Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3394, sondan 2843. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 54. ayetidir. Ankebut Suresi 54. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 38 ve toplam ebced değeri ise 2106 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (5) ل (4) م (2) bulunuyor.
İnkârcıların Hz. Peygamber’den tehdit edilip uyarıldıkları azabı çabuklaştırmasını istemeleri, gerçekten böyle bir azaba inandıkları ve ona razı oldukları anlamına gelmez; onlar, bu ifadeleriyle aksine azaba inanmadıklarını açıkça ortaya koyarak alaylı bir üslûpla Peygamber’e karşı meydan okuyorlardı. 53. âyete göre söz konusu azabın gerçekleşme zamanı ilâhî hikmet tarafından tayin edilmiş olup o zaman gelince, onlar farkında bile olmadan azap ansızın başlarına gelecektir. İnkârcıların cezasının hemen verilmeyip belli bir zamana ertelenmesinin, tuttukları yanlış yoldan dönmelerine fırsat vermek, Allah’ın ne kadar sabırlı ve merhametli olduğunu göstermek gibi hikmetleri vardır (İbn Âşûr, XXI, Tefsirlerde 53. âyetteki azapla putperestlerin, Bedir Savaşı’nda yaşadıkları büyük yenilgi ve kayıplarının kastedildiği yorumu da yapılmıştır. Nitekim müslümanlar karşısındaki ilk mağlûbiyetleri olan bu savaş onlar için sonun başlangıcı olmuştur. Böylece “Hadi bizi tehdit ettiğin azabı hemen şimdi getir!” diyerek meydan okuyanlar, daha dünyada iken cezalandırılmışlardır. 54-55. âyetler ise inkârcıların kendi yapıp ettikleri yüzünden âhirette uğrayacakları cezanın dehşetini, kaçınılmazlığını ve kuşatıcılığını özetlemektedir. Tarihsel bağlamda Kur’an’ın ilk muhatapları konumundaki putperest Araplar’ı uyaran bu âyetler, evrensel planda her devirde İslâmî inanç ve değerler karşısında benzer düşmanlıkları sergileyenleri ilgilendiren umumi bir ikaz anlamı da taşımaktadır.
(O kâfirler) Azabın (bir an evvel gelmesi için) senden acele (davranmanı) istiyorlar ya... Oysa gerçekten cehennem, o inkâr edenleri (zaten) kuşatmış durumdadır.
Evet, senden azabı çarçabuk getirmeni istiyorlar, aceleye gerek yok. Halbuki cehennem, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri o gün kıskıvrak kuşatacaktır.
Evet senden küstahça âcilen dünyada kendilerini cezalandırmanı istiyorlar. Şüpheleri olmasın, Cehennem kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri abluka altına almıştır.
Cemal Külünkoğlu Ankebut Suresi 54. Ayet Açıklaması
Cehennemi sadece ahiretin azap yeri olarak düşünmemek gerekir. “Cehennemin inkârcıları kuşatması” daha dünyada iken azabın onlara yaklaşması demektir. Ve bu azabın illa da ateşten olması da gerekmiyor. Çok büyük servete sahip olmasına rağmen adam karısından, karısı kocasından çekmektedir. Evlatları kötü alışkanlıklarıyla, uyuşturucu belasıyla, kazandıklarını çarçur etmekle başlarına dert olmuştur. Bir gün çok iyi kazanmış, ertesi günü kaybetmiş, stresten sıkıntıdan şekeri tansiyonu fırlamış, kalp spazmı geçirmiş krize yakalanmıştır. Borsada bir günde milyonları vurmuş ama bir gecede batırmıştır ve psikolojik tedaviye başlamıştır. Çocukları çok pahalı ve meşhur okullarda okumuş ama iyi bir üniversiteye girememiştir, hava atamadığı ve caka satamadığı için kahrolmuştur. Yani daha cehenneme gitmeden cehennemin azabını dünyada iken çekmeye başlamıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
54,55. Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: "Yaptıklarınızın karşılığını tadın" der.
Burada sebebin hâli, müsebbebin hâli durumunda gösterilmiştir. Zira cehenneme girme sebebi olan inkâr ve isyan, şimdiden, kâfirleri kuşatmış bulunmaktadır. Şöyle de denilmiştir: Küfür ve isyanlar, gerçekte cehennemdir. Ama bu dünyada bu surette tezahür etmiştir.
Süleyman Ateş
Cehennem o nankörleri kuşatmış iken, onlar hala senden azabı çabuk istiyorlar.