Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3547, sondan 2690. ayet; 33. sure ve Ahzab Suresinin 14. ayetidir. Ahzab Suresi 14. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 4601 olarak hesaplanmıştır. Ahzab Suresinin toplam ebced değeri 377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولو دخلت عليهم من اقطارها ثم سئلوا الفتنة لاتوها وما تلبثوا بها الا يسيرا
Hendek kazılırken büyük bir kayaya rastlanmıştı, kayayı sökmeyi veya kırmayı başaramayan askerler Peygamberimiz’e başvurdular. O, üst giysisini çıkardı, kazmayı eline aldı ve üç vuruşta kayayı parçaladı. Her vuruşta “Allahü ekber” diyor ve “İran, Suriye, Yemen” gibi yerleri zikrederek ileride müslümanların gerçekleştirecekleri fetihleri bir bir müjdeliyordu. Bu müjdeyi işiten yahudiler ve münafıklar ise “Biz korkudan helâya gidemezken o bize İran ve Bizans’ın hazinelerini müjdeliyor, bu aldatmadan başka bir şey değil” demişlerdi (Nesâî, “Cihâd”, 42; Kurtubî, XIV, 130). Bu gruptaki âyetlerde münafıkların ortak karakteri, sözlerinden ve davranışlarından örnekler verilerek açıklanmaktadır: Bunlar söz verirler ama yerine getirmezler; fitne fesat fırsatı çıkınca ev bark aile düşünmeyip o fırsatı değerlendirmeye koşarlar; hizmet gerektiğinde ise türlü bahaneler ileri sürerek izin almak isterler; sûret-i haktan görünerek müslümanların moralini bozarlar; çoluk çocuklarını, evlerinin tehlikede olduğunu hatırlatarak savaş alanından çekilmeyi tavsiye ederler; korkunun ölüme faydası olmadığı halde inançsızlıkları sebebiyle savaşmaktan ve ölümden fazlaca korkarlar, korku ortamı geçip zafer kazanılınca da bu sonuçta kendilerinin de payı varmış gibi konuşmaya ve hak talep etmeye kalkışırlar.
Mehmet Okuyan
(Medine’nin) her yanından (kendi) üzerlerine saldırılsaydı da kendilerinden [fitne] (savaş) istenseydi, şüphesiz ki hemen bunu yaparlar; onunla ilgili gecikmezlerdi.
Fakat onların üzerlerine, her bir taraftan girilip kuşatılsalardı ve sonra da fitne¹ çıkarmaları istenseydi, tereddüt etmeksizin bunu hemen yerine getirirlerdi.
1- Baskı ve işkence yapmaları. Düşmanla iş birliği yapmaları, müminlerle savaşmaları, yağma yapma ve kargaşa çıkarmaları istenseydi.
Ahmet Akgül
Eğer onlara (şehrin her) yanından (düşmanlarca) girilip saldırılsaydı, sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları ve Hakk’tan kopup ayrılmaları) istenmiş olsaydı; hiç şüphesiz buna hemen yanaşacak, bu konuda pek az duraklayacaklar ve onu yapacaklardı.
Eğer şehirleri dörtbir taraftan kuşatılıp, saldırıya uğrasalardı ve düşman tarafından fitne çıkarmaları istenseydi, münafıklar hiç tereddüt etmeden, bunu bir an bile geciktirmeden, hemen yaparlardı.
Medine'nin her tarafından üzerlerine saldırılsaydı da, o zaman İslâm'dan dönmeleri, müslümanlarla savaşmaları istenseydi, şüphesiz hemen savaşa katılırlar, evlerinde pek eğlenmezlerdi.
Eğer (Medine'nin) etrafından üzerlerine girilmiş olsaydı da sonra kendilerinden karışıklık (çıkarmaları) istenseydi buna mutlaka girişir, bunu yapmakta pek fazla gecikmezlerdi.
Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı.
Eğer (Medine'nin) her tarafından evlerine (düşman saldırısı ile) girilse de, sonra kendilerinden küfre dönüş istenilse, hemen onu yapacaklardı ve bunda pek az duraklayacaklardı.
Eğer Medine’nin etrafından bu düşmanlar içeri girseydi ve bunların dinlerinden dönmeleri istenilseydi, döneceklerdi. Fakat orada çok az bir zaman kalacaklardı.
Eğer Medine'nin etrafından üzerlerine gelinseydi, sonra da (düşman tarafından) kendilerinden kent içinde fitne çıkarmaları istenseydi, (münafıklar) hiç tereddüt etmeden bunu yapacaklardı.
Eğer Medine'nin etrafından üzerlerine varılmış olsa, sonra da kendilerinden fitne çıkarmaları istense hemen buna girişip derhal yapmaktan geri kalmazlardı.
Eğer (Medînenin) etrafından üzerlerine girilmiş olub da sonra kendilerinden fitne (çıkarmaları) istenseydi muhakkak ki bunu hemen yaparlar, bundan pek az (bir zamandan) fazla geri kalmazlardı.
Hem (Medîne'nin) etrâfından üzerlerine girilseydi de sonra kendilerinden (o münâfıklardan) fitne (çıkarmaları, dinden çıkmaları) istenseydi, mutlaka bunu yaparlardı ve bunda fazla gecikmezlerdi.
Şehrin her tarafından düşman onların üzerine gelip de, şehirin içine girselerdi ve o ikiyüzlülerden şehirin içinde kargaşa çıkarmalarını isteselerdi, bunu hemen yaparlardı. (Ama onlar bunları yapsalardı) O zaman o şehirde kalmaları da kolay olmazdı.
Şâyet Medine/nin etrafından muharipler tarafından evlerine girilse de dinden dönmeye, Müslümanlarla mukateleye davet olunsalardı eğlenmeyip az bir vakitte ona icabet ederlerdi.
Eğer onlara (şehrin her) tarafından (düşmanlarca) girilseydi de sonra da kendilerinden fitne (dinden dönmeleri) istenmiş olsaydı, hemen bunu yapar ve bunda pek az (uzak) dururlardı.
Eğer şehrin her köşesi bilfiil işgal edilseydi ve düşman tarafından bunlara, kendileriyle işbirliği yapıp Müslümanlara ihânet etmeleri teklif edilseydi, bunu yapmakta fazla gecikmezlerdi.
Eğer (o gün) onların etrafından üzerlerine saldırılsaydı sonra da kendilerinden fitne (çıkarmaları) istenseydi; şüphesiz onlar, bunu tereddütsüz yaparlardı.
Eğer şehirleri saldırıya uğrasaydı 19 ve [düşman tarafından] fitne çıkarmaları istenseydi, [ikiyüzlüler] hiç tereddüt etmeden bunu hemen yaparlardı; 20
Ne var ki eğer düşmanlar yurtlarını dört bir yandan kuşatmış ve onları Müslümanlara karşı kışkırtmış olsaydı onların bu isteklerini hemen yerine getirirler ve hiç geciktirmezlerdi. 4/141
Eğer onların üzerlerine her taraflarından girilse, sonra da kendilerinden fitne istenilecek olsa idi elbette onu (meydana) getirirlerdi ve bu hususta ancak pek az tevakkuf ederlerdi.
Eğer (Medine'nin) her yanından onların üzerine giril(ip saldırıl)saydı da kendilerinden (halka) baskı ve işkence yapmaları istenseydi bunu yaparlardı; bunu yapmakta fazla gecikmezlerdi.
Eğer, etraflarından evlerine girilseydi, sonra da fitne çıkarmaları istenseydi, hemen işe girişirlerdi. Ama evlerinde de çok az bir zaman kalabilirlerdi.
(8) Dinden dönmeleri, yahut Müslümanlara karşı savaşmaları istenecek olsaydı.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer Medine'nin her yanından üzerlerine gelinseydi de onların kent içinde fitne çıkarmaları istenseydi, onu mutlaka yaparlardı; o konuda fazla gecikmezlerdi.