Duhân Suresi 29. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4443, sondan 1794. ayet; 44. sure ve Duhân Suresinin 29. ayetidir. Duhân Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 3244 olarak hesaplanmıştır. Duhân Suresinin toplam ebced değeri 95938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فما بكت عليهم السماء والارض وما كانوا منظرين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فمابكتعليهمالسماءوالارضوماكانوامنظرين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Femâ beket ‘aleyhimu-ssemâu vel-ardu vemâ kânû munzarîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Gök ve yer onların ardından ağlamamıştı; kendilerine zaman da tanınmamıştı.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Onlara ne gök ağladı ne de yer. Ve onlara fırsat da verilmedi.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Firavun ve adamları öyle zalimdi ki) Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı (herkes helak edilmelerine sevindi) ve onlar(ın azabı da) ertelenmedi.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken ne gök ağladı onlara, ne yer ve mühlet de verilmedi onlara.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Onların yok oluşlarına ne gök, ne de yer sakinleri ağlamadı ve tevbe edebilmeleri için zaman da tanınmadı.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Gök ve yer onların gidişine ağlamadı. Onlara mühlet de verilmedi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Onlara ne gök ne de yer ağladı. Kendilerine mühlet de verilmedi.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Onlar için ne gök, ne yer ağladı ve onlar (ın azabı) ertelenmedi.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Nihayet (Firavun ve kavminin) üzerlerine ne gök ağladı, ne yer; ne de (azap bakımından) geciktirildiler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ne gök ne de yer, onlara ağlamadı. Ve mühlet verilip bırakılacak olmadılar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Ne onlara gök ağladı, ne de yer; zaman dahi verilmedi
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Onların bu acıklı haline) gökyüzü ve yeryüzü (üzülüp) ağlamadı ve kendilerine mühlet de verilmedi (ve onlar kendi inat ve ihtiraslarıyla beraber boğulup gittiler).
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Ne gök ve ne de yer onlara ağladı; ertelenmediler de.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Gök ve yer onların üzerine ağlamadı. Onlara mühlet de verilmedi.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Binnetice ne Gök ağladı üzerlerine ne Yer ne de imhal olundular
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Ne gök, ne yer onların üstüne ağlamadı. Onlara (aman ve) mühlet verilmedi.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine onlara, ne gök ne de yer ağladı! (Onlar) mühlet verilen kimseler de olmadılar!(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Helak olanlara gök ve yer ağlamadı ve onları geride bekleyenler de olmadı.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara ne gök, ne yer ağlamadı [⁴]. Onlara helikleri için de mühlet verilmedi.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Onlar için ne gök, ne yer ağladı ve onlar (azabı) ertelenenler de olmadı.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Firavun ve ordusu öyle büyük bir lânete uğramıştı ki, ne gök ehli ağladı arkalarından, ne de yeryüzü sâkinleri; kendilerine tövbe etmek için ikinci bir fırsat da verilmedi!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Yer ve Gök onlara ağlamadı. Bakılacak / dikkate alınacak değildiler.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlar için gökte de yerde de hiç ağlayan olmadı1 ve onlara göz bile açtırılmadı.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
onlara ne gök ne de yer ağladı ve ne de bir mühlet verildi. 13
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Onların ardından ne gök ağladı, ne de yer! Ne de cezaları ertelendi. 7/104...110, 10/88...92, 44/19...33
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ne gök ağladı onlara ne de yer;[4449] ve ne de cezaları ertelendi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık onların üzerine gök ve yer ağlamadı, ve bir mühlet verilmişler de olmadılar.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
28, 29. İşte böyle oldu! Sonra bütün bunları, başka bir topluma miras bıraktık. Merhamete lâyık olma haklarını kaybettiklerinden, perişan hallerine gök de ağlamadı, yer de ağlamadı. Artık onlara yeni bir mühlet de verilmedi. [26, 59; 7, 137]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Onlara gök ve yer ağlamadı. Ve kendilerine fırsat da verilmedi.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Firavun’a ve ordusuna ne gök ağladı, ne de yer. Onlara yeni bir fırsat da verilmedi.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Hiç bekletilmediler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Gök ve yer onlara ağlamadı;(3) kendilerine süre de tanınmadı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Gök de ağlamadı onlar için yer de. Yüzlerine bakılmadı bile!
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes aġlamadı anlaruñ üzere gök daħı yir daħı olmadılar mühlet virinilmişler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes anlar üstine aġlamadı gökler, ne daḫı yirler. Daḫı anlara mühlet daḫıvirilmedi.