Zuhruf Suresi 47. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4372, sondan 1865. ayet; 43. sure ve Zuhruf Suresinin 47. ayetidir. Zuhruf Suresi 47. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 31 ve toplam ebced değeri ise 2403 olarak hesaplanmıştır. Zuhruf Suresinin toplam ebced değeri 253993 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فلما جاءهم باياتنا اذا هم منها يضحكون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فلماجاءهمباياتنااذاهممنهايضحكون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Felemmâ câehum bi-âyâtinâ iżâ hum minhâ yadhakûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(Mûsâ) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar!
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Onlara delillerimizi getirince hemen onlara gülmüşlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Onlara mucizelerimizi getirince mucizelere gülüvermişlerdi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Fakat Mûsâ onlara âyetlerimizle¹ gelince, onlar hemen alay etmeye başladılar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Fakat (Musa) onlara ayetlerimizle (mucizelerimiz ve emirlerimizle) geldiği zaman, (bir de ne görsün,) onlar bunlara (alay edip) gülüyorlardı.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara delillerimizle gelince o delillere gülmeye başladılar.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Musa onlara delillerimizle gelince, onlar birdenbire işi alaya alıp, gülmeye başladılar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Mûsâ onlara âyetlerimizi, mûcizelerimizi getirince, o sırada mûcizelerle alay ederek güldüler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Fakat, onlara ayetlerimizi getirince bir de ne görsün: Onlarla alay ediyorlar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, bir de ne görsün, onlar bunlara (alay edip) gülüyorlar.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Fakat onlara böyle mucizelerimizle varınca, hemen onlar bunlara gülüverdiler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Musa, ayetlerimizi onlara getirince, alaya alıp gülmeye başladılar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Bizim belgelerimizle onlara vardığında, bu işten gülmeye koyuldular
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Musa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Onlara mucizelerimizi getirdiği zaman, bunlara gülüvermişlerdi.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Onlara âyetlerimizi getirince, bunlara gülüvermişlerdi.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Mucizelerimizi kendilerine götürdüğü zaman, o mucizelere gülmüşlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa onlara mucizelerimizi getirince onlar hemen bu mucizelere gülüverdiler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Vaktâ ki onlara böyle âyetlerimizle vardı, birdenbire onlar bunlara gülüverdiler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Fakat onlara âyetlerimiz gelince bir de ne görsünler, onlar bu (âyetlere) gülüyorlar!
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Fakat onlara mu'cizelerimizi getirdiğinde, o vakit onlar bunlara gülüverdiler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Musa onlara açık ayetleri getirip gösterdiğinde, onlar hemen o ayetlere gülüp, alay ettiler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Musa onlara mûcizelerimizle varınca hemen onlar, bu mûcizelere gülüştüler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Fakat onlara ayetlerimizle geldiği zaman, birdenbire onlar bunlara gülüverdiler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Fakat Mûsâ apaçık delillerimizle onların karşısına çıkınca,Firavun ve adamları, bu mûcizeler ile alay etmeye başladılar.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onlara âyetlerimizi getirdiğinde, o zaman bunlara gülüyorlardı.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Fakat (Mûsa) onlara mûcizelerimizi getirince onlar başladılar, o mûcizelerimizle (alay edip) gülmeğe.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ama önlerine [mucizevî] işaretlerimizi getirince, 40 hemen onları alaya aldılar,
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Musa onlara mucizelerimizi/ayetlerimizi gösterdiği zaman alay edip gülmeye başladılar. 7/104...110
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Fakat ardından, onların önüne mucizevî âyetlerimizi sürünce, onlar hemen alay etmeye başladılar.[4400]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki onlara Bizim âyetlerimizle geldi, onlar o zaman, bunlardan gülüşür oldular.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
O, delillerimizle onlara gidince onlar alay edip gülmeye koyuldular.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Onlara ayetlerimizi getirince onlar o ayetlerle alay edip gülmeğe başladılar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onlara belgelerimizi getirince hemen gülüverdiler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlara ayetlerle geldiği zaman onlar, ona gülüp geçmişlerdi.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onlara âyetlerimizi getirdiğinde, onlar buna güldüler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Mûsa onlara ayetlerimizi getirdiğinde onlar bu ayetlere gülüyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes ol vaķt kim geldi anlara nişānlarumuz-ıla anlar aña gülerler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ḳaçan ki geldi anlara bizüm āyetlerümüzle, anlar aña gülerlerdi.