Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4489, sondan 1748. ayet; 45. sure ve Câsiye Suresinin 16. ayetidir. Câsiye Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 74 ve toplam ebced değeri ise 3931 olarak hesaplanmıştır. Câsiye Suresinin toplam ebced değeri 153393 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
ولقد اتينا بني اسرايـل الكتاب والحكم والنبوة ورزقناهم من الطيبات وفضلناهم على العالمين
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
Asıl konu Hz. Peygamber’e vahyedilen İslâm dininin önemini, hem onun hem de ümmetinin dine uygun yaşamalarının gerekliliğini açıklamaktır. Ancak konuyu canlandırmak ve geçmiş tecrübelerden ibret alınmasını sağlamak üzere İsrâiloğulları’na bir atıf yapılması uygun görülmüştür.
Allah İsrâiloğulları’na verdiği üç büyük nimeti hatırlatıyor. Bu nimetler kitap (Tevrat), peygamberlik (bu kavimden gelen birçok peygamber) ve hükümdür. Hüküm kelimesi Kur’an’da, “hikmet, yargı ve yönetim gücü” mânalarında kullanılmaktadır. İsrâiloğulları parlak dönemlerinde bu güçlere sahip olmuşlar, hâkim oldukları bölgenin avantajlarından yararlanarak her çeşit dünya nimetinden de istifade etmişlerdir.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarına Kitap, (doğru) hüküm (verme yeteneği) ve peygamberlik vermiştik. Onlara temiz şeylerden rızık vermiş ve onları âlemlere (inançsızlara) üstün kılmıştık.
Ant olsun ki İsrâîloğulları'na Kitap, hüküm ve nebilik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları âlemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.
Andolsun Biz İsrailoğullarına kitap, hüküm ve peygamberlik verip (onurlandırdık ve uyardık) onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları (insanlık) âleminden (birçok kavimlere) üstün kıldık. (Ama buna rağmen küfre ve nankörlüğe sapmışlardır.)
Doğrusu biz, İsrailoğullarına kitap, hüküm, saltanat ve peygamberlik verdik. Onları temiz ve güzel şeylerden rızıklandırdık ve onları o devirde yaşayan mevcut toplumlardan her yönde üstün kıldık.
Andolsun, biz, İsrâiloğulları'na kitabı, Tevrat'ı; hikmete dayalı hükümranlığı, icra ve yargı yetkisini, şeriatı ve peygamberliği vermiştik. Onlara, temizinden, helâlinden, sağlıklısından rızık ve servetler ihsan etmiştik. Onları âlemlere, ilâhî emirlere itaatkâr oldukları çağdaki ve bölgedeki insanlara üstün kılmıştık.
Gerçekten biz, vaktiyle İsraîloğullarına kitab, hikmet ve peygamber vermiştik. Kendilerini pâk rızıklardan da rızıklandırmıştık. Hem onları, (bulundukları devirde) âlemlerin üstüne faziletli kılmıştık.
Andolsun Biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık (kendi kendilerini yönetme gücü) ve nebilik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (İslam'la şereflendirerek dönemlerinin) bütün diğer topluluklarına üstün kıldık.
Cemal Külünkoğlu Câsiye Suresi 16. Ayet Açıklaması
Bkz.2:40, 47, 122, 44:32Hz. Musa ve Hz. Harun gibi peygamberlerin gelmesiyle İsrailoğulları Firavunun zulmünden kurtulmuş, kendi kendilerini yönetme özgürlüğüne kavuşarak hüküm ve hâkimiyetleri sağlanmış, Tevrat’ın hükümleriyle yani İslam’la şereflenmeleriyle de hayatları bir anda değişmişti. Böylece kendi dönemlerinin tek muvahhid topluluğu oldukları için diğer kavimlere karşı üstün duruma yükselmişlerdi. Ayette ifade edilen üstünlük budur.
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki Biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerle rızıklandırdık; onları dünyalara üstün kıldık.
Gerçekten İsrailoğullarına Tevrat indirilmiş, hüküm ve hakimiyetleri sağlanmış, Musa ve Harun (a.s.) gibi peygamberler gönderilmiş, böylece zamanlarının seçkin toplumu olmuşlardı.
Edip Yüksel
İsrailoğullarına kitabı, bilgeliği ve peygamberliği vermiştik. Onları iyi nimetlerle rızıklandırmış ve onları tüm halklara üstün kılmıştık.
Andolsun ki biz, vaktiyle İsrailoğulları'na kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz rızıklarla rızıklandırmıştık. Ve onları âlemlerden üstün kılmıştık.
Şanım hakkı için, biz vaktıyle Beni İsraîle kitab vermiş, huküm vermiş, nübüvvet, vermiştik ve kendilerini pâk rızıklardan merzuk kılmıştık, hem âlemlerin üstüne geçirmiştik
Andolsun ki biz İsrâîl oğullarına kitâb, hüküm ve peygamberlik vermiş, onlara tertemiz rızıklardan vermiş, onları (zamanlarında) âlemlerin üstüne çıkarmış idik.
And olsun ki, İsrâiloğullarına kitab, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerden rızıklandırdık ve kendilerini (o zamanki) âlemlere üstün kıldık.
İsrail oğullarına kitap, hükümler ve nebîlik vermiş, onları tertemiz rızıklar ile rızıklandırmış ve onları (itaat ettikleri dönemde) yeryüzündeki diğer insanlardan üstün tutmuştuk.
İsmail Hakkı İzmirli Câsiye Suresi 16. Ayet Açıklaması
[2] Nâs arasında dâva fasletmek, hükümet etmek.
Kadri Çelik
Şüphesiz biz İsrail oğullarına kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerden rızıklandırdık ve onları âlemlere karşı üstün kıldık.
Gerçek şu ki, bugün azgın bir topluluk hâline gelmiş olan İsrail Oğulları’na, vaktiyle kutsal Kitabı, yeryüzünde hükmetme yetkisini ve Peygamberliği lütfetmiş ve kendilerini tertemiz nîmetlerle rızıklandırmıştık. Ayrıca onları, kendi zamanlarındaki diğer bütün toplumlardan üstün kılmıştık.
Yemin olsun Biz İsrâil oğullarına Kitap, hükümranlık ve Peygamberlik verdik, onları en güzel nîmetlerle besledik ve onları (bu dönemlerinde) bütün toplumlara üstün kıldık.
DOĞRUSU Biz İsrailoğulları'na [da] vahiy, hikmet ve peygamberlik verdik; 13 onları hayatın güzel nimetleriyle rızıklandırdık ve onları [dönemlerinin] bütün diğer topluluklarına üstün kıldık. 14
Andolsun ki biz İsrailoğullarına kitap, hüküm ve nebilik vermiş, Onlara güzel ve temiz rızıklar bahşetmiş ve onları dönemin tüm toplumlarına üstün kılmıştık. 2/47, 6/154
DOĞRUSU Biz İsrâiloğullarına da vahyi, iktidarı ve nübüvveti vermiş, onlara iyi ve temiz rızıklar bahşetmiş ve onları (vahyi hayata taşımakla görevlendirip kendi zamanlarının) tüm toplumlarından üstün tutmuştuk.
Celâlim hakkı için İsrail-oğullarına kitap ve hükm-ü nübüvvet vermiştik ve onları tertemiz şeylerden merzûk etmiştik ve onları âlemlerin üstüne müreccâh kılmıştık.
Gerçekten Biz İsrailoğullarına, kitap, hükümranlık, hikmet ve nübüvvet verdik. Onları helâl ve has nimetlerle rızıklandırdık ve onları diğer insanlara üstün kıldık.
Âyette geçen “hükm” şu üç anlama gelebilir: 1.Kitaba dair bilgi, feraset. 2.Kitaba göre amel etme. 3.Muamelatta muhakeme yeteneği.Burası İsrailoğullarının daimî bir üstünlükleri mânasına gelmeyip, o dönemde Allah’ın dinine hizmet için seçildikleri ve hakkı tebliğ için kitabın taşıyıcıları kılındıklarını gösterir.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, İsrail oğullarına Kitap, hüküm (hikmet, hükümranlık) ve peygamberlik verdik, onları güzel rızıklarla besledik ve onları alemlere üstün kıldık.
Yemin olsun, biz, İsrailoğullarına Kitap'ı, hükmetme gücünü, peygamberliği verdik, onları temiz yiyeceklerden rızıklandırdık ve kendilerini âlemler üzerine imtiyazlı kıldık.