Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3549, sondan 2688. ayet; 33. sure ve Ahzab Suresinin 16. ayetidir. Ahzab Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 5006 olarak hesaplanmıştır. Ahzab Suresinin toplam ebced değeri 377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل لن ينفعكم الفرار ان فررتم من الموت او القتل واذا لا تمتعون الا قليلا
De ki: “Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O takdirde bile (hayatın zevklerinden) pek az yararlandırılırsınız.”
Hendek kazılırken büyük bir kayaya rastlanmıştı, kayayı sökmeyi veya kırmayı başaramayan askerler Peygamberimiz’e başvurdular. O, üst giysisini çıkardı, kazmayı eline aldı ve üç vuruşta kayayı parçaladı. Her vuruşta “Allahü ekber” diyor ve “İran, Suriye, Yemen” gibi yerleri zikrederek ileride müslümanların gerçekleştirecekleri fetihleri bir bir müjdeliyordu. Bu müjdeyi işiten yahudiler ve münafıklar ise “Biz korkudan helâya gidemezken o bize İran ve Bizans’ın hazinelerini müjdeliyor, bu aldatmadan başka bir şey değil” demişlerdi (Nesâî, “Cihâd”, 42; Kurtubî, XIV, 130). Bu gruptaki âyetlerde münafıkların ortak karakteri, sözlerinden ve davranışlarından örnekler verilerek açıklanmaktadır: Bunlar söz verirler ama yerine getirmezler; fitne fesat fırsatı çıkınca ev bark aile düşünmeyip o fırsatı değerlendirmeye koşarlar; hizmet gerektiğinde ise türlü bahaneler ileri sürerek izin almak isterler; sûret-i haktan görünerek müslümanların moralini bozarlar; çoluk çocuklarını, evlerinin tehlikede olduğunu hatırlatarak savaş alanından çekilmeyi tavsiye ederler; korkunun ölüme faydası olmadığı halde inançsızlıkları sebebiyle savaşmaktan ve ölümden fazlaca korkarlar, korku ortamı geçip zafer kazanılınca da bu sonuçta kendilerinin de payı varmış gibi konuşmaya ve hak talep etmeye kalkışırlar.
Mehmet Okuyan
(İzin isteyenlere) de ki: “Ölümden veya savaştan kaçıyorsanız, kaçmanın size asla yararı olamaz!” (Kaçsanız) bile zaten az yaşatılacaksınız.
Yüce Allah gerek tabiî bir şekilde ölümden, gerekse savaşta öldürülmekten korktukları için savaştan kaçsalar da bu kaçışın çok uzun sürmeyeceği, kendilerine takdir edilen hayatın dünya ile ilişkili olması nedeniyle zaten kısa olduğu ifade edilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Eğer ölümden veya savaştan kaçarsanız, kaçmanızın size asla bir faydası olmaz! O takdirde de yaşatılacağınız süre çok değildir.”
(Ey Resulüm, cihaddan kaytaranlara) De ki: "Eğer ölümden veya katledilmekten (korkup) kaçıyorsanız, (bu) kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; (yanlış bir zanla) böyle olsa bile, (o takdirde yine) pek az (bir zaman) dışında (dünyada) metalanıp-yararlandırılmazsınız (ölümden asla kurtulamazsınız.) "
De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanız asla size fayda vermeyecektir. Ne kadar kaçarsanız kaçın, yine az bir zaman yaşamış olursunuz. Çünkü her canlının sonu ölümdür.
“Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz. Eğer orada eceliniz gelmemişse, o takdirde, zevk-u safa süreceğiniz süre çok değildir.” de.
De ki: 'Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az (bir zaman) dışında yararlandırılmazsınız.'
(Ey Rasûlüm, o münafıklara) de ki: “- Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez; fayda verse bile pek az (bir zaman dünyada) geçinirsiniz.”
De ki: “Eğer siz ölmekten ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. (Ne kadar yaşarsanız yaşayın zaten) pek az bir süre, (eceliniz gelinceye kadar) hayatta kalmanıza müsaade edilecektir.”
(Resûlüm!) De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz! (Eceliniz gelmemiş ise) o takdirde de, yaşatılacağınız süre çok değildir.
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız."
De ki eğer ölümden veya katlolunmadan kaçıyorsanız kaçmak size aslâ menfaat vermez, bilfarz verdiği takdirde de istifade ettirilmezsiniz, meğer ki pek az
(Habîbim) de ki: «Eğer ölmekden, yahud öldürülmekden kaçıyorsanız, firarınız size asla fâide vermez. O takdîrde bile pek az bir (zaman) dan fazla fâidelenemezsiniz».
(Ey Resûlüm!) De ki: “Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size aslâ fayda vermez. Şâyet (kaçarsanız), o takdirde (dünyada) ancak pek az faydalandırılırsınız!”(1)
(1)“Mâdem ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor ve genç ihtiyar farkı yoktur. Elbette dâimâ gözü önünde öyle büyük dehşetli bir mes’ele karşısında bîçâre insan; o i‘dâm-ı ebedî (hiç dirilmemek üzere yok olmak zannettiği), o dipsiz, nihâyetsiz haps-i münferidden (yalnız başına hapsolmaktan) kurtulmak çâresini aramak ve kabir kapısını bir âlem-i bâkīye (ölümsüz bir âleme), bir saâdet-i ebediyeye ve âlem-i nûra açılan bir kapıya kendi hakkında çevirmek hâdisesi; o insanın dünya kadar büyük bir mes’elesidir.” (Gençlik Rehberi, 13. Söz, 4)
İlyas Yorulmaz
Deki “Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçarsanız, kaçmak size fayda vermez. Ancak siz çok az yaşatılırsınız”
İsmail Hakkı İzmirli Ahzab Suresi 16. Ayet Açıklaması
[1] Kaçmanız size bir fayda verse bile.
Kadri Çelik
De ki: “Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; (eceliniz gelmediğinden yaşadığınız) o zaman bile pek az (bir zaman) dışında faydalandırılmazsınız.”
Ey Peygamber! Allah yolunda mücâdeleyi terk eden zavallılara de ki: “Allah yolunda ölmekten veya öldürülmekten kaçıyorsanız, bilin ki, bu kaçış size bir yarar sağlamayacaktır. Çünkü bugün ölümden kaçsanız bile, hayatın zevkini ancak çok kısa bir süre tadacaksınız! Madem bu dünyada ebedî bir hayat yaşamayacaksınız, o hâlde, ölümden kurtulma adına âhireti kaybetmenin ne anlamı var?”
De ki: “[Tabii bir ölümle] ölmekten yahut [savaşta] öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size bir fayda vermez; çünkü başarsanız bile 21 hayatın zevkini ancak çok kısa bir süre tadarsınız!”
Onlara de ki: – Eğer ölmekten veya öldürülmekten kaçıyorsanız bunun size hiçbir faydası yoktur. Diyelim ki kaçtınız zaten bu dünya da sürdüğünüz sefa üç beş günlüktür. 3/168, 4/77-78
De ki: “Eğer ölümden ya da öldürülmekten kaçtıysanız, kaçmanızın size hiçbir yararı yok; zira böyle bir durumda bile, sadece kısa vâdeli bir haz elde etmiş olacaksınız.”
De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size fayda vermez. Faraza başarsanız bile hayatta kalacağınız süre, nihayet çok sınırlıdır. [4, 77-78; 62, 8]
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size fayda vermez. Kaçsanız bile pek az bir zaman yaşatılırsınız (sonunda yine ölürsünüz)."
De ki: "Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size hiçbir yarar sağlamaz. Böyle bir durumda sadece azıcık/az bir süre nimetlendirilirsiniz."