Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3797, sondan 2440. ayet; 37. sure ve Sâffât Suresinin 9. ayetidir. Sâffât Suresi 9. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 17 ve toplam ebced değeri ise 1172 olarak hesaplanmıştır. Sâffât Suresinin toplam ebced değeri 259791 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
“Yüce topluluk” diye çevirdiğimiz 8. âyetteki mele-i a‘lâ, dünyaya göre yücelerde bulunduğu kabul edilen, ayrıca mânevî mertebeleri de yüksek olan melekler için kullanılan bir deyimdir. Burada, şeytanların bu yüce topluluğa kadar ulaşarak onların sahip olduğu bilgileri öğrenmelerinin önlendiği, nâdiren yanlarına kadar yaklaşıp bir bilgi kırıntısı kapanların olabileceği, ancak onların da isabet ettiği şeyi delip geçecek kadar etkili olan ateş toplarıyla kovalanıp uzaklaştırılacağı bildirilmektedir. Bugün sahip olduğumuz bilgilerle anlamlarını tam olarak kavramamız imkânsız veya son derece güç olduğu için “müteşâbihât” grubu içinde değerlendirilmesi gereken bu âyetler hakkında klasik tefsirlerde o dönemlerin bilgi birikimine ve doğruluğu kuşkulu rivayetlere dayanarak bazı yorumlar yapılmaya çalışılmıştır (meselâ bk. Taberî, XXIII, 36-39). Fakat burada Allah’ın meleklere verdiği bilgilerin ve özellikle vahyin korunmuşluğunu, bu bilgilere herhangi bir şeytanî gücün vakıf olup gerçekliğini bozmasına veya ehliyetsiz olanların açıklamasına izin verilmeyeceğini belirten kısmen sembolik bir anlatımın yer aldığı düşünülebilir (benzer bir anlatım ve açıklaması için bk. Hicr 15:16-18). Bu âyetlerde, olağan üstü niteliklere sahip olduklarına inanılan kâhinlerin semavî güçlerden bilgi aldıkları yolundaki inançların asılsız olduğuna dikkat çekildiği de belirtilmektedir (Kurtubî, XV, 66-67; İbn Âşûr, XXII, 92).
Mehmet Okuyan
8,9. Onlar yüce topluluğa kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. Onlar için [ebedî] bir azap vardır.
Sâd 38:69’da da geçen [Mele-i A‘lâ] ifadesi, “yüce topluluk, en yüce meclis, melekler topluluğu” anlamlarına gelmekte ve şeytanların oradan hiçbir şekilde bilgi çalamayacakları belirtilmektedir
Benzer mesajlar: Hicr 15:17; Şu‘arâ 26:212; Mülk 67:5; Cinn 72:8-9.
Bayraktar Bayraklı
Kovulurlar ve onlar için yakalarını bırakmayan bir azap vardır.
(Böylece manevi iklimlerden ve kader projelerine ait bazı bilgileri çalıvermekten) Kovulup uzaklaştırılırlar. Onları (yüce makamlardan uzak tutmaya yönelik) kesintisiz bir azap (ve kovalamaca) vardır.
8,9. Ki onlar «Mele'-i a'lâ» ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (âhiretde de) ardı arası kesilmez bir azâb vardır.
8,9. (O şeytanlar, artık) mele-i a'lâyı (semâdaki melekleri) dinleyemezler ve her taraftan kovularak (alevli yıldızlarla) taşlanırlar ve onlar için devamlı bir azab vardır.
İsmail Hakkı İzmirli Sâffât Suresi 9. Ayet Açıklaması
[4] Meleklere veya Âdem evlâdının eşrafı olan peygamberlere.[5] Yahut o nüfus-u habisenin kalbleri her taraftan kahır mermilerine tutulur da hakkı anlayamazlar.
Kadri Çelik
Bir uzaklaştırılma ile uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için sürekli bir azap vardır.
8,9. O (şeytanlar) yüce (melekler) topluluğunu dinleyemezler1 ve onlar, her yönden kovularak uzaklaştırılırlar. Bir de onlar için bitmeyen azap vardır.