Nisâ Suresi 64. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 557, sondan 5680. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 64. ayetidir. Nisâ Suresi 64. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 105 ve toplam ebced değeri ise 8656 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وما ارسلنا من رسول الا ليطاع باذن الله ولو انهم اذ ظلموا انفسهم جاؤك فاستغفروا الله واستغفر لهم الرسول لوجدوا الله تـوابا رحيما
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وماارسلنامنرسولالاليطاعباذناللهولوانهماذظلمواانفسهمجاؤكفاستغفروااللهواستغفرلهمالرسوللوجدوااللهتـوابارحيما
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vemâ erselnâ min rasûlin illâ liyutâ’a bi-iżni(A)llâh(i)(c) velev ennehum iż zalemû enfusehum câûke festaġferû(A)llâhe vestaġfera lehumu-rrasûlu levecedû(A)llâhe tevvâben rahîmâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Biz her elçiyi –Allah’ın buyruğu gereği– ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Onlar kendilerine haksızlık ettikleri zaman sana gelselerdi de Allah’tan bağışlanma dileselerdi, Elçi de onlar için bağışlanma dileseydi, Allah’ı, tevbeleri çok kabul edici, çok merhametli bulurlardı.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Zira biz her peygamberi, ancak Allah'ın izniyle kendisine tâbi olunsun diye göndermişizdir. Eğer onlar, kendi kendilerine zulmettikten sonra sana gelip Allah'tan bağışlanma dileselerdi; Peygamber de onların bağışlanması için dua etseydi, Allah'ın tövbeleri kabul edici ve merhamet edici olduğunu tereddütsüz görürlerdi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Biz, hiçbir resûlü Allah'ın izni ile yalnızca kendisine itaat edilmesinden başka bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, kendi kendilerine haksızlık yaptıklarında, sana gelip, Allah'tan bağışlanmalarını dileselerdi ve sen de resul olarak onların bağışlanmasını dileseydin; Allah'ın tevbeleri kabul edici ve çok bağışlayıcı olduğunu göreceklerdi.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Biz elçilerden hiç kimseyi, ancak Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir şeyle göndermedik. (Münafıklar) Onlar (isyan ve itiraz sebebiyle) kendi nefislerine zulmettiklerinde, şayet Sana gelip Allah'tan bağışlama dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlama dileseydi, elbette Allah'ı tevbeleri kabul eden, esirgeyen olarak bulabilirlerdi.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, her peygamberi ancak, Allah izniyle ona itaat edilsin diye gönderdik; onlar da nefislerine zulmettikleri vakit sana gelerek Allah'ın, kendilerini yarlıgamasını isteselerdi, Peygamber de onların yarlıganmalarını dileseydi elbette Allah'ın tövbeleri kabul edici rahim olduğunu görür, anlarlardı.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Zira biz, her peygamberi ancak Allah'ın izniyle kendisine uyulsun diye göndermişizdir. Eğer onlar, varlık sebebine aykırı davrandıktan sonra, sana gelip Allah'tan bağışlanma dileselerdi, peygamber de onların bağışlanması için dua etseydi, Allah'ın tevbeleri kabul edici ve merhametli olduğunu bulacaklardı.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Biz, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdiğimiz Rasûlleri, Allah'ın iradi bilgilendirmesi, emirleri ve yasaları dahilinde sırf itaat edilsin, tebliğine, teşriine, sünnetine uyulup uygulansın diye gönderdik. Eğer onlar günah işleyerek kendilerine, birbirlerine zulmettikleri, haksızlık ettikleri zaman sana gelseler de, Allah'tan bağışlanmalarını, koruma kalkanına alınmalarını dileselerdi, Allah'ın Rasûlü de onlar için Allah'tan bağışlanma, koruma kalkanına alınma dileseydi, Allah'ı, kendilerini tevbeye, itaate sevkedici, tevbelerini kabul edici ve merhametli bulurlardı.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Biz her peygamberi ancak, Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesi için göndermişizdir. Eğer onlar nefislerine zulmettiklerinde sana gelip Allah'tan bağışlama dileselerdi, Peygamber de onlar için Allah'tan bağışlama (mağfiret) dileseydi şüphesiz Allah'ı, tevbeleri kabul edici ve çok merhamet edici olarak bulurlardı.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Biz elçilerden hiç kimseyi ancak Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir şeyle göndermedik. Onlar kendi nefislerine zulmettiklerinde şayet sana gelip Allah'tan bağışlama dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlama dileseydi, elbette Allah'ı tevbeleri kabul eden, esirgeyen olarak bulurlardı.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Biz her peygamberi, ancak Allah'ın izni ile kendisine itaat olunmak için gönderdik. Eğer onlar, nefislerine zulmettikleri zaman sana gelseler de günahlarına Allah'dan mağfiret dileseler, Peygamber de kendileri için afv isteseydi, elbette Allah'ı, tevbeleri ziyade kabul edici, çok esirgeyici bulacaklardı.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Biz peygamberleri, Allah’ın izniyle itaat edilmelerinden başka bir gaye için göndermedik. Eğer onlar kendilerine zulmettiklerinde, sana gelip Allah’tan mağfiret dileseydiler ve Peygamber de onlar için bağışlanmak dileseydi, Allah’ı çok iyi tevbe kabul eden ve rahmet eden olarak bulacaklardı.
Besim Atalay
Besim Atalay
Her hangi bir peygamberi, Allahın izniyle ancak başeğilmekçin göndermişizdir, onlar kendilerine zulmettiklerinde, sana gelip de, Allahın bağışını istemiş olsalardı, peygamber de onlarçin haykırmış bulunsaydı, Allahın bağışlayıcı, yarlıgayıcı olduğunu görürlerdi
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Biz, bütün peygamberleri Allah'ın izni (emri) ile kendilerine sadece itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar (günah işleyip) kendilerine zulmettikleri vakit sana gelerek Allah'tan bağışlanma dileselerdi ve resûl de onların bağışlanması için dua etseydi, Allah'ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Biz her peygamberi ancak, Allah'ın izniyle, itaat olunması için gönderdik. Onlar, kendilerine yazık ettiklerinde, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve Peygamber de onlara mağfiret dileseydi, Allah'ın tevbeleri daima kabul ve merhamet eden olduğunu görürlerdi.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Biz her peygamberi -Allah'ın izniyle- ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan bağışlanmayı dileseler, Resûl de onlar için istiğfar etseydi Allah'ı ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardı.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Biz her elçiyi, ALLAH'ın izniyle kendisine itaat edilsin diye gönderdik. Onlar, kişiliklerine zulmettikleri zaman sana gelip ALLAH'tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlanma dileseydi, elbette ALLAH'ı Affedici ve Rahim bulacaklardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz hangi peygamberi gönderdikse, sırf Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve Resul de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allah'ı affedici, merhametli bulurlardı.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Biz her hangi bir Peygamberi gönderdikse mahzâ Allahın iznile itaat edilmek için gönderdik, eğer onlar nefislerine zulmettikleri zaman sana gelseler de günahlarına mağfiret dileseler, Peygamber de kendileri için istiğfar ediverse idi elbette Allahı tevvab, rahîm bulacaklardı
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Biz hiç bir peygamberi, Allahın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir hikmetle, göndermedik. Onlar kendilerine zulmetdikleri vakit sana gelib de Allahdan mağfiret dileselerdi onlara (sen) peygamber de mağfiret isteyiverseydi (n) elbette Allahı tevbeleri hakkıyle kabul edici, çok esirgeyici bulacaklardı.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki (biz) her peygamberi ancak, Allah'ın izniyle, itâat olunması için gönderdik. Ve gerçekten onlar (günah işleyerek) nefislerine zulmettikleri zaman, sana gelip de Allah'dan mağfiret isteselerdi (ve) peygamber de onlar için bağışlanma dileseydi, şübhesiz Allah'ı, Tevvâb (tevbelerini kabûl edici), Rahîm (yalvarışlarına merhamet edici) olarak bulurlardı!(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Biz elçileri Allah’ın izniyle, itaat edilsin diye gönderdik. Eğer onlar kendi nefislerinde bir haksızlık, zulüm yaptıklarında, sana gelip Allah’dan bağışlanma dileselerdi ve elçide onların bağışlanmalarını isteseydi, onlar Allah’ı hataları kabul eden ve bağışlayıcı olarak bulacaklardı.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz gönderdiğimiz peygamberi ancak kendisine Allah/ın izniyle ita/at olunsun diye gönderdik. Onlar, kendilerine zulmettikleri zaman [⁶] sana tövbe ederek gelip Allah/tan yarlıganma isteselerdi, peygamber de onlar için yarlıganmak isteseydi elbette Allah/ı tevvap, rahîm bulurlardı.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Biz her peygamberi ancak, Allah'ın izniyle, itaat olunması için gönderdik. Onlar (münafıklar), kendilerine zulüm ettiklerinde, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve peygamber de onlara mağfiret dileseydi, mutlaka Allah'ı tevbeleri kabul edici, merhametli bulurlardı.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Biz her Peygamberi, ancak —Allah’ın izniyle— kendisine itaat edilsin diye gönderdik. Peygambere itaat edilmeyecekse, onun Peygamber olmasının ne anlamı kalır? Kur’an hayat nizamı olmayacaksa, ona iman iddiasının ne değeri olur? Eğer onlar günah işleyerek kendilerine zulmettikleri vakit, ümitsizliğe kapılmadan derhâl tövbe ederek senin huzuruna gelip içtenlikle Allah’tan bağışlanma dilemiş olsalardı; Peygamber de bağışlanmaları için duâ etmiş olsaydı, Allah’ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu elbette göreceklerdi.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Allah’ın izniyle her bir rasûlü ancak itaat edilmesi için gönderdik. Nefislerine zulmettiklerinde sana gelip Allah’tan bağışlanma dileselerdi, Rasûl de onlar için bağışlanma dileseydi, Allah’ı rahîm tevvâb bulurlardı.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Biz, bütün Peygamberleri Allah’ın izni ile kendilerine sadece itaat edilmek üzere, gönderdik.1 Eğer onlar birbirlerine zulmettikleri zaman sana gelerek Allah’tan af dileselerdi ve Peygamber de onlar adına af dileseydi, elbette Allah’ı tevbeleri kabul edici ve merhametli olarak bulacaklardı.2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Zira Biz her peygamberi, ancak, Allah'ın izniyle kendisine tâbi olunsun diye göndermişizdir. 83 Eğer onlar, kendi kendilerine zulmettikten sonra, sana gelip Allah'tan bağışlanma dileselerdi -Peygamber de onların bağışlanması için dua etseydi- Allah'ın tevbeleri kabul edici ve bir rahmet kaynağı olduğunu tereddütsüz görürlerdi.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Biz, her elçiyi ancak Allah’ın izni ile kendilerine itaat olunması için gönderdik. Eğer onlar, kendilerine yazık ettiklerinde sana gelerek Allah’tan bağışlama dileselerdi ve sen de onlar için af dileseydin, elbette Allah’ı tövbeleri çokça kabul eden ve merhametli olarak bulurlardı. 6/35-111, 33/45...48, 35/8
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Zira Biz, her rasûlü, Allah’ın izni dahilinde[800] kendilerine itaat olunsunlar diye gönderdik. Eğer onlar, kendilerine zulmettikten sonra sana gelip de Allah’tan af dileselerdi ve -Rasul de onların bağışlanması için dua etseydi- kesinlikle Allah’ı tevbeleri kabul etmeye hazır ve merhametli bulacaklardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz hiçbir peygamber göndermedik, ancak Allah Teâlâ'nın izniyle itaat edilmesi için gönderdik. Ve eğer onlar nefislerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah Teâlâ'dan mağfiret isteseydiler ve onlara peygamber de istiğfarda bulunsaydı elbette Allah Teâlâ'yı tevbeleri çok kabul edici ve çok esirgeyici bulacaklardı.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Biz hiç bir peygamberi, Allah'ın izni ile, kendisine itaat olunmaktan başka bir gaye ile göndermedik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri vakit sana gelip de Allah'tan af dileseler, sen de resul olarak onların affedilmelerini isteseydin, elbette Allah'ı tövbeleri kabul eden, pek merhametli bulacaklardı. [3, 152; 58, 12]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Biz hiçbir elçiyi, Allah'ın izniyle ita'at edilmekten başka bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler, Allah'tan, günahlarını bağışlamasını isteseler ve Elçi de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allah'ı affedici, merhametli bulurlardı.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Biz hangi elçiyi gönderdiysek, bizim bilgimiz altında kendisine boyun eğilsin diye göndermişizdir. Onlar, kendilerini kötü duruma düşürdüklerinde sana gelseler ve (senin huzurunda) Allah’tan bağış dileselerdi, sen de onların bağışlanması için dua etseydin, o zaman Allah’ın kendine yönelenlerin dönüşünü (tevbesini) kabul ettiğini ve ne kadar merhametli olduğunu elbette göreceklerdi.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Biz, her peygamberi ancak, Allah'ın izni ile kendilerine itaat olunması için gönderdik. Eğer onlar, nefislerine zulmettiklerinde sana gelip Allah'tan bağışlanma dileselerdi ve Peygamber de onlar için bağışlanma dileseydi, elbette Allah'ı tevbeleri kabul eden ve merhametli olarak bulurlardı.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Biz hangi peygamberi gönderdiysek, Allah'ın izniyle kendisine itaat edilsin diye gönderdik. Eğer onlar da kendilerine zulmettikleri zaman sana gelip Allah'tan af dileseler ve Peygamber de onlar için af dileseydi, elbette Allah'ı tevbeleri kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Biz hiçbir resulü, Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesi dışında bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, öz benliklerine zulmettiklerinde sana gelip Allah'tan af dileseler, resul de kendileri için af dileseydi, elbette ki Allah'ı tövbeleri cömertçe kabul eden bir Rahîm olarak bulacaklardı.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı viribimedük hįç yalavac, illā kim boyun virinile, Tañrı destūr-y-ıla. daħı eger bayıķ anlar, ol vaķt kim žulm eylediler [44a] gendüzilerine, geleler-idi saña; pes yarlıġamaķ dileyeler-idi daħı yarlıġamaķ dileye-di anlaruñ için yalavac bulalar-ıdı Tañrı’yı tevbe virici tevbe ķabūl eyleyici raḥmet ķılıcı.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Biz göndermedük peyġamberlere bir peyġamber, illā ḫalḳ aña muṭī‘ olmaġ‐ıçun Tañrı Ta‘ālā buyruġı‐y‐la. Daḫı eger anlar nefslerine ẓulm itdükleri vaḳtsaña gelselerdi, istiġfār eyleselerdi Tañrıya, resūl daḫı istiġfār eylese‐y‐dianlara, ṭaparlardı Tañrı Ta‘ālā[yı] yazuḳlar baġışlayıcı, raḥmet idici.