Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4560, sondan 1677. ayet; 47. sure ve Muhammed Suresinin 15. ayetidir. Muhammed Suresi 15. ayetinin kelime sayisi 44, harf sayısı 172 ve toplam ebced değeri ise 14162 olarak hesaplanmıştır. Muhammed Suresinin toplam ebced değeri 180303 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
مثل الجنة التي وعد المتقون فيها انهار من ماء غير اسن وانهار من لبن لم يتغير طعمه وانهار من خمر لذة للشاربين وانهار من عسل مصفى ولهم فيها من كل الثمرات ومغفرة من ربهم كمن هو خالد في النار وسقوا ماء حميما فقطع امعاءهم
Meśelu-lcenneti-lletî vu’ide-lmuttekûn(e)(s) fîhâ enhârun min mâ-in ġayri âsinin ve enhârun min lebenin lem yeteġayyer ta’muhu ve enhârun min ḣamrin leżżetin lişşâribîne ve enhârun min ‘aselin musaffâ(en)(s) velehum fîhâ min kulli-śśemerâti ve maġfiratun min rabbihim(s) kemen huve ḣâlidun fî-nnâri ve sukû mâen hamîmen fekatta’a em’âehum
Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Diyanet İşleri (Yeni) Muhammed Suresi 15. Ayet Tefsiri
Hz. Peygamber ve diğer müminler Mekke’den Medine’ye göç ederken her şeylerini kaybetmiş, zarara uğramış, şirk ve inkârda ısrar eden müşrikler ise kazanmış gibi görünüyorlardı. Bu görüntünün geçici ve aldatıcı olduğu, biri dünyaya diğeri âhirete ait iki önemli değer üzerinden yapılan bir mukayese ile anlatılıyor. Dünyada müminlerin değerli kazanımları kesin iman ve bilgidir; bu iman ve bilginin aydınlattığı bir hayat yolunda ilerlemeleridir. Buna karşılık müşriklerin inançları kanıtsız, bilgileri temelsizdir; gece karanlığında el yordamıyla yol bulmaya çalışmaktadırlar. Müminlerin âhiretteki değerli kazançları, âyette misal verilerek anlatılan cennettir, Allah tarafından bağışlanmaktır, O’nun rızasının tecellisini yaşamaktır. İnkârcıların âhirette elde ettikleri şey ise acılarla dolu cehennemdir. Cennetin doğrudan kendisini anlatmak, onu dünya hayatına ait kelimeler ve kavramlarla tanıtmak, insan zihninin yapısı bakımından mümkün değildir. Orası ayrı bir âlem, ayrı bir varlık boyutu, farklı bir mahiyetler bütünüdür. Ama yine de insanları imrendirmek ve özendirmek için bir şekilde anlatılması gerekir. Kur’an’ın âhiret hallerini anlatmak için seçtiği anlatım yolu, insanların en azından kendi yaşadıkları, algıladıkları dünya hallerinden örnekler vererek onların âhiret hakkında kıyaslama yoluyla bir fikre varmalarını sağlamak, bunun için mecazlar kullanmak ve misaller vermektir. Âyette verilen misaller sonuçta cennet hayatının, çeşitli zevklerle dolu, insanın mutluluk içinde yüzeceği bir hayat olduğu noktasına varır.
Mehmet Okuyan
[Muttakî]lere (duyarlı olanlara) vadedilen cennetin örneği şöyledir: Orada (zamanla) bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren içkiden ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu (durum), ateşte [ebedî] kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar suiçirilen kimsenin durumu gibi olur mu hiç!
Takvâ sahiplerine vaad edilen cennetin özelikleri şöyledir: Orada bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şerbetten ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlara orada her çeşit meyvelerden de vardır. Rableri tarafından bağışlanacaklardır. Bu durumda olanlar, süreli olarak ateşte kalıp, bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilenlerle bir midir?[559]
Bayraktar Bayraklı Muhammed Suresi 15. Ayet Açıklaması
[559] Cennetteki ırmaklar ve cennet nimetleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 38-43.
Erhan Aktaş
Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan¹ nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?
Takva sahiplerine va'ad edilen cennetin misali (şudur) : İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orada onlar için meyvelerin her türlüsünden (hazırdır) ve Rablerinden (özel) bir mağfiret (ve fazilet) vardır. Hiç (böyle ödüllendirilen bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilip (alçaltıcı acılar içinde kıvranan) kimseler gibi (sayılır) mı?
Çekinenlere vaadedilen cennet, şöyledir adeta: Orada su ırmakları var, bozulup kokmaz ve süt ırmakları var, lezzetleri bozulmaz ve şarap ırmakları var, içenlere safi lezzet ve bal ırmakları var, süzme ve onlara, orada bütün meyvelerden sunulur ve Rablerinden yarlıganma var; buna nail olan, o kişiye benzer mi ki ateşte ebedidir ve kaynar sularla sulanır da onların bağırsakları parçalanmaktadır.
Yolunu Allah ve kitabıyla bulanlara vaadedilen cennetin durumu şöyledir: Orada su ırmakları var; bozulup kokmaz, süt ırmakları var; lezzetleri bozulmaz, şarap ırmakları var; içenlere lezzet verir sarhoşluk ve baş ağrısı yapmaz, orada onlar için saf süzme baldan ırmaklar var, her çeşit meyvalar var ve Rablerinden bir bağışlanma da var. Bu nimetlere erişenlerle, ateşte devamlı kalacak olup, kaynar sudan içirilerek bağırsakları parça parça olan kimseler bir olurlar mı hiç?
Allah'a sığınanlara, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlere va'dedilen cennetin benzeri, içinde tadı, rengi, kokusu bozulmayan temiz su ırmaklarının, tadı değişmeyen süt ırmaklarının, içenler için lezzetine doyum olmayan üzüm suyu ırmaklarının ve süzme bal ırmaklarının bulunduğu cennet misâlidir. Orada, onlar için bütün meyvalardan meyva suyu ırmakları ve Rablerinden bağışlanma da vardır. Bunlar, ateşte ebedî kalan, kaynar su içen, bağırsaklarını paramparça eden kimseler gibi mi olur?
Takva sahiplerine vaadedilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her çeşit meyva ve Rablerinden bağışlama vardır. (Bu nimetler içinde olan) ateşin içinde sonsuza kadar kalacak olan ve kendilerine barsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilenler gibi olur mu?
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır; orada onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle ödüllendirilen bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
(Küfürden) sakınanlara vaad edilen cennetin hali (şu): Orada tadı ve kokusu bozulmıyan bir sudan ırmaklar var; tadı değişmiyen bir sütten ırmaklar var; içenlere lezzet veren şarabdan, (sarhoşluk vermiyen tatlı içkiden) ırmaklar var; saf süzme baldan ırmaklar var... Hem orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Bir de onlara, Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç bunlar, o ateşte ebedî kalan ve kaynar bir sudan su içirilib de bağırsaklarını parçalayan kimselere benzer mi?
Muttakilere vaadedilen Cennetin örneği şudur: İçinde kokuşmayan sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzülmüş baldan ırmaklar vardır. Ayrıca onlar için her çeşidinden ürünler ve Rablerinden bağışlanma vardır. Bunlar ile ateşte ebedî olarak kalacak olup da bağırsaklarını parça parça eden sıcak su içirilenler bir olur mu?
Sakınçlara söz verilen, cennetin örneği bu, orda sasımamış sudan, tadı bozulmamış sütten, içenlere tatlı gelen şaraptan, süzülmüş baldan ırmaklar akar, orda onlara her çeşit yemişlerle, Tanrıları katından bağışlanmak var, işte bunlar ateşte sonsuz kalıp, sıcak sudan içerek bağırsakları kopan bir kimse gibi midir?
Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan ve O'na karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren (ama sarhoşluk vermeyen şarap) meyve suyu ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlanma vardır. Bu cennetliklerin durumu ile sürekli ateşte olup da içirildiği kaynar su ile bağırsakları parçalanan kimse bir olur mu?
Cemal Külünkoğlu Muhammed Suresi 15. Ayet Açıklaması
“İçenlere zevk veren şarap ırmakları” ifadesindeki “şarab” kelimesinden, bugün şarap diye adlandırdığımız sarhoş edici içeceklerin anlaşılmaması lazım. Kur’an’da geçen “şarab” terimi, içecek anlamındadır. Sarhoş eden ve içilmesi yasak olan içecekler “hamr (aklı örtmek)” terimiyle ifade edilmiştir. Sarhoş eden içkiler aklı örttüğü ve insan iradesini devre dışı bıraktığı için bunlara “hamr” denmiştir.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennet şöyledir: Orada temiz su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü ürün ve Rablerinden mağfiret vardır. Bunların durumu, ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Erdemlilere söz verilen cennetin örneği şudur: İçinde arı sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren sarhoş edici maddelerden oluşan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada her türlü ürün ve Rab'lerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte sürekli kalan ve bağırsaklarını yırtan kaynar bir sudan içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Cennetteki sarhoşluğun dünyadakinden farklı olduğu bildiriliyor. Bak 52:23; 76:21.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu?
Korunanlara va'dolunan Cennetin temsili: onda ırmaklar var bir sudan ki bozulması yok, ırmaklar var bir südden ki tadı değişmez, ırmaklar var bir şarabdanki içenlere lezzet, ırmaklar var bir baldan ki safi süzme, hem onlara semerelerini (hasılâtın) her türlüsünden var, hem de Rablarından bir mağfiret var, hiç bunlar o ateşte muhalled olan ve kaynar bir mayı'den sulanıp da bağırsaklarını parçalamakta bulunan kimselere benzer mi?
(Şirkden) sakınanlara va'd olunan cennetin sıfatı (şudur:) İçinde rengi, kokusu, hiçbir vasfı bozulmayan sudan ırmaklar, tadına halel gelmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şarabdan ırmaklar, süzme baldan ırmaklar vardır, Orada meyvelerin her (çeşidi) onlarındır. (üstelik) Rablerinden de mağfiret vardır. Hiç bu (nlar), o ateşde ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça eden kaynar sudan içirilen kimseler gibi midir?
Takvâ sâhiblerine va'd edilen Cennetin misâli şöyledir: Orada (zamanla hiçbir vasfı)bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şarabdan ırmaklar ve sâfî baldan ırmaklar vardır. Onlar için orada meyvelerin her çeşidi ve Rablerinden bir mağfiret vardır. (Bu ni'metler içinde bulunanların hâli,) o ateşte ebedî olarak kalan ve(pek) kaynar bir su içirilen kimseler gibi midir ki (o su) bağırsaklarını parça parça etmiştir.
Allah’dan sakınıp korunanlar için vaat edilmiş cennetin misali şöyledir. İçinde tadının bozulmadığı su ırmakları, içen için tadı bozulmayan süt ırmakları ile içenler için lezzetli içkilerden oluşan ırmaklar var. Ayrıca saf katkısız bal ırmakları ve her türlü meyvelerin olduğu cennetler var. Rablerinden bağışlanmış olan nimet cennetlerindeki kimseler ile ateşin içerisinde sürekli kalan ve orada bağırsakları paramparça eden pis kaynar içecekleri içen kimseler eşit midir?
Sakınanlara vaadolunan uçmağın sıfatı şudur ki orada tadı, kokusu bozulmamış su ırmakları, tadı değişmemiş süt ırmakları, içenlere lezzet verir şarap ırmakları, süzülmüş bal ırmakları; orada kendileri için her çeşit meyveler; Rableri tarafından yarlıganma [⁴] vardır. İşte bunlar, ateşte devamlı kalan, kaynar su içirilip de bağırsakları parça parça olan kimseler gibi olabilirler mi?
İsmail Hakkı İzmirli Muhammed Suresi 15. Ayet Açıklaması
[4] Yâni Allah onlardan hoşnut olur veya orada teklif yoktur, sorgusuz yerler, içerler.
Kadri Çelik
Takva sahiplerine vaat edilen cennetin (özgün) örneği; içinde bozulmayan sudan ırmakların, tadı değişmeyen sütten ırmakların, içenler için lezzet veren şaraptan ırmakların ve süzme baldan ırmakların varlığıdır. Orada onlar için meyvelerin her türlüsünden ve de rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükâfatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve derken bağırsaklarını parça parça koparan kaynar sudan içirilen kimse gibi olur mu?
Dürüst ve erdemlice bir hayatı tercih ederek kötülüğün her çeşidinden titizliklesakınan kimselere söz verilen cennetin misali şöyledir: Öyle hârika bir bahçe ki, içinde hiç bayatlamayan tertemiz su ırmakları, tadı bozulmayan taptaze süt ırmakları, içenlere lezzet veren ve dünyadakiler gibi sarhoş etmeyen şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları var. Bahçenin sâkinleri, bütün bu nîmetlerden diledikleri gibi yararlanacaklar. Ayrıca onlara, canlarının çektiği her çeşit meyveler sunulacak ve en önemlisi, Rab’lerinden bir bağışlama ile taltif edilecekler. Şimdi düşünün; böyle bir ortamda yaşayan insanlar ile; sonsuza dek ateşte kalan ve bağırsaklarını paramparça edecek kaynar sudan içmeye mahkûm edilen kimseler hiç aynı olur mu?Elbette olmaz! Fakat kibir ve inatlarının kölesi olan münâfıklar, bunu anlamaya yanaşmazlar.
Müttakîler’e / Sakınıp Korunanlar’a vaad edilen Cennet’in misâli de, Ateş’te sürekli kalacak, kaynar sıcak su içirilecek, bu yüzden bağırsakları parça parça olacak kimse gibi midir?
Orada, bulanık olmayan (arı-duru) su ırmakları, tadı değişmeyen (taze) süt ırmakları, İçenler’e lezzet veren içecek ırmakları ve saf süzme bal ırmakları vardır. Orada her türlü meyve de, rabb’lerinden bağışlanma da onlar içindir.
Allah’a karşı hata etmekten sakınanlara vâdedilen, içerisinde bayatlamayan sudan ırmaklar, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet veren içeceklerden dereler ve süzme baldan kanallar, kendilerine her türlü meyveler1 ve Rablerinden bir de bağışlanma2 bulunan cennettekilerin durumu, hiç ateşi mesken tutan ve bağırsaklarını parçalayan kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu?
1 Veya “dünyada yaptıkları güzel işlerin karşılıkları…”2 Müslümanlar için ilk bağışlanma, “cennete girmeden önce günâhları ile hesaba çekilmeme” şeklindeki bağışlanmadır. Cennetteki bağışlanma ise; onları orada utandırmamak için; “günâhlarını hiç anmamak, hatırlatmamak, minnet altına almamak” anlamında olabilir.
Muhammed Esed
Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlara vaad edilmiş olan cennet örneği 13 -[bir cennet ki] içinde zamanın bozamadığı sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene lezzet veren şaraptan ırmaklar 14 ve saf süzme baldan ırmaklar var ve içinde [yaptıkları güzel işlerin] bütün meyvelerini ve Rablerinin mağfiretini tadabilme 15 (imkanı) var: işte bu [cennet], ateşi mesken edinenlerin ve bağırsaklarını parçalaması için yakıcı ümitsizlik sularını 16 içmeye mahkum edilenlerin [hak ettikleri karşılık 17 ] ile bir olur mu?
Günahlardan korunan muttakilere vaat edilen cennet şöyledir: Orada tadı hiçbir şekilde bozulmayan su ırmakları, tadı hiç değişmeyen süt ırmakları, içenleri lezzete boğan meyve suyu ırmakları, süzme bal ırmakları akmaktadır. Ayrıca orada onlar için türlü meyve ve yiyecek vardır. Bir de onlar, Rabbleri tarafından bağışlanmış olmanın mutluluğunu tadacaklar. Şimdi bu kimseler ile ateşte kalacak ve kendisine içirilen kaynar su ile bağırsakları parçalanacak kimse bir olur mu? 43/68...73, 52/21...27, 25/12...16
Sorumluluk bilinciyle davrananlara vaad edilen, içerisinde zamanla bozulmayan sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene doyumsuz bir lezzet veren tarifsiz bir meşrubatın çağladığı ırmaklar, saf süzme baldan ırmaklar akan,[4553] yine içerisinde tadacakları güzel (davranışlarının) tüm meyveleri ve Rablerinden sınırsız bir bağış bulunan cennetin örneği gibi (bir has bahçeye kavuşan kimse),[4554] ateşi mesken tutan ve yakıcı bir (umutsuzluk) içirilip de bağırsakları paramparça olan kimse gibi olur mu?[4555]
Mustafa İslamoğlu Muhammed Suresi 15. Ayet Açıklaması
[4553] Krş: “ne onda bir zahmet var ne de ondan dolayı sarhoş olurlar” (37:47). “Irmaklar” kelimesinin dört kez tekrarı, her birinin hakikatinin ve mahiyetinin farklı farklı olduğunu ifade eder.
[4554] “Kalıcı güzelliğin merkezi olan cennet” ile, geçici dünyevî güzellikler arasındaki benzerlik için bkz: 13:35, not 1. İnsanın bu güzelliği bilmekten âciz olduğuyla ilgili bkz: 32:17, not 28.
[4555] Zımnen: Sonu farklı olan insanların yaşadıkları hayatlar da elbette farklı olmalıdır. Nemrutça bir hayat yaşayıp İbrahim’inkine benzer bir akıbet istemek, Firavunca bir hayat yaşayıp Musa’nınkine benzer bir akıbet istemek olur mu?
Ömer Nasuhi Bilmen
Muttakîler için vaadolunan cennetin sıfatı, onun içinde bozulmamış sütten ırmaklar ve tadı değişmemiş sütten ırmaklar ve içenler için leziz şaraptan ırmaklar ve süzülmüş baldan ırmaklar vardır ve onlar için orada her türlü meyvelerden vardır ve Rablerinden yarlığanma da vardır. (Artık böyle zâtlar) Ateşte ebedîyyen kalan ve pek kaynar sudan içirilip de barsakları parçalanan kimseler gibi midir?
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vâd edilen cennetin durumu ise şudur: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içerken lezzet veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü meyve ile bir de Rableri tarafından mağfiret vardır. Bu nimetlere erişenler hiç, ateşte devamlı kalıp, kaynar sulardan içirilip bununla bağırsakları lime lime olan kimseler gibi olur mu? [55, 52; 2, 25; 56, 20] {KM, Tekvin 2, 11-14; Tesniye 8, 7-10}
(Şirkten, günahlardan) korunanlara söz verilen cennetin durumu şudur: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere lezzet veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır ve onlar için orada her çeşit meyva, Rablerinden de bağışlama vardır. (Şimdi bu ni'metler içinde yaşayanlar) ateşte ebedi kalan ve barsaklarını parça parça kesen sıcak suyun içirildiği kimseler gibi olur mu?
Kendilerini koruyanlara söz verilen cennet şöyle anlatılabilir: İçinde bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları akar. Her türlü meyve önlerindedir ve yüce Rableri tarafından da bağışlanmışlardır. Böyle bir yerde olan kişi, ateşin içinde ölümsüzleşen ve bağırsaklarını parçalayan kaynar su içirilen kişi ile bir olur mu?
Muttakilere vaat edilen cennetin niteliği (şudur): İçinde tadı ve kokusu bozulmayan su ırmakları, tadı bozulmayan süt ırmakları ve içenlere lezzet veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları... Onlara, orada her türlü meyve ve Rab'lerinden bağışlanma vardır. O, ebedi ateşte kalacak, kaynar su içirilip, bağırsakları parça parça olacak kimseler gibi olur mu?
Takvâ sahiplerine vaad edilen Cennetin hali şöyledir: Orada her dem taze sudan ırmaklar vardır. Tadı değişmeyen sütten ırmaklar vardır. İçenlere lezzet veren bir şaraptan ırmaklar vardır. Süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için her türlü meyveden vardır; Rablerinden de bir bağışlanma vardır. Bu nimetlere erişenler, ateşte sürekli kalacak olan ve kaynar su içirilip de bağırsakları parçalanan kimse gibi olur mu?
Sakınanlara vaat olunan cennetin durumu şöyledir: Orada, bozulmayan sudan ırmaklar; tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere lezzet sunan bir şaraptan nehirler, süzme bir baldan oluşan nehirler var. Ve orada kendileri için her türlü meyvenin yanında, Rablerinden bir de bağışlanma var. Bu nimetler içindekiyle, uzun süre ateşte kalıp da içirildiği sıcak su tarafından bağırsakları parçalanan kimse aynı olur mu?