Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3424, sondan 2813. ayet; 30. sure ve Rum Suresinin 15. ayetidir. Rum Suresi 15. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 3227 olarak hesaplanmıştır. Rum Suresinin toplam ebced değeri 268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (4) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
فاما الذين امنوا وعملوا الصالحات فهم في روضة يحبرون
Dünya hayatında sınav ortamının icaplarından olmak üzere müminler ve inkârcılar bir arada yaşarlarken, mahşer günü bu birliktelik sona erecek, iman edip Allah’ın hoşnutluğuna uygun yararlı işler yapanlar Allah katında itibarlı bir mevki kazanmanın ve cennet nimetlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşayacaklar, inkâr edip ilâhî bildirimleri yalan saymayı inatla sürdürenler ise âhiret azabı ile baş başa bırakılacaklardır. 14. âyetin “insanlar birbirinden tamamen ayrılacaklar” diye çevrilen kısmı, müminlerin görecekleri muamele açısından kâfirlerden ayırt edileceği veya müminlerin bir daha bir araya gelmemek üzere kâfirlerden ayrılacakları şeklinde de açıklanmıştır (İbn Atıyye, IV, 331). 15. âyetin “güzel bir bahçede” şeklinde tercüme edilen kısmıyla genellikle cennetin kastedildiği kabul edilmektedir. Bu âyetin “ağırlanırlar” şeklinde çevirdiğimiz kısmına “sevindirilirler, nimetlere mazhar kılınırlar, kendilerine iyi muamele yapılır, ikramda bulunulur” anlamları da verilmiştir (Şevkânî, IV, 250-251).
Mehmet Okuyan
İman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar cennette (nimetlerle) neşelendirileceklerdir.
İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, işte onlar Cennet bahçelerinde nimetlere ve sevince mazhar olacaklar, güzel sadâlar, nağmelerle zevke dalacaklar.
Allah’a ve âhiret gününe yürekten inanan ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan kimseler, sonsuz nîmetlerle donatılmış cennet bahçelerinde, sevinç ve neşe içinde keyif sürecekler.
[3572] Veya: “sevince gark olacaklar”. Ravda için bkz: 42:22. Burada ve Zuhruf 70’te geçen yuhberûnun türetildiği el-hubûrun lügat mânası “şiddetli sevinç” ya da “insana neşe ve sevinç taşıyan şey”dir (Lisân ve Tâc). Veki’ bu kelimeyi “cennet şarkıları dinlerler” şeklinde açıklamıştır. Zemahşerî bunu tefsir sadedinde, Allah Rasûlü’nün cennette müzik ve şarkı dinlemeye ilişkin bir soruya verdiği olumlu cevabı nakleder (Krş: Zeccâc). Cennetliklere koro halinde müzik dinletisi hakkında hadisler vardır (Tirmizî, Sıfatu’l-Cenne, 24). Müzik hakkında lehte ve aleyhte tüm hadisleri değerlendiren mütekâmil bir risale için bkz: İbn Hazm, el-Ğınâu’l-Mulhî (Resâil içerisinde, Beyrut, 1987).
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi o kimseler ki, imân etmişler ve sâlih sâlih amellerde bulunmuşlardır. Artık onlar bir bahçede sevinç içinde kalırlar.