendi kafasına göre seçenlerin, kâfirler gibi tamamen evsiz olmayıp, dünyalık birkaç “sinek avlayacak” kadar son derece basit bir evlerinin bulunduğunu, ama bunun yanında ebedî ahiret yurduna karşılık, basit dünya sineklerini, tercih etmelerinin yanlışlığını da ifâde etmektedir. Yani, Allah’tan başkasına dayanan her ümit temelsizdir.
Muhammed Esed
ALLAH'TAN başka [varlıkları ve güçleri] sığınak kabul edenlerin durumu, kendisine ağ ören örümceğin durumuna benzer: çünkü barınakların en zayıfı örümcek ağıdır. Keşke bunu anlasalardı!
Allah ile aralarına koyup sığınacak birtakım veliler/otoriteler edinenlerin durumu; kendine yuva yapan dişi örümceğin durumuna benzer ki, yuvaların en zayıfı örümceğin yuvasıdır. Keşke bu hakikati kavrayabilselerdi. 2/165...167, 10/18, 42/6...10
ALLAH’TAN başkalarını sığınacak otorite[3519] edinen kimselerin durumu, ördüğü ağı ev edinen dişi örümceğin durumuna benzer;[3520] ne ki evlerin en çürüğü, elbette örümcek ağıdır: keşke bunu kavrayabilselerdi.[3521]
Mustafa İslamoğlu Ankebut Suresi 41. Ayet Açıklaması
[3519] Lafzen: “evliya..”
[3520] ‘Ankebût, genellikle “dişi örümcek” için kullanılır (Ferrâ). Erkeğine ‘ankeb adı verilir. Özellikle “dişi örümcek”ten söz edilmesi, bu aileye ait bir çok alt türde dişi örümceğin çiftleştikten sonra eşini öldürmesiyle açıklanabilir. Günahın peşine gidenler, dişi örümceğin peşinden gidip canlarından olan erkek örümceklere benzetilir. Zımnen: Günah caziptir. Fakat bu cazibe öldüren cazibedir.
[3521] Pamuk ipliğine umut bağlayanlara bir atıf.
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah'tan başka velîler ittihaz edenlerin meseli bir ev edinmiş olan örümceğin meseli gibidir. Ve şüphe yok ki, evlerin en çürüğü elbette ki, örümceğin evidir. Eğer bilir kimseler olsalar idi.
Allah'tan başka hâmi, sığınacak tanrı edinenlerin durumu, tıpkı kendine yuva yapan örümceğin haline benzer. Halbuki en çürük yuva, örümcek ağıdır. Keşke bu gerçeği bir bilselerdi!
Yani örümceğin girdiği ev ne kadar zayıf ve güvensizse, o kâfirlerin bel bağlayıp tutundukları, himayelerine sığındıkları tanrılar da öyle zayıftır, ama ne yazık ki, bu kadar açık bir gerçeği anlamıyorlar.
Süleymaniye Vakfı
Allah’tan önce velilere(dostlara) sarılanların durumu örümceğin durumuna benzer. Örümcek bir yuva edinir ama yuvaların en gevşeği örümcek yuvasıdır. Keşke bunu bilselerdi.
Allah'tan başka veli edinenlerin hali, örümceğin durumu gibidir. Örümcek de bir yuva yapar; fakat yuvaların en zayıfı örümceğin yuvasıdır—keşke bilseler!(3)
(3) Örümcek ağı, sığınılacak bir yer olarak pek zayıf düşmekle beraber, âyette geçen beyt kelimesi, mucizevî bir kinaye ile, örümceğin aile hayatını da çağrıştırmaktadır. Gerçekten, bu açıdan da yuvaların en zayıfı örümceğin yuvasıdır; çünkü örümcek, hayvanlar âleminde, aile bağları en zayıf olan hayvandır. Dişi örümceğin çiftleştikten sonra yaptığı ilk iş, eşini yemektir. Fakat o da uzun bir ömür sürmez; evlâtlarının yumurtadan çıktığını göremeden ölür. Yumurtalardan ilk çıkan ise, henüz çıkmamış olanları yer. Böylece, anne-baba ve evlâtlar arasındaki bütün bağları ölümcül ilişkilerden ibaret bir yuvanın zayıflığını düşünün, düşünebilirseniz! Ve Allah’ın rahmetinden başka sığınacak kapı arayanların içinde bulunduğu durumu bununla karşılaştırın.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın berisinden veliler edinenlerin durumu, bir ev edinen dişi örümceğin durumuna benzer. Ve evlerin en güvensizi/en zayıfı elbette ki, dişi örümceğin evidir. Keşke bilselerdi!