Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4568, sondan 1669. ayet; 47. sure ve Muhammed Suresinin 23. ayetidir. Muhammed Suresi 23. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 37 ve toplam ebced değeri ise 1841 olarak hesaplanmıştır. Muhammed Suresinin toplam ebced değeri 180303 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Diyanet İşleri (Yeni) Muhammed Suresi 23. Ayet Tefsiri
Bizim “İktidara gelmiş olsanız...” şeklinde çevirmeyi tercih ettiğimiz kısmı, “küfre döndüğünüzde” şeklinde çevirmek de mümkündür. Her iki mânaya göre de imandan ve ilâhî irşaddan mahrum olanların sosyal, siyasî ve ahlâkî faaliyetlerde başarılı olamayacaklarına, imkânları kötüye kullanacaklarına, tabii ve sosyal düzeni bozacaklarına işaret edilmektedir.
Mehmet Okuyan
İşte bunlar, Allah’ın kendilerini lanetlediği, sağırlaştırdığı ve gözlerini kör ettiği kişilerdir.
İşte bunlar var ya; Allah onları lanetleyip (hidayetlerini karartmış), böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz) lerini de kör edip (kapatmıştır ki, bu yüzden İslam’a ve Kur’an’a karşı bu denli ilgisiz kalınmaktadır).
Böyleleri, (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) Allah'ın, rahmetinden kovduğu, (hakikatin sesine karşı kulaklarını) sağırlaştırdığı ve (gerçeğe karşı) gözlerini körleştirdiği kimselerdir!
Hayrat Neşriyat Muhammed Suresi 23. Ayet Açıklaması
(1)“Kulaktaki zar, nûr-ı îmân ile ışıklandığı zaman, kâinâttan gelen ma‘nevî nidâları (sesleri) işitir. Lisân-ı hâl (hâl dili) ile yapılan zikirleri, tesbîhâtları fehmeder (anlar). Hattâ o nûr-ı îman sâyesinde, rüzgârların terennümâtını (hoş seslerini), bulutların na‘ralarını, denizlerin dalgalarının negamâtını (nağmelerini) ve hâkezâ(bunun gibi) yağmurlardan, kuş vesâire gibi her nevi‘den Rabbânî kelâmları ve ulvî (yüce) tesbîhâtı işitir. (...) Fakat o kulak, küfür ile tıkandığı zaman, o lezîz, ma‘nevî yüksek savtlardan (seslerden) mahrum kalır. Ve o lezzetleri îrâs eden (bırakan) âvazlar, mâtem seslerine inkılâb eder (döner). Kalbde, o ulvî hüzünler yerine, ahbâbın fıkdânıyla (kaybedilmesiyle) ebedî yetimlikler, mâlikin ademiyle (bir sâhibin olmamasıyla) nihâyetsiz vahşetler (yalnızlıklar) ve sonsuz gurbetler hâsıl olur.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 64)
İlyas Yorulmaz
İşte böyleleri, Allah’ın kendilerine lanet edip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kişilerdir.
İşte böyleleri, kulakları ile duymak, gözleri ile görmek istemeyen ve dolayısıyla Allah’ın lanetini hak eden, rahmetinden uzaklaşan kimselerdir. 6/50, 40/58