Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3505, sondan 2732. ayet; 32. sure ve Secde Suresinin 2. ayetidir. Secde Suresi 2. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 31 ve toplam ebced değeri ise 1813 olarak hesaplanmıştır. Secde Suresinin toplam ebced değeri 110478 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (5) ل (5) م (2) bulunuyor.
Resûlullah’ın tebliğ görevine başlamasının üzerinden epeyce bir zaman geçmesine rağmen, Mekkeli putperestler hâlâ Kur’an’ı kendisinin uydurduğu iddiasını yayarak etrafındakileri hak dine girmekten alıkoymaya çalışıyorlardı. Sûreye, dikkat çekme ve uyarma anlamı da taşıdığı kabul edilen “elif-lâm-mîm” harfleriyle başlanıp hemen ardından bu kitabın bütün evrenin görüp gözeticisi olan Allah katından geldiği ve kendilerine uzun bir süredir bir uyarıcı gelmemiş bu ilk muhatapların, onu bir nimet sayacakları yerde hak peygamberi uydurmacılıkla itham etmelerinin çelişki olduğu vurgulanmaktadır.
Hz. Muhammed aleyhisselâmın ilk muhataplarına kendisinden önce uyarıcı gelmemiş olmasından maksadın ne olduğu açıklanırken genellikle bu toplumun ümmî oluşu (okuma yazma bilmeyişi, ilâhî bir kitaba sahip olmayışı) üzerinde durulur. Her ne kadar âyetin ifade tarzı bu topluma baştan beri hiçbir peygamberin gelmemiş olduğu anlamını düşündürüyorsa da, naklî ve aklî deliller burada kastedilenin şu olduğunu göstermektedir: Bunların hidayet yolunu tanımalarından sonra içine düştükleri dalâlet döneminden beri kendilerine bir uyarıcı gelmemişti. Öte yandan âyetten, Resûlullah’ın sırf bu toplumu uyarmak için gönderildiği gibi bir mâna çıkarılması yanlış olur; bu ifadede amaç muhatap kitlesiyle ilgili bir sınırlandırma getirmek değil, ilk muhataplar hakkında özel bir vurgu yapmaktır. Benzeri bir durum Hz. Peygamber’e gelen ilk vahiylerde uyarma görevine yakınlarından başlamasını isteyen ifadelerde (Şuarâ 26:214) görülür (Râzî, XXV, 166-167). Burada Hz. Îsâ ile Hz. Muhammed arasında geçen zaman diliminde yaşayan toplumların (fetret ehli) kastedildiği yönünde bir yorum da yapılmıştır (Şevkânî, IV, 284).
Mehmet Okuyan
Kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitabın indirilişi âlemlerin Rabbindendir.
Bu Kur'ân, bölüm bölüm indirilen mükemmel kutsal bir kitaptır. Kaynağında, vahyinde, içindeki bilgilerde şüphe yoktur. Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbinden gelmiştir.
İçerisinde hiçbir çelişki, yanlışlık ve şüphe bulunmayan bu kitap, tüm varlıkların biricik Sahibi, Efendisi, Eğiticisi, Yöneticisi ve Rabb’i olan Allah tarafından gönderilmiştir.Buna rağmen, Kur’an’a inanmamak için bir şüphe, bir itiraz öne sürülebilir mi?
[3674] Veya: “Kendisinde hiç şüphe olmayan bu ilâhî kelâm..”
[3675] İsim cümlesiyle başlaması, anlama “bu sürekli ve değişmez bir hakikattir” vurgusunu katar. Zımnen: Âlemlerin bir Rabbi olduğuna inanmak, O’nun terbiyesinin ifadesi olan vahye inanmayı gerekli kılar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Bu kitabın indirilişi, bunda şüphe yok ki, âlemlerin Rabbindendir.