Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3644, sondan 2593. ayet; 34. sure ve Sebe' Suresinin 38. ayetidir. Sebe' Suresi 38. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 45 ve toplam ebced değeri ise 3792 olarak hesaplanmıştır. Sebe' Suresinin toplam ebced değeri 254246 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
والذين يسعون في اياتنا معاجزين اولئك في العذاب محضرون
Ayetlerin iptal edilmesi ve işlevsiz bırakması anlamına gelen klasik [nesh] anlayışı Nisâ 4:82, Hacc 22:51, Sebe’ 34:5 ve Fussilet 41:42. ayetler ışığında değerlendirilmelidir.
Bayraktar Bayraklı
Âyetlerimizi geçersiz kılmaya gayret edenlere gelince, işte onlar da azaba atılacaklardır.
Ayetlerimizi etkisiz bırakmak (artık gereksiz deyip geçersiz kılmak) için çaba harcayanlar var ya; işte onlar da azabın içine (atılmaya) hazır hale getirilmişlerdir.
Bizim kendilerine gücümüzün yetmeyeceğini, bizim koyduğumuz kuralların dışına çıkıp yakalarını kurtaracaklarını zannederek âyetlerimizi, Kur'ân'ımızı, ilkelerimizi hükümsüz, tesirsiz bırakmak için birbirlerini geride bırakırcasına çalışan güç ve iktidar sahipleri, ilim adamları ve yazarlar ise azapla yüz yüze bırakılacaklardır.
Âyetlerimiz(i ibtâl) husûsunda (güyâ bizi) acze düşürmeye çalışan kimseler olarak(yarışırcasına) uğraşanlara gelince, işte onlar (o gün) azâb içinde hazır bulundurulacak olanlardır.
Mustafa İslamoğlu Sebe' Suresi 38. Ayet Açıklaması
[3855] Muhdarûn, “hazır bulunmak, huzura çıkmak, yargılanmak için yargıç önüne çıkmak” gibi anlamlara gelen hudûrdan. İhdâr, yüzleştirmek üzere birini bir yerde hazır bulundurmak. Fî edatı zaten “içinde bulunmayı” ifade ettiği için muhdarûn mücerret tekitten öte bir anlam taşır (İbn Âşûr, 30:16’nın tefsirinde). Bu da bizce “yaptıklarıyla yüzleşme” ya da “kendisiyle yüzleşme” demektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimseler ki âyetlerimiz hakkında (bizi) aciz sanar oldukları halde koşar dururlar. Onlar azap içinde ihzar edilmiş kimselerdir.
Âyetlerimize karşı koymak için Peygamberlerimizle mücadele edenlerve elimizden kaçıp kurtulacaklarını zannedenler ise zorla getirilip azabın içine atılacaklardır.