Rum Suresi 49. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3458, sondan 2779. ayet; 30. sure ve Rum Suresinin 49. ayetidir. Rum Suresi 49. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 1109 olarak hesaplanmıştır. Rum Suresinin toplam ebced değeri 268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (4) ل (6) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
وان كانوا من قبل ان ينزل عليهم من قبله لمبلسين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وانكانوامنقبلانينزلعليهممنقبلهلمبلسين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve-in kânû min kabli en yunezzele ‘aleyhim min kablihi lemublisîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Oysa onlar daha önce yani üzerlerine (yağmur) indirilmesinden önce iyice ümitlerini kesmişlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Oysa onlar daha evvel, yağmurdan önce ümitsizliğe düşmüşlerdi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Oysa onlar, yağmurun onlara indirilmesinden önce gerçekten ümitlerini kesenlerdi.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Oysa onlar, bundan önce (yağmurun) üzerlerine inmesinden evvel umutlarını kesmiş durumdalardı.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Halbuki onlara yağmur yağdırılmadan önce hepsi de ümitlerini kesmişlerdi.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Halbuki onlara yağmur yağdırmadan önce, hepsi de ümitlerini kesmiş durumdalardı.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından önce, ümitsizlik içinde idiler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Oysa onlar bundan önce, üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden umutlarını kesmişlerdi.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Oysa onlar, bundan önce (yağmurun) üzerine inmesinden evvel umutlarını kesmişlerdi.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Halbuki bu adamlar üzerlerine yağmur indirilmeden önce ümidlerini kesmişlerdi.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Hâlbuki onlar, o yağmur kendilerine yağdırılmadan önce, tamamıyla ümitsiz idiler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Her ne kadar onların yağmur düşmeden önce umutları kesilmişse de
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
48,49. Rüzgarları gönderip bulutları yürüten, onları gökte dilediği gibi yayan ve küme küme yığan Allah'tır. Artık sen de aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Allah'ın kullarından dilediğine verdiği yağmurla, daha önceden kendilerine yağmur indirilmesinden ümidlerini kesmiş oldukları için onlar seviniverirler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Halbuki onlar, onun kendilerine yağmadan önce umutsuzdular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki onlar, daha önce üzerlerine yağmur indirilmeden evvel ümidi kesmişlerdi.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Önce o kendilerine indirilmezden evvel ümidi kesmiş ye'se düşmüş iseler de
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Halbuki onlar bundan evvel üzerlerine (Allahın yağmur) indireceğinden kat'iyyen ümîdlerini kesmişlerdi.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki (onlar), bundan (bu yağmur bulutlarının görünmesinden) evvel (ve)üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden önce elbette ümidsizliğe düşmüş kimselerdi.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onlar yağmurun üzerlerine indirilmesinden önce, yağmurdan umutlarını kesmişlerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Gerçi onlar bulut görünmeden evvel yağmur yağmasından ümitsizlik içindeydiler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Oysa onlar, daha önce üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Oysa, o yağmur yağdırılmadan hemen önce, ümitsiz ve çaresiz bir hâldeydiler.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Oysa öncesinden üzerlerine yağmadan önce sus-pus umutsuz kalmışlardı.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Hâlbuki onlar, yağmurun yağmasından kısa bir süre önce neredeyse umutlarını, tamamen kesmişlerdi.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
oysa [tam da] yağmurun yağdırılmasından kısa bir süre önce, (neredeyse) bütün umutlarını yitirmişlerdi!
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Hâlbuki onlar yağmur yağmadan önce tam bir çaresizlik ve ümitsizlik içinde idiler. 24/43, 27/63, 35/9,
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ama aynı kimseler az önce, yani[3614] (yağmur) indirilmeden önce umutlarını büsbütün yitirmiştiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Halbuki, onların üzerlerine indirilmeden evvel ondan evvelce elbette ye'se düşmüşlerdi.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Halbuki onlar, daha önce Allah'ın üzerlerine yağmur indireceğinden tamamen ümitsiz idiler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Halbuki onlar, yağmurun kendilerine indirilmesinden önce umutsuz idiler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Oysa az önce; yağmur yağdırılmadan önce umutlarını kesmişlerdi.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Halbuki onlar yağmur yağmadan önce suskunluk içinde idiler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur inmesinden iyice ümit kesmişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Oysaki onlar, yağmur kendilerine indirilmeden önce iyice suskun ve ümitsiz idiler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ oldılar ilerüden kim indürile anlaruñ üzere andan ilerü nevmidler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes egerçi anlar ol yaġmur inmezden burun üstlerine ümīẕ kesmişler‐idi.