Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4277, sondan 1960. ayet; 42. sure ve Şûrâ Suresinin 5. ayetidir. Şûrâ Suresi 5. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 88 ve toplam ebced değeri ise 7442 olarak hesaplanmıştır. Şûrâ Suresinin toplam ebced değeri 244522 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم عسق hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م ع (0) س (3) ق (1) bulunuyor.
Arapça Metin
تكاد السموات يتفطرن من فوقهن والملئكة يسبحون بحمد ربهم ويستغفرون لمن في الارض الا ان الله هو الغفور الرحيم
Neredeyse gökler (O’nun azametinden) üstlerinden çatlayacaklar. Melekler ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Göklerin neredeyse çatlayacağına ilişkin ifade, “Yüce Allah’ın azametinden ötürü, Allah tarafından onlara yüklenen misyonun ağırlığından dolayı, oralarda sayısız denecek çoklukta meleklerin, gök cisimlerinin ve akıl erdirilemez yazgıların ve sırların bulunması sebebiyle, yeryüzünde şirk ve sosyal bozulmalar çoğaldığı için gökler neredeyse yukarılarından çatlayacak” gibi farklı mânalarla açıklanmıştır. Âyetin “yukarılarından” anlamına gelen kısmı bazı müfessirlerce, çatlamanın şiddetini belirten deyimsel bir anlatım olarak düşünülmüş, bazılarınca ise Rahmân sûresinin 37. âyetinde kıyametten söz edilirken yer verilen göğün yarılması tasvirinde onun bir güle benzetilmesinden hareketle “üst tarafı” şeklinde anlaşılmıştır. Ayrıca buradaki zamir için farklı bir gönderme yapılarak “yerin yukarılarından” mânası da verilmiştir (Taberî, XXV, 7; Zemahşerî, III, 396-397; Şevkânî, IV, 602; İbn Âşûr, XXV, 29-30). İnsanın evrende görebildiği ve göremediği her şeyin sahibi ve mâliki yüce Allah olduğu halde başka varlıkları O’na ortak koşmanın, hele O’nun çocuk edindiğini ileri sürmenin ne büyük küstahlık olduğuna değinen başka bir âyette de neredeyse göklerin çatlayacağı ifadesi kullanılmıştır (bk. Meryem 19:90; tesbih hakkında bk. İsrâ 17:44; Nûr 24:41-42).
Âyetin bu kısmını, “Melekler rablerini övgü ve tenzih ile anıp yerdekilerin de bağışlanmasını dilerken gökler (bu tesbihe katılmak için) neredeyse üst taraflarından parçalanırlar” şeklinde tercüme etmek de mümkündür; çünkü her şeyin kendine mahsus bir dille Allah’ı övgü ve tenzih ile andığı bildirilmiştir (bk. İsrâ 17:44; Nûr 24:41).
Mehmet Okuyan
Neredeyse üstlerinden gökler çatlayacak! Melekler de Rablerini [hamd] (övgü) ile [tesbih] ediyor (yüceltiyorlar) ve yeryüzündekiler için bağışlanma diliyorlar. Dikkat edin! Yalnızca Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Burada kastedilen şey inkârcıların Yüce Allah’a uygun olmayan sıfatlar yakıştırmasıdır. Benzer mesaj: Meryem 19:90-91
Benzer mesaj: Mü’min 40:7.
Bayraktar Bayraklı
O'nun ululuğu karşısında gökler neredeyse çatlayacaktır. Melekler, Rabblerini övgü ile tesbih ederler ve yeryüzünde bulunanlar için af dilerler. Çünkü Allah çok bağışlayandır; çok merhamet edendir.
Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler ise Rabblerini övgü ile yüceltiyor, yeryüzünde bulunanlar için bağışlanma diliyorlar. İyi bilin ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
(Allah’ın azamet ve heybetinden) Gökler, neredeyse üstlerinden çatlayıp-parçalanacak haldedirler, melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlara mağfiret dilerler. Şunu iyi biliniz ki; gerçekten Allah, Bağışlayandır ve Esirgeyip merhamet edendir.
Müşriklerin sözlerinden neredeyse gökler, üstlerinden çatlayıp yarılacak ve melekler, ona hamd ederek tenzih ederler onu ve yeryüzündekilere yarlıganma dilerler; iyice bil ki şüphe yok Allah, odur örten ve rahim olan.
Müşriklerin Allah'a bazı şeyleri yakıştırmalarından, üstlerinden neredeyse gökler çatlayıp yarılacak. Halbuki tüm melekler, devamlı Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yeryüzündeki tüm insanlar için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki, Allah çok bağışlayan, çok acıyandır.
Neredeyse, O'nun azametinden, ta yukarılardan gökler çatlayacak gibi titreşiyor. Melekler, hamd ile överek, şükrederek Rablerini tesbih ediyorlar. Yeryüzünde bulunan akıllı ve sorumlu varlıklar için koruma kalkanına alınma ve bağışlanma diliyorlar. Unutmayın ki, Allah kâinatı devamlı koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacaklar. Melekler Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlar için mağfiret dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olandır.
Gökler, neredeyse üstlerinden çatlayıp-parçalanacaklar; melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlara mağfiret dilerler. Haberiniz olsun; gerçekten Allah, bağışlayan ve esirgeyen O'dur.
Allah'ın azametinden) nerde ise gökler üstlerinden çatlayacaklar. Melekler hamd ile Rablerine tesbih ediyorlar ve yeryüzünde bulunan kimse için mağfiret diliyorlar. Dikkat edin! Şübhesiz ki Allah, Gafûr'dur= çok bağışlayandır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
(O’nun heybetinden) nerede ise gökler üstlerinden çatlayacaklar. Melekler de Rablerine hamd ile tesbih ederler. Ve yeryüzündekiler için bağışlanma diliyorlar. İyi bilin ki gerçekten Allah, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Gökler neredeyse (müşriklerin Allah'a ortak koşmasından ya da ilahi kudretin azametinden) üzerlerinden parçalanacak gibi titreşir. Melekler de Rablerini O'na ait sıfatlarla över ve her türlü noksandan tenzih ederler. Ve O'ndan yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, gerçekten günahları çok bağışlayandır, rahmeti pek bol olandır.
Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler Rablerini överek tesbih eder ve yeryüzünde bulunanlar için O'ndan bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah Şüphesiz bağışlayandır, merhametli olandır.
Neredeyse yukarılarından gökler çatlayacak! Melekler de Rablerini hamd ile tesbih ediyorlar ve yerdekiler için mağfiret diliyorlar. İyi bilin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Nerde ise gökler O'nun azametinden tâ üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyorlar. Melekler Rablerini hamd ile tesbih ediyorlar ve yeryüzünde bulunan kimseler için mağfiret diliyorlar. İyi bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Ki Gökler hemen hemen üstlerinden çatlıyacak gibi titreşiyorlar, Melekler hamd ile rablarına tesbih ediyorlar ve Yerdeki kimse için mağrifet diliyorlar, uyan Allahdır ancak öyle gafur, öyle rahîm
Gökler nerdeyse tepelerinden çatlayacaklar. Melekler Rablerine hamd ile tesbîh ediyorlar. Yerdeki kimselerin de yarlığanmalarını istiyorlar. Gözünüzü açın, Şübhesiz Allah, O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Neredeyse gökler (O'nun azametinden dolayı) üzerlerinden çatlayacaktır; melekler ise Rablerine hamd ile (O'nu) tesbîh ediyorlar. Ve yeryüzündeki (mü'min)ler için mağfiret diliyorlar.(3) Dikkat edin! Şübhesiz ki Gafûr (çok bağışlayan), Rahîm (çok merhamet eden)ancak Allah'dır.
(3)“Melâikenin bir kısmı insanları hıfzediyor (koruyor), bir kısmı kitâbet (sevâb ve günahlarını yazma)işlerini görüyor. Demek melâikelerin insanlarla alâkaları ziyâde (fazla) olduğundan, insanların ahvâline(hâllerine) ehemmiyet veriyorlar.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 250)
İlyas Yorulmaz
Allah’ın yüceliği ve ululuğu karşısında gökler neredeyse param parça olacaktı. Melekler de Rablerini överek, bütün noksan sıfatlardan arındırıp yüceltiyorlar ve yeryüzünde olanlar içinde bağışlanma diliyorlar. Şüphesi ki Allah bağışlayan ve merhamet eden değil midir?
Gökler Tanrı/nın heybetinden birbiri üzerinde yarılacak gibi oluyor [³]. Melekler Rablerini överek tenzih ederler. Yerde bulunan mü/minler için yarlıganmak dilerler. Haberiniz olsun ki yarlıgayan Zat, Tanrı/dır.
İsmail Hakkı İzmirli Şûrâ Suresi 5. Ayet Açıklaması
[3] Veya Müşrikler üzerinde, yer üzerinde.
Kadri Çelik
Gökler, (vahyin ağırlığından dolayı) neredeyse üstlerinden çatlayıp parçalanacak! Melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlara mağfiret dilerler. İyi bilin ki sadece Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
O’nun kudret ve azametinden, neredeyse gökler yukarıdan aşağıya çatlayıp paramparça olacaklar! Öte yandan melekler, sürekli olarak Rablerinin şânını övgüyle yüceltmekte ve yeryüzündeki müminler için bağışlanma dilemekteler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.Hal böyleyken:
Göklerin, üstlerinden parçalanması neredeyse çok yaklaştı.1 Melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yeryüzündekiler için af dilerler. Şunu iyi bilin ki çok bağışlayıcı, gerçekten merhametli olan, ancak O (Allah)’tır.
1 Yani kıyametin kopmasına fazla bir zaman kalmadı. Âyetin bu bölümü, “Nerdeyse gökler, (Allah’ın yüceliğinden dolayı) üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyor.” şeklinde de tercüme edilebilir. Yani Allah öyle yüksek ve öyle büyük ve azametlidir ki cismanî yükseklik ve büyüklüğün timsali olan Semâlar, o yüksek Gökler, Onun celâl ve azametinin heybeti altında üstlerinden çatlayıverecek gibi ezilip titremektedir. (مِنْ فَوْقِهِنَّ) denilmesi Allah’ın yüksekliği, Semâların yüksekliğinin üzerinde olmasındandır.
Muhammed Esed
En üstteki gökler [O'nun korkusundan] neredeyse parçalanır; melekler Rablerinin sonsuz ihtişamını hamd ile yüceltir ve yeryüzündekiler 3 için bağışlanma dilerler. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
Gökler neredeyse üzerlerinden çatlayıp yarılacak. Melekler de, bir taraftan Rabblerini överek yüceltmekte bir taraftan da yeryüzündekiler için bağışlanma dilemektedirler. Bilesiniz ki Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 17/44, 40/7-8
O kadar ki, neredeyse gökler en tepesinden parçalanırcasına sarsılır;[4302] melekler ise Rablerinin sonsuz yüceliğini hamd ile dile getirir ve yeryüzünde yaşayan herkes için af dilenir.[4303] Bakın, şüphesiz Allah, evet yalnız O’dur sınırsız bağışlayan, eşsiz rahmet eden.
[4302] Öncesiyle bağlantılı olarak “Allah’ın azamet ve heybetinden”, sonrasıyla bağlantılı olarak “Allah hakkındaki iftiralarından” gibi bir açıklamayla da okunabilir. (Benzer bir ibare için krş: 19:90.) Yetefattarne ve fevkıhinne kullanımları akıllılar için olup istisnâî bir kullanımdır. Bağımsız bir cümle olarak okunduğunda, açık ve genişleyen evren modeline işaret eder.
[4303] Bazı müfessirler bu âyeti, Mü’min sûresinin 7. âyetine istinaden meleklerin mü’minlerin bağışlanmasına dua ettiği şeklinde açıklamıştır. Zımnen: Şeytanlar insanın can düşmanıysa, melekler de insanın can dostudur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Az kalıyor ki, gökler üstlerinden çatlayacaklar. Melekler de Rablerine hamd ile tesbihte bulunuyorlar ve yerde olanlar için mağfiret diliyorlar. Agâh olunuz! Şüphe yok ki Allah, O çok affedicidir, çok esirgeyicidir.
Öyle ki neredeyse gökler üstlerinden yarılacaklar. Melekler Rab'lerini överek tenzih ve takdis eder ve yerde bulunanlar için mağfiret dilerler. İyi bilin ki, gafur ve rahîm O'dur (affı, merhamet ve ihsanı pek boldur). [40, 7]
Allah engin merhametiyle yoldan çıkmış, isyankâr, Kendisini bile inkâr eden müşriklere yıllarca mühlet verir, rızıklarını vermeye devam eder. O kadar ki onlar neredeyse bu dünyanın bir sahibi olmadığını zannetmeye bile giderler.
Süleyman Ateş
Neredeyse gökler üstlerinden çatlayacaklar. Melekler Rablerini hamd ile tesbih ederler; yerdekiler için de mağfiret dilerler. İyi bil ki Allah, işte çok bağışlayan, çok esirgeyen O'dur.
(İnsanların yaptığı yanlışlardan dolayı) Gökler üstten yarılacak gibi olur. Melekler, her şeyi güzel yapmasından dolayı Sahiplerine boyun eğer ve yeryüzündekilerin bağışlanmaları dileğinde bulunurlar. Bilin ki O bağışlar, ikramı boldur
Gökler üzerlerindekiler az kalsın çatlayacaklar/paramparça olacaklar. Melekler, Rablerini hamd ederek tesbih ederler. Yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayıcı ve çok şefkatlidir.
Gökler neredeyse üstlerinden yarılıverecek;(1) melekler hamd ile Rablerini tesbih ediyorlar ve yerdekiler için bağışlanma diliyorlar. Şunu da bilin ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
(1) Allah’ın büyüklük ve yüceliğinin tecellîleri karşısında.
Yaşar Nuri Öztürk
Gökler, üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyor. Melekler de Rablerinin hamdiyle tespih ediyorlar ve yeryüzündekiler için af diliyorlar. Gözünüzü açıp kendinize gelin! Allah'tır ancak hep affeden, hep merhamet eden.