Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3551, sondan 2686. ayet; 33. sure ve Ahzab Suresinin 18. ayetidir. Ahzab Suresi 18. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 2716 olarak hesaplanmıştır. Ahzab Suresinin toplam ebced değeri 377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قد يعلم الله المعوقين منكم والقائلين لاخوانهم هلم الينا ولا يأتون البأس الا قليلا
18,19. Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, “Bize gelin” diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah’a kolaydır.
Hendek kazılırken büyük bir kayaya rastlanmıştı, kayayı sökmeyi veya kırmayı başaramayan askerler Peygamberimiz’e başvurdular. O, üst giysisini çıkardı, kazmayı eline aldı ve üç vuruşta kayayı parçaladı. Her vuruşta “Allahü ekber” diyor ve “İran, Suriye, Yemen” gibi yerleri zikrederek ileride müslümanların gerçekleştirecekleri fetihleri bir bir müjdeliyordu. Bu müjdeyi işiten yahudiler ve münafıklar ise “Biz korkudan helâya gidemezken o bize İran ve Bizans’ın hazinelerini müjdeliyor, bu aldatmadan başka bir şey değil” demişlerdi (Nesâî, “Cihâd”, 42; Kurtubî, XIV, 130). Bu gruptaki âyetlerde münafıkların ortak karakteri, sözlerinden ve davranışlarından örnekler verilerek açıklanmaktadır: Bunlar söz verirler ama yerine getirmezler; fitne fesat fırsatı çıkınca ev bark aile düşünmeyip o fırsatı değerlendirmeye koşarlar; hizmet gerektiğinde ise türlü bahaneler ileri sürerek izin almak isterler; sûret-i haktan görünerek müslümanların moralini bozarlar; çoluk çocuklarını, evlerinin tehlikede olduğunu hatırlatarak savaş alanından çekilmeyi tavsiye ederler; korkunun ölüme faydası olmadığı halde inançsızlıkları sebebiyle savaşmaktan ve ölümden fazlaca korkarlar, korku ortamı geçip zafer kazanılınca da bu sonuçta kendilerinin de payı varmış gibi konuşmaya ve hak talep etmeye kalkışırlar.
Mehmet Okuyan
Allah içinizden (savaştan) alıkoyanları ve yandaşlarına “Bize gelip (katılın)!” diyenleri elbette bilmektedir. Zaten bunlar savaşa çok az gelir.
Kur’an’da sadece bu ayette geçen [el-mu‘avvıkîne] kelimesi “engellemeye çalışanlar”, “alıkoyanlar”, “caydırmak isteyenler”, “savsaklayanlar” gibi anlamlar içermekte ve münafıkların Ahzâb Savaşı günlerindeki olumsuz tavırlarını ifade etmektedir. Ayette yer alan [li ıhvânihim] ifadesi “kendi kardeşlerine”, yani akrabalarına veya yandaşlarına, kafadarlarına, dostlarına demektir.
Bayraktar Bayraklı
Allah, sizden savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine “Bize katılın!” diyenleri, kesin olarak bilmektedir. Zaten bunların pek azı savaşa gelir.
1- Savaşmaya gitmeye. 2- Yandaşlarına. 3- Bizimle birlikte hareket edin.
Ahmet Akgül
Gerçekten Allah, içinizden (mü’minleri cihaddan ve din yolunda fedakârlıktan) alıkoyanları (münafıkları) ve kendi ihvanına (ve yaranlarına): 'Bize gelip (katılın ve sıkıntıları sırtınızdan atın) ' diyenleri bilip durmaktadır. (O münafıklar var ya) Bunların, pek azı dışında (onlar şiddetli ve tehlikeli mücadele sıkıntılarına ve) savaş şartlarına gelemiyorlardı. (Münafıklardan; cihadın zorluğuna dayanan, rahatının ve menfaatinin bozulmasına katlanan pek çıkmayacaktır.)
Allah içinizden savaştan geri bırakmaya çalışan münafık ve Yahudilerden kendi kardeşlerine: “Bize gelin, onlarla savaşmayın diyenleri” bilir. Zaten onlardan pek azı, savaşın sıkıntı ve şiddetine göğüs gererek katılırlar.
Muhakkak ki Allah, içinizden peygambere yardımdan alıkoyan münafıkları ve kardeşlerine: “- Bize gelin, peygamberi bırakın” diyenleri biliyor. Bunlardan ancak pek azı harbe geliyorlardı.
18-19. Allah içinizden bozgunculuğa meyledip savaştan alıkoyan (münafık)ları ve kardeşlerine: “Bize katılın (savaşa gidip ölmeyin)” diyenleri de elbette biliyor. Zaten bunlardan pek azı dışındakiler savaşa gelmezler. (Savaşa gelseler bile) size karşı pek yardım etmek istemezler ve sizi kıskanırlar. Öte yandan (savaşta) tehlikeyi hissettikleri zaman da sanki ölüm tarafından çepeçevre kuşatılmışlar gibi gözleri dönmüş bir halde sana (yalvarırcasına) baktıklarını görürsün; tehlike geçtiğinde ise, iyiliğe karşı kıskançlık edip sivri ve keskin bir dille size hücum ederler. İşte bunlar inanmamışlardır; Allah da onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır: zira bu Allah için oldukça kolaydır.
18,19. Allah, içinizden sizi alıkoyanları, size Allah'ın yardımını kıskanarak, kardeşlerine "Bize gelin, zorlanmadıkça savaşa gitmeyin" diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönerek, sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince iyiliğinize olanı çekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamışlardır, Allah, bu sebeple işlerini boşa çıkarmıştır; bu, Allah için kolaydır.
Allah içinizden peygambere yardım hususunda ağır davranan münafıkları, kardeşlerine de «— Bizim yanımıza gelin, beyhude kendinizi helâk etmeyin» diyenleri [²] elbette bilir. Kavgaya ancak onlardan azı gelir.
İsmail Hakkı İzmirli Ahzab Suresi 18. Ayet Açıklaması
[2] Beni Kureyza Yahudilerini.
Kadri Çelik
Gerçekten Allah, içinizden (cihattan) alıkoyanları ve kardeşlerine, “Bize gelin” diyenleri bilmektedir. Bunlar, pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.
Ey inananlar! Allah sizin içinizden, müminleri cihâda katılmaktanalıkoyan ve kendi halkına, “İman, dürüstlük, adâlet gibi safsatalar uğrunda kendinizi perişan etmeyi bırakın da, bizim yanımıza gelip zevkü sefa içinde yaşayın!” diyen o ikiyüzlüleri çok iyi biliyor. İşte bunlar, sizinle birlikte savaşa pek az katılırlar.
Gerçekten Allah içinizden “bize gelin” diyerek kardeşlerini (savaşmaktan) alıkoyanları ve kendilerinin de savaşa az bir menfaat karşılığında geldiklerini çok iyi biliyor.1
1 Bu âyeti son bölümü, “zâten bunların pek azı savaşa gelir.” diye de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
Allah, içinizden başkalarını [O'-nun yolunda savaşmaktan] alıkoyanları da; kendileri savaşa pek az katıldıkları halde kardeşlerine, “Bizimle gelin [ve düşmana karşı koyun]!” diyenleri de iyi bilir,
Şüphesiz Allah, içinizden savaşa katılımı engellemeye çalışan ve yandaşlarına “Gelin bize katılın” diyenleri çok iyi biliyor zaten onlar savaşa katılsalar bile doğru dürüst savaşmazlar. 9/56- 57, 63/7
Doğrusu Allah içinizden (başkalarını savaştan) caydıranları da, kendileri muharebeye çok az katıldıkları halde, kardeşlerine “Haydi, katılın bize!” diyenleri de çok iyi bilir.
Allah içinizden bozgunculuğa meyledip savaştan alıkoymak isteyenleri ve kardeşlerine: “Bize gelin” diyenleri elbet biliyor. Zaten bunlardan ancak pek az bir kısmı savaşa geliyorlardı.
Allah, içinizden hem tembellik edip hem de başkalarını geri bırakanları ve kardeşlerine, "Hadi bize gelin!" diyenleri biliyor. Zaten onlar savaşa/zora çok az gelirler.