Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4136, sondan 2101. ayet; 40. sure ve Mü'min Suresinin 3. ayetidir. Mü'min Suresi 3. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 4477 olarak hesaplanmıştır. Mü'min Suresinin toplam ebced değeri 360656 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (1) bulunuyor.
Arapça Metin
غافر الذنب وقابل التوب شديد العقاب ذي الطول لا اله الا هو اليه المصير
2,3. Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O’ndan başka ilâh yoktur. Dönüş ancak O’nadır.
Kitaptan maksat Kur’ân-ı Kerîm’in tamamı veya özellikle bu sûredir. Bu iki âyette Allah Teâlâ’nın altı sıfatı zikredilmiştir. Bunlardan azîz, Allah’ın kudretinin üstünlüğünü ve şanının yüceliğini; alîm, ilminin genişliğini ifade eder. Zikredilen diğer sıfatları da günahları bağışlaması, tövbeleri kabul etmesi, cezalandırmasının şiddetli olması ve lutuf sahibi olmasıdır. Böylece bu iki âyetin, Cenâb-ı Hakk’ın ulûhiyyet özelliklerini veciz bir ifadeyle özetlediği görülmektedir.
Mehmet Okuyan
O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı şiddetli olandır, lütuf sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur; dönüş de yalnızca O’nadır.
Yüce Allah’ın sıfatları arasında [vâv] edatının kullanılmamasıyla ilgili bkz. Fâtiha 1:1, dipnot 1.
Bayraktar Bayraklı
2,3. Bu kitap, mutlak galip, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi olan Allah tarafından indirilmiştir. O'ndan başka tanrı yoktur, dönüş ancak O'nadır.[502]
1- “Zi't-tavl” ifadesine, çevirilerde “ihsan”, “lütuf”, “kerem”, “ni'met” şeklinde anlam verilmektedir. Bu sözcüğün, “kudret/güç sahibi” demek olan anlamının tercih edilmesi daha uygundur. Zira eğer kast edilen şey; “ihsan, nimet, lütuf ve ikram” demek olunsaydı, “tavl” sözcüğü yerine -birçok ayette olduğu gibi- doğrudan bu sözcüklerin kendisi kullanılırdı.
Ahmet Akgül
Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul edip (kuluna rahmet ve fazilet kapılarını açan), cezası da pek şiddetli olan; Kudret, Kerem ve Lütuf sahibi (Allah'tan Hz. Muhammed'e vahyolunan bir Kur'an-ı Azimüşşan’dır) . O'ndan başka İlah yoktur. Dönüş O'nadır.
Odur suçları örten ve tövbeleri kabul eden ve azabı şiddetli olan ve kullarına nimetler ihsan eden; yoktur ondan başka tapacak ve dönüp varılacak yer, onun tapısıdır ancak.
Kur'ân, günahları bağışlayan, tevbeleri, günah işlemekten vazgeçip kendisine itaate yönelişleri kabul eden, suça, günaha, isyana, inkâra denk, âdil cezalandırma gücüne, sonsuz lütuf ve kereme sahip Allah tarafından indirilmiştir. Hak ilâh yalnızca O'dur. Sonuçta, yalnız O'nun huzuruna varıp hesap vereceksiniz.
O Allah; günahları affeden, tevbeleri kabul eden, cezası ağır ve şiddetli, imkân ve ihsanları bol olandır. O’ndan başka ilah yoktur. Her şeyin son dönüşü O’nadır.
1-2-3. Hâ Mîm. Bu Kitab'ın indirilişi, mutlak güç sahibi, (her şeyi) hakkıyla bilen, günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azabı ağır ve lütfu sınırsız olan Allah tarafındandır. Ondan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.
2, 3. Bu Kitap mutlak galip, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah tarafından indirilmiştir. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır.
2,3. (Bu) kitabın indirilmesi; O mutlak gaalib, O (her şey'i) hakkıyle bilen, (mü'minlerin) günâhı (nı) yarlığayan, tevbesini kabul eden, (kâfirler ve muhaalifler için) azâbı çetin, (ariflere) fazl (-u kerem) saahibi olan Allahdandır. Ondan başka hiçbir Tanrı yokdur. Dönüş ancak Onadır.
2,3. (Bu) Kitâb'ın (Kur'ân'ın) indirilişi, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Alîm(hakkıyla bilen), günahı bağışlayan, tevbeyi kabûl eden, azâbı pek şiddetli ve çok lütuf sâhibi olan Allah tarafındandır. O'ndan başka ilâh yoktur. Dönüş ancak O'nadır.
Hayatının uzunca bir döneminde işlediği günahları bağışlayan, tövbeyi kabul eden ve hesabı çok şiddetli olan yalnızca tek ilah O dur ve dönüş de O’nadır.
(Bu kitab,) Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası pek şiddetli olan ve sürekli ihsan sahibi bulunan (Allah katından indirilmiştir). O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş O'nadır.
Günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden; cezası çetin, lütuf ve keremi sınırsız olan sonsuz kudret sahibi Allah tarafından. O Allah ki, Kendisinden başka ilâh yoktur ve dönüş O’nadır.
O, günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden, cezalandırması çetin fakat lütuf ve ihsanı da bol olandır. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur, zira dönüş yalnızca Allah’adır. 3/135, 20/82, 39/53
(O) günahları bağışlayan, kendine yönelenin yönelişini kabul eden,[4169] cezalandırması çetin,[4170] keremi de sınırsız olandır: O’ndan başka ilâh yoktur ve tüm yolların sonu O’na çıkar.
Mustafa İslamoğlu Mü'min Suresi 3. Ayet Açıklaması
[4169] Günahların affı ile tevbelerin kabulü ayrı ayrı şeylerdir. Tevbe ilâhî af yollarından sadece biridir. Acılar, sıkıntılar, musibetler, yokluklar, dertler, iyilikler, dualar, kazanılan sevaplar, vazgeçilen kötülükler af vesilesi olabilir.
[4170] Allah’ın cezası iki rahmet arasına alınmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Günahı örten ve tevbeyi kabul eden, azabı şiddetli olan, geniş ihsan sahibi bulunan Allah cânibindendir. O'ndan başka ilâh yoktur. Dönüş ancak O'nadır.
O, aynı zamanda günahları bağışlar, tövbeleri kabul buyurur, ama cezalandırması da çetin olup, lütuf ve ihsanı pek geniştir. Ondan başka tanrı yoktur. Dönüş yalnız O'na olacaktır. [15, 49-50; 14, 34; 13, 41]