Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3455, sondan 2782. ayet; 30. sure ve Rum Suresinin 46. ayetidir. Rum Suresi 46. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 83 ve toplam ebced değeri ise 8796 olarak hesaplanmıştır. Rum Suresinin toplam ebced değeri 268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (10) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن اياته ان يرسل الرياح مبشرات وليذيقكم من رحمته ولتجري الفلك بامره ولتبتغوا من فضله ولعلكم تشكرون
Vemin âyâtihi en yursile-rriyâha mubeşşirâtin veliyużîkakum min rahmetihi velitecriye-lfulku bi-emrihi velitebteġû min fadlihi vele’allekum teşkurûn(e)
Rüzgârları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah’ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, O’nun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar.
Her gün iç içe yaşadığımız ve çoğu defa sıradan durumlar olarak algıladığımız tabiat olaylarının gerçekte Allah’ın birliğinin ve kudretinin açık kanıtları olduğu ve aklını işleten kimselerin bunlardan önemli sonuçlar çıkarabileceği Kur’an’da değişik vesilelerle belirtilmiştir. Doğal çevrede ortaya çıkan bozulmaya değinilen 41. âyetten sonra bu hususa dikkat çekilmesi de oldukça mânidardır. Buna göre tabiat, Allah’ın verdiği düzenle işlerken yaratanına kanıt değeri taşıyacak kadar mükemmeldir; ne var ki bu, insan eliyle bozulabilmektedir (rüzgârların estirilmesi, gemilerin yüzmesinin sağlanması, bulutların harekete geçirilmesi, yağmurun yağdırılması, ölümünden sonra toprağa can verilmesi ile ilgili açıklamalar için bk. Bakara 2:164; İbrâhim 14:32-34; Hicr 15:22-23; Nahl 16:10-11, 14-16; İsrâ 17:66; 49. âyette geçen müblisûn kelimesinin açıklaması için bk. 12. âyetin tefsiri).
47. âyette yer alan ve “İnananlara yardım etmek de bize düşer” şeklinde tercüme edilen cümlenin lafzına bakarak, müminlerin Allah’a karşı hak iddia edebilecekleri ve O’nun da kendilerine karşı görevinin bulunduğu gibi bir anlam çıkarmamak gerekir. Zira bu, inananların Allah katındaki dereceleriyle ilgili bir iltifat ifadesi olup onlara moral verme ve onları onurlandırma amacı taşımaktadır. Hz. Peygamber’in, “Şayet müslüman bir kimse din kardeşinin namusunu müdafaa ederse, Allah’ın da kıyamet günü mutlaka onu cehennem ateşinden korumasını hak eder” buyurduktan sonra âyetin bu cümlesini okuduğu rivayet edilmiştir (Zemahşerî, III, 207).
51. âyetteki “onu” anlamına gelen zamirin, bitkinin ve rüzgârın veya bulutun yerini tuttuğuna dair görüşler vardır (Şevkânî, IV, 265). Bütün bu yorumların ortak noktası şudur: Allah Teâlâ insanları sınamak üzere onlara bazı sıkıntılar verdiğinde, meselâ onlara zarar veren bir rüzgâr gönderdiğinde hemen tavırları değişir, kendilerine verilen nimetleri unutup inkâra kalkışırlar veya nankörlüğe yeltenirler (52 ve 53. âyetlerin açıklaması için bk. Neml 27:80-81. âyetlerin tefsiri).
Mehmet Okuyan
Size rahmetinden tattırsın, gemiler O’nun emriyle yüzsün, lütfundan (payınızı) arayasınız ve şükredesiniz diye müjdeciler olarak rüzgârları göndermesi de O’nun delillerindendir.
Şükredesiniz diye, sonsuz rahmetinden size tattırması, emri ile gemilerin seyretmesi ve lütfundan rızkınızı aramanız için rüzgârları yağmurun müjdecileri olarak göndermesi de Allah'ın varlığının delillerindendir.
Size Kendi rahmetinden (nimet ve faziletler) tattırıvermesi, emriyle gemileri yürütmesi ve O'nun fazlından (rızkınızı) arayıp elde etmeniz ile; umulur ki şükretmeniz için rüzgârları müjde vericiler olarak göndermesi, (hepsi) O'nun ayetlerindendir.
Ve delillerindendir şükretmeniz için müjdeci rüzgarları göndermesi ve rahmetini size tattırması ve emriyle gemileri yürütmesi ve lutfundan rızkınızı aratıp buldurması.
Ve O'nun alametlerinden biri de, rüzgarları yağmurun yağacağına, aşılamanın yapılacağına dair, müjdeciler olarak göndermesi ve böylece kendi rahmetinden size tattırması, koyduğu yasalar gereği, denizlerde gemileri yüzdürmesi ve lütfundan rızkınızı aratıp buldurması da, yine O'nun alamet ve işaretlerindendir ki, böylece belki şükredenlerden olursunuz.
Size rahmet, hayat ve bereket müjdecileri olarak rüzgârları estirmesi de O'nun varlığının ve kudretinin delillerindendir. Size rahmetinden tattırsın diye, kurduğu düzen sayesinde, denizde, gemiler, filolar seyretsin diye, Allah'ın lütfundan nasibinizi arayasınız, deniz ticareti yapasınız diye rüzgârları görevlendirdik. Olur ki, şükredersiniz.
Size rahmetinden tattırması, emriyle gemilerin yürümesi ve O'nun lütfundan (rızık) aramanız için ve belki şükredersiniz diye rüzgarları müjdeleyici olarak göndermesi O'nun ayetlerindendir.
Size kendi rahmetinden taddırması, emriyle gemileri yürütmesi ve O'nun fazlından (rızkınızı) aramanız ile umulur ki şükretmeniz için, rüzgarları müjde vericiler olarak göndermesi, O'nun ayetlerindendir.
(Allah'ın kudret ve vahdaniyyetine delâlet eden) alâmetlerindendir; rüzgârları, (yağmuru) müjdeleyiciler olarak göndermesi. Hem size (yağmur sebebiyle) nimetinden taddırmak için, hem emriyle (ve rüzgârlar vasıtasıyla) gemiler akmak için, hem Allah'ın fazlından kazanç aramanız (deniz ticareti yapmanız) için; hem de olur ki şükredersiniz diye...
Rüzgârları (yağmurun) müjdecileri olarak göndermesi de Onun ayetlerindendir. Böylece Allah size rahmetinden tattırır; gemiler Onun koyduğu yasalara uygun şekilde akıp gider ve siz de Onun lütfundan rızkınızı ararsınız. Ve umulur ki, bütün bunlara şükredersiniz.
Size rahmetinden tattırsın, emriyle gemiler yüzsün, fazlından (nasibinizi) arayasınız ve şükredesiniz diye (hayat ve bereket) müjdecileri olarak rüzgârları göndermesi de Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir.
Kâinatı yaratan da yöneten de Allah’tır. Yaratmayı nasıl bir sıra ve düzen (kanun) içinde yapmışsa, yönetmeyi de aynı şekilde kanunlarıyla icra etmektedir. Sebep-sonuç ilişkisi ilâhî bir kanundur. Yağmurun oluşumu da bir dizi sebep-sonuç ilişkisine bağlıdır. Gafiller yalnızca sebep ve sonucu görürler, müminler ise sebeplerin yaratıcısını (müsebbibü’l-esbâbı) da görür ve O’na şükrederler.
Edip Yüksel
Size rahmetini tattırmak, emriyle gemileri yürütmesi, lütfunu (ticaret yoluyla) aramanız ve şükretmeniz için rüzgarları müjdeci olarak göndermesi de O'nun ayetlerindendir.
Rüzgarları müjdeciler olarak göndermesi, size rahmetinden tattırması, emriyle gemilerin akıp gitmesi ve lütfundan rızık isteyip kazanmanız O'nun âyetlerindendir. Hem gerek ki şükredesiniz.
Ve onun âyetlerindendir müjdeciler halinde rüzgârlar göndermesi ki hem rahmetinden size tatırmak için, hem emriyle gemiler akmak için, hem arayıb fazlından kazanmanız için, hem gerek ki şükredesiniz diye
O'nun delillerinden biri de, (yağmurun önünde) rüzgârları müjdeciler olarak göndermesidir.(1) Bu sâyede size rahmetinden tattırsın, emriyle gemiler akıp gitsin ve fazlından (rızkınızı) arayasınız; tâ ki şükredesiniz.
(1)“Şimdi rüzgârlara bak ki: Sâir hakîmâne (hikmetli), kerîmâne (cömertçe) fâidelerinin ve vazîfelerinin şehâdetiyle gāyet mühim ve kesretli (pek çok) vazîfelere koşuyorlar. Demek o dalgalanmak bir Sâni‘-i Hakîm(san‘at ve hikmetle yaratan Allah) tarafından bir tavzifdir (vazîfelendirmedir), bir ta‘rifdir, bir kullanmaktır. Dalgalanmaları ise, emr-i Rabbânînin (Allah’ın emrinin) çabuk yerine getirilmesine sür‘atle çalışmaktır.” (Mektûbât, 33. Mektûb, 326)
İlyas Yorulmaz
Rahmetinden size tattırması ve lütfundan rızık aradığınız gemileri yüzdürmesi için, rüzgârları müjdeci olarak göndermesi de, O’nun işaretlerindendir. Belki şükredersiniz.
O/nun nişanlarından olmak üzere rüzgârları yağmura müjdeci olarak gönderir ki size rahmetinin asarını tattırsın, gemiler O/nun emriyle denizde yüzsün, O/nun inayetinden de ticaretinizi arayasınız, nimetlerine şükür de edesiniz.
Rüzgârları müjdeciler olarak göndermesi, size rahmetini tattırması, buyruğu ile gemilerin yürümesi ve lütfünden rızık istemeniz O'nun ayetlerindendir; umulur ki şükredersiniz.
O’nun sonsuz ilim, kudret ve merhametinin delillerinden biri de, bolluk ve bereket kaynağı olan yağmurları müjdeleyen rüzgarları göndermesidir ki; size rahmetinden bir nebze tattırsın,o devasa gemiler O’nun emir ve irâdesiyle engin denizlerde akıp gitsin, böylece siz de O’nun size lütfettiği nîmetleri arayıp bulasınız ve bahşetmiş olduğu bunca nîmetlere karşılık O’na şükredesiniz.
Hem O’nun lütfundan aramanız için, hem O’nun emriyle Gemiler’i yüzdürmesi için, hem de O’nun rahmetinden size tattırması için müjdeleyici olmak üzere Rüzgârlar’ı göndermesi O’nun âyetlerindendir.
Umulur ki şükredersiniz.
Size kendi rahmetinden tattırmak, emriyle gemileri yürütmek ve Onun lütfundan (rızkınızı) aramanıza, müjdeci olmak üzere rüzgârları göndermesi O (Allah)’ın mûcizelerindendir. Umulur ki (Allah’ın nîmetlerine) şükredersiniz.
Çünkü O, mucizevî işaretlerden biri olarak güzel haberler yüklü rüzgarlar [gönderir gibi mesajlarını] göndermektedir ki 42 [hayat veren yağmurlar yoluyla] rahmetini üzerinize yağdırsın, gemiler Kendi buyrukları doğrultusunda hareket edebilsin ve böylece O'nun nimetlerinden pay almak için çaba gösterenlerden ve şükredenlerden olasınız.
Yağmurun müjdecisi olarak rüzgârları göndermesi böylece size rahmetinden tattırması, koyduğu yasa ile gemileri yüzdürmesi bu sayede ticaret yaparak onun lütfundan payınızı aramanız O’nun delillerindendir. Umulur ki bütün bu nimetlerin hakkını verir de şükredersiniz. 24/43, 27/63, 35/9,
Nitekim (yağmurun) müjdecisi olarak (önden) rüzgârları göndermesi O’nun (kudretinin) delillerindendir; bu sayede size rahmetini tattırmakta, gemileri yasası sayesinde[3608] yüzdürmekte, yine bu sayede O’nun lûtf u kereminden pay almaktasınız: umulur ki şükrünü eda edersiniz.[3609]
[3608] Emrin bu anlamı için bkz: 28:44, not 52. Ayrıca nedensellik vurgusu için bkz: 41:12, not 19.
[3609] Yağmur üzerinden mânevî iklimin yağmuru olan vahyin diriltici mahiyetine atıf.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O'nun âyetlerindendir, rüzgârları müjdeciler olarak göndermesi ve size rahmetinden tattırması için ve emriyle gemilerin akması için ve O'nun fazlından arayıp kazanmanız için ve ola ki şükredesiniz diye.
O'nun varlığının ve kudretinin delillerinden biri de: Size rahmet eserlerini tattırması, emri ile gemilerin akıp gitmesi ve O'nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz için, rüzgârları müjdeci olarak göndermesidir.
O'nun ayetlerinden biri de (şudur): Rüzgarları (yağmurun) müjdeleri olarak gönderir ki size rahmetinden biraz taddırsın, gemiler buyruğuyla yürüsün ve siz O'nun lutfundan arayasınız da (verdiği ni'metlere) şükredesiniz.
Rüzgarları, müjdeciler olarak göndermesi Allah’ın koyduğu göstergelerdendir. Bunu, size ikramından tattırsın, gemiler emriyle akıp gitsin ve iyiliğini arayasınız diye yapar. Belki teşekkür edersiniz.
Onun ayetlerinden birisi de, size rahmetinden tattırması emri ile gemileri yüzdürüp, lütfundan aramanız için rüzgarları müjdeci olararak göndermedisidir ki ola ki şükredesiniz.
Rüzgârları müjdeci olarak göndermesi de Onun âyetlerindendir. Böylece Allah size rahmetinden tattırır; gemiler Onun koyduğu yasalara uygun şekilde akıp gider ve siz de Onun lütfundan rızkınızı ararsınız. Ve umulur ki, bütün bunlara şükredersiniz.
daħı bir nice nişānları viribimekdür yilleri muştılayıcılarken daħı tā dadura size raḥmetinden daħı tā yüriye gemi buyruġı-y-ıla daħı tā isteyesiz fażlından daħı ola kim şükr eyleyesiz.