Fussilet Suresi 22. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4240, sondan 1997. ayet; 41. sure ve Fussilet Suresinin 22. ayetidir. Fussilet Suresi 22. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 84 ve toplam ebced değeri ise 6626 olarak hesaplanmıştır. Fussilet Suresinin toplam ebced değeri 236567 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (12) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
وما كنتم تستترون ان يشهد عليكم سمعكم ولا ابصاركم ولا جلودكم ولكن ظننتم ان الله لا يعلم كثيرا مما تعملون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وماكنتمتستترونانيشهدعليكمسمعكمولاابصاركمولاجلودكمولكنظننتماناللهلايعلمكثيرامماتعملون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vemâ kuntum testetirûne en yeşhede ‘aleykum sem’ukum velâ ebsârukum velâ culûdukum velâkin zanentum enna(A)llâhe lâ ya’lemu keśîran mimmâ ta’melûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
“Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şâhitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Lâkin, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Siz işitme (duyu)nuzun, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Ancak yaptıklarınızdan çoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınıyordunuz. Yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilemeyeceğini sanıyordunuz.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
İşitme ve görme duyunuz ve bedeniniz aleyhinize tanıklık eder diye sakınmıyordunuz. Yapmakta olduğunuz birçok şeyi Allah'ın bilmediğini zannediyordunuz.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
“Siz (uyarıldığınız halde) ; işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz kendi aleyhinize şahitlik eder diye (hiç) sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini (ve sizi hesaba çekmeyeceğini) sanıyordunuz” (denilecektir.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinizde tanıklık edeceklerini ummuyor, onlardan hiçbir şeyinizi gizlemiyordunuz ve hatta sanıyordunuz ki yaptıklarınızın çoğunu Allah bile, şüphe yok ki bilmez.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve siz günahları işlerken kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinizde şahitlik edeceklerini ümit etmiyor, onlardan hiçbir şeyinizi gizlemiyordunuz ve hatta sanıyordunuz ki, yaptıklarınızın pek çoğunu Allah bile bilmez.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, tenlerinizin, tenasül organlarınızın, aleyhinize şâhitlik edeceğini hesaba katarak gizlenme ihtiyacı duymadınız. Sorumluluğunuzu gerektirecek birçok amelinizi de Allah'ın bilmeyeceğini zannettiniz.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik edeceğini (düşünüp onlardan) sakınmıyordunuz. Aksine yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
'Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Kulaklarınız, gözleriniz ve derileriniz aleyhinize şahidlik eder diye sakınmamıştınız ve muhakkak zannetmiştiniz ki, Allah, yaptıklarınızdan bir çoğunu bilmez.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden gizlenmiyordunuz. Üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah bilmez sanıyordunuz.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kulaklarınızın, derilerinizin, gözlerinizin size karşı, tanıklık etmesinden sakınmıyordunuz, yaptığınız işlerin birçokların, Allah bilmez sanırdınız
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
“Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.” 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Siz, gözleriniz, kulaklarınız ve derilerinizin aleyhinize şahidlik edeceğinden korkarak kötü iş işlemekten çekinmiyordunuz. Hayır; Allah'ın, yaptıklarınızın çoğunu bilmediğini sanıyordunuz.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz, yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Ne işitme ve görme organlarınızın, ne de derilerinizin aleyhinizdeki tanıklığını gizlemeye gücünüz yetmez. Buna rağmen siz yaptıklarınızın çoğunu ALLAH'ın bilemiyeceğini sanıyordunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik edeceğinden korkarak kötülükten sakınmıyordunuz. Fakat yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini zannediyordunuz.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Evvel kulaklarınız ve gözleriniz ve derileriniz aleyhinize şahadet eder diye sakınmaz idiniz ve lâkin zannetmiş idiniz ki Allah yaptıklarınızdan bir çoğunu bilmez
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
«Siz, ne kulaklarınız, ne gözleriniz, ne de derileriniz kendi aleyhinize şâhidlik eder diye (düşünüb) sakınmadınız. Bil'akis Allah yapmakda olduklarınızın bir çoğunu bilmez sandınız».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Hâlbuki siz, günah işlerken) ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şâhidlik etmesinden sakınıyordunuz;(1) fakat zannetmiştiniz ki, gerçekten Allah yapmakta olduklarınızın birçoğunu bilmiyor!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
“Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin o gün sizin aleyhinizde şahitlik yapmasına engel olamazsınız. Ancak siz, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini zannetmiştiniz.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara siz kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinizde şehadetinden çekinerek gizlenmiyordunuz [²]. Fakat halktan gizlenerek Allah işlediklerinizin çoğunu bilmeyecek zannediyordunuz.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
“Siz işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinizde şahitlik eder diye sakınıp korunmuyordunuz. Aksine, yapmakta olduklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
“Oysa siz dünyada zulüm ve haksızlık peşinde koşarken, kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin bir gün size karşı şâhitlik edeceğinden korkup da günahlardan sakınmıyordunuz. Üstelik, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini ve sizi hiçbir zaman hesaba çekmeyeceğini sanıyordunuz.”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Sizin kulaklarınız, gözleriniz ve derileriniz sizin aleyhinize şahidlik eder diye sakınıyor / gizliyor değildiniz; ama işleyeceğiniz şeylerin çoğunu Allah bilmez zannettiniz.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ve devamla): “Siz (dünyada iken) kulaklarınız, gözleriniz ve derilerinizin aleyhinizde şâhitlik edeceğinden sakınmıyordunuz. Üstelik yaptıklarınızın birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.”
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ve kulaklarınız, gözleriniz yahut deriniz size karşı tanıklık yapmasın diye [günahlarınızı] gizlemeye çalışanlardan olmadınız: üstelik, Allah'ın yaptıklarınız hakkında fazla bir şey bilmediğini sandınız.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Vaktiyle siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin sizin aleyhinizde şahitlik edeceğine inanmadığınız için sakınmıyordunuz. Üstelik Allah’ın, sizin yapıp ettiklerinizin çoğunu bilmediğini zannediyordunuz. 11/5, 43/80
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Bir zamanlar siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin size karşı şahitlik yapmasından sakınmazdınız; üstelik Allah’ın yaptıklarınız hakkında fazla bir şey bilmediği zannına kapılırdınız.[4256]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sizin aleyhinize ne kulaklarınızın ve ne gözlerinizin ve ne de derilerinizin şehâdet etmesinden saklanır olmadınız. Velâkin zannetmiş idiniz ki, şüphe yok Allah, sizin yaptıklarınızdan birçoğunu bilmez.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinizde şahitlik edecekleri bir günün geleceğine inanmıyor ve ondan sakınmıyordunuz, ayrıca siz, yaptıklarınızın çoğunu, Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Siz (günah işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahidlik etmesinden gizlenmiyordunuz, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmesine karşı önlem almıyordunuz. Sanıyordunuz ki Allah, yaptıklarınızın bir çoğunu bilmez.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
-Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin kendi aleyhinizde şahitlik etmesini beklemiyordunuz. Oysa Allah'ın, sizin yaptığınız şeylerin çoğunu bilmediğini zannediyordunuz.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Oysa siz daha önce ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin tanıklığından çekinmiyor, Allah'ı ise yaptıklarınızdan birçoğunu bilmez sanıyordunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Siz, işitme gücünüzün, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinize yapacağı tanıklıktan gizlenmiyordunuz. Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
“daħı olmaduñuzdı gizlenürdüñüz andan kim ŧanuķlıķ vire sizüñ üzerüñüze ķulaġuñuz ne daħı gözlerüñüz ne daħı derilerüñüz velįkin gümān eyledüñüz [255b] kim bayıķ Tañrı bilmez çoķı andan kim işlersiz.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı siz dünyāda ṣaḳlanmazduñuz üstüñüze ṭanuḳluḳ virmekden ḳulaḳla‐ruñuz, daḫı gözlerüñüz, daḫı derilerüñüz. Lākin ṣanduñuz ki TañrıTa‘ālā bilmez çoġını siz işlegen işlerüñ.