Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 386, sondan 5851. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 93. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 93. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 97 ve toplam ebced değeri ise 5656 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (19) ل (14) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
كل الطعام كان حلا لبني اسرايل الا ما حرم اسرايل على نفسه من قبل ان تنزل التورية قل فأتوا بالتورية فاتلوها ان كنتم صادقين
Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.”
Hz. Ya‘kub’un diğer adı İsrâil’dir (İsrâil ve İsrâiloğulları hakkında bilgi için bk. Bakara 2:40). Tefsirlerdeki çeşitli rivayetlerden anlaşıldığına göre Ya‘kub aleyhisselâm ağır bir hastalığa yakalanınca doktorların tavsiyeleriyle veya kendi tecrübesi neticesinde deve etini ve sütünü kendisine yasaklamıştı. Daha sonra gelenler ise bunları büsbütün kendilerine haram saymışlardı. İşte âyette İsrâil’in kendi tercihiyle kendisine haram kıldığı bildirilen yiyecek bu olmalıdır (Elmalılı, II, 1148). İsrâiloğulları, Tevrat ininceye kadar Hz. İbrâhim’in şeriatıyla yaşıyorlardı ve yüce Allah bu şeriatta temiz yiyeceklerin hiçbirini haram kılmamıştı. Daha sonra yahudilerin, insanları Allah yolundan alıkoymaları ve birtakım haksızca ve edepsizce davranışları yüzünden –ceza olarak– birçok temiz yiyecek Tevrat’ta kendilerine haram kılınmıştır. Bu durum Kur’an-ı Kerîm’de anlatılınca (meselâ bk. Nisâ 4:160; En‘âm 6:146) yahudiler bunu reddetmişler ve bu âyetlerde haram kılındığı bildirilen yiyeceklerin, Hz. Mûsâ’dan önceki peygamberler zamanında da haram olduğunu iddia etmişlerdir. Oysa bu yiyecekleri Hz. Mûsâ’ya indirilmiş olan Tevrat haram kılmıştır. Bu âyetler yahudilerin söz konusu iddialarının asılsız olduğunu ortaya koymuştur (Şevkânî, I, 401-402).
Muhammed Abduh âyeti daha farklı açıdan ele almaktadır. Ona göre âyette anlatılan İsrâil’den maksat Hz. Ya‘kub’un kendisi değil İsrâil halkıdır. Nitekim kendileri İsrâil ismini bu anlamda kullanırlar. Halkın bu yiyecekleri kendilerine haram kılmasından maksat da haram kılınmasına sebep olacak kötülükleri işlemiş olmalarıdır. Daha önce bütün yiyecekler İsrâiloğulları’na helâldi. Sonra işledikleri kötülüklerden dolayı yüce Allah İsrâiloğulları’nı cezalandırmak ve terbiye etmek için bazı temiz yiyecekleri Tevrat’ta onlara haram kıldı. Nitekim Nisâ sûresinin 160. âyetinde “Yahudilerin zulmü sebebiyle kendilerine daha önce helâl kılınmış bulunan temiz şeyleri onlara haram kıldık” buyurulmaktadır (Reşîd Rızâ, IV, 3).
Allah geçmişte bazı kavimlerin işledikleri kötülükler sebebiyle ceza olarak veya insanları imtihan etmek maksadıyla daha önce helâl olan bazı şeyleri onlara haram kılmıştır. Bu cümleden olarak yahudilerin yaptıkları haksızlıklar, insanları Allah yolundan alıkoymaları, faiz ve benzeri konulardaki bazı yasakları çiğnemeleri yüzünden, önceden mubah olan bazı yiyecekler konusunda –onlara mahsus olmak üzere– bazı yasaklar konmuştur (bk. En ‘âm 6:146). Hz. Peygamber dönemindeki yahudiler, ilâhî kitaplar arasında neshin söz konusu olmadığını, dolayısıyla yiyeceklerle ilgili bu şekilde yeni bir yasaklamadan söz edilemeyeceğini ileri sürmüşler; böylece Hz. Peygamber’in de yalancı olduğunu ispatlamak istemişlerse de âyet son derece açık olup Tevrat’ı da şahit tutmaktadır. Nitekim bu yasaklarla ilgili Tevrat’taki âyetlerin üslûbundan da söz konusu yasakların Hz. Mûsâ zamanında başlatıldığı anlaşılmaktadır (bk. Levililer, 3:17; Tesniye, 14:7 vd.).
Yahudiler iddialarında ısrar edince yüce Allah, “De ki: Doğru söylüyorsanız Tevrat’ı getirip okuyun!” buyurmuş, böylece onlar da susmak zorunda kalmışlardır. Çünkü Tevrat’ta bu yiyeceklerin önceki peygamberler zamanında haram kılındığına dair herhangi bir delil yoktur. Gerçeğin açıkça ortaya çıkmasına rağmen hâlâ bâtıl ve haksız bir iddiada inat eden yahudileri yüce Allah 94. âyette “Allah’a karşı iftiracılar ve zalimlerin kendileri” olarak nitelemiştir.
Mehmet Okuyan
Tevrat indirilmeden önce, [İsrail]’in (Yakup’un) kendisine haram kıldıkları dışında, İsrailoğullarına bütün yiyecekler helaldi. De ki: “Doğruysanız o zaman Tevrat’ı getirip onu okuyun!”
Mehmet Okuyan Âl-i İmran Suresi 93. Ayet Açıklaması
[İsrâîl] kelimesi İsrailoğulları’nın soylarının geldiği ilk atası olarak kabul edilen “Hz. Yakup” için kullanılmaktadır.,Burada sözü edilen özel haramlarla ilgili bkz. Nisâ 4:160-161: En‘âm 6:146.
Bayraktar Bayraklı
Tevrat indirilmeden önce, İsrâil'in/Yakup'un günah diyerek kendine yasakladığı şeyler dışında bütün yiyecekler İsrâiloğulları'na helâl idi. De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz Tevrat'ı getirin de okuyun.”
Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in kendisine haram kıldıklarının dışında bütün yiyecekler İsrailoğulları'na helaldi. De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, haydi Tevrat'ı getirip okuyun.”
Tevrat indirilmeden evvel, İsrail'in (Yakub peygamberin ve Yahudi kâhinlerin) kendine haram kıldıklarından başka, İsrailoğullarına bütün yiyecekler helâl idi. De ki: "Şu halde eğer doğruysanız, (tahrif edilmemiş) Tevrat'ı getirin de onu okuyun (o zaman gerçek anlaşılıverir) ."
İsrail, Tevrat inmeden kendisine neleri haram ettiyse onlardan başka her çeşit yiyecek, İsrailoğullarına helaldi. De ki: Sözünüz doğruysa getirin Tevrat'ı da okuyun bakalım.
Bu âyet, Musevilerin itirazlarına cevaptır, çünkü onların dininde deve haramdır (Tesniye, 14, 6).
Abdullah Parlıyan
Tevrat indirilmeden önce İsrail'in yani Yakub peygamberin kendine haram kıldığı şeyler dışında tüm yiyecekler İsrailoğullarına helal idi. Onlara de ki: “Tevrat'ı ortaya getirin de O'nu okuyun, eğer doğru sözlü iseniz.”
Tevrat'ın Mûsâ'ya indirilmesinden önce, İsrâil'in (Yâkub'un) kendisine haram kıldığının dışında, İsrâiloğulları'na her türlü yiyecek helâl idi. Onlara:
“Deve eti ve deve sütünün şeriatınızda haram kılındığı konusundaki sözünüz doğru ise eğer, Tevrât'ı getirin, doğruluğunuzu tasdik eden hükümleri okuyun bakalım” de.
Tevrat indirilmeden önce İsrail'in kendine haram kıldıklarının dışındaki bütün yiyecekler İsrailoğullarına helaldi. De ki: "Eğer doğru sözlü iseniz getirin Tevrat'ı da okuyun." [15]
15.Bu ayeti kerimede geçen İsrail, Hz. Ya`kub (a.s.)`dur. Bu ayeti kerime yahudilerin Resulullah (a.s.)`a "Sen İbrahim`in tevhid dini üzere olduğunu ileri sürüyorsun. Oysa o senin gibi deve eti yemezdi" demeleri üzerine inmiştir. Deve eti yahudilere Tevrat`ta yasak edilmemişti. Ancak Hz Yakub (a.s.) bir adağına binaen onun etini kendine haram kılmıştı. Yahudilerdeki deve eti yasağı buradan gelmektedir. Ayeti kerimede de bu yasağın vahiyle bildirilmiş bir yasak değil Hz. Ya`kub (a.s.)`un kendi içtihadıyla belirlediği bir yasak olduğuna dikkat çekilmektedir.
Ali Bulaç
Tevrat indirilmeden evvel, İsrail'in kendine haram kıldıklarından başka, İsrailoğullarına bütün yiyecekler helal idi. De ki: 'Şu halde eğer doğruysanız, Tevrat'ı getirin de onu okuyun'.
Tevrat indirilmeden önce (Yakub'un nefsine haram kıldığından başka) yiyeceğin hepsi İsrailoğullarına halâl idi. Sen onlara! “-Eğer sadıklarsanız sahih Tevrat'ı getirin de onu güzelce okuyun” diye söyle.
Bütün yiyecekler, Yahudiler için helal idi. Tevrat inmeden evvel Yakub’un kendisine haram kıldığı şeyler müstesna. İşte Tevrat’ı getirin, (şu helaldir, şu haramdır demelerinizde) doğru iseniz, onu okuyun.
Tevrat inmeden önce, Yakup'un kendisine, haram kıldığı şeylerden başka, her türlü yeyim, Yakup oğullarına helâl bulunuyordu, diyesin ki : «Eğer siz gerçekseniz, getiriniz Tevrat'ı, hemencek okuyunuz»
Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakup'un) kendisine haram kıldığı şeylerin dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun!”
Cemal Külünkoğlu Âl-i İmran Suresi 93. Ayet Açıklaması
Bkz. 6:146Bazı Yahudilerin Hz. Peygamber’e; “Hem İbrahim’in dininden olduğunu söylüyorsun hem de deve eti yiyor ve deve sütü içiyorsun. Oysa İbrahim Peygamber deve eti yemez ve onun sütünden de içmezdi” demeleri üzerine, Allah bu âyetle Yahudilerin asılsız söylemlerine cevap veriyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Tevrat'ın indirilmesinden önce İsrail'in kendisine haram ettiğinden başka bütün yiyecekler İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Doğru sözlü iseniz Tevrat'ı getirip okuyun".
Tevrat'ın indirilmesinden önce, İsrail'in (Ya'kub'un) kendisine haram kıldıkları dışında, yiyeceğin her türlüsü İsrailoğullarına helâl idi. De ki: Eğer doğru sözlü iseniz, o zaman Tevrat'ı getirip onu okuyun.
Tevrat indirilmeden önce İsrail kendisine haram kılıncaya kadar İsrailoğullarına tüm yiyecekler helal idi. "Doğru sözlülerseniz Tevrat'ı getirip okuyun," de.
Tevrat indirilmeden önce, İsrail (Yakub)in kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğrulardan iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun".
Tevrat indirilmeden evvel İsrailin nefsine haram kıldığından başka yiyeceğin hepsi Beni İsraile halâl idi, de ki: haydi Tevratı getirin de onu güzelce okuyun eğer sadıksanız
Tevrat indirilmezden evvel — Ya'kubun kendisine haram kıldığı şeylerden başka — yiyeceğin her türlüsü İsrail oğulları için helâl idi. De ki: «Eğer doğrucular iseniz Tevratı getirin de onu okuyun».
Tevrât indirilmeden önce (bir adağına binâen) İsrâîl'in (Ya'kub'un) kendine haram kıldığı şeyler(2) dışında, bütün yiyecekler İsrâiloğullarına helâl idi. De ki: “Eğer (iddiânızda)doğru kimseler iseniz, haydi Tevrât'ı getirin de onu okuyun!”
(2)Bu âyet-i kerîme yahudilerin Peygamber Efendimiz (asm)’a: “Sen İbrâhîm’in dîninden olduğunu zannediyorsun. Hâlbuki o, deve eti yemez, sütünü içmezdi. Fakat sen bunları yiyorsun!” demeleri üzerine inmiştir. Hz. Ya‘kūb (as) bir hastalığa yakalanmış, eğer şifâ bulursa deve etini yemeyeceğine, sütünü içmeyeceğine dâir adakta bulunup bunları kendine haram kılmış, daha sonra bunlar Tevrât’ta da yasaklanmıştı. Bu hâdise, İbrâhîm (as)’dan sonra olan bir hâdisedir. Âyet, yahudilerin bu iddiâlarını boşa çıkarmıştır. (Celâleyn Şerhi, c. 1, 451)
İlyas Yorulmaz
Tevrat indirilmeden önce İsrail’in kendi nefsine yasakladığı şeylerin dışında, İsrailoğulları na yiyeceklerin tümü helal idi. Deki “Tevrat’ı getirin, eğer doğru söyleyenlerden iseniz, o nu (her şeyin helal olduğuna dair iddianızı) okuyun.”
Tevrat/ın indirilmesinden evvel İsrail/in kendisine haram kıldığı şeylerden başka yiyeceğin her biri [¹] İsrail oğullarına helâl idi. Onlara de ki dâvanızda gerçek iseniz haydi Tevrat-ı getirin de okuyun [²].
İsmail Hakkı İzmirli Âl-i İmran Suresi 93. Ayet Açıklaması
[1] Veya her nev'i.[2] Yahudiler «sen İbrahim dininde bulunduğunu iddia ediyorsun, halbuki o deve eti yemez, sütünü içmezdi» demeleri, veya «o haram olanlar Tevrat ile haram kılınmıştır» demeleri üzerine onları red için nâzil olmuştur,
Kadri Çelik
Tevrat'ın indirilmesinden önce İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram ettiğinden başka, bütün yiyecekler İsrail oğullarına helal idi. De ki: (Deve eti ve sütünün haram olduğu hususunda) “Doğru sözlü iseniz Tevrat'ı getirip okuyun.”
Diğer adı Yakup olan İsrail Peygamberin tedavi, adak, perhiz ve benzeri kişisel sebeplerle kendisine yasakladığı bazı yiyecekler hariç, Tevrat indirilmeden önce bütün temiz ve yararlı yiyecekler İsrail Oğulları’na helâl idi. İsrail Oğulları’nın bugün hâlâ geçerli kabul ettikleri yasaklar ve düzenlemeler, ancak Tevrat gönderildikten sonra ve o zamanın toplumsal ve kültürel şartlarına uygun olarak belirlenmiş geçici kanunlardı. Eğer bunlar kıyâmete kadar değiştirilemeyecek evrensel yasaklar olsaydı, başlangıçtan beri bütün şeraitlerde haram kılınmış olmaları gerekirdi. O hâlde, İsrail Oğulları’nın, Tevrat’taki bazı hukuki-toplumsal kuralları ve sınırlamaları zaman ve zeminin şartlarına göre yeniden düzenleyen bu son ilâhî mesajı inkâr etmeleri için ellerinde hiçbir delil, hiçbir geçerli mâzeret yoktur.Ey Muhammed, onlara de ki:“Eğer Kur’an’ın helâl kıldığı bu yiyeceklerin Allah tarafından ebediyen haram kılındığını öne sürüyorsanız ve iddianızda gerçekten samîmî iseniz, haydi Tevrat’ı getirin de okuyun! Okuyun ki, bu haramların evrensel olduğu iddianızı destekleyecek en küçük bir delilin bile Tevrat’ta bulunmadığını ve Son Elçiye iman etmenizi emreden Tevrat’a ihânet ettiğinizi herkes görsün!”
"Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendi nefsine haram kıldığından başka, İsrail’in oğulları için bütün Yiyecekler halâl idi".
De ki:
-“Doğru söyleyen / sadık idiyseniz, hadi, getirin Tevrat’ı, okuyun!”.
İsrâil’in (Yâkûb’un),1 Tevrât’ın indirilişinden önce kendisine yasakladıkları dışında kalan tüm yiyecekler, İsrâil oğulları’na helâl idi.2 (Ey Muhammed!) onlara: Eğer doğru söylüyorsanız, Tevrât’ı getirip okuyun.” de.
1 İsrâil: Hz. Yakub (a.s.)'ın lâkabı veya diğer adıdır. Bk. (Bakara: 40, Meryem: 58) İsrâil kelimesi, İbranice bir kelime olup; safvetullah (Allah'ın seçkini) veya “Abdullah” yani “Allah’ın kulu” anlamına gelir. Buradaki “İsrail” kelimesi hakkında her ne kadar bazıları, bununla İsrâil Oğulları kastedilmektedir demişlerse de çoğunluk bununla kastedilenin, Yâkûb (a.s) olduğu kanaatindedir.2 Tevrât’tan önce Hz. Yâkûb’un kendine haram kıldığı şeyler dışında diğer yiyecekler, İsrâil oğullarına haram değildi. Hz. Yâkûb da bunları, ya adak olarak, ya da hastalığından dolayı kendisine yasaklamıştı. Ancak, En’am: 146. âyette İsrâil oğullarının yemeleri yasaklanan; sığır ve davar (koyun-keçi) dışındaki tüm tırnaklı hayvanların (ister geviş getirsin isterse getirmesin deve, at, eşek, kuşlar… gibi) etleri ve iç yağıyla böbrek yağları, esasen haram olduklarından dolayı değil de onlara sadece azgınlıklarının bir cezâsı olarak yasaklanmıştı. Bk. (En’am: 146)
Muhammed Esed
TEVRAT indirilmeden önce, İsrailoğulları'nın [günah diyerek] kendine yasakladığı şeyler dışında bütün yiyecekler onlara helal idi. 73 De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz Tevrat'ı getirin de onu okuyun!”
Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in kendine haram kıldıklarının dışında, İsrailoğullarına bütün yiyecekler helal idi. De ki: “Eğer iddianızda doğruysanız, Tevrat’ı getirip okuyun!” 6/146, 16/116
Tevrat indirilmeden önce İsrâil(oğullarının)[631] kendisine haram kıldığı şeyler dışında bütün yiyecekler İsrâiloğullarına helâl idi.[632] De ki: “Hadi, eğer sözünüzün eriyseniz, getirin Tevrat’ı da okuyun da görelim!”
Mustafa İslamoğlu Âl-i İmran Suresi 93. Ayet Açıklaması
[631] Buradaki İsrâil’den kasıt İsrâiloğulları olsa gerektir. Yahudiler, kendileri için İsrâil adını yalın olarak kullanırlar. Tefsirlerde, İsrâil’den kastın Yakub Nebi olduğuna dair rivayetler gelmişse de, bu kesin bir delile dayanmaz. Bu konudaki rivayetler -her ne kadar Hakim İbn Abbas’a atfedilen bazı rivayetlerin sıhhatine hükmetmişse de- İsrâiliyyat menşelidir. Hz. Yakub’un Allah’la sabaha kadar güreşip onu yendiği türünden Allah’ı cisimleştiren rivayetler de bu çerçevede anlatılır (Menâr).
[632] Mü’min İsrâiloğullarının Yahudileşme göstergelerinden biri olan gösterişçi sahte dindarlığın rolüne dair dikkat çekici bir örnek.
Ömer Nasuhi Bilmen
Bütün taamlar, Tevrat'ın nüzûlünden evvel İsrailoğullarına helâl idi. İsrailin kendi nefsine haram kıldığı şeyler müstesna. De ki: «Eğer sâdık kimseler iseniz Tevrat'ı getiriniz de onu okuyuveriniz.»
Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (yani Yâkub'un) kendi nefsine haram kıldığı hariç, diğer bütün yiyecekler İsrailoğullarına helâl idi. De ki: İşte meydan! İddianızda tutarlı iseniz Tevrat'ı getirip okuyun!
Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in kendisine haram kıldığı şeyler dışında, İsrail oğullarına bütün yiyecekler helaldi. De ki: "Doğru iseniz, Tevrat'ı getirip okuyun."
Süleyman Ateş Âl-i İmran Suresi 93. Ayet Açıklaması
İsrâîl: Hz. Ya'kub'un unvânıdır.
Süleymaniye Vakfı
(Yahudiler dedi ki)[1] Tevrat indirilmeden İsrail’in (Yakub’un)[2], kendine haram ettikleri dışında bütün yiyecekler İsrailoğullarına helaldir. De ki “İddianızda haklı iseniz Tevrat’ı getirin de okuyun bakalım.”
Süleymaniye Vakfı Âl-i İmran Suresi 93. Ayet Açıklaması
[1] "Dediler ki" kısmı tarafımızdan ilave edilmiştir. Bunun sebebi, daha sonra gelen ".. de ki," sözüdür. Yahudiler dayanaksız bir iddiada bulunarak İsrail'in yani Yakub'un kendine haram kıldığı dışında bütün yiyeceklerin onlara helal olduğunu söylüyorlar. Tevrat'da böyle bir şey olmadığından yalanları yüzlerine vurularak " getirin Tevrat'ı da okuyun; eğer iddianız doğru ise" deniyor. [2] Yakup (as)'nin lakabı İsrail'dir. Bu nedenle onun soyundan gelenlere İsrailoğulları denir.
Şaban Piriş
93,94. -Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in kendine haram kıldıklarının dışında, İsrail oğullarına her yiyecek helal idi. “Eğer doğru söyleyenler iseniz Tevrat'ı getirip okuyun!” de. Bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, onlar zalimlerin ta kendileridir.
Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (18) kendisine haram ettikleri dışında bütün yiyecekler İsrailoğullarına helâl idi. De ki: Getirin Tevrat'ı da okuyun, eğer sözünüzde haklı iseniz.
Tevrat indirilmeden önce İsrail'in kendi nefsine haram kıldığı şeyler dışında tüm yiyecekler İsrailoğullarına helaldi. Onlara de ki: "Tevrat'ı ortaya getirin; doğru sözlü iseniz onu okuyun."
her ŧa'am oldı-y-ıdı ḥelāl ya'ķub oġlanlarına; įllā ol kim ḥarām eyledi ya'ķub gendüzi üzere, andan ilerü kim indürinile tevrįt. eyit: “pes getürüñ tevrįt’i oķın anı ger olasız girçekler.”