Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3666, sondan 2571. ayet; 35. sure ve Fâtır Suresinin 6. ayetidir. Fâtır Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 59 ve toplam ebced değeri ise 3386 olarak hesaplanmıştır. Fâtır Suresinin toplam ebced değeri 244606 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان الشيطان لكم عدو فاتخذوه عدوا انما يدعوا حزبه ليكونوا من اصحاب السعير
Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya çağırır.
İbn Abbas’tan nakledilen bir rivayette, “aldatma ustası” diye çevirdiğimiz ğarûr kelimesiyle şeytanın kastedildiği belirtilmiştir (Taberî, XXII, 117). Müteakip âyet de bu açıklamayı desteklemektedir. Şeytanın aldatması daha çok, kişiye “Allah çok bağışlayıcıdır, en büyük günahları bile affeder; bu kadarcık günahtan bir şey çıkmaz” gibi telkinlerde bulunması şeklinde açıklanmıştır (meselâ bk. Zemahşerî, III, 268). 6. âyetin “Siz de onu düşman belleyin” diye çevrilen cümlesi için, “Allah’ın buyruklarına ve yasaklarına titizlikle uyarak şeytana karşı çıkın ve onu hayal kırıklığına uğratın” gibi izahlar yapılmıştır (meselâ bk. İbn Atıyye, IV, 430). Aynı âyetin “Çünkü o kendisine uyacaklara, yandaşlarına yakıcı ateşin mahkûmlarından olsunlar diye çağrıda bulunur” şeklinde çevrilen kısmını, “Çünkü o kendisine uyanlara, yandaşlarına çağrıda bulunur, böylece onlar da yakıcı ateşin mahkûmlarından olurlar” şeklinde de tercüme etmek mümkündür (İbn Âşûr, XXII, 261-262; İblis ve şeytan hakkında bilgi için bk. Fâtiha 1:1 [Eûzü]; Bakara 2:34; Nisâ 4:117-121; Enfâl 8:48; Kehf 18:50-54; şeytanın Allah’a itaat yolunu seçenleri saptırmak için her türlü çabayı harcayacağına dair sözleri için bk. A‘râf7:17; Hicr 15:39). 8. âyetin “kötü işleri kendilerine hoş görünüp, onları güzel bulan kimse” şeklinde çevrilen kısmı yeni bir isim cümlesinin öznesi olup yüklemi gizlenmiştir. Bu sebeple, ifade akışına uygun düşen değişik yüklemlere göre bu kısım için şöyle meâller de verilebilir: a) Böyle kimseler için mi üzülüp kendini helâk ediyorsun? b) Bunlar, Allah’ın hidayet nasip ettiği kimseler gibi midir? (Zemahşerî, III, 269; Şevkânî, IV, 388). Bu âyette Hz. Peygamber’e ve tebliğ görevini yaparken onun yolunu izleyenlere bir teselli verildiği açıktır. Dolayısıyla, âyetin devamındaki, “Allah dilediğini sapkınlık içinde bırakır, dilediğini de doğruya iletir” cümlesini buna göre yorumlamak gerekir. Yüce Allah’ın, kulun hiçbir katkısı olmadan onu sapkınlığa ve dolayısıyla cehenneme itmesi O’nun engin hikmetiyle bağdaşmaz. Allah’ın bir kimseyi dalalette bırakması, kendisine verilen akıl yeteneğini ve irade gücünü kötüye kullanmakta ısrar etmesi sebebiyle onu tercihiyle ve sonuçlarıyla baş başa bırakması demektir. Birçok âyet ve hadiste yer alan açıklamaların ışığında, bu tür ifadelerin, Allah’ın mutlak iradesine bir gönderme yapma veya –burada olduğu gibi– dini tebliğle görevli olanların başkalarını hidayete eriştirmekle yükümlü olmadıklarını ve zaten buna güçlerinin yetmeyeceğini belirtme amacı taşıdığı anlaşılmaktadır.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki şeytan sizin için düşmandır; siz de onu düşman edinin!Zira o, kendi tarafında olanları alevli ateş halkı olmaları için davet eder.
Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman sayın (fısıltı ve fırıldaklarına kanmayın!) O, kendi hizbini (partisini, taifesini ve tâbilerini), ancak çılgınca yanan (cehennemi) ateşin ehlinden olmaya çağırıp durmaktadır.
Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler sizin düşmanınızdır. Siz de, Allah'a itaatte musır olarak ona düşmanlığa devam edin. O, kendi taraftarlarını, kesinlikle, körüklenen, alev püsküren Cehennem ehlinden olmaya çağırır.
Çünkü şeytan sizin bir düşmanınızdır. Onun için siz de onu bir düşman tutun O, (kendisine tâbi' olan) güruhunu ancak alevli cehennemin yaranından olmaları için da'veteder.
Şübhesiz ki şeytan size düşmandır; öyle ise (siz de) onu (kendinize) düşman edinin!(O,) kendi tarafdarlarını ancak alevli ateş ehlinden olsunlar diye çağırır.
Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi taraftarlarını ancak çılgınca yanan ateşin yarenlerinden olmaya çağırır.
Çünkü şeytan, sizin mahvolmanız için elinden geleni yapmaya and içmiş amansız ve acımasız bir düşmandır; öyleyse siz de onu düşmanınız bilin! Doğrusu o, kendi zihniyetini benimseyen taraftarlarını ancak cehennemlik olmaya yol açan çirkinliklere çağırır! Unutmayın ki:
Gerçekten Şeytan, sizin için bir düşmandır; onu düşman edinin!
Doğrusu Çılgın Alevli Ateş arkadaşlarından olmaları için kendi taraftarlarını çağırıyor.
Gerçekten şeytan,1 sizin düşmanınızdır. Öyleyse siz de ona düşman olun. Zâten o, kendi taraftarlarını çağırsa çağırsa, çılgın alevli cehennem halkından olmağa çağırır.
1 Şeytan: Azgınlıkta son derece yüze çıkmış, haktan uzak, yanlış/bâtıl olan, demektir. Şeytan kelimesi, insan, cin, hayvan ve tüm yaratıklar ve düşünce tarzlarından pis, azgın, inatçı ve inkârcı olanları için kullanılan bir cins isimdir. Âdem’e secdeyi kabul etmediği andan itibaren, hayırdan ümidini kesmiş, pişmanlık ve üzüntü duyan anlamında İblis; secde etmeyiş sebebi olarak da beni dumansız ateşten, onu ise çamurdan yarattın diye bir bahane uydurarak Âdem’i Cennet’ten çıkarmaya çalıştığı andan itibaren de Şeytan adını almıştır. İslam’a göre şeytan diye özel bir varlık yoktur. Şeytanlık tıpkı mü’minlik gibi bir sıfattır. Bu sıfatı ilk kazanan ise “iblis” isimli bir cindir. Bu sıfatlara sahip olan her insan, tüm akıllı varlıklar ve düşünce sistemleri şeytanın ta kendisidir. Bk. (Bakara: 14 ve dipnotu, En’am: 100)
Muhammed Esed
Şeytan, sizin apaçık düşmanınızdır: öyleyse siz de ona düşman olarak muamele edin. O, kendisine tâbi olanları, ancak, yakıcı ateşe mahkum olanlar arasında yer alacakları bir âkibete çağırır.
[3882] Yani: Şeytanın hezimeti insanın azîmetine bağlıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, şeytan sizin için bir düşmandır. Artık siz de onu bir düşman tutun. O muhakkak ki, kendi etrafında toplananları davet eder ki, alevli cehennemin yârânından oluversinler.
Şu bir gerçek ki, şeytan sizin için bir düşmandır. O halde siz de onu düşman tutun. Hiç kuşkusuz, o kendi hizbini cehennem yâranından olmaları için çağırır durur.