Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4064, sondan 2173. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 6. ayetidir. Zümer Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 36, harf sayısı 137 ve toplam ebced değeri ise 10879 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
خلقكم من نفس واحدة ثم جعل منها زوجها وانزل لكم من الانعام ثمانية ازواج يخلقكم في بطون امهاتكم خلقا من بعد خلق في ظلمات ثلث ذلكم الله ربكم له الملك لا اله الا هو فانى تصرفون
O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
466. Buradaki “ondan” ifadesi, “onun türünden” şeklinde de anlaşılabilir.467. Âyette sözü edilen hayvanların neler olduğu konusunda En’âm sûresinin 143 ve 144. âyetlerine bakınız.
Büyük âlem (makrokozmos) ve küçük âlem (mikrokozmos, insan) denilen iki varlık alanını yaratan gücün ululuk ve yetkinliğine dikkat çekilmektedir. “Hikmet ve fayda esasına göre” diye çevirdiğimiz “bi’lhakkı” deyimi, yaratma ve yönetmenin temelindeki ilâhî hikmete, yani eksiksiz kusursuz bilgiye ve yarara işaret eder. Buna göre yaratılışta saçmalıktan, anlamsızlık ve hikmetsizlikten söz etmek mümkün değildir; özünde her şey, iyidir, güzeldir, yararlıdır. Bütün İslâm âlimlerinin birleştiği bu inancın, en güzel ifadesini Gazzâlî’nin şu sözünde bulduğu kabul edilir: “İmkân âleminde halen mevcut olandan daha güzel, daha tam ve daha mükemmelinin bulunması mümkün değildir” (İhyâ’, IV, 258; el-İmlâ’ fî işkâlâti’l-İhyâ’, V, 35-36). Evren hakkındaki bu iyimser düşünce, yine Gazzâlî’ye isnat edilen bir özdeyişte, “Leyse fi’l-imkân ebde‘u mimmâ kân” (Var olandan daha mükemmeli mümkün değildir) şeklinde ifade edilmiştir. Allah’ın, “sürekli olarak geceyi gündüzün, gündüzü gecenin üstüne sarması”ndan maksat, gündüzden geceye geçilirken yavaş yavaş aydınlığın çekilip karanlığın bastırması, geceden gündüze geçilirken de tersine karanlığın yerini aydınlığın almasıdır. Âyetin bu cümlesi, “Geceyi gündüze ekler, gündüzü de geceye ekler” şeklinde de yorumlanmıştır (Şevkânî, IV, 515). Her gün tekrar ettiği için önemini fark edemediğimiz bu olaylar, ilâhî kudretin ve yaratılıştaki hikmetin durmadan tecelli ettiğini gösteren birer âyettir, işarettir. Güneş ve ayın, Hakk’ın yasalarına boyun eğerek semamızı süslemesi, ısı ve ışık vermesi de böyledir. İnsanlık âleminin bir tek candan, Âdem’den gelişi de evrenin oluşu ve işleyişi kadar muhteşem bir olaydır. Bu olay da düşünen aklı, hisseden kalbi dehşete düşürüp o yüce kudret karşısında secdeye kapandıracak derecede derin hikmetler taşıyan ilâhî tecellilerdendir. Âyet, bütünüyle insanlığın bu oluş süreci yanında her bir insanın ana rahmindeki yaratılış sürecine de veciz bir üslûpla değinmektedir. Müfessirler, “üç karanlık” tabirini, annenin karın duvarı, rahim duvarı ve cenini kuşatan zar (amnion zarı) içindeki karanlık tabakalar olarak açıklarlar. Bu karanlık tabakaları, rahim içinde birbirini kuşatan üç zarın teşkil ettiği tabakalar olarak anlamak da mümkündür. Bunların ilki, cenini koruyan, içi sıvı dolu amnion zarı, ikincisi amnionu dıştan kuşatan ve daha çok ceninin besin ve oksijen almasını sağlayan korion zarıdır. Rahim içini astar gibi kaplayan ve hamileliğin sonuna doğru gittikçe kalınlaşan üçüncü zar, üzerindeki kan damarlarıyla çocuk için besin deposudur. Hamilelikten sonra düştüğü için buna “düşen zar” (zara decidua) denilmektedir. Âyette bu tabakaların karanlık oluşuna bilhassa dikkat çekilmekle, bu karanlık ortamlarda olup bitenlerin dahi Allah’ın bilgisi ve kudreti sayesinde gerçekleştiğine; dışarıdan farkına bile varılmayan bu ortamda yaratılış harikalarının gerçekleştirildiğine işaret edilmiştir. “Türlü yaratılış safhalarından geçme” ifadesiyle, Hac (22:5) ve Mü’minûn (23:12-14) sûrelerinde açılımı verilen nutfe, alaka ve mudga safhalarının ve bundan sonraki gelişmelerin kastedildiği anlaşılmaktadır (İbn Âşûr, XXIII, 333-334). Rahim karanlığında döllenmiş hücreye (zigot) nutfe, hücrenin rahim cidarındaki asılı vaziyetine alaka denir. Bu suretle rahimde gelişimini sürdüren embriyo, önce mudga denilen şekilsiz etimsi bir parçaya dönüşür ve zamanla diğer aşamalarda kemikler oluşur; kemikler kaslar, damar ve sinirlerle kaplanarak insan bedeninin oluşumu tamamlanır. Hayvanlardan lutfedildiği bildirilen “sekiz eş”, En‘âm sûresinin 143-144. âyetlerinde zikredilen erkekli-dişili eşler olarak koyun, keçi, deve ve sığır çiftleridir.
Mehmet Okuyan
(Allah) sizi tek bir [nefis]ten (candan/cevherden) yaratmıştır; sonra ondan (o candan/cevherden) eşini de var etmiştir. Sizin için hayvanlardan da sekiz çiftindirmiştir (yaratmıştır). Sizi annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde aşamalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu (yaratıcı), Rabbiniz Allah’tır. Otorite yalnızca O’na aittir. O’ndan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!
Sizi bir cevherden yaratmış, sonra o cevherden eşini de var etmiştir. Size evcil hayvanlardan sekiz çift bahşetmiştir. Sizi de annelerinizin karınlarında aşama aşama üç karanlıkta yaratıyor. İşte, Rabbiniz olan Allah budur. Mülk O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da döndürülüyorsunuz?[488]
[488] İnsanın ana rahmindeki evreleri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 326-328.
Erhan Aktaş
Sizi tek bir nefisten¹ yarattı. Sonra ondan² eşini meydana getirdi. Sizin için hayvanlardan sekiz eş bağışladı. Sizi annelerinizin karnında üç karanlık içinde, yaratılıştan sonra bir yaratılış ile yaratıyor. İşte bu sizin Rabb'iniz Allah'tır. Mülk, O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl oluyor da başka şeylere yöneliyorsunuz?
1- Aynı cevherden, aynı özden, aynı şeyden. Eşeysiz olarak. Onlarca ayette insanın yaradılışının toprak ve sudan diğer bir ifade ile su ve toprağın karışımı olan çamurdan olduğu açıkça ifade edilmektedir. Bu ayette bir nefisten yani aynı özden diyerek bu gerçeğe atıf yapılmıştır. İnsan Adem'den değil topraktan yaratılmıştır. Âdem nebi ilk insan değil, ilk nebidir. (Havva'nın, Âdem'in kaburga kemiğinden yaratıldığına dair “hadis” olduğu söylenen sözler de dâhil, kaynaklarımızda yer alan bilgilerin tamamı İsrâîliyyât'tır ve uydurmadır. Gerçekle bir ilgisi yoktur. Ayrıca bu ayetin bilimsel olarak biyolojiye konu edinilmesinin, Kur'an'ın mesajı ile de amacı ile de bir bağı yoktur. Kur'an'ın konusu bilim olmadığı halde onu bilime konu edinmek, Kur'an dışı bir anlayıştır.) 2- O cevherden, o özden, o şeyden de.
Ahmet Akgül
O (Allah C.C) Sizi tek bir nefisten (Hz. Adem’den) yarattı, sonra ondan kendi eşini (Havva’yı) var etti ve sizin için davarlardan (deve, manda, inek, koyun, keçi, at, eşek ve tavuk gibi evcil hayvanlardan) sekiz çift indirip (hizmetinize âmade kıldı). Sizi annelerinizin karınlarında; üç karanlık (rahimdeki üç farklı gelişme aşaması) içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur; mülk O’nundur. O’ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz? (Bu yaptığınız tam bir akılsızlık ve sapkınlıktır.)
Sizi bir tek kişiden yarattı, sonra ondan da eşini halketti ve sizin için davarlardan erkeklidişili, sekiz tane çift mahluk meydana getirdi; sizi, analarınızın karınlarında ve üç karanlık içinde yaratıştan yaratışa düşürür; işte budur Rabbiniz ki onundur saltanat ve tedbir; yoktur ondan başka tapacak, ondan nereye dönmedesiniz?
Deve, öküz, koyun, keçi; her birerinden birer çift, sekiz olur. Üç karanlıktan maksat, ana karnının, rahmin ve meşimenin karanlığıdır. Gecenin, yahut baba belinin, ana rahminin ve ana karnının karanlığıdır diyenler de vardır. Yaratıştan yaratışa düşürmek, meniden kan pıhtısı haline, o halden et haline getirmek, ette kemik, ilik, sinir ve saire yaratıp deriye bürümek ve canlandırıp dünyaya getirmektir.
Abdullah Parlıyan
O sizin hepinizi, birtek candan yaratmıştır ve ondan da eşini var etmiştir ve sizin için hayvanlardan dört türden koyun, keçi, sığır, deve sekiz çift ikram ve ihsan etmiştir. O sizi analarınızın karınlarında, üç kat karanlık içinde peşpeşe yaratılış safhalarından geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur, hükümranlık O'nundur, O'ndan başka gerçek ilah yoktur. Buna rağmen nasıl oluyor da, O'na kulluktan başka ilahlara çevriliyorsunuz.
Allah sizi bir tek nefisten, Âdem'den yarattı. Sonra ondan da eşini var etti. Sizin için, sebeplerini-şartlarını indirerek yarattığımız büyükbaş ve küçükbaş hayvanlardan erkekli, dişili sekiz hayvanı yeryüzüne yerleştirip varlığını bildirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık (batın, rahim ve döl yatağı) içinde peşpeşe çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı Rabbiniz Allah'tır. Mülk ve hâkimiyet O'na aittir. Hak ilâh yalnızca O’dur. Öyleyken nasıl oluyor da, haktan ayrılıp, bâtıla çevriliyorsunuz?
Sizi bir tek candan yarattı, sonra ondan eşini varetti. Sizin için davarlardan sekiz çift indirdi (yarattı). Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde bir yaratışın ardından başka yaratışa geçirerek yaratmaktadır. İşte bu Rabbiniz olan Allah'tır. Mülk O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl (gerçekten) döndürülüyorsunuz?
Sizi tek bir nefisten yarattı, sonra ondan kendi eşini var etti ve sizin için davarlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur, mülk O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz?
(Allah), sizi bir kişiden (Adem'den) yarattı. Sonra Adem'in kendisinden eşini (Havva'yı) yarattı. (Deve, sığır, koyun ve keçiden erkekli ve dişili olmak üzere) sizin için (bu) davarlardan sekiz çift yarattı. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde (karın, rahim ve zar içinde) bir yaratılıştan sonra diğer bir yaratılışa çevirib kemale erdiriyor. İşte Rabbiniz olan Allah! Mülk O'nundur; O'ndan başka hiç bir ilâh yoktur. Böyle iken (O'na ibadet etmekten) nasıl çevriliyorsunuz?
Tek bir nefisten (hücreden) sizi yaratmaya başladı. Sonra eşini ondan kıldı. (O hücreyi ikiz doğuracak şekilde yaptı.) Ve sizin için sekiz çift davar indirdi.() (Onların çiftleri de insanınki gibi ikiz olarak gelişmişler. Yani) Allah sizi analarınızın karnında dönem dönem, üç karanlık içinde yaratıyor. [Demek şimdiki yaradılış, ilk yaradılışın bir tekrarıdır.] İşte sahibiniz olan Allah, bu işleri yapandır. Bütün mülk ve idare O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. Artık nasıl haktan dönüyorsunuz?
(*) O hayvanların nimet yönü fazla olduğundan, gökten indirilmiş, olağanüstü bir nimet olarak ifade edilmişler. Yoksa maddeleri dünyada yaratılıyor, gökten değil.
Besim Atalay
O sizleri bir kişiden yarattı, ondan sonra, ona eşini de yaratmıştır, sekiz çift yılkı da gönderdi size, ananızın karnında —üç karanlık içinde— kılıktan kılığa sokmuştur sizi, işte, bu Allah'tır sizin Tanrınız, mülk O'nundur, O'ndan özge Tanrı yok, niçin yüz dönersiniz?
O, sizi bir tek canlıdan yarattı. Sonra ondan (onun yaratıldığı maddeden) aynı tür ve mahiyette eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak deve, inek, koyun, keçi gibi) sekiz çift yarattı. O, sizi annelerinizin rahimlerinde, üç katman karanlığın içinde (nutfeden başlayıp), çeşitli safhalardan geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk yalnız O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
Bkz. 22:5 ve dipnotu, 23:12-14“O sizi bir tek canlıdan yarattı” ifadesi, Âdem olsun, eşi (Havva) olsun her ikisinin de aynı cevherden, aynı özden yaratıldığını göstermektedir. Kur’an’ın pek çok yerinde insanın yaratılışının su ve toprak karışımı olan çamurdan olduğu açıkça ifade edilmektedir. Burada da “tek bir canlıdan” diyerek aynı özden yaratılma gerçeğine atıf yapılmıştır. Ayrıca Havva’nın Âdem’in sol kaburga kemiğinden yaratıldığına dair söylenenlerin tamamı da uydurmadır. “Üç katman karanlığın içinde” ifadesi, insanın anne rahmindeki aşamalarından habersiz olan bir toplum için Kur’an’ın bir mucizesidir. Ana rahminde oluşan ceninin üç kat, üç tabaka içinde korunduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. “Üç karanlık”, karın, döl yatağı ve çocuk kesesidir. “Çeşitli safhalar” ise, meninin ana rahmine düşmesinden çocuk olup dünyaya gelinceye kadar rahim içinde alaka, mudga (et parçası) ve cenin gibi geçirdiği safhaları anlatmaktadır. Bu safhalar Hac suresi 22:5 ayetinde geniş şekilde ele alınmıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
Sizi bir tek nefisten yaratmış, sonra ondan eşini varetmiştir; sizin için hayvanlardan sekiz çift meydana getirmiştir; sizi annelerinizin karınlarında üç türlü karanlık içinde, yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmıştır; işte bu Rabbiniz olan Allah'tır. Hükümranlık O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl olur da O'nu bırakıp başkasına yönelirsiniz?
Allah sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yarattı, sonra ondan da eşini yarattı. Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (O'na kulluktan) çevriliyorsunuz?
Yaratılan «sekiz eş», erkeği ve dişisiyle birlikte, deve, sığır, koyun ve keçidir. «Üç karanlık» karın, döl yatağı ve çocuk kesesidir. «Çeşitli safhalar»la çocuğun ana rahmine düşmesinden doğumuna kadar geçirdiği dönemler ve gelişme kasdedilmektedir.
Edip Yüksel
Sizi bir tek kişiden yarattı, sonra ondan da eşini var etti. Size sekiz tür çiftlik hayvanı indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmaktadır. Rabbiniz olan ALLAH işte budur. Egemenlik O'na aittir. O'ndan başka tanrı yoktur. Nasıl da çevriliyorsunuz?
O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz?
O odur ki sizi bir tek nefisten yarattı hem onun eşini de ondan yaptı ve sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz eş en'am da indirdi: sizleri analarınızın karınlarında üç zulmet hılkatten hılkate yaratıp duruyor. İşte rabbınız Allah o, mülk onun, ondan başka tanrı yok, o halde nasıl çevrilirsiniz?
Sizi bir kişiden yaratdı O. Sonra ondan da eşini meydana getirdi. Sizin için davarlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılışdan sonra öbür yaratılış (lar) a (kalb ile) halkedib duruyor. İşte Rabbiniz olan Allah (budur). Mülk Onun. Ondan başka hiçbir Tanrı yok. Böyle iken siz nasıl olub da (hakdan) döndürülüyorsunuz?.
(O,) sizi tek bir nefisten (Âdem'den) yarattı, sonra eşini (Havvâ'yı) ondan kıldı; ve sizin için sağmal hayvanlardan (erkek ve dişi) sekiz eş (ni'met olarak) indirdi.(1) Sizi analarınızın karınlarında, üç karanlık içinde,(2) yaratılıştan yaratılışa (geçirerek) yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah bu (ni'metleri veren)dir; mülk (umûmen) O'nundur. O'ndan başka ilâh yoktur. Öyle ise (haktan) nasıl çevriliyorsunuz?
(1)“Evet Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân Sûre-i Zümer’de: ********************[Sizin için sağmal hayvanlardan(erkek ve dişi) sekiz eş (ni‘met olarak) yarattı] demeyip ******************** [Sizin için sağmal hayvanlardan(erkek ve dişi) sekiz eş (ni‘met olarak) indirdi] demesiyle ifâde ediyor ki, sekiz nevi‘ (çeşit) hayvanât-ı mübâreke (bereketli hayvanlar) sizlere hazîne-i rahmetten (rahmet hazînesinden), güyâ Cennetten ni‘met olarak indirilmiş, gönderilmiştir. Çünki o mübârek hayvanlar bütün cihetleriyle bütün beşere (insanlara) ni‘met olduğundan, tüyünden bedevîlere (göçebelere) seyyar hâneler, elbiseler, etinden güzel yemekler, sütünden güzel lezîz taâmlar (lezzetli yemekler), derilerinden pabuçlar vesâire, hattâ gübreleri mezrûâtın (ekili olan şeylerin) erzâkı (rızıkları) ve insanların mahrûkātı (yakacakları) hükmünde olup, güyâ o mübârek hayvanlar tecessüm etmiş (cisimleşmiş) ayn-ı ni‘met ve rahmet olmuşlar. Onun içindir ki, yağmura rahmet nâmı verildiği gibi, bu mübârek hayvanlara da en‘âm (ni‘metler) nâmı verilmiş.” (Lem‘alar, 28. Lem‘a, 297)(2)Âyette geçen üç karanlıktan murâd; rahim, çocuk kesesi ve karın; ya da babanın beli, rahim ve annenin karnıdır. (Nesefî, c. 4, 77)
İlyas Yorulmaz
Allah sizi tek bir nefisten yaratmış, sonra aynı nefisten eşini var etmiş ve hayvanlardan sekiz çifti (evcil hayvanları) sizin faydalanmanız için yaratmıştır. Annelerinizin karınlarında, üç karanlık dönem içinde, aşama aşama sizi O yaratıyor. İşte bütün mülkün sahibi ve kendisinden başka ilah olmayan sizin Rabbiniz Allah böyledir. Haktan nasılda döndürülüyorsunuz?
O, sizi bir tek şahıstan yarattı, zevcesini yine ondan yaptı. Sizler için davarlardan sekiz çift [¹] indirdi. Sizi analarınızın karnında üç karanlık içinde [²] türlü türlü yarattı, işte Rabbiniz böyle Allah/tır, mülk O/nundur, O/ndan başka Tanrı yoktur. Böyleyken nasıl O/nun ibadetinden dönüyorsunuz?
İsmail Hakkı İzmirli Zümer Suresi 6. Ayet Açıklaması
[1] Dişili ve erkekli olmak üzere deve, sığır, koyun keçi.[2] Son, rahim, karın karanlıklarında.
Kadri Çelik
Sizi tek bir nefisten yarattı, sonra da ondan kendi eşini var etti ve sizin için hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karınlarından, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra öbür yaratılışa geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur; mülk de O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. Buna rağmen nereye çevriliyorsunuz?
O Allah ki, ilk atanız Âdem’i balçıktan yaratıp ona ruhundan üfleyerek sizi başlangıçta bir tek candan yaratmış, daha sonra onunla aynı özden, aynı unsurdan Havvâ adındaki eşini var etmiş ve bu ikisinden, bir çok milletler, kabîleler meydana getirmiştir. Ayrıca sizin için, bütün büyükbaş ve küçükbaş hayvanları temsil eden deve, sığır, koyun ve keçi olmak üzere, dişileriyle birlikte tam sekiz cins evcil hayvan yaratmıştır. Bir de sizi, annelerinizin rahimlerinde, iç içe üç kat karanlık içerisinde; nutfe, alaka, mudğa ve cenin gibi yaratılıştan yaratılışa geçirerek aşama aşama yaratmaktadır. Sizin gerçek Sahibiniz, Efendiniz ve Rabb’iniz olan Allah işte budur; göklerde ve yerde mutlak egemenlik ve hükümranlık, yalnızca O’nundur! O’ndan başka ilâh yoktur! O hâlde, nasıl oluyor da, kâfirlerin propagandasına kanıpaldanıyorsunuz!
Sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra eşini ondan kıldı.
Sizin için sekiz çift halinde Ehil Hayvanlar’dan indirdi.
Analarınızın karnında sizi üç karanlıkta yaratılıştan sonra yaratılış olmak üzere yaratıyor.
Mülk / Yönetim / İktidar kendisinin olan rabbiniz Allah işte budur.
O’ndan başka ilah yoktur.
Nasıl çevriliyorsunuz?
O sizi tek bir nefisten1 yarattı, sonra da onun eşini, kendi cinsinden kıldı2 ve sizin için evcil hayvanlardan da sekiz çift3 yarattı. O, her an sizi annelerinizin karınlarında, üç katlı karanlık4 içerisinde, çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte sizin Rabbiniz, bütün kâinatın sahibi ve kendisinden başka ilâh olmayan, bu Allah’tır. Bak nasıl da (hak’tan) çevriliyorsunuz?5
1 Yani Âdem (a.s)’dan.2 Yani, Âdem’in eşini başka türden değil, kendisi gibi insan cinsinden kıldı. Konuyla ilgili olarak daha geniş bilgi için Bk. (Nisâ: 1, En’am: 98, A’raf: 189)3 Yani, deve, sığır, koyun, keçi türünden birer erkek, birer dişi olmak üzere dört hayvan.4 Bu üç kat karanlık; ana karnı, rahim ve zar olabilir.5 Kendi iradenizle değil de başkalarının tavsiyeleriyle döndürülüyorsunuz…
Muhammed Esed
O, sizi, [hepinizi] bir tek candan yaratmıştır ve ondan da eşini var etmiştir; 7 ve size dişi-erkek evcil hayvanlardan dört tür 8 bağışlamıştır; O, sizi annelerinizin rahimlerinde, üç katman karanlığın içinde, peşpeşe yaratılış safhalarından geçirerek 9 yaratmaktadır. İşte Rabbiniz Allah budur: hükümranlık O'nundur; O'ndan başka ilah yoktur: Buna rağmen hakikati nasıl gözardı edersiniz? 10
O, sizi tek bir özden yaratmıştır. Sonra da aynı özden eşini meydana getirmiştir ve size dört türden çiftler olmak üzere sekiz hayvan lütfetmiştir. Sizi de analarınızın karnında, üç karanlık içinde aşama aşama geliştirerek yaratmaktadır. İşte, sizin Rabbiniz/sahibiniz böyle bir Allah’tır. Mutlak hükümranlık O’nundur zira O’ndan başka ilah yoktur öyleyse nasıl haktan Kuran’dan uzaklaşıyorsunuz? 4/1, 22/5
O sizi bir tek canlı varlıktan yaratmış, ondan da eşini meydana getirmiştir;[4108] yine O her iki cinsten dört tür hayvanı[4109] sizin yararlanmanız için emre âmâde kılmıştır;[4110] O sizi (de) annelerinizin karınlarında üç kat karanlığın göbeğinde birbirini izleyen yaratma aşamalarından geçirerek halk etmektedir.[4111] İşte Rabbiniz olan Allah budur: mutlak hâkimiyet O’na aittir: O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Böyleyken, nasıl (gerçeğe) bunca mesafeli durabiliyorsunuz?
[4108] Buradaki nefs’in “Âdem” olduğunu söylemek yoruma açıktır. Dolayısıyla ondan yaratılan “eş”in Havva olduğunu söylemek de öyledir. Arapçada zevc her iki cins için de kullanılır. Nefs ise mânevî dişil bir kelimedir. Yahudi kültüründen Araplara geçen “Kadın kaburga kemiği gibidir, zorlarsan çabuk kırılır” anlayışı nüzul ortamında yaygın kabul görmüş, Efendimiz de “Kadın kaburga/kürek kemiği gibidir..” buyurmuştur (Buhârî ve Müslim). Tabii ki bölgede atasözü haline gelmiş bu sözün aslının Yahudi kültürüne ait olması sözün yanlış olduğu anlamına gelmez. Zira bu söz kadının hassas, nazik ve nazenin yaratılışına bir atıftır. Bu hadis öncekinin girdiği kaynaklara “Kadın kaburga/kürek kemiğinden yaratılmıştır” (Buhari 64:2, 3153) şeklinde de girmiştir ki, bu aynen “İnsanoğlu aceleci bir yaratılışa sahiptir” (21:37) veya “Allah sizi güçten yoksun yaratmıştır” (30:54) âyetine benzer bir kullanımdır ve elbette mecazdır.
[4109] Lafzen: “..çiftlerin sekizi..” Deve, inek, koyun, keçi türlerinin erkek-dişi çiftleri kastedilmektedir.
[4110] Buradaki enzele (Krş: 7:26), bir üst âyetteki sahhara ile benzer bir anlama sahiptir.
[4111] Embriyolojik açıdan “üç kat karanlık”, rahim içinde olup cenini saran ve “amniyon, koriyon, decidua” denilen üç koruyucu zarı ifade eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sizi bir tek kişiden yarattı, sonra ondan eşini vücuda getirdi ve sizin için dört ayaklı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi vâlidelerinizin karınlarında üç karanlık içine bir yaratılıştan sonra bir yaradılışla yaratıverir. İşte Rabbiniz olan Allah O'dur. Mülk O'nun içindir. O'ndan başka ilâh yoktur. Artık nasıl döndürülüyorsunuz?
O, sizi bir tek candan yarattı. Ayrıca ondan da eşini meydana getirdi. Size etlerini yemeniz için deve, sığır, koyun ve keçiden erkekli ve dişili olmak üzere sekiz çift hayvanın helâl olduğunu vahiyle bildirdi. O sizi analarınızın karnında üç karanlık içinde, peş peşe yaratır. İşte gerçek İlah olan Allah, bunları yapan Rabbinizdir. Bütün mülk ve hakimiyet O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Hâlâ nasıl oluyor da hak yoldan vazgeçiriliyorsunuz? [41, 6, 143-144]
Bu âyette sümme (sonra) edatı zamanda olmayıp, beyanda, bir sıralama ifade eder. Dolayısıyla Hz. Havva’nın diğer insanlardan sonra yaratıldığı gibi bir düşünceye yer yoktur.“Üç karanlık perde” ana karnı, ana rahmi ve cenini saran zar (plâsentâ) olabilir. Maksat şudur: Bütün bu işleri çekip çevirenin Allah olduğunu bilince, nasıl olur da başkalarını tanrılaştırabilirsiniz?” Âyetin sonunda batıla çağıranlara değil, onların çağrısına uyanlara hitap edilerek onlar uyarılıyor. Onlar kesin tercihlerini yapmış, sapıklıkları ile çıkarları artık birleşmiştir. Gerçeği görseler bile, sırf çıkarları yüzünden dalâleti bırakmazlar. Ancak öbür insanların, bu menfaat şebekesinin etkilerinden kurtulmaları mümkündür. Çünkü onlar kandırılmışlardır. Zaten şirkten elde edecekleri menfaat da yoktur.
Süleyman Ateş
Sizi bir tek candan yarattı, sonra ondan eşini meydana getirdi ve sizin için davarlardan sekiz çift indirdi: (Deve, öküz, koyun, keçi.) Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde yaratmadan yaratmaya (aşamadan aşamaya) geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz Allah budur. Mülk O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Nasıl (O'na kulluktan şirke) çevriliyorsunuz?
Rahim, dıştan içe doğru Parametrium, Miometrium, Endometrium denilen ışık, ısı ve su geçirmez zarlarla sarılı bulunan üç doku ile yapılmıştır. Kur'ân, ışık geçirmez bu perdelere zulmet diyor ve insanın üç zulmet (karanlık) içinde yaratıldığını söylüyor. Ne yüce söz, ne ebedî bir mu'cize!
Süleymaniye Vakfı
Sizi (insanoğlunu), tek bir nefisten (döllenmiş yumurtadan)[1] yarattı. Daha sonra[2] eşini de o nefisten (döllenmiş yumurtadan) oluşturdu. En’am’dan[3] sizin için sekiz eş indirdi. Analarınızın rahminde sizi, üç karanlık içinde art arda yaratışlarla yarattı. İşte bunları yapan, Allah’tır, sizin Sahibinizdir. Yetki O’ndadır. O’ndan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da başka tarafa döndürülüyorsunuz?
[1] Nefis kelimesine döllenmiş yumurta manası vermemizin delili (Nisa 4:1) ve ilgili dip notunda açıklanmıştır. [2] "Daha sonra" buyrulmasından anlaşılacağı üzere Havva validemiz Adem babamızla aynı şeyden (döllenmiş yumurtadan) yaratılmış olmakla beraber, farklı zamanda yaratılmış.Öyleyse her ikisi de birbirinden farklı genetik yapıdalar. Tek yumurta ikizi,kardeş veya kaburga kemiğinden yaratılma gibi bilgilerin Kur'an bütünlüğü çerçevesinde değerlendirildiğinde batıl (uydurma) olduğu kolayca anlaşılmaktadır.. [3] Koyun, keçi, sığır, deve. Bkz. (En'am 6:143)
Şaban Piriş
Sizi tek bir candan yaratmıştır. Sonra ondan da eşini meydana getirmiş ve size sekiz eş hayvan indirmiştir. Sizi analarınızın karnında, üç karanlık içinde bir yaratıştan diğer bir yaratışa geçerek yaratmıştır. İşte, sizin Rabbiniz olan ve mülk de kendisinin olan Allah budur. Ondan başka ilah yoktur. O halde nasıl yüz çeviriyorsunuz?
O sizi tek bir candan yarattı; ondan da eşini yarattı. Sizin için davarlardan sekiz eş indirdi.(2) Sizi de annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde,(3) bir yaratışın ardından diğerine çevirerek(4) yaratıyor. Rabbiniz olan Allah işte budur; egemenlik tümüyle Ona aittir. Ondan başka tanrı yoktur. O halde nasıl olur da yüzünüz haktan çevrilir?
(2) 6:143-144’e bakınız. Bu hayvanlar için kullanılan sözcük “en’âm” sözcüğüdür ki, “nimetler” anlamına gelir. Gerçekten de söz konusu ehlî hayvanlar, kılından gübresine kadar herşeyiyle insanlar için bir nimet olarak yaratıldığı için, sanki gökten indirilmiş bir nimet gibi, onlara bu isim verilmiş ve “İndirdik” buyurulmuştur.(3) Bu “karanlık”lar iki şekilde yorumlanabilir: (1) karın duvarı, (2) rahim duvarı, (3) korion ve amnion zarları. Veya, içten dışa doğru, (1) amnion zarı, (2) korion zarı, (3) doğumdan sonra düşen zar. Üç ayrı koruma ve besleme duvarının içinde, bir cenin, her türlü tehlikeden uzak; mikroplar, darbeler, sıcak ve soğuk gibi etkilerden korunmuş; ihtiyacı olan herşeyin yirmi dört saat kesintisiz hizmetle ayağına getirildiği bir güven ortamında yaşatılır ve bir yaratılıştan diğerine geçer.(4) 22:5 ve 23:12-14 ile açıklamalarına bakınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizi bir tek canlıdan yarattı; sonra o canlıdan onun eşini vücuda getirdi. Ve sizin için davarlardan sekiz çift indirmiştir. Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde, bir yaratıştan öbürüne geçirerek oluşturuyor. İşte Allah! Budur sizin Rabbiniz! Yalnız O'nundur mülk ve saltanat! İlah yoktur O'ndan başka! Hal böyle iken nasıl oluyor da gerçeğin tersine döndürülüyorsunuz?!
Yaratdı sizi bir nefsden. Andan ṣoñra özinden ‘avratı yaratdı. Daḫı sizüñ‐çün yaratdı davarlardan sekiz cins irkek ve dişi. Yaradur sizi analaruñuzḳarnında yaratmaḳ, yaratmaḳdan ṣoñra üç ḳarañuluḳ içinde. Ol Allāh sizüñtañrıñuzdur. Mülk anuñdur, andan özge tañrı yoḳdur. Pes niçün ḥaḳḳıḳoyup gidersiz?