Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 645, sondan 5592. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 152. ayetidir. Nisâ Suresi 152. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 78 ve toplam ebced değeri ise 4575 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
والذين امنوا بالله ورسله ولم يفرقوا بين احد منهم اولئك سوف يؤتيهم اجورهم وكان الله غفورا رحيما
Allah’a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükâfatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
İlâhî dinlerin tamamı Allah’ın vahiy yoluyla peygamberlerine gerekli bilgiyi göndermesi, onların da ümmetlerine bunları iletmeleri, uygulamada örneklik etmeleri suretiyle oluşmuştur. Vahiy tek kaynaktan geldiği için bu dinler arasında çelişki bulunması mümkün değildir; farklılıklar ise dinin, dünya hayatını düzenleyen kurallarının, medenî ve zihnî seviyeye uymak durumunda olmasından kaynaklanmıştır. Bu dinlerin her biri, daha önce gelmiş ve peygamberine bildirilmiş bulunan dinleri onaylar, onların da hak dinler olduklarını kabul ederler. Bu cümleden olarak müslümanlar, Hz. Âdem’den Resûl-i Ekrem’e kadar gelmiş geçmiş bütün peygamberlere ve onların getirdikleri kitaplara inanırlar. Yahudilerin ve hıristiyanların da –vahye dayalı, ilâhî dinlerin mensupları oldukları için– böyle davranmaları gerekirken yahudiler Hz. Îsâ’yı ve Hz. Muhammed’i, hıristiyanlar da Hz. Muhammed’i inkâr etmişler, bunların peygamber olduklarına ve getirdikleri kitapların da Allah’tan geldiğine inanmamışlardır. 150. âyetin tamamı, hak dinlerin ve peygamberlerin bir kısmına inanmayanlara yönelik kabul edilirse mâna şudur: Allah’ın gönderdiği peygamberlerin bir kısmına inanırken diğer kısmını inkâr edenler, iman bakımından O’nunla peygamberlerini ayırmaktadırlar. Çünkü kâmil bir iman hem Allah’a hem de O’nun bütün peygamberlerine inanmakla gerçekleşir. Allah’ın bazı peygamberlerine ve bu arada son peygambere inanmayanlar –ellerindeki kitapları bozulduğu ve peygamberleri de vefat etmiş bulunduğu için– doğru bir Allah inancına da sahip olamazlar. Şu halde bunlar, son peygamberi inkâr etmekle Allah’a iman bakımından da inkâra sapmış, dinli olmakla kâfir olmak arasında bir yol tutmuşlardır. Bir şeye din diye inandıkları için imanlıdırlar, imanları içerik bakımından düzgün ve tam olmadığı için kâfirdirler. Bazı tefsircilerin yaptıkları gibi âyetin dört parçasının dört ayrı inanç grubunu tanımladığı kabul edilirse mâna şöyle olur: “Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler” müşrikler, ateistler ve benzerleridir; “Allah ile peygamberlerini birbirinden ayıranlar”, Allah’a inanan ama peygamberleri inkâr edenlerdir; “ bir kısmına inanırken bir kısmını inkâr edenler” yahudiler, hıristiyanlar ve benzerleridir; “bunlar arasında bir yol tutanlar” ise münafıklardır. Bunların tamamı inkârcıdırlar, kâfirdirler, Allah Teâlâ’nın murat ettiği, hoşnut olduğu bir dinden, bir inanç düzeninden uzaklaşmışlardır. Muteber, geçerli, kurtarıcı iman, İslâm’ın âmentüsünde ifadesini bulmuş olan imandır, 152. âyette özetlenen inançtır (ayrıca bk. Bakara 2:62).
Mehmet Okuyan
Allah’a ve elçilerine iman edip onlardan hiçbiri arasında ayrım yapmayanlara (gelince), işte Allah onlara ileride ödüllerini verecektir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Benzer mesajlar: Bakara 2:136, 285; Âl-i İmrân 3:84.
Bayraktar Bayraklı
Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırt etmeyenlere gelince; işte Allah bir gün onlara ödüllerini verecektir. Allah çok bağışlayıcıdır; merhamet edicidir.
O kimseler ki Allah'a ve resûllerine iman edip, resûller arasında hiçbir ayırım yapmazlar. İşte onlara, gelecekte ödülleri verilecektir. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Allah'a ve Resulü'ne inananlar (ayetlere ve hadislere tâbi olanlar) ve onlardan hiçbiri arasında ayrım yapmayanlar, işte onlara ecirleri verilecektir. Allah, Bağışlayandır, Esirgeyip Koruyandır.
Allah'a ve peygamberlerine inananlara ve içlerinden hiçbirini ayırt etmeyenlere gelince: Onlara ecirleri verilecektir ve Allah, suçları örten rahimdir.
Allah ve peygamberine inanan ve onlar arasında hiçbir ayırım yapmayanlara gelince, zamanı geldiğinde Allah onlara mükafatlarını tam olarak verecektir. Ve Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Allah'a ve Rasullerine iman edenlere, onlardan hiçbirinin arasında ayırım yapmayanlara, işte onlara mükâfatlarını Allah verecektir. Allah samimi mü'minleri koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbiri arasında ayırım yapmayanlara ise Allah ecirlerini verecektir. Allah bağışlayıcıdır, rahmet edicidir.
Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve peygamberlerden hiç biri arasında fark gözetmiyen kimselere gelince, işte bunların kıyamette Allah mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Allah’a ve peygamberlerine inananlar ve (Yahudilerle Hıristiyanlar gibi) peygamberler arasında ayırım yapmayanlar, işte onlara Allah mükâfatlarını verecektir, (günahlarını da bağışlayacaktır.) Çünkü Allah Gafur ve Rahimdir.
Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan (peygamberlerden) hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince; işte (Allah) onların da mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayan ve rahmeti bol olandır.
Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara (gelince) işte Allah onlara bir gün mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlar arasında ayırım yapmayanlara (Allah) pek yakında mükafatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Allaha ve Peygamberlerine iyman eden ve Peygamberlerinden hiç birinin arasını ayırmıyan kimselere gelince işte bunların yarın kendilerine ecirlerini vereceğiz, ve Allah gafur, rahîm bulunuyor
Allaha ve peygamberlerine îman edib onlardan birini diğerinden ayırmayanlar (a gelince): Onlar da mükâfatları kendilerine verilecek olanlardır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Allah'a ve peygamberlerine îmân edenlere ve onlardan hiçbirinin arasında ayırım yapmayanlara gelince, işte onlar var ya, onların (gerçek) mükâfâtlarını (Allah) ileride(âhirette) kendilerine verecektir. Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
Allah’a ve elçilerine iman edenler ve elçilerinin arasında hiçbir ayırım yapmayanlara gelince, Allah, onların karşılıklarını verecektir. Allah bağışlayıcı ve merhametli olandır.
Allah'a ve peygamberlerine iman edip onlardan hiç birini diğerlerinden ayırmayanlar (var ya), işte onlara Allah ecirlerini verecektir. O, bağışlayıcı ve merhamet edicidir.
Allah’a ve bütün elçilerine —aralarında hiçbir ayrım gözetmeden— iman eden gerçek müminlere gelince; Allah onların mükâfâtını elbette verecek ve bundan önce işledikleri günahlarını affedecektir! Zira Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. Bu merhamete nâil olmak dururken;
Allah’a ve O’nun rasûllerine iman etmiş, onlardan hiçbirinin arasında ayırım yapmamış olanlara gelince; işte onlara ücretleri / ödülleri verilecektir.
Allah rahîm gafûr olandır.
(Buna karşılık) Allah’a ve aralarında hiçbir ayırım yapmadan Peygamberlerine inananlara gelince, Allah onların mükâfatını ileride verecektir. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Allah'a ve peygamberlerine inanan ve onlar arasında hiçbir ayrım yapmayanlara 163 gelince, zamanı geldiğinde Allah, onlara mükafatlarını [tam olarak] bahşedecektir. Ve Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerine iman edip, elçilerinden hiçbirinin arasında ayırım yapmayanlara, zamanı geldiğinde onlara mükâfatlarını vereceğiz. Allah, eşsiz bir bağışlayan ve sınırsız merhamet edendir. 2/285, 3/84
Fakat Allah’a ve elçilerine inanan ve elçiler arasında hiçbir ayrım yapmayanlara gelince: Zamanı geldiğinde Allah onlara ödüllerini tam olarak verecektir; çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Ve o kimseler ki, Allah Teâlâ'ya ve peygamberlerine imân etmişlerdir ve onlardan hiçbirinin arasını ayırmamışlardır. İşte onlara da mükâfaatlarını elbette verecektir. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Allah'a ve resullerine iman edip o resuller arasında hiçbir ayrım yapmayanların mükâfatlarını ise Allah ileride verecektir. Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur). [2, 285]
Ve onlar ki, Allah'a ve elçilerine inandılar, onlardan hiçbiri arasında ayırım yapmadılar; işte (Allah), pek yakında onların da mükafatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Allah'a ve elçilerine inanıp güvenen ve elçilerden birini diğerinden ayırmayanlara gelince; Allah onlara ödüllerini verecektir. Bağışlayan ve ikramı bol olan Allah’tır.
Allah'a ve Resullerine iman edip, Resullerinden hiç birinin arasında ayırım yapmayanlara ise, onlara mükafatları verilecektir. Allah, bağışlayan , merhamet edendir.
Allah'a ve peygamberlerine hiçbirini ayırt etmeksizin iman edenlere ise Allah ödüllerini verecektir. Zira Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Allah'a ve O'nun resullerine iman edip onlardan birini ötekilerden ayırmayanlara gelince, Allah böylelerinin ödüllerini yakında kendilerine verecektir. Allah, Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Daḫı ol kişiler ki īmān getürdiler Tañrıya, peyġamberlerine daḫı, daḫıayırmazlar anlardan bir kimse ortasında, anlara biz virsevüz gerekmüzdlerini. Daḫı Tañrı Ta‘ālā yazuḳlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.