Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4370, sondan 1867. ayet; 43. sure ve Zuhruf Suresinin 45. ayetidir. Zuhruf Suresi 45. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 52 ve toplam ebced değeri ise 2018 olarak hesaplanmıştır. Zuhruf Suresinin toplam ebced değeri 253993 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
وسـل من ارسلنا من قبلك من رسلنا اجعلنا من دون الرحمن الهة يعبدون
Hz. Peygamber’in daveti ve tevhid mücadelesi anlatılırken yeri geldikçe geçmiş tecrübelere temas edilmektedir. Buradaki örnek Hz. Mûsâ ile Mısır’ın tanrı kralı Firavun ve tebaası arasında geçen olaylar, tartışmalar ve alınan ibretlik sonuçlardır.
Bu âyetlerde iki nokta dikkat çekmektedir: 1. İnkârcıların bilinçlerinin derinliklerinde bir Allah inancı vardır, çeşitli telkinler ve dünyanın çekici menfaatleri bu temel duyguyu köreltmiş veya üstünü küllerle örtmüştür. Allah yine rahmetinin eseri olarak inkârcıları bazı felâketlerle uyarınca bu temel duygu ve inanç açığa çıkmakta, ona sığınılmakta, sıkıntı geçince yine inkâra dönülmektedir. 2. Tevhid inancı bütün peygamberlerin ortak tebliğleri ve inanç ilkeleridir. Kendilerine kitap gönderilmiş topluluklara sorulduğunda veya eski kitapların kalıntıları okunduğunda anlaşılmaktadır ki, Allah hiçbir zaman kendisi dışında bir varlığa kulluk edilmesine izin vermemiştir. Hz. Mûsâ’nın mücadelesi de bunun bir kanıtıdır.
54. âyette “halkının aklını çeldi” şeklinde çevirdiğimiz cümle, yöneten ve yönetilen ilişkisi bakımından çok önemlidir. Kelimenin aslı, Türkçe’de de kullanılan istihfâf kökündendir. Bu kelime Arapça’da “acele ettirdi, aldattı, bilgisizliklerinden yararlandı, onları bilgisizlikleri ve güçsüzlükleri yüzünden hafife aldı, istediği gibi yönlendirdi” mânalarını ifade etmektedir. Totaliter yönetimlerde yöneticilerin istemediği şey, halkın bilgilenmesi, doğruyu öğrenmesi, örgütlenerek hakkını talep edecek kadar güçlenmesidir. Firavun da aynı yola başvurmuş, Hz. Mûsâ’nın gerçeğe ve tevhide yönelik davetini sabote etmiş, halkın sağlıklı düşünmesini engellemiş, geleneklerden ve gözler önündeki alâyişten yararlanarak toplumu âdeta büyülemiş ve saltanatını devam ettirmenin yolunu bulmuştur. Ancak, şairin dediği gibi, “Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde!”
Mehmet Okuyan
Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize (ümmetlerine) sor! “Rahmân’ın peşi sıra tapılacak ilahlar (edinin.” diye) emretmiş miyiz!
(Ey Nebim!) Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor: Biz, Rahman (olan Allah) ın dışında tapılacak birtakım ilahlar kıldık mı? (Hiçbir dönemde şirke ve Allah’tan bağımsız şefaatçilere izin çıkarmış mıyız?)
Ve ey peygamber! Tevhid inancı konusunda bir şüphen varsa, elçilerimizden senden önce gönderdiklerimize sor. Rahman olan Allah'tan başka sahte ilahlara tapılmasına hiç izin vermiş miyiz?
Senden önce kendilerine Rasullerimizden bazılarını görevlendirip gönderdiğimiz kavimlerin ehl-i hak alimlerine de sor. Rahmet sahibi Rahman olan Allah'ın dışında uydurma ilahlara kulluk ve ibadet edilsin diye kural mı koymuşuz?
Senden önce gönderdiğimiz resuller(in gerçek ve samimi takipçilerine) sor bakalım, biz, Rahman (olan Allah')ın dışında başka tanrılara tapılmasına hiç izin vermiş miyiz?
Cemal Külünkoğlu Zuhruf Suresi 45. Ayet Açıklaması
Bütün peygamberlerin getirdiği dinler incelendiği zaman anlaşılır ki, hiçbir peygamberin dininde Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yüklemek yoktur. Yani ilk peygamberden itibaren insanlığa sunulan Allah’ın dininin değişmez temeli tevhiddir. Hz. Peygamber kendisinden önceki peygamberlerin gerçek ve samimi takipçilerine soruyor; “Rahman olan Allah’tan başka tapılacak ilahlar var mıdır?” Bu soru karşısında sessizlik hâkim oluyor. Çünkü hiçbir peygamberin aldığı vahiy de tevhidi yaralayan en küçük bir ize rastlamak mümkün değildir.
Diyanet İşleri (Eski)
Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor; Biz, Rahman olan Allah'tan başka, kulluk edilecek tanrılar meşru kılmış mıyız?
Öteki peygamberlerin getirdiği dinler incelendiği zaman anlaşılır ki, hiçbir peygamberin dininde puta tapıcılık yoktur. Bütün peygamberler tevhid inancında birleşmişlerdir.
Edip Yüksel
Senden önce gönderdiğimiz elçileri araştır: "Rahman'ın dışında tapılacak tanrılar kabul etmiş miyiz?"
Senden önce ne kadar Peygamber göndermişsek; sor bakalım onlara, Rahmân’dan başka ilâhlara kulluk edilmesine izin vermiş miyiz? Örneğin, Mûsâ’nın tevhid mücâdelesini düşünün:
(Ey Muhammed!) Senden önce kendilerine Peygamberlerimizden gönderdiğimiz kimselere; “Biz, Rahman (olan Allah)’tan başka tapılacak ilâhlar (edinmelerini) emretmiş miyiz?” diye bir sor.1
1 Yani; “haberin olsun ki Peygamberlerin hepsi Allah’tan başka mabut olmadığında müttefiktir. Hiç birisi müşrikliği, putperestliği kabul etmemiştir. İstersen ümmetlerinin mü'min âlimlerinden, eserlerinden ve ruhlarından sor yahut tetkik edip araştır.” İbnu Abbas’tan: Rasulullah (s.a.v) Mescidi Aksâ’ya isra olunduğu vakit Allahu Teâlâ bütün peygamberleri diriltti. Cebrail ezan okudu, kamet getirdi, “Ey Muhammed! Geç öne bunlara namaz kıldır” dedi. Rasulullah (s.a.v) namazı bitirince, Cebrail: “Ey Muhammed! Senden önce kendilerine Peygamberlerimizden gönderdiğimiz kimselere; ‘Biz, Rahman (olan Allah)’tan başka tapılacak ilâhlar (edinmelerini) emretmiş miyiz?’ diye bir sor” dedi. Rasulullah (s.a.v) de: “sormam, çünkü şüphe etmiyorum” buyurdu. (Elmalılı)
Muhammed Esed
[Bırak başkasını da,] senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor, 38 Rah-mân'dan başka tanrılara tapılmasına hiç izin vermiş miyiz?
Senden önce elçiler gönderdiğimiz toplumlara sor bakalım, biz Rahman ile aralarına koyacakları bir takım varlıklara ilahlık yakıştırıp kulluk edilmesini emretmiş miyiz? 2/255, 10/34-35
(Asla! Bütün resuller tevhidi titizlikle uygulamışlardır). Resullerden maksat onlara verilen kutsal kitaplardır. Bu âyet bütün peygamberlerin halis tevhidi anlattıklarına delildir.
Süleyman Ateş
Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizden sor: Rahman'dan başka tapılacak tanrılar yapmış mıyız?
Süleymaniye Vakfı Zuhruf Suresi 45. Ayet Açıklaması
[*] İlah, kayıtsız şartsız, boyun eğilen varlıktır. Aşağıdaki ayet ve benzerlerinden dolayı akla, şu soru gelebilir: "Acaba insanların uydurdukları dışında, Allah'ın, kayıtsız şartsız emrine uyulmasını istediği kimseler var mıdır?"
Şaban Piriş
Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimizden sor. Bakalım, Rahman'dan başka kulluk edilecek ilahlar var etmiş miyiz?