Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4015, sondan 2222. ayet; 38. sure ve Sâd Suresinin 45. ayetidir. Sâd Suresi 45. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 46 ve toplam ebced değeri ise 2116 olarak hesaplanmıştır. Sâd Suresinin toplam ebced değeri 227837 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure ص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ص (1) bulunuyor.
Mekke putperestlerinin İslâm davetini reddetmedeki akıl almaz ısrarları ve küstahça davranışları karşısında Hz. Peygamber’e geçmiş peygamberlerin ve diğer sâlih kulların güçlü iradeleri, basiretli tutumları hatırlatılmaktadır. Onlar, dünyada sıkıntı çekseler bile âhiret yurdunu asla unutmadıkları için Allah kendilerini günahlardan arındırmış, ruhlarını ismet (günahsızlık) sıfatıyla donatmış; bu sayede Allah katında seçkinler ve iyiler arasında yer almışlardır. Bu âyetlerin ifadesine göre anılan şahsiyetler şu üç değerli lutfa mazhar olmuşlardır: a) Allah onları günahlardan korumuştur; b) Kendilerini seçkinler arasına almıştır; c) İyilerden saymıştır. Bu mazhariyetlerin sebebi ise onların “âhiret yurdunu hatırda tutmadaki samimiyetleri”, bu husustaki titizlik ve kararlılıklarıdır. Çünkü genellikle insanı dünya hayatında bazı zevkleri tatma arzusu veya bazı sıkıntılardan kurtulma telâşı kötülüklere itmekte; dinin ve ahlâkın buyruklarını yerine getirmekten uzaklaştırmakta; böylece o kişi zevk arzusu ve elem korkusuyla kolayca kötülüklere teslim olabilmektedir; bu ise dinî ve ahlâkî bakımdan tam bir çöküştür. İşte insanı bu çöküşten kurtaracak olan da âhiret bilincinin canlı olmasıdır. Çünkü bu bilinç insanda şu inancı güçlendirecek ve etkin kılacaktır: Allah’ın buyruk ve yasalarını hiçe sayarak dünyada bazı zevkleri tatsak bile bunlardan çok daha fazlasını âhirette kaybedeceğiz; kezâ bazı kederlerden kurtulsak bile âhirette bunlardan daha fazlasına mâruz kalabiliriz. Böylece âhiret bilinci ve sorumluluğu dinî ve ahlâkî hayatın tam bir güvencesi olmaktadır.
Mehmet Okuyan
Güçlü ve öngörü sahibi kullarımızı (yani) İbrahim’i, İshak’ı ve Yakup’u da hatırla!
Güç-kuvvet, devlet-teşkilat, iktidar ve ihsan sahibi, vakarlı, çevresini ve ileriyi görebilen, bizi ilâh tanıyan, candan müslüman, saygılı kullarımız İbrâhim, İshak ve Yâkub'u da hatırlayarak insanlara anlat.
İsmail Hakkı İzmirli Sâd Suresi 45. Ayet Açıklaması
[2] Elleriyle ita'at, gözleriyle kudreti süphaniyeye nazar eden, ta'at ve ibadette kudret sahibi, ulûm ve maarif te, şeriat ve dinde basiret sahibi olan.
Kadri Çelik
Güç ve basiret sahibi olan kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da hatırla.
Ey Müslüman! Mücâdelende sana yol gösterecek birer örnek olarak, hepsi desağlam bir irâdeye ve derin bir anlayış yeteneğine sahip olan kullarımız İbrahim’i, oğlu İshak’ı ve torunu Yakup’u da hatırla.