Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3850, sondan 2387. ayet; 37. sure ve Sâffât Suresinin 62. ayetidir. Sâffât Suresi 62. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 23 ve toplam ebced değeri ise 2382 olarak hesaplanmıştır. Sâffât Suresinin toplam ebced değeri 259791 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Râgıb el-İsfahânî zakkûm kelimesini kısaca, “cehennemde bulunan iğrenç yiyecekler” şeklinde açıklar (el-Müfredât, “zkm” md). Kaynaklar, Yemen’in Tihâme bölgesiyle çöle yakın kurak arazilerde yetişen, küçük yapraklı, kötü kokulu, deriye isabet ettiğinde ölüme götürebilecek ölçüde yara açan zehirli bir bitkiye zakkum denildiğini belirtirler (İbn Âşûr, XXIII, 122). 65. âyette zakkumun tomurcuklarının “şeytanların başları”na benzetilmesi, onun gerek tadı gerekse görünüşü itibariyle son derece iğrenç olduğuna delâlet eder. Nitekim Araplar çirkin görüntülü şeylere, “şeytanın kellesi gibi” derlerdi. Bir yılan türüne şeytan isminin verildiği, dolayısıyla âyette zakkum başağının yılan başına benzetilmiş olabileceği de söylenmektedir (Taberî, XXIII, 64; Zemahşerî, III, 302). Müfessirler genellikle “Kur’an’da lânetlenen ağaç” tabiriyle (İsrâ 17:60) zakkumun kastedildiğini belirtirler. Zemahşerî, 62. âyet metnindeki “nüzül” kelimesiyle müminlerin cennette nâil olacakları güzel ikramlara, zakkum kelimesiyle de inkârcıların cehennemde maruz kalacakları elem ve acılara işaret edildiğini belirtir ve her iki durumu da insanların kendi seçimlerinin birer sonucu olarak gösterir (III, 302).
“Sınama aracı” diye çevirdiğimiz 63. âyetteki fitne, “sınav, deneme” demektir; Kur’an’da daha çok müminin inancını tehlikeye sokan, yer yer de burada olduğu gibi inkârcıların bir imtihan vermelerine yol açan sıkıntılı olaylar, durumlar için kullanılır (bilgi için bk. Bakara 2:191). Müfessirler zakkum ağacının bir fitne (deneme aracı) olarak gösterilmesini de şöyle açıklarlar: Cehennemde böyle bir ağaç bulunacağı bildirilince Ebû Cehil gibi fırsatçı müşrikler, “Muhammed hem cehennemin taşı bile kavuracağını söylüyor hem de orada ağaç biteceğinden söz ediyor” diyerek Resûlullah’ı alaya almışlar, bunun üzerine konumuz olan âyet inmiştir (Taberî, XXIII, 63-64; İbn Atıyye, IV, 475). Buna göre söz konusu ağaçla ilgili olarak Kur’an’da verilen bilgi bir imtihandır; mümin bu bilgiye inanmakla bu imtihanı da kazanmış, kâfir ise inkâr etmekle imtihanı kaybetmiş olur.
Mehmet Okuyan
Şimdi ziyafet olarak bu (nimetler) mi hayırlıdır, yoksa zakkum ağacı mı?
Cehennem menüsünden olan [zakkum], cehennemin dibinde yetişen bir ağaçtır; tomurcukları da şeytanların başlarına benzemektedir. İnsan fıtratı, şeytanı çirkin kabul edecek şekilde yaratıldığı için, şeytanların başlarına benzetilmede de bu çirkinliğe ve tiksinti vericiliğe bir gönderme yapıldığı söylenebilir. İnsan fıtratına göre şeytan, şerri temsil eder; onda hayrın hiçbir katkısı yoktur. Araplar, çirkin bir resim veya görüntüyle karşılaştıklarında “sanki şeytan yüzü, sanki şeytan başı” diyerek hoşlanmadıklarını ifade ederlerdi ki burada buna bir gönderme vardır. Benzer mesajlar: İsrâ 17:60; Duhân 44:43-46; Vâkı‘a 56:52.
Bayraktar Bayraklı
“İkram olarak bu mu daha iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?”
Nasıl, (Bizim cennet mekânlarımız gibi) böyle bir konaklanma (ve ikram edilip ağırlanma) mı daha hayırlı, yoksa (cehennemde yediğiniz) zakkum ağacı mı?
62, 63. Şimdi, ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.
Dünyada kâfirler bunu inkâr ettiler. Ateşin içinde ağaç olur mu? dediler. Cehennemde biten ağaç sözü geçince: Ateş, ağacı yakarken cehennemde nasıl ağaç olur? diye alay etmişlerdi. Bu bakımdan bu söz onlar için bir imtihan oldu. Bu sözden kasdedilen manayı anlamadıklarından iyice küfre düştüler. Allah’ın, isterse, cehennemin yakmayacağı bir ağaç yaratabileceğini düşünemediler.
Edip Yüksel
Bu mu daha iyi bir duraktır, yoksa zakkum ağacı mı?
1 Nüzül: Misafire gelir gelmez sunulan ilk ikram demektir. Bu ifade Cennete henüz yeni girenlere yapılan ilk ikram kabilinden olduğuna göre onlara onun ilerisinde zihinlerin anlamaktan âciz kalacağı nice nimetler ikram edilecektir.2 Zakkum: Tihâme bölgesinde yetişen küçük yapraklı acı ve kötü kokulu bir ağacın ismidir. Âhirette meyvesi cehennemliklere ilk ikram olarak sunulacak olan zakkumun nasıl bir şey olduğu, 64 ve 65. ayetlerde açıklanmaktadır.
Muhammed Esed
Böyle [bir cennet] mi daha iyi bir ağırlanmadır, yoksa [cehennemin] ölümcül meyve ağacı mı? 22
Mustafa İslamoğlu Sâffât Suresi 62. Ayet Açıklaması
[4005] Nuzulen, misafire verilen mükellef ziyafet ve ziyafet sofrasına verilen isim (Lisân). Vahyin inişi de nüzûl ile ifade edilmiştir. Zira vahiy, insanlığın önüne serilmiş bir gök sofrasıdır. O sofra, kendisinden beslenen insanın dizine derman, gözüne fer, yüreğine ferman olarak yürür ve sonu cennetle noktalanan zorlu yolu insan ancak bu takviye/takvâ ile tamamlayabilir.
[4006] Lafzen: “zakkum ağacıyla mı”. Anlamı için muhtemelen Kur’an’da ilk geçtiği 44:43’e bkz. Daha önce inen söz konusu âyete inkârcı muhataplar “Cehennemde ağaç mı bitermiş?” gibisinden itiraz etmiş olmalılar ki, özellikle 63. âyet buna bir cevap olarak inmiştir. Son söz edildiği İsra 60’ta “cehennem ağacı” olarak geçer.
Ömer Nasuhi Bilmen
Nasıl, bu mu bir ziyafet taamı olarak hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
62, 63, 64, 65. “Şimdi iyi düşünün! ” buyurur Yüce Allah, “Sonuç olarak böylesi bir mutluluk mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir dert ve azap yaptık. O öyle bir ağaçtır ki cehennemin ta dibinden çıkar. Meyveleri: sanki şeytanların başları! ” [23, 20; 56, 51-52; 17, 60]
Zakkum: Tadı çok acı, pek fena kokan bir bitki olup ondan çıkan sıvı, bedene bulaşması halinde deriyi tahriş eder.İnsanlar şeytanları görmediklerinden bu benzetmeyi anlayamayanlar bulunabilir. Fakat bu kabil teşbihler dile yerleşmiştir. Nasıl ki temiz ve nuranî bir insan meleğe, güzel bir kadın periye, çirkin bir kadın cadıya benzetilir.
Süleyman Ateş
(Nasıl) Ağırlanmak için bu mu hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?