Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4074, sondan 2163. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 16. ayetidir. Zümer Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 5963 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
لهم من فوقهم ظلل من النار ومن تحتهم ظلل ذلك يخوف الله به عباده يا عباد فاتقون
Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.
Peygamber, Allah’ın bildirdiği hükümleri eksiksiz ve yanlışsız duyurduğu gibi, bizzat kendisinin de bu hükümleri yerine getirmekle yükümlü olduğunu, aksine davranırsa cezalandırılacağını açıkça ortaya koymuştur. Buna rağmen Kur’an’ın muhatapları Allah’ı bırakıp sahte tanrılara tapmaya devam edeceklerse yapılacak bir şey yoktur. Âyetteki “Artık siz de O’nun dışında dilediğinize tapın bakalım!” cümlesi bir uyarı ve tehdit ifadesidir. Bu uyarıyı dikkate almayanların âkıbeti sadece “hüsran” (zarar, ziyan, kayıp) olacaktır. Onların âhirette öz benliklerini kaybetmeleri, “cehennemde hak ettikleri cezaya çarptırılmaları”; yakınlarını kaybetmeleri de “içinde bulundukları cehennem ortamında akraba ve dostlarıyla buluşup görüşme ve yardımlaşma imkânından yoksun kalmaları” şeklinde açıklanır (İbn Atıyye, IV, 524-525; Râzî, XXVI, 255-256). 16. âyet, inkârcıların âhiretteki hüsranlarına kısa ve öz olarak açıklama getirmektedir. Tefsirlerde bu âyetin, cehennemde tabakalar bulunduğuna ve her tabakada ateş bulutları veya katmanlarının yer aldığına işaret ettiği; bir tabakada azap görenleri üstten kaplayan ateş kümelerinin, bir üst tabakadakilerin altlarına denk geldiği için âyette “Onların üstünde kat kat ateş olacak, altlarında da (böyle) katlar bulunacak” buyurulduğu belirtilir (İbn Atıyye, IV, 525; İbn Âşûr, XXIII, 361-362).
Mehmet Okuyan
Onların hem üstlerinden ateşten karanlıklar (tabakalar) hem de altlarından (ateş) karanlıkları (tabakaları) olacaktır. İşte Allah kullarını bununla korkutuyor. Ey kullarım! Yalnızca bana karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun!
Onları üstlerinden ve altlarından gölgeler gibi ateş kaplayacaktır. İşte Allah kullarını sürekli böyle sakındırıyor. “Ey kullarım! Artık emirlerime karşı gelmekten sakınınız.”
Onların üstlerinde de altlarında da ateşten katmanlar vardır. İşte Allah'ın, kullarını uyarıp sakınmalarını istediği şey budur. Ey kullarım, Bana karşı takvalı¹ olun!
1- Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya/güvenceye almak.
Ahmet Akgül
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da (böyle azap edici) tabakalar vardır. İşte Allah, Kendi kullarını bununla korkutup uyarmaktadır. Ey kullarım, öyleyse Benden korkup (azabımdan) sakınıverin.
Onların üzerlerini ateşten örtüler sarar, altlarında da kat kat ateşten tabakalar vardır. Allah kullarının kalbine işte böylece kıyamet korkusu salar. Ey kullarım! Öyleyse yolunuzu benim kitabım vasıtasıyla bulun.
Onlar üstlerinden kat kat ateşler, altlarından da kat kat ateşlerle sarılır. İşte Allah kullarının kalbine böyle korku salarak uyarıyor, korunmaya teşvik ediyor:
“-Ey kullarım! Bana sığının, benim emirlerime yapışın, günahlardan arınıp azaptan korunun.” buyuruyor.
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. İşte Allah, kendi kullarını bununla tehdit edip-korkutuyor. Ey kullarım öyleyse Benden sakının.
O kâfirlerin üstelerinde ateşten tabakalar, altlarında da ateşten tabakalar var. İşte Allah, böyle (bir azabla) kullarını korkutuyor. Ey kullarım! O halde benden korkun.
Onlar için, üstlerinden ateş katmanları var. Altlarında da (ateş) katmanları var. İşte Allah, kullarını böyle bir şey ile korkutuyor. Ey kullarım, (azabımdan) sakının!
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da (kızgın) tabakalar vardır. İşte Allah, kullarını (suç işlememeleri için) bununla tehdit edip korkutuyor. “Ey kullarım! O halde, Bana karşı sorumluluk bilinciyle Benim istediğim şekilde yaşayın!”
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da (öyle) tabakalar var. İşte Allah kullarını bununla korkutuyor. Ey kullarım! Yalnızca benden korkun.
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında yine ateşten tabakalar vardır. İşte Allah, kullarını bundan korkutuyor, "Ey kullarım! benden korkun." (diyor).
Onlar için, üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da (ateşten) tabakalar vardır. İşte Allah kullarını bununla korkutur. Ey kullarım! Öyle ise benden sakının!(2)
(2)“Evet ârif-i billah (Allah’ı tanıyan), aczden (âcizlikten), mehâfetullahdan (Allah korkusundan)telezzüz eder (lezzet alır). Evet havfda (korkuda) lezzet vardır. Eğer bir yaşındaki bir çocuğun aklı bulunsa ve ondan suâl edilse: ‘En lezîz ve en tatlı hâletin (hâlin) nedir?’ Belki diyecek: ‘Aczimi, za‘fımı anlayıp, vâlidemin tatlı tokadından korkarak yine vâlidemin şefkatli sînesine sığındığım hâlettir.’ Hâlbuki bütün vâlidelerin şefkatleri, ancak bir lem‘a-i tecellî-i rahmettir (rahmetin sâdece bir parıltısıdır). Onun içindir ki, kâmil insanlar, aczde ve havfullahda (Allah korkusunda) öyle bir lezzet bulmuşlar ki kendi havl (güç) ve kuvvetlerinden şiddetle teberrî edip (uzaklaşıp), Allah’a acz ile sığınmışlar. Aczi ve havfı, kendilerine şefâatçı yapmışlar.” (Sözler, 7. Söz, 19)
İlyas Yorulmaz
Ateş, kendilerini ziyana uğratanları üstlerinden ve altlarından saracaktır. Böylece Allah korunsunlar diye, kullarını bu azapla korkutuyor. “Ey kullarım benden korunun.”
Onların üzerlerinde ateşten gölgelikler bulunduğu gibi altlarında yine ateşten gölgelikler [¹] vardır. İşte bununla Allah kullarını korkutur [²]. Kullarım! Benden sakının.
İsmail Hakkı İzmirli Zümer Suresi 16. Ayet Açıklaması
[1] Döşekler, kilimler.[2] Yani benim kastim azap değildir. Belki cehalet ve dalâleti bırakmanız için sizi korkutuyorum.
Kadri Çelik
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. İşte Allah, kendi kullarını bununla tehdit edip korkutur. Ey kullarım! Öyleyse benden korkup sakının.
Öyle bir hüsran ki; o gün onları, üstlerinden ve altlarından kapkara bulutlar gibi ateşten gölgeler saracak! Allah, kullarını işte bu korkunç azap ile korkutup uyarmaktadır! O hâlde, ey kullarım, Benim çizdiğim haram helâl sınırlarını çiğnemekten sakının!
Onlar için üstlerinden Ateş’ten gölgeler vardır; altlarından da gölgeler!
İşte Allah, kullarını bununla korkutuyor.
“Benden sakınıp korunun, ey kullarım!”.
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da (ateşten) tabakalar vardır. İşte Allah kullarını bununla korkutuyor. Ey Benim kullarım! Sadece hakkıyla Benden sakının.1
1 Benden başkasından sakın korkmayın. Bu âyetteki hitap; kâfirlere de mü’minlere de olabilir.
Muhammed Esed
Onların üstünde ateş bulutları toplanacak ve altlarında da [benzer ateş] tabakaları bulunacaktır...” Allah kulların(ın kalbin)e işte bu yolla korku salar. 19 Ey kullarım! Öyleyse, Bana karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun;
Böyle kimseler hem üstlerinden hem altlarından kat kat ateş tabakaları ile azap olunacaklar. Allah, kullarını işte böyle bir azapla korkutmaktadır. Öyleyse ey kullarım bana karşı gelmekten sakının! 43/74...81, 40/47...50
Onları, üstlerinden ateş tabakaları kuşatacak, altlarından da (ateş) tabakaları…” İşte bu yolla Allah kullarının kalbine korku salıyor.[4116] Ey kullarım! Bana karşı sorumluluğunuzun şuurunda olun!
Mustafa İslamoğlu Zümer Suresi 16. Ayet Açıklaması
[4116] Neden “korku salıyor”? Zira Allah insanın hasmı değil dostudur. İnsanın korkusunu istismar etmeyen yegâne mercidir. İnsanın korkusunu yine insanın kendi lehine kullanır; zira O’nun insanın korkusundan elde edeceği hiç bir çıkar yoktur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar için üst taraflarında ateşten tabakalar ve alt taraflarında da tabakalar vardır. İşte bu, Allah kullarını bununla korkutur. Ey kullarım! Benden korkunuz.
Onların hem üstlerinde, hem altlarında ateşten kat kat örtüler vardır. İşte Allah böyle bir azabın varlığını bildirerek, kullarını korkutur. Ey kullarım! Bana karşı çıkmanızdan ötürü azabıma uğramaktan sakının. [7, 41; 29, 55]
Üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar olur. İşte Allah kullarının başına bunların gelebileceği uyarısında bulunmaktadır. Ey kullarım, benden çekinin.