Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 562, sondan 5675. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 69. ayetidir. Nisâ Suresi 69. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 92 ve toplam ebced değeri ise 3704 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ومن يطـع الله والرسول فاولئك مع الذين انعم الله عليهم من النبين والصديقين والشهداء والصالحين وحسن اولئك رفيقا
Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.
Şevkânî’nin Taberânî, Ziyâ el-Makdisî gibi hadisçilerden naklettiğine göre bir sahâbî Allah resulüne gelmiş ve dünyayı kendisine dar eden şu endişesini dile getirmiştir: “Ey Allah’ın elçisi! Ben seni kendimden ve çocuklarımdan daha çok seviyorum. Evimde iken seni hatırlıyor, hasretine dayanamadığım için hemen gelip görüyor, yüzüne bakıyorum. Senin ve benim ölümümü düşündüm. Anladım ki, sen öldüğünde ve cennete girdiğinde peygamberlere mahsus yüce makamlarda bulunacaksın. Ben ise cennete girdiğimde seni göremeyeceğimden korkuyorum!” Hz. Peygamber bu sözlere cevap vermeden Cebrâil gelmiş, Allah’a ve resulüne itaat edenlerin cennette kimlerle beraber olacaklarını bildiren âyeti getirmiştir (I, 545).
Mehmet Okuyan
Kim Allah’a ve Elçi’ye itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, (gerçeği) doğrulayanlar, şahitler ve iyilerle beraberdir. Onlar, ne güzel arkadaştırlar!
Bu ayet Fâtiha 1:7’deki mesajın açılımıdır. Ayette sözü edilen [en-nebiyyîn] kelimesi “peygamberler”; [es-sıddîkîn] sözcüğü “gerçeği onaylayanlar”; [eş-şühedâ’] kelimesi “gerçeğe şahitlik edenler”; [es-sâlihîn] sözcüğü ise “sözü ve özü bir olanlar” demektir.
Bayraktar Bayraklı
Allah'a ve Peygamber'e itaat edenler, Allah'ın kendilerine lutuflarda bulunduğu peygamberler, doğruyu tasdik edenler, hakka şahitlik edenler ve sâlih kimselerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır!
Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği, nebiler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!
Her kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse (ve sonuna kadar İslam’da ve cihad’da sebat gösterirse), işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar (Hakkı doğrulayan sadıklar), şehitler ve salihlerle beraberdir. Bunlar arkadaş olarak; ne iyi ve ne güzel (kimseler) dir.
Ve kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse o ve o çeşit kişiler Allah'ın, nimetleriyle nimetlendirdiği peygamberlerle,gerçeklerle, şehitlerle ve iyi adamlarla eş olur, onlara katılırlar ve onlar, ne de güzel arkadaştır.
Allah'a ve peygambere itaat edenler; Allah'ın nimetlerini bağışladığı peygamberler, hakikatten hiç sapmamış olanlar, hakikate hayatlarıyla şahitlik yapanlar, dürüst ve erdemli olanlarla beraber olacaklardır. Ne iyi arkadaştır onlar.
Kimler Allah'a ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasûlüne itaat ederse, Kur'ân ve sünneti uygularsa, işte onlar, Allah'ın kendilerine kitap ve şeriat verdiği, lütuflarda bulunduğu peygamberler, sadakat örneği, doğruluk sembolü samimi mü'minler, kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir, örnek önderler, doğruları konuşan şâhitler, şehitler ve dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslümanlarla, sâlih kimselerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır.
Kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, dosdoğru insanlarla (sıddıklarla), şehitlerle ve salihlerle birliktedirler. Bunlar ne iyi arkadaştırlar!
69.Taberani ve İbnu Merdeviye`nin Hz. Aişe (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre bir adam Resulullah (a.s.)`a gelerek onu çok sevdiğini ve evine gittiğinde bile hasretine dayanamayıp görmek için yanına geldiğini ifade ederek: "Düşünüyorum sen de ben de ölürsek sen cennete girdiğin zaman peygamberlerin mevkisine yükseltileceksin. Bense cennete girdiğim zaman korkarım seni göremeyeceğim" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Ebi Hatim`in Mesruk`tan rivayetine göre de bazı sahabilerin Resulullah (a.s.)`a benzer şeyler söylemeleri üzerine bu ayeti kerime indirilmiştir. Bu konuda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Ancak tümünde sahabilerin cennette Resulullah (a.s.)`ı görememe endişelerini ortaya koymaları üzerine bu ayeti kerimenin indirildiği ifade edilmektedir.
Ali Bulaç
Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar), şehidler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar?
Allah'a ve Peygambere itaat edenler, işte bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle beraberdirler. Bunlarsa ne güzel birer arkadaş!
Kim, Allah ve Peygamberine itaat ederse, işte onlar, Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdirler. Bunlar arkadaş olarak ne güzeldirler!
Allah ile peygambere başeğenler, işte bunlar Allahın nimetine erişenlerle, peygamberlerle, gerçeklerle, şehitlerle, onatlarla birlikteler, bunlar da, ne güzel arkadaşlardır
Kim(ler) Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği nebîler, (hakikatten hiç sapmamış) sıddıklar, (Allah yolunda hayatını vakfeden ve canını imanına şahit kılan) şehitler ve (İslam'ın emir ve yasaklarına uyan) salihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştır!
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar, şehidler ve iyilerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!
Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!
ALLAH'a ve elçisine uyanlar, ALLAH'ın kendilerine iyilikte bulunduğu peygamberler, doğrulayıcılar, şehitler ve salihler ile beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır.
Peygamberlerin, kendilerini izleyen inananlardan mutlak surette üstün olması gerekmez. Nitekim, gerçek inananlar, peygamberlerle birlikte ebedi hayatı yaşayacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır!
Öyle ya: Her kim Allaha ve Peygambere mutı' olursa işte onlar Allahın kendilerine in'am eylediği: Enbiya, sıddıkîn, şüheda ve salihîn ile birliktedirler, bunlarsa ne güzel arkadaş!
Kim Allaha ve peygambere itaat ederse işte onlar, Allahın, kendilerine ni'metler verdiği peygamberlerle, sıddıyklarla, şehîdlerle, iyi adamlarla beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaşdır!
O hâlde kim Allah'a ve Resûl'e itâat ederse, işte onlar; Allah'ın kendilerine ni'met verdiği peygamberler, sıddîklar, şehîdler ve sâlih kimselerle berâberdirler. Hem işte onlar, ne güzel arkadaştırlar!(1)
(1)“Evet, مِنَ النَّبِيّ۪نَ [peygamberler] nasıl ki sarâhatle (açıkça) Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’a bakıyor. وَالصِّدّ۪يق۪ينَ [sıddîklar] fıkrasıyla Ebû Bekri’s-Sıddîk (ra)’a bakıyor. Hem Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’dan sonra ikinci olduğuna ve en evvel yerine geçeceğine işâret ettiği gibi, وَالشُّهَدَاءِ[şehîdler] kelimesiyle Hazret-i Ömer’i, Hazret-i Osman’ı, Hazret-i Ali’yi Rıdvânullâhi Aleyhim Ecmaîn’i berâber ifâde ediyor. Hem üçü, Sıddîk’tan sonra nübüvvetin hilâfetine mazhar olacaklarını (halîfe olacaklarını) ve üçü de şehîd olacaklarını, fazîlet-i şehâdetleri de sâir fezâillerine (fazîletlerine) ilâve edileceğini işâret ediyor ve gaybî bir sûrette ifâde ediyor (gelecekten haber veriyor). وَالصَّالِح۪ينَ [sâlih kimseler] kelimesiyle Ashâb-ı Suffe, Bedir, Rıdvân gibi mümtâz zevâta (seçkin zâtlara) işâret ederek وَحَسُنَ اُولَئِكَ رَف۪يقاً [İşte onlar, ne güzel arkadaştırlar!] cümlesiyle, ma‘nâ-yı sarîhiyle (açık ma‘nâsıyla) onlara ittibâa (tâbi‘ olmaya) teşvîk ve Tâbiînlerdeki tebaiyeti (tâbi‘ olma vasfını) çok müşerref ve güzel göstermekle, ma‘nâ-yı işârîsiyle (işâret ettiğima‘nâsıyla) hulefâ-i erbaanın (dört halîfenin) beşincisi olarak اِنَّ الْخِلَافَةَ بَعْد۪ي ثَلَاثُونَ سِنَةٌ [Şübhesiz ki benden sonra hilâfet, otuz senedir] hadîs-i şerîfinin hükmünü tasdîk ettiren müddet-i hilâfetinin (halîfelik süresinin) azlığıyla berâber, kıymetini azîm (çok büyük) göstermek için ma‘nâ-yı işârîsiyle Hazret-i Hasan Radıyallâhü Anh’ı gösterir.” (Lem‘alar, 7. Lem‘a, 28-29)
İlyas Yorulmaz
Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse, İşte onlar Allah’ın nimet verdikleri nebiler, Allah’ın vahyini doğru olarak kabul edenler, doğru olarak şahitlik yapanlar, Allah’ın emrettiği, yapılması gerekenleri yapanlarla birlikte olacaklardı. Onlar ne güzel arkadaştırlar.
Herkim Allah/a, peygambere itaat ederse, işte onlar Allah/ın in/am ettiği peygamberler, sıddiykler, şehitler, salihler ile beraber olurlar. Bunlar ne güzel arkadaşlardır.
Kim Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberler, dosdoğru olanlar, şahitler ve salihlerle beraberdirler. Onlar iyi arkadaştırlar!
(Şevahid’ut Tenzil c.1 s.153–154, Erceh’ul Metalib s.22, Mizan’ul İ’tidal-i Zehebi s.212’de yer aldığına göre İbn-i Abbas bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir: “İşte onlar, Allah’ın nimetine eriştirdiği peygamberler, dosdoğru olanlar, şahitler ve iyilerle beraberdirler” ayetinden kasıt, “Ali bin Ebi Talib, Cafer Tayyar, Hamza bin Abdulmuttalib, Hasan ve Hüseyin’dir.”)
Mahmut Kısa
Çünkü her kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, mahşer günü Allah’ın nîmetler bahşettiği Peygamberlerle, doğruluktan ayrılmayan sıddıklarla, Allah yolunda seve seve canlarını fedâ ederek hakîkate şâhitlik eden şehitlerle ve iman, ahlâk ve ibâdette ihsan mertebesine ulaşmış olan sâlihlerle birlikte olacaklardır. Ne güzel arkadaştır onlar!
Kim Allah’a ve Rasûl’e itaat ederse, işte onlar, Allah’ın nimet verdiği Nebiyyler, Sıddıklar, Şehidler ve Salihler ile birliktedir.
Onlar arkadaş olarak güzel yakıştı.
Allah’a ve Peygamber’e itaat edenler, (cennette) Allah’ın kendilerine nîmet verdiği; Peygamberlerle, dosdoğru kullarla,1 şehitlerle ve (Allah’ın) iyi kullarıyla birlikte olacaklar. İşte bunlar, ne güzel arkadaşlardır!2
1 Bu âyette Peygamberlerden sonra sıddîklerin zikredilmesi, Peygamberimizden sonra halîfenin Hz. Ebû Bekir olacağına bir işaret olabilir. (Kurtubî)2 Hz. Aişe (r.a)’dan: Bir gün adamın birisi Peygamber Efendimize gelerek: “Ey Allah’ın Elçisi! Ben, seni nefsimden, ailemden ve çocuklarımdan daha çok seviyorum. Evimdeyken aklıma sen gelince dayanamayıp, yanına geliyorum ve sana bakıyorum. Senin ve benim öldüğümü düşününce biliyorum ki sen, cennette Peygamberlerle birlikte olacaksın. Cennete girince ben seni orada görememekten korkuyorum.” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz o adama bir şey söyleyemedi ve hemen arkasından bu âyet indirildi. (Vâhidî)
Muhammed Esed
Allah'a ve Peygamber'e itaat edenler, Allah'ın nimetlerini bağışladığı kimselerden olacaklardır: peygamberler, hakikatten hiç sapmamış olanlar, hakikate [hayatlarıyla] şahitlik yapanlar ve dürüst ve erdemli olanlar: işte böylelerininki ne güzel birliktelik[ler]dir!
Kim Allah’a ve Allah’ın mesajını tebliğ eden Elçisine itaat ederse işte bunlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği, nebiler, doğrular, şehitler/İslam’ı yaşamada model olanlar ve iyilerle beraberdirler. Ne de güzel arkadaştır bunlar! 29/9, 54/54-55
Allah’a ve Rasûl’e itaat eden kimseler, Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebiler, Hakk’a sadık kalanlar, hayatını imanına şahit kılanlar ve iyiliği yayanların safında olurlar. Bunlar ne güzel dostturlar.[803]
[803] Fâtiha’daki “Kendilerine nimet verilenler” (1:6) bunlardır. Allah Rasûlü’nün son sözünün de er-rafiku’l-a’lâ (yüce dostlar katına) olduğu hatırlanmalıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve her kim Allah Teâlâ'ya ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah Teâlâ'nın kendilerine in'am buyurmuş olduğu nebiler ile ve sıddîklar ile ve şehitler ile ve sâlih zâtlar ile beraberdirler. Onlar ise ne (güzel) refiktirler.
Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse işte onlar, Allah'ın nimetlerine mazhar ettiği nebîler, sıddîkler, şehidler, salih kişilerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaşlar! [1, 7]
Kim Allah'a ve Elçi'ye ita'at ederse işte onlar, Allah'ın ni'met verdiği peygamberler, sıddiklar, şehidler ve Salihlerle beraberdir. Onlar da ne güzel arkadaştır!
Kim Allah'a ve Elçisine boyun eğerse onlar, Allah'ın mutluluk verdiği nebiler, doğru kişiler, bilginler ve iyilerle beraber olacaklardır. Onlar ne iyi arkadaştırlar!
[*] Ayetteki şuhedâ = الشُّهَدَاءِ kelimesi şehid = شهيد kelimesinin çoğuludur, şahitler anlamına gelir. Bilgisini, gözüyle görmüş gibi kesinleştiren alimler demektir.
Şaban Piriş
Kimler Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse, Onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sadıklar, şehitler ve doğruları yapan kimselerle beraberdirler. Ne güzel arkadaştır onlar!
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetlere eriştirdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Bunlar ise ne güzel arkadaştır!
Allah'a ve resule itaat eden kişilere gelince, bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdikleriyle beraberdirler. Peygamberlerle, hak dostlarıyla, şehitlerle, hayır ve barışı sevenlerle. Ne güzel dosttur bunlar!
Kim ki muṭī‘ olsa Tañrı Ta‘ālāya, peyġambere daḫı anlar ol kimseler‐ileolur ki Tañrı Ta‘ālā ni‘met virdi anlara nebīlerden, ṣādıḳlardan, şehīdler‐den, ṣāliḥlerden. Daḫı anlar ne yaḫşı yoldaşdur.