Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4483, sondan 1754. ayet; 45. sure ve Câsiye Suresinin 10. ayetidir. Câsiye Suresi 10. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 6088 olarak hesaplanmıştır. Câsiye Suresinin toplam ebced değeri 153393 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (9) bulunuyor.
Arapça Metin
من ورائهم جهنم ولا يغني عنهم ما كسبوا شيـا ولا ما اتخذوا من دون الله اولياء ولهم عذاب عظيم
Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.
Evren kitabı, okumasını bilenleri Allah’a inanmaya ve O’nun nimetlerine şükretmeye götürdüğü gibi vahyedilen kitap Kur’ân-ı Kerîm de, O’na kulak verenleri, gönderene ve tebliğ edene bakarak âyetlerini ciddiye alıp üzerinde düşünenleri, ondan bir hayat rehberi olarak lâyıkıyla istifade edenleri, dünyada düzgün bir hayat sürme, Allah’ın rızasını elde etme ve ebedî hayatta sonsuza kadar mutlu olma imkânlarına kavuşturur. Bu kitabın kıymetini bilmeyenler, mâkul bir delile dayanmadıkları halde kurulu düzenin kendilerine sağladığı itibar ve menfaatler kaybolmasın diye onu inkâra yönelenler ise dünyada refah içinde yaşasalar bile ebedî âlemde perişan olacaklar, akla hayale sığmaz cezalar göreceklerdir.
Mehmet Okuyan
Arkalarından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de Allah’ın peşi sıra edindikleri dostlar da onlara hiçbir yarar sağlamaz. Onlar için büyük azap vardır.
Önlerinde cehennem vardır. Kazandıkları malları, Allah'tan başka edindikleri dostları, kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar için büyük bir azap vardır.
1- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Çevirilerde “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğüne “dost” olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu sözcük, etik anlamıyla dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetme, koruma, gözetilme anlamına gelmektedir. Kur'an, “dost” deyimi için halil sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin, 2:254; 4:125; 73; 28)
Ahmet Akgül
Onların veraları (varacak son durakları) cehennem (olacaktır) . Kazandıkları (dünyalık) şeyler, onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Allah'tan başka edindikleri veliler de (onlara sahip çıkamayacaktır) . Onlar için büyük bir azap (hazırlanmıştır).
Bulundukları halin ardında da cehennem var ve ne kazandıkları, azaplarından birşeyceğizi defedebilir, ne Allah'ı bırakıp da kabul ettikleri mabutlar ve onlaradır pek büyük bir azap.
Cehennem önlerindedir, ne dünyada kazandıkları şeyler, ne de Allah'ın yerine tanrısal güçler, yakıştırdıkları şeyler, onlara hiçbir fayda sağlamaz. Onlar için korkunç bir azap vardır.
Ötelerinde Cehennem var. Ne kazandıkları, servetleri ve oğulları, ne de Allah'ın dışında kulları durumundakilerden edindikleri veliler, koruyucular onlara fayda sağlar. Onlar için büyük bir azap vardır.
Arkalarından cehennem (onları izlemektedir). Kazandıkları şeyler, onlara hiç bir yarar sağlamaz. Allah'tan başka edindikleri veliler de. Onlar için büyük bir azab vardır.
Ötelerinde cehennem var. Ne kazandıkları şeyler, ne de Allah'dan başka edindikleri dostlar, kendilerinden hiç bir şeyi (azabı) kaldıramaz. Onlar için büyük bir azab vardır.
Önlerinde de Cehennem vardır. Kazandıkları şeyler ve Allah’ın dışında edindikleri mabudlar, onlara hiçbir fayda vermeyecektir. Ve onlar için (ayrıca) büyük bir azap vardır.
Cehennem onların arkalarındadır, hem onların kazanmış bulundukları, hem de Allahtan başka edindikleri dostlar, hiçbir fayda veremez, onlar için ulu azap var
(Yaptıklarından dolayı) cehennem onların peşindedir. Kazandıkları şeyler de Allah'tan başka edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.
9,10. Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.
Ötelerinde cehennem var. Ne kazandıkları şeyler, ne de Allah'tan başka edindikleri dostlar, kendilerinden hiçbir şeyi (azabı) kaldıramaz. Onlar için büyük bir azab vardır.
önlerinde cehennem. Onların ne kazandıkları şeyler, ne de Allâhı bırakıb da dostlar edindikleri nesneler kendilerinden hiçbir şey'i def'edemez. Onların hakkı büyük bir azâbdır.
Önlerinde Cehennem vardır! Ne kazandıkları şeyler, ne de Allah'ı bırakarak edindikleri dostlar (o gün) kendilerine bir fayda verebilir. Çünki onlar için (pek) büyük bir azab vardır.
Artık uğradığı bu azabın arkasından cehennem var ve kazandığı hiçbir şey ve Allah’dan başka veli edindikleri kimseler de onlara hiçbir fayda sağlamaz. Onlar için büyük bir azap var.
Bunlar dünyadan göçünce önlerinde [³] Cehennemi bulacaklar, ne kazandıkları paralar, ne Allah/ı bırakarak yâr ve mâbut edindikleri putlar asla onların işlerine yaramayacak, onlar hakkında büyük bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli Câsiye Suresi 10. Ayet Açıklaması
[3] Gidecekleri mahal itibariyle önlerinde veya dünyaya dönüp onu arkada bırakmaları itibariyle arkalarında.
Kadri Çelik
Arkalarından cehennem (onları izlemektedir). Kazanmakta oldukları şeyler, onlara hiç bir yarar sağlamaz. Allah'tan başka edinmekte oldukları veliler de. Onlar için büyük bir azap vardır.
Arkasında da cehennem! Ne kazandıkları servet, ne de Allah’tan başka tanrı edindikleri liderleri, efendileri ve dostları onları azaptan kurtaramayacaktır! Çünkü onlar, en ağır cezayı hak etmişlerdir.
Arkalarında cehennem (onları bekler.) Ve (onlara dünyadayken) yaptıkları şeyler ve Allah’ı bırakıp da edindikleri dostlar hiç bir yarar sağlamaz. İşte böyleleri için (âhirette) çok büyük bir azap vardır.
Cehennem önlerindedir; ve ne [bu dünyada] kazanabilecekleri şeyler, ne de Allah'ın yerine dost ve koruyucu edindikleri, 7 onlara hiçbir fayda sağlamaz: çünkü onları korkunç bir azap beklemektedir.
Arkalarından cehennem! Onlara, ne kazandıkları mal mülk, ne de Allah ile aralarına koydukları evliya hiçbir fayda vermeyecek. İşte onlar için de korkunç bir azap vardır. 18/103...105, 47/1.3
cehennem hemen peşlerindedir. Ne kazandıkları şeylerin ne de Allah’tan başka edindikleri dostların onlara en ufak bir yararı dokunur: zira onları korkunç bir azap beklemektedir.
Arkalarından cehennem vardır. Onlardan ne kazanmış oldukları şeyler ve ne de Allah'ın gayrı ittihaz etmiş oldukları dostlar, bir şeyi bertaraf edemiyecektir. Onlar için pek büyük bir azab vardır.
Peşlerinde de cehennem onları beklemektedir. Ne kazandıkları servetler, ne de Allah'tan başka edindikleri dostlar ve hâmiler, kendilerine fayda vermez. Onlara müthiş bir azap vardır.
Ötelerinden de cehennem (onları beklemektedir). Ne kazandıkları ve ne de Allah'tan başka edindikleri veliler kendilerine bir yarar sağlayabilir. Onlar için büyük bir azab vardır.
Onların sonu Cehennemdir. Ne kazandıkları şeyler işlerine yarayacak ne de Allah ile aralarına koydukları dostları... Onların hak ettiği büyük bir azaptır.
Cehennem de arkalarında, onları beklemektedir. Ne kazandıkları şeylerin onlara bir faydası olur, ne de Allah'tan başka edindikleri dostların. Onlar için ancak büyük bir azap vardır.
Arkalarından cehennem! Kazanmış oldukları da Allah dışında edindikleri veliler de onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çok büyük bir azap vardır onlar için.
ileylerinden ŧamudur. daħı aśśı eylemeye anlara ol kim kesb eylediler nesene ne daħı ol kim duttılar Tañrı’dan ayruķ çalabılar daħı anlaruñdur 'aźāb ulu.