Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3851, sondan 2386. ayet; 37. sure ve Sâffât Suresinin 63. ayetidir. Sâffât Suresi 63. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 22 ve toplam ebced değeri ise 1838 olarak hesaplanmıştır. Sâffât Suresinin toplam ebced değeri 259791 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Müşrikler, cehennemde “zakkum” denen bir ağacın olduğunu işitince, “Ateş ağacı yakar. Böyle bir ağaç olamaz”, diyerek bunu inkâr ettiler. Allah’ın, dilerse ateşte yanmayan bir ağaç yaratabileceğini düşünemediler. Böylece zakkum ağacı, iman edip etmemeleri noktasında müşrikler için bir imtihan vesilesi olmuştu.
Râgıb el-İsfahânî zakkûm kelimesini kısaca, “cehennemde bulunan iğrenç yiyecekler” şeklinde açıklar (el-Müfredât, “zkm” md). Kaynaklar, Yemen’in Tihâme bölgesiyle çöle yakın kurak arazilerde yetişen, küçük yapraklı, kötü kokulu, deriye isabet ettiğinde ölüme götürebilecek ölçüde yara açan zehirli bir bitkiye zakkum denildiğini belirtirler (İbn Âşûr, XXIII, 122). 65. âyette zakkumun tomurcuklarının “şeytanların kelleleri”ne benzetilmesi, onun gerek tadı gerekse görünüşü itibariyle son derece iğrenç olduğuna delâlet eder. Nitekim Araplar çirkin görüntülü şeylere, “şeytanın kellesi gibi” derlerdi. Bir yılan türüne şeytan isminin verildiği, dolayısıyla âyette zakkum başağının yılan başına benzetilmiş olabileceği de söylenmektedir (Taberî, XXIII, 64; Zemahşerî, III, 302). Müfessirler genellikle “Kur’an’da lânetlenen ağaç” tabiriyle (İsrâ 17:60) zakkumun kastedildiğini belirtirler. Zemahşerî, 62. âyet metnindeki “nüzül” kelimesiyle müminlerin cennette nâil olacakları güzel ikramlara, zakkum kelimesiyle de inkârcıların cehennemde maruz kalacakları elem ve acılara işaret edildiğini belirtir ve her iki durumu da insanların kendi seçimlerinin birer sonucu olarak gösterir (III, 302). “Sınama aracı” diye çevirdiğimiz 63. âyetteki fitne, “sınav, deneme” demektir; Kur’an’da daha çok müminin inancını tehlikeye sokan, yer yer de burada olduğu gibi inkârcıların bir imtihan vermelerine yol açan sıkıntılı olaylar, durumlar için kullanılır (bilgi için bk. Bakara 2:191). Müfessirler zakkum ağacının bir fitne (deneme aracı) olarak gösterilmesini de şöyle açıklarlar: Cehennemde böyle bir ağaç bulunacağı bildirilince Ebû Cehil gibi fırsatçı müşrikler, “Muhammed hem cehennemin taşı bile kavuracağını söylüyor hem de orada ağaç biteceğinden söz ediyor” diyerek Resûlullah’ı alaya almışlar, bunun üzerine konumuz olan âyet inmiştir (Taberî, XXIII, 63-64; İbn Atıyye, IV, 475). Buna göre söz konusu ağaçla ilgili olarak Kur’an’da verilen bilgi bir imtihandır; mümin bu bilgiye inanmakla bu imtihanı da kazanmış, kâfir ise inkâr etmekle imtihanı kaybetmiş olur.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki biz onu (zakkumu) zalimler için bir [fitne] (sıkıntı) kıldık.
Bahaeddin Sağlam Sâffât Suresi 63. Ayet Açıklaması
(*) Kâfirler, Cehennemde biten ağaç sözünü işittikleri zaman: “Ateş ağacı yakarken Cehennemde nasıl ağaç olur?” diye alay ettiler. Bundan dolayı bu söz, onlar için bir imtihan oldu. Bu sözden kastedilen manayı anlamadıkları için, büsbütün küfre saplandılar. Allah istedikten sonra Cehennemin yakmayacağı bir ağaç yaratabileceğini düşünmediler.
62, 63. Şimdi, ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.
Dünyada kâfirler bunu inkâr ettiler. Ateşin içinde ağaç olur mu? dediler. Cehennemde biten ağaç sözü geçince: Ateş, ağacı yakarken cehennemde nasıl ağaç olur? diye alay etmişlerdi. Bu bakımdan bu söz onlar için bir imtihan oldu. Bu sözden kasdedilen manayı anlamadıklarından iyice küfre düştüler. Allah’ın, isterse, cehennemin yakmayacağı bir ağaç yaratabileceğini düşünemediler.
Doğrusu Biz bu ağacı, Allah’ın ayetleriyle alay etmek için fırsat kollayan zâlimler için bir sınama aracı kıldık. Nitekim onlar, “Cehennemde alevlerin arasında ağaçlar da mı yetişiyormuş?” diyerek seninle alay edecekler.
1 Nüzül: Misafire gelir gelmez sunulan ilk ikram demektir. Bu ifade Cennete henüz yeni girenlere yapılan ilk ikram kabilinden olduğuna göre onlara onun ilerisinde zihinlerin anlamaktan âciz kalacağı nice nimetler ikram edilecektir.2 Zakkum: Tihâme bölgesinde yetişen küçük yapraklı acı ve kötü kokulu bir ağacın ismidir. Âhirette meyvesi cehennemliklere ilk ikram olarak sunulacak olan zakkumun nasıl bir şey olduğu, 64 ve 65. ayetlerde açıklanmaktadır.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, biz o (ağac)ı zalimler için bir sınama aracı yaptık, 23
62, 63, 64, 65. “Şimdi iyi düşünün! ” buyurur Yüce Allah, “Sonuç olarak böylesi bir mutluluk mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir dert ve azap yaptık. O öyle bir ağaçtır ki cehennemin ta dibinden çıkar. Meyveleri: sanki şeytanların başları! ” [23, 20; 56, 51-52; 17, 60]
Zakkum: Tadı çok acı, pek fena kokan bir bitki olup ondan çıkan sıvı, bedene bulaşması halinde deriyi tahriş eder.İnsanlar şeytanları görmediklerinden bu benzetmeyi anlayamayanlar bulunabilir. Fakat bu kabil teşbihler dile yerleşmiştir. Nasıl ki temiz ve nuranî bir insan meleğe, güzel bir kadın periye, çirkin bir kadın cadıya benzetilir.
Kâfirler, cehennemde biten ağaç'tan söz edilince: "Ateş ağacı yakarken cehennemde nasıl ağaç olur?" diye alay etmişlerdi. Bu bakımdan bu söz, onlar hakkında bir sınav oldu. Bu sözün asıl mânâsını anlamadıklarından küfürleri daha da katmerleşti. Düşünmediler ki Allah istese, cehennemin yakmayacağı bir ağaç yaratabilir. Bu ağacın, cehennemliklerin kendi bedenlerine işâret olması da kuvvetle muhtemeldir. Nitekim işe yaramaz, söz anlamaz kaba insanlar için yergi olarak "Cehennem kütüğü!" denilir. Bu âyeti izleyen âyetler de bu olasılığı güçlendirmektedir.
Süleymaniye Vakfı
Onu, yanlış davrananlar için bir sıkıntı kaynağı yaparız.