Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4540, sondan 1697. ayet; 46. sure ve Ahkaf Suresinin 30. ayetidir. Ahkaf Suresi 30. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 78 ve toplam ebced değeri ise 3035 olarak hesaplanmıştır. Ahkaf Suresinin toplam ebced değeri 191977 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
قالوا يا قومنا انا سمعنا كتابا انزل من بعد موسى مصدقا لما بين يديه يهدي الى الحق والى طريق مستقيم
Dediler ki: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Mûsâ’dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.”
Cinlerin Hz. Peygamber’i dinlemeleri ve ona iman ederek kendi topluluklarını da uyarmak üzere harekete geçmeleri, inkârda direnen müşriklerin ibret ve örnek almaları amacına yöneliktir (cinlerin mahiyet ve sıfatları konusunda bk. Bakara 2:275; En‘âm 6:100; Cin 72:1-3). Peygamber efendimizin Kur’an’ı dinlemek üzere cinleri davet edip etmediği, bu sırada cinleri görüp görmediği konusunda farklı rivayetler vardır (Kurtubî, XVI, 204 vd.). İbn Kesîr (VII, 272-275), her iki iddianın da sağlam rivayetleri bulunduğunu göz önüne alarak şöyle bir yorum yapmıştır: Hz. Peygamber ile cinlerin bir araya gelmeleri birden fazla olmuş, birincisinde onlar dinlemiş, o görmemiş, diğerlerinde ise Peygamber efendimiz davet etmiş, onları görmüş ve konuşmuş, en azından bir görüşmede İbn Mes‘ûd da bulunmuş, fakat uzakta durduğu için konuşulanları işitmemiştir (ayrıca bk. Buhârî, “Ezân”, 105, “Menâkıbü’l-ensâr”, 32; Müslim, “Salât”, 149-153). 29. âyet, Allah’ın yönlendirmesi ile dinleme arzusunun cinlerden geldiğini ifade etmektedir. Yine bu âyetler grubu, cinlerin de inançları ve dinleri bulunduğuna, inanç ve amellerine göre karşılık göreceklerine delalet etmektedir. Tevrat ile Kur’an arasında Zebûr ve İncil de gelmiş olduğu halde cinlerin bunlardan söz etmemeleri, Tevrat’ın iman, ibadet ve muâmelât hükümlerini tam olarak ihtiva etmesi bakımından diğerlerinden farklı ve onların da atıf kaynağı olmasına dayanmaktadır. Bazı tefsirciler cinlerin bu ifadelerinden hareket ederek onların da çeşitli dinlere mensup bulundukları, burada sözü geçen cinlerin yahudi oldukları sonucunu çıkarmışlardır (Kurtubî, 209).
Mehmet Okuyan
(O cinler) şöyle demişlerdi: “Ey kavmimiz! Şüphesiz ki biz Musa’dan sonra indirilen, kendinden öncekini(n aslını) doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ulaştıran bir kitap dinledik.
Onlara şöyle dediler: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz Mûsâ'dan sonra indirilen ve kendilerinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik. O, hakikate ve doğru yola götürmektedir.”
“Ey halkımız! Kuşkusuz biz, Mûsâ'dan sonra indirilen ve kendinden öncekilerini onaylayan; gerçeği ve dosdoğru yolu gösteren bir kitap dinledik.” dediler.
(Onlara) Dediler ki: "Ey kavmimiz, gerçekten biz, Musa'dan sonra indirilmiş olan, kendinden öncekileri doğrulayan bir Kitap dinledik; (Bu Kur’an) Hakka ve doğru olan yola yöneltip (ufkumuzu aydınlatmaktadır) ."
Ey kavmimiz demişlerdi, gerçekten de biz, Musa'dan sonra indirilmiş bir kitap duyduk ki önceki kitapları gerçeklemede, gerçeği ve doğru yolu göstermede.
“Ey halkımız!” demişlerdi. “Tevrat'tan geriye gerçek adına ne kalmışsa hepsini tasdik eden Musa'dan sonra indirilen bir kitaptan dinledik ki, o kitap gerçeğe götürüyor ve dosdoğru yola iletiyor.”
Cinler:
“Ey kavmimiz, doğrusu biz Mûsâ'dan sonra indirilen, içindeki önceki kitaplara ait geçerli hükümleri doğrulayan, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek İslâm'ı, doğru, muhkem ve güvenli yolu, İslâmî hayat tarzını gösteren bir kitabı, Kur'ân'ı dinledik.”
Dediler ki: 'Ey kavmimiz, gerçekten biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik; hakka ve doğru yola yöneltip-iletmektedir.'
Şöyle dediler: “- Ey kavmimiz! Gerçekten bizler, (Peygamber tarafından okunan) bir Kitab dinledik ki, Mûsa'dan sonra indirilmiş olub önündekileri (diğer semavî kitabları, iman esaslarında) tasdik ediyor; hakka ve doğru yola erdiriyor.
Onlar şöyle demişti: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden önceki ilahi kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola çağıran bir kitap dinledik.”
Şöyle dediler: "Ey milletimiz! Doğrusu biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan, gerçeği ve doğru yolu gösteren bir kitap dinledik."
"Ey halkımız," dediler, "Biz, Musa'dan sonra, kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirilen bir kitabı dinledik. O gerçeğe ve dosdoğru yola iletmektedir."
Onlar kavimlerine şöyle dediler: "Ey kavmimiz! Gerçekten biz Musa'dan sonra indirilen ve kendisinden öncekileri tasdik eden bir kitap dinledik. O kitap gerçeği ve doğru yolu gösteriyor.
Ey kavmımız! dediler: haberiniz olsun: bizler bir kitab dinledik, Musâdan sonra indirilmiş önündekini tasdık ediyor, hakka ve bir doğru yola hidâyet eyliyor
Dediler ki: “Ey kavmimiz! Doğrusu biz, Mûsâ'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri tasdîk eden, hakka ve dosdoğru bir yola hidâyet eden bir kitab dinledik!”
Onlar “Ey Kavmimiz! Musa’dan sonra indirilmiş, kedinden öncekileri tasdik eden, gerçek doğrulara yönlendiren ve en doğru yola ulaştıran bir kitap dinledik” dediler.
Kavimlerine varınca dediler ki «— Ey kavmimiz! Biz Musa/dan sonra [²] inzal olunmuş, evvelki Kitapları tasdik eder, hakka, doğru yola götürür bir Kitap dinledik»;
İsmail Hakkı İzmirli Ahkaf Suresi 30. Ayet Açıklaması
[2] Anlaşılıyor ki Yahudi mezhebindeymişler veya Hazret-i İsa'nın dâvetini işitmemişlerdir.
Kadri Çelik
(O cinler) “Ey kavmimiz! Gerçekten biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri de doğrulayan bir kitap dinledik; hakka ve dosdoğru olan yola hidayet etmektedir” demişlerdi.
Onlara, “Ey halkımız!” demişlerdi, “Biz, Mûsâ’ya verilen Tevrat’tan sonra gönderilen ve kendisinden önceki vahiyleri doğrulayan muhteşembir kitap dinledik! Bu kitap, gerçekten de hakîkate ve dosdoğru yola iletmektedir!”
(Cinler toplumlarına varınca): “Ey Kavmimiz! Gerçekten biz, Mûsa’dan sonra indirilen, kendisinden önceki kitaplardan (elde olanları) doğrultucu, Hakka (giden) yolu gösteren ve dosdoğru yola ileten, bir kitap dinledik.” dediler.
Onlar, “Ey halkımız!” diye seslendiler, “[Tevrat'tan] geriye hakikat adına ne kalmışsa hepsini teyid (ve tasdik) eden, 39 Musa[nınkin]den sonra indirilmiş olan bir vahyi dinleyip geldik: (ve anladık ki) bu [vahiy] hakikate ve dosdoğru yola götürmektedir”.
Ve şöyle demişlerdi: Ey kavmimiz, biz, Musa’dan sonra indirilen, kendisinden önceki vahiyleri tasdik eden, hakkı ve hakikati gösteren ve dosdoğru yola ileten bir mesaj dinledik. 19/58, 42/13
“Ey kavmimiz!” demişlerdi, “Biz Musa’dan sonra indirilen ve kendisinden önceki vahyi tasdik eden bir ilâhî mesaj dinledik: o vahiy (kendisine uyanı) hakikate ve dosdoğru bir yola yöneltiyor.
Dediler ki: «Ey kavmimiz! Muhakkak Biz bir kitap dinledik ki, kendisinden önce olanları tasdik edici olarak Mûsa'dan sonra nâzil olmuş, hakka ve dosdoğru bir yola rehberlik ediyor.»
“Ey milletimiz! dediler, biz Mûsâ'dan sonra gönderilen, kendisinden önceki vahiyleri tasdik eden, gerçeğe ve dosdoğru yola götüren bir kitap dinledik. ” [6, 115; 9, 33]
Onlara şöyle demişlerdi:-Ey kavmimiz, biz, Musa'dan sonra indirilen, kendisinden öncekini tasdik eden, hakka yönelten ve dosdoğru yolu gösteren bir kitap dinledik.