Sebe' Suresi 34. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3640, sondan 2597. ayet; 34. sure ve Sebe' Suresinin 34. ayetidir. Sebe' Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 3929 olarak hesaplanmıştır. Sebe' Suresinin toplam ebced değeri 254246 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وما ارسلنا في قرية من نذير الا قال مترفوها انا بما ارسلتم به كافرون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وماارسلنافيقريةمننذيرالاقالمترفوهاانابماارسلتمبهكافرون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vemâ erselnâ fî karyetin min neżîrin illâ kâle mutrafûhâ innâ bimâ ursiltum bihi kâfirûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, “Biz, sizinle gönderileni inkâr ediyoruz” demişlerdir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Biz ne zaman bir şehre bir uyarıcı gönderdiysek oranın şımarıkları mutlaka “Biz size gönderilmiş olan her şeyi inkâr edicileriz!” demişlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Biz, herhangi bir ülkeye bir uyarıcı gönderdiğimizde mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri, “Biz, size gönderilmiş şeyi inkâr ediyoruz” demişlerdir.[453]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Biz, hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek, oranın mutref¹ olanları: “Biz, sizin getirdiğiniz şeylere inanmıyoruz.” dediler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı (elçi) gönderdikse, mutlaka oranın “refah içinde şımaran önde gelenleri”: "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz" demişlerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve hiçbir şehre korkutuculardan birini göndermedik ki oradaki nimete, mala sahib olanlar, şüphe yok ki biz, size gönderilen şeyleri inkar ediyoruz demesinler.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Biz her ne zaman, bir ülkenin toplumuna bir uyarıcı gönderdiysek, o toplumun varlıkla şımarmış kimseleri: “Doğrusu biz, sizinle gönderilen şeyleri tanımıyoruz, reddediyoruz!” demişlerdir.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Biz herhangi bir memlekete özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı gönderdiğimizde, o memleketin refah ile şımartılmış ileri gelenleri mutlaka: “Sizin tebliğ ile görevlendirildiğiniz dini biz kabul etmiyoruz, inkâr ediyoruz” demişlerdir.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Biz hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek muhakkak oranın varlıklıları: "Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz" dediler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın 'refah içinde şımaran önde gelenleri': 'Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz' demişlerdir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Biz herhangi bir memlekete azabla korkutucu bir peygamber gönderdikse, muhakkak o memleketin ileri gelen refah düşkünleri: “- Biz, sizin gönderdiğiniz şeyleri (Allah'ın emirlerini) inkâr edenleriz.” dediler. (Ey Rasûlüm, onun için sen, kavminden bir kısım elebaşlar iman etmedi diye üzülme.)
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Biz, hiçbir şehre hiçbir uyarıcı peygamber göndermeyiz illa ki, oranın şımarık başkanları: “Biz, sizin getirdiğiniz mesajları kabul etmiyoruz.” demiş olmasınlar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Biz bir kente, hiçbir kocunduran göndermedik ki, onun zenginleri: «Göndermiş olduğunuz şeye biz inanmayız!» dememiş olalar
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Biz, ne zaman bir topluma bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri: “Biz, sizin gönderdiğiniz şeyleri (Allah'ın emirlerini) inkâr ediyoruz.” demişlerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Doğrusu uyarıcı göndermiş olduğumuz her kentin varlıklı kimseleri, "Biz sizinle gönderilen şeyleri inkar ediyoruz" dediler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri: Biz, size gönderilmiş olan şeyi inkâr ediyoruz, demişlerdir.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Bir kente her ne zaman bir uyarıcı gönderirsek, elitleri, "Sizin kendisiyle gönderildiğiniz mesajı reddediyoruz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz herhangi bir memlekete tehlikeyi haber veren bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın refah ile şımartılmış olanları: "Biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Biz her hangi bir memlekette (bir nezîr) tehlikeyi haber veren bir Resul gönderdikse her halde onun refah ile şımartılmış olanları dediler ki: «biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanıyamayız»
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Biz hiçbir memlekete gelecek tehlikeleri haber verici bir peygamber göndermedik, ille oranın refah erbabı: «Biz, sizin gönderdiğiniz şeylere küfr edicileriz» dediler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Hem hiçbir memlekete (kendilerine Allah'ın azâbından haber veren) bir korkutucu(peygamber) göndermedik ki, mutlaka oranın ni'met içinde (şımarmış) olanları: “Gerçekten biz kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edenleriz” demiş olmasın!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Biz, bir şehre ne zaman bir uyarıcı göndersek, o şehrin ileri gelenleri “Biz size gönderilmiş olanı inkâr edip kabul etmiyoruz” demişlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz, hiçbir kasabaya Allah azabıyle korkutur bir peygamber göndermedik ki o kasabanın refah sahipleri, ele basıları «— Biz, sizin bize tebliğ ettiğiniz şeyleri tanımıyoruz.» demesinler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Biz hangi ülkeye, bir uyarıp korkutucu gönderdiysek, mutlaka oranın refah içinde şımaran önde gelenleri, “Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz” demişlerdir.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Zaten, Biz ne zaman bir memlekete uyarıcı bir Peygamber veya dâvetçi gönderdiysek, o ülkenin zenginliklerini ellerinde bulunduran, lüks ve refah içinde yüzen ve her türlü ahlâksızlık ve sefahate dalmış olan kesimi, alışageldikleri yaşantının sona ereceği endişesiyle, İslâm dâvetçilerine, “Şunu peşinen söyleyelim, biz sizin getirdiğiniz mesajı inkâr ediyoruz!” demişlerdir.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Bir şehre uyarıcıdan ne gönderdiysek, oranın refah içinde şımartılmış olanları, sadece : -"Biz, gönderildiğiniz şeyi inkâr etmekteyiz" dedi.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarmış elebaşları, ona mutlaka: “Gerçekten biz sizinle gönderilen mesajları inkâr ediyoruz.” dediler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Nitekim, ne zaman bir topluma uyarıcı gönderdiysek, toplumun sefahata dalmış olan kesimi, 45 “[Sahip olduğunuzu iddia ettiğiniz] mesajınızın hak olduğunu inkar ediyoruz!” derler;
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Biz hangi memlekete bir elçi gönderdiysek oranın şımarık zenginleri: – Biz sizin getirdiğinize inanmıyoruz. Derler. 18/32...45, 23/64...66,
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ve ne zaman Biz bir topluma uyarıcı göndermişsek, oranın refah içinde şımarmış seçkinleri “Sizinle gönderilen şeyin ısrarlı inkârcısıyız” derler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hiçbir beldeye bir korkutucu zât göndermedik ki, illâ onun refah içinde yaşayanları dediler ki: «Biz şüphe yok ki, kendisiyle gönderilmiş olduğunuz şeyi inkar edicileriz.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Uyarmak üzere Peygamber gönderdiğimiz hiçbir belde yoktur kionların ileri gelen, varlıklı ve şımarık olanları: “Biz sizinle gönderilen şeyleri reddediyoruz, bunu böyle bilesiniz! ” demiş olmasınlar.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın varlıkla şımarmış kimseleri: "Biz, sizin gönderildiğiniz şeyi inkar ediyoruz" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bir yere elçi gönderdiğimizde onların şımartılmış takımı şunu söyler: "Biz sizinle gönderilen şeyleri görmek istemiyoruz".
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Bir ülkeye uyarıcı göndermedik ki oranın varlıklıları:-Biz, sizinle gönderilen şeyleri inkar ediyoruz demiş olmasınlar.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdiysek, oranın refah içinde şımarmış ileri gelenleri, “Sizinle gönderileni biz inkâr ediyoruz” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek, onun servet ve refahla şımaranları mutlaka şöyle demişlerdir: "Biz, sizin elçilik yaptığınız şeyi inkâr ediyoruz!"
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı viribimedük bir köye ķorķıdıcı illā eyitti bayları “bayıķ biz aña kim viribinildüñüz anı kāfirlerüz.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı biz viribidük her şehr ḳavmine bir peyġamber. İllā eyitdi uluları vebayları: Siz getürgen nesne[ye] biz kāfirlerüz, didiler.