Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4127, sondan 2110. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 69. ayetidir. Zümer Suresi 69. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 73 ve toplam ebced değeri ise 6636 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واشرقت الارض بنور ربها ووضع الكتاب وجيء بالنبين والشهداء وقضي بينهم بالحق وهم لا يظلمون
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
Zemahşerî (III, 357), Râzî (XXVII, 19) gibi müfessirler, “Allah’ın nuru ile aydınlanma” ifadesini “Allah’ın âdil yargılaması” şeklinde yorumlamışlardır. Her iki âyette âhiretteki ilâhî yargılamanın özetlenmesi ve hiç kimseye haksızlık yapılmadan herkese hakkının verileceğine vurgu yapılması bu yorumu destekler görünmektedir. Burada ilâhî adaletin âhirette nasıl işleyeceğine dair özlü bilgi verilmesi yanında, dolaylı olarak yönetim ve yargılamada şeffaflık ve adaleti gözetmenin önemine, âdil yönetim ve yargının ülkeyi topyekün aydınlatan bir ışık kadar değerli olduğuna da işaret edilmiştir. Özetle yönetim ve yargıda adalet bir ışık gibi herkese ulaşmalı, yargıyla alâkalı bilgi ve belgeler ortaya konmalı, şahitler dinlenmeli, kimsenin kimseye hakkı geçirilmeden herkesle ilgili doğru ve adaletli hüküm verilmeli ve nihayet herkes kendi seçimiyle yapıp ettiğinin karşılığını bulmalıdır. Aksi halde buyruklar ve yasaklar yani kanunlar anlamını ve işlevini yitirir.
Mehmet Okuyan
Yeryüzü, Rabbinin [nur]u ile aydınlanacaktır. Kitap (ortaya) konulacak, peygamberler ve şahitler getirilecek, aralarında adaletle hüküm verilecek, kendilerine haksızlık edilmeyecektir.
Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanacak. Amel defterleri ortaya konulacak. Peygamberler ve tanıklar getirilecek. Aralarında adaletle hüküm verilecek ve onlar hiçbir haksızlığa uğratılmayacaktır.
Yer¹ Rabb'inin aydınlığı ile aydınlanır, kitap² ortaya konur, Nebiler ve tanıklar getirilir; aralarında hakk ile karar verilir. Ve onlar asla haksızlığa uğramazlar.
(Hesap günü) Yer (mahşer yeri veya yeryüzü), Rabbinin nuruyla parıldayacak; (orta yere) Kitap (Kur'an) konacak (herkesin hayat VCD'si hazır bulunacak) ; Peygamberler ve şahitler getirilip aralarında Hakk ile hüküm verilmiş olacak, onlar asla haksızlığa uğratılmayacaktır.
Ve ışıklanmıştır yeryüzü, Rabbinin nuruyla ve yaptıklarının yazıldığı kitap, ellerine verilmiştir ve peygamberlerle tanıklar, getirilmiştir ve aralarında, gerçek bir hükümle hükmedilmiştir ve onlara zulmedilmemiştir.
O gün yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak, herkesin işlediğinin hesabı bulunan kitap ortaya konulacak, tüm peygamberler ve tüm şahitler de getirilerek aralarında adaletle hükmolunacak ve kimseye haksızlık edilmeyecektir.
Mahşer yeri, Rabbinin nuruyla, adâletle aydınlanır. Kitap, amel defteri ortaya konur. Peygamberler, kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler, doğruları konuşan şâhitler getirilir. Mahlûkat arasında hakkaniyetle, adâletle hüküm icra edilir. Onlara haksızlık da yapılmaz.
Yer Rabbinin nuruyla ışık verir. Kitab öne konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Aralarında hak ile hüküm verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Mahşer yeri, Rabbinin nuru (adaleti) ile aydınlanmıştır. Kitab (amel defterleri sağ ve sol ellere) konmuş, peygamberler ve şahidler getirilmiş, kullar arasında adaletle hüküm verilmektedir, hem onlar asla zulüm edilmezler.
Yer Rabbinin nuru ile parlar, kitap ortaya konulur, peygamberler ve şahitler getirilir. Aralarında onlara hiç zulmedilmeden haklı bir şekilde hüküm verilir.
Mahşer Meydanı, Rabbinin nuruyla aydınlanır, amel defterleri (bütün yaşananların stoklandığı Hard Diskler) ortaya konur. Nebiler (davetçiler) ve şahitler getirilir ve onlar haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hükmedilir.
Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır, kitap açılır, peygamberler ve şahidler getirilir ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.
Yeryüzü, Rabbinin nûru ile aydınlanır, kitap konulur, peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hakkaniyetle hüküm verilir. Onlara asla zulmedilmez.
«Yeryüzü», mahşer olarak yorumlanırken, «kitap» da, amel defterleri veya levh-i mahfuzla tefsir edilmiştir. Getirilen şahitlerin de peygamberlerin ümmetiyle, melekler ve sâlih insanlar olduğu açıklanmıştır.
Edip Yüksel
Yer, Rabbinin ışığıyla parlar. Kitap konur. Peygamberler ve tanıklar getirilir. Aralarında gerçeğe göre hüküm verilir ve onlara zulmedilmez
Yer, Rabbinin nuru ile parlamıştır. Kitap konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş ve aralarında hak ile hüküm verilmektedir. Hem onlara hiç haksızlık yapılmaz.
Ve Arz rabbının nuriyle parlamıştır, kitab konmuş, Peygamberler ve şâhidler getirilmiş ve beyinlerinde hak ile huküm verilmektedir hem hiç zulmolunmazlar
(Haşir) yer (i) Rabbinin nuriyle ziyâlandı. Kitâb konuldu. Peygamberler ve şâhidler getirildi. (Allahın kulları) arasında onlar asla haksızlığa uğratılmayarak, hak (ve adalet) le hükmolundu.
Ve yer, Rabbisinin nûru(2) ile parlamış; kitab (amel defteri ortaya) konulmuş, peygamberler ve şâhidler (hafaza melekleri) getirilmiş ve onların (kulların) aralarında hak ile hüküm verilmiştir; onlar haksızlığa da uğratılmazlar.
(2)Buradaki nûrun, mecaz yoluyla adâlet ma‘nâsında olduğu söylenmiştir. Bir görüşe göre de Cenâb-ı Hakk’ın o güne mahsus yaratacağı bir nûrdur ki, mahşer meydanı bununla aydınlanır. (Beyzâvî, c. 2, 331)
İlyas Yorulmaz
Kıyamet günü yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak ve kayıtlar ortaya konacak, peygamberler ve şahitler getirilecek, hak ve adalet içerisinde insanlara hüküm verilecek ve hiçbir kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
Yeryüzü Rabbinin nuru ile ışıklanır, herkesin eline amel defterleri konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Aralarında doğrulukla işler olur biter. Onlar gadir ve zulme uğramazlar.
Yer, Rabbinin nuruyla parıldar, (orta yere) kitap konur, peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hak ile hüküm verilir; onlar haksızlığa uğratılmazlar.
O gün yeniden yaratılacak olan yeryüzü, Rabb’inin hak ve adalet nuruyla ışıl ışıl aydınlanacaktır. Derken, bütün iyiliklerin ve kötülüklerin kaydedildiği kitap ortaya konacak, Peygamberler ve diğer bütün şâhitler yargı için Yüce Hâkimin huzuruna çıkarılacak ve hiç birine zerre kadar haksızlık edilmeksizin, insanlar arasında en âdil hüküm verilecektir:
(O gün mahşer) yeri, Rabbi’nin nuruyla1 aydınlanacak, herkesin hesabı2 (ortaya) dökülecek, Peygamberler ve şahitler getirilecek ve aralarında asla haksızlık yapılmaksızın adaletle hükmedilecektir.
1 Buradaki “parlayacak olan Arz”, mahşer alanıdır. Kur'an’ın birçok ayetinde Kur'an’a, burhana, hakk ve adalete “nur” tabir buyurulduğu gibi burada da nur, Allah’ın adaletinin tecellisi veya Allah’ın, Mahkeme-i Kübra’nın kurulacağı mahşer yerini aydınlatan nuru olabilir. İbnu Abbas: “Buradaki nur, güneş ve ayın nuru değil Allah’ın yaratacağı ve onunla Arzı aydınlatacağı başka bir nurdur.” demiştir. En doğrusunu Allah bilir. 2 Buradaki kitap, herkesin yaptıklarının yazıldığı defter (amel defteri), olduğu için yukarıdaki tercüme tercih edilmiştir.
Muhammed Esed
Ve yeryüzü Rabbinin nuru ile 69 aydınlanacak. [Herkesin işlediğinin] hesabı ortaya dökülecek; 70 bütün peygamberler ile [öteki] bütün şahitler 71 huzura çağrılacak ve kendilerine adaletle hükmedilecektir. Ve onlara asla haksızlık yapılmayacak,
İşte o gün yer Rabbinin nuru ile aydınlanmış ve herkesin amel defteri önüne konmuş olacak. Nebiler ve şahitler huzura getirilecek herkes hakkında adaletle hükmedilecek ve hiç kimse haksızlığa uğratılmayacak. 18/49, 21/47
Ve yer[4164] Rabbinin nuruyla aydınlanacak, tutulan kayıtlar ortaya konulacak, nebîler ve (diğer) tüm şahitler huzura getirilecek; onlar arasında adâletle hükmedilecek ve kendileri asla zulme uğramayacaklar.
Mustafa İslamoğlu Zümer Suresi 69. Ayet Açıklaması
[4164] Râzî bu “yer”in dünya olmadığını söyler ve delil olarak da İbrahim sûresinin 48. âyetini gösterir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve yer Rabbinin nûruyla parlamaya başlamıştır ve kitap (meydana) konulmuştur. Ve peygamberler ve şâhitler getirilmiştir ve onların aralarında hak ile hükmolunmuştur ve onlar hiç zulme uğramazlar.
Mahşer yeri Rabbinin nûru ile ışıl ışıl aydınlanır. Amel defterleri, ortaya konur, derken. . . peygamberler ve şahitler getirilir. Haklarında tam adaletle hükmedilir ve onlara asla haksızlık yapılmaz. [21, 47; 4, 40]
Şahitler deyince: ilk hatıra gelenler: Allah’ın buyruklarını getiren peygamberlerdir. Hafaza melekleri, veya diğer hayırlı insanlar da olabilirler.
Süleyman Ateş
Yer, Rabbinin nuru ile parlamış, Kitap (ortaya) konmuş, peygamberler ve şahidler getirilmiş ve aralarında adaletle hükmedilmiştir. Onlara asla haksızlık edilmez
Yer, Rabbinin ışığıyla aydınlanacak, Kitap ortaya konacak, nebiler ve tanıklar getirilecektir. Aralarında doğru bir yargılama olacak, kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
Yeryüzü Rabb'inin aydınlatması ile aydınlanmış, kitap ortaya konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiştir. Kimseye haksızlık edilmeden aralarında hak ile hüküm verilmiştir.
Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Kimseye haksızlık edilmeden, aralarında adaletle hüküm verilir.
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla parıldamış, Kitap ortaya konmuş, peygamberler, tanıklar getirilip aralarında hakla hüküm verilmiştir. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.